***Hoşgeldiniz!!! Trakyadaki en güncel ve en kaliteli haberler için; www.trakyahaberci.com...

7 Ocak 2010 Perşembe

MHP İLÇE BAŞKANI YAPRAKÇI, HALKI SAĞDUYULU OLMAYA DAVET ETTİ…


Haber: Metin KARAKUŞ
MHP Babaeski İlçe Başkanı Alper Yaprakçı, Terör örgütü propagandası yaptıkları gerekçesiyle tutuklanan 5 kişiye destek vermek amacıyla İstanbul’dan gelen ve Edirne’ye girişlerine izin verilmeyen grupla ilgili İlçemizde gelişen olaylarda halkın sağduyulu davranması gerektiğini belirtti.
İlçe Başkanı Yaprakçı, yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi;
“Bugünlerde Babaeski İlçesi çok hassas bir dönemden geçmektedir. Bu süreç içerisinde son günlerde İlçemiz sınırlarında gelişen aslı olmayan bu tarz olaylar içerisinde Babaeski’nin propaganda amaçlı isminin geçmesine hiçbir zaman izin vermeyeceğiz. Bu konuda zaten Kaymakamlığımız, İlçe Emniyet Müdürlüğümüz ve İlçe Jandarma Komutanlığımız emniyet tedbirleri konusunda gerekli önlemleri en iyi şekilde almış durumdadırlar. Bizlere düşen bu görevde Babaeski halkı olarak gelişen olaylardan tahriklere kapılmadan tamamen sağduyulu hareket etmek durumundayız. Yapılacak bir yanlış hareket bu amaçsız gruplara istediği zemini hazırlamak olur. Onun için İlçemizin konumu itibari bu tarz yaklaşımlardan kesinlikle kaçınılmalıyız. Çünkü Terör örgütü propagandası yaptıkları gerekçesiyle tutuklanan 5 kişiye destek vermek amacıyla İstanbul’dan gelen ve Edirne’ye girişlerine izin verilmeyen grupla ilgili İlçemizin hiçbir alakası bulunmamaktadır. Adı geçen grup, Edirne İline alınmadığı için, İlçe Merkezine 20 Km. uzaklıkta TEM Otoyolu’nun Babaeski kesimindeki bir dinlenme tesisinde sadece bekletilmektedir.”

GÜRSOYLAR KOLEJİ SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİNİ ANDI

Bilinmeyen Yönleriyle Sarıkamış
Tarihimizde geçen önemli olayları hatırlamaya ve hatırlatmaya devam eden Gürsoylar Koleji, gerçekleştirdiği etkinlikle 95 yıl aradan sonra hâlâ güncelliğini koruyan Sarıkamış Harekâtı’nı hafızalarda canlandırırken harekâtta verdiğimiz binlerce şehidimizi saygıyla andı.
Gürsoylar Koleji, tüyler ürperten olayın yıldönümü (22 Aralık 1914–15 Ocak 1915) olması sebebiyle 6 Ocak 2010 Çarşamba günü, öğretmenlerinin ve öğrencilerinin katıldığı bir sunum gerçekleştirdi. Konuşmacı olarak bu alandaki çalışmalarıyla bilinen Trakya Üniversitesi Öğretim Görevlisi Salih Koralp GÜREŞİR’in katıldığı sunumda, öğrencilere, 1. Dünya Savaşı’nın başladığı yıllarda Osmanlının durumu, savaşta kendisinin yanında yer alması için Almanya’nın Osmanlı İmparatorluğu’na önerdiği maddi anlaşma, Osmanlı İmparatorluğu’nun savaşa girmesinde ve Sarıkamış Harekâtı’nın vahim bir şekilde sonuçlanmasındaki rolüyle, Enver Paşa ile ilgili bilinmeyen ayrıntılar hakkında bilgiler verildi.
Seminerde Yıldız KENTER’İn sesiyle, Yaşar KEMAL’in “Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana” adlı romanından okunan bölümler, belki de birçok kişinin ilk defa gördüğü harekât sonrası çekilen Sarıkamış şehitleri görüntüleriyle birleşince salonda bir yas havası yaşandı. Harekât bittikten ve buzlar çözüldükten sonra, Ruslar tarafından çekilen görüntüler, şehitlerimizin Ruslara karşı değil; ama kışa, dondurucu soğuğa ve açlığa karşı verdiği mücadelenin vahametini gözler önüne seriyordu.
Öğretim Görevlisi Salih Koralp GÜREŞİR, Sarıkamış Harekatı dolayısıyla asker ve sivil toplam 120.000 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti. Genelde 90.000 askerden bahsedildiğini ifade eden GÜREŞİR, bu şehitlere erzak yardımı götürmek isterken yolda donarak yaşamını yitirenleri ve harekât sonrası yaşanan tifüs salgınından dolayı hayatını kaybedenleri de ekleyince, kayıpların miktarının daha fazla olduğunu vurguladı.
Tarihte zaferlerden çok az; ama yenilgilerden çok şey öğrenileceğini belirten GÜREŞİR, bu kadar fazla kayıp verilerek tarihimizde iz bırakmış bir olayın ve şehitlerimizin, kendisi de Sarıkamışlı olan Prof. Dr. Bingür SÖNMEZ’in çabalarıyla ancak 2004 yılı itibariyle hak ettiği önemi kazandığını dile getirdi.
Sabırları ve konuya gösterdikleri duyarlılık için Gürsoylar Koleji yöneticilerine ve öğrencilerine teşekkür eden Salih Koralp GÜREŞİR’e teşekkür belgesini, geçmişte kendisinin de öğretmeni olan Gürsoylar Koleji Türkçe öğretmeni Salih ÖZKUL verdi.
Özel Gürsoylar Koleji

Kaymakam Metin Borazan’dan, Belediye Başkanı Mehmet Özcan’a ziyaret…


Keşan Kaymakamı Metin Borazan, (07.01.2010)Tarihinde Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan’ı makamında ziyaret etti.
Saat 15.25 sıralarında gerçekleşen ziyarette ilk olarak söz alan Borazan, “Sayın başkanımızla aramızda herhangi bir sorun ve sıkıntı bulunmamaktadır. Erikli’deki bir arsa satışı nedeniyle biz yasal prosedürü yerine getirdik. Ama bu başkanımızla aramızda herhangi bir sorun bulunduğu izlenimini verdiği için ben de Sayın Başkanımızı ziyaret ederek aramızda herhangi bir problem bulunmadığını kamuoyu ile paylaşmak istedim. Biz sayın başkanımızla kol kola bu ilçe için çalışmaya ve daha iyi şeylere imza atmayı düşünüyoruz. Bunun dışında Erikli’deki arsa satışı ile ilgili sadece bizim yapmamız gereken yasal prosedürü yerine getirdik. Yargı bu konuda gerekeni yapacak ve kimin haklı kimin haksız olduğunu ortaya koyacaktır. Gönül arzu eder ki burası belediyeye devredilsin ve sorun ortadan kalksın. Ayrıca 1 Ocak günü dede olan sayın başkanımızı da bir kez daha kutluyorum” dedi.
Özcan’da, kaymakamla beyle aralarında herhangi bir sorun bulunmadığını belirterek başladığı konuşmasını şöyle sürdürdü” Sayın kaymakamımız yürütmenin başı olarak Erikli’ deki arsa satışı ile ilgili gerekli yasal prosedürü yerine getirmiştir. Yargı bu konuda kimin haklı kimin haksız olduğunu tespit edecektir. Ama Erikli’de bu şekilde olan ve el değiştiren bir çok yer olmuştur. Bu işin peşinde olanlar ve yanlış yönlendirme yapanlar vardır. Biz yargının vereceği karara saygılıyız. Ama ben şahsen burada belediyemizin haklı konumda olduğuna inanıyorum. Bizler de avukatlarımıza ve çeşitli hukukçulara danışarak bu satışı gerçekleştirdik. Şimdi bu konu ile ilgili olarak bazılarının kaymakam beyle aramızda sorun varmış gibi göstermek istemelerini de anlayabilmiş değilim. Biz sayın kaymakamımızla kol kola girere ilçemiz için çalışmaya devam edeceğiz. Mesela şu anda yasal çalışmalarını tamamladığımı ve Kaymakamlığımızla ortak olarak yürüteceğimiz ve Yenimescit Mahalle Muhtarlığı’nda gerçekleştireceğimiz bir SBS Kursu olacak. Bu kursla bazı öğrencilerimize eğitim anlamında bir katkımız olursa ne mutlu bize. Bu kurs sayesinde birkaç çocuğumuza bir şeyler kazandırabilirsek bunun mutluluğunu sayın kaymakamımızla birlikte paylaşacağız. Bizim amacımız Kaymakamımızla birlikte ilçemizin gelişmesi yönünde el ele vererek çalışmalarımızı sürdürmek istiyoruz. SBS kursu konusunda sayın kaymakamımızın da yardımlarının olacağına inanıyoruz. Ben bu konuda Kaymakamlığımız varken Milli Eğitim Müdürlüğümüzü muhatap almam. Bu konuda sayın kaymakamımız gerekli olan kişileri görevlendirirler” dedi.
KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ’NE DE ZİYARET
Keşan Kaymakamı Metin Borazan, Özcan’ı ziyaretinden önce Keşan belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Ayşegül Arslan Aydın’ı da ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Bu ziyarette Keşan belediye Başkan Yardımcısı Cemil Kılavuz ile Encümen Üyesi Mitat Beyazoğlu’da bulundu.

Keşan Belediye Meclisi Toplandı…


Keşan Belediye Meclisi 2010 yılının ilk toplantısını (07.01.2010) Tarihinde gerçekleştirdi.
Saat 17.00’de Belediye Başkanı Mehmet Özcan başkanlığında toplanan meclis gündemdeki maddeleri görüştü.
İlk olarak; Belediyede 657 Sayılı Yasaya tabi olarak çalışan Zabıta ve İtfaiye Personeline 2010 yılında aylık olarak verilecek olan fazla mesai ücretinin görüşüldü. Buna göre zabıta ve itfaiye personeline 250 TL fazla mesai ücreti ödenmesi oybirliği ile kabul edildi.
İkinci olarak, Belediye Bandosu ekibine yevmiye tespit edilmesinin ele alınarak Bando Şefine 125 TL ve bando üyelerine 90 TL yevmiye ödenmesi de oybirliği ile kabul edildi.
Mecliste 3. madde olarak5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 25.maddesi gereğince Denetim Komisyonu oluşturulmasının görüşülerek yapılan oylama ile Denetim Komisyonu’na Ercan Ersoylu, Serdar Dinçer,Alemdar Özbay (CHP), Aydın istek (MHP) ve Necati Görür (AKP) seçildiler.
4.maddede ise Belediyede halen geçici içi pozisyonunda çalışan 3 personelin geçici işçi vizeleri görüşülerek tekrar oybirliği ile kabul edildi.
Daha sonra meclisin son gündem maddesi olan İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nden gelen 1 adet Saraykent civarında bulunan bir alanın “Özel Açık Otopark Alanı” na çevrilmesi de oybirliği ile kabul edildi.
Gündem dışı olarak mecliste görüşülmesi kabul edilen iki maddeden biri ise Yeni Hal Binası’nda bulunan ve daha önce iki kez ihaleye çıkarılan kahvehane ve Büfenin Halk Ekmek’e devredilmesi konusu görüşüldü.
MHP Grubu’ndan Aydın İstek, Erkan Gege ve AKP Grubu’ndan Necati Görür ve Bayram Ay, bu yerlerin Halk Ekmek’e ihale edilmesine karşı olduklarını belirttiler.
Yapılan oylama sonucu Yeni hal Binası’nda bulunan Kahvehane ve Büfe’nin 5 yıl süreyle 250 TL aylık bedelle Halk Ekmek’e tahsis edilmesi oy çokluğu ile kabul edildi.
Meclis’te son olarak belirli zamanlı 1 avukat çalıştırılması ve Eylül ayında belediyeye alınan tam zamanlı Ziraat Teknikeri’nin çalıştırılması ve maaşlarının Maliye Bakanlığı’nın belirleyeceği taban fiyatta olması oy birliği ile kabul edildi.
Meclisin sona ermesinden sonra konuşan Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, 2010 yılının ilk meclisinin burada sona erdiğini belirterek “Bu mecliste aldığımız kararların ilçemize hayırlı olmasını diliyor ve meclisimize katkı veren tüm mecklis üyelerimize teşekkür ediyorum” dedi.
Keşan Belediye Meclisi Şubat ayı Toplantısı’nı 4 Şubat 2010 Perşembe günü saat 17.00’de yapacak.

Çorlu Belediye Başkanı Ünal Baysan’ın, Beyaz Baston Körler Haftası mesajı.

Çorlu Belediye Başkanı Ünal Baysan, Beyaz Baston Körler Haftası dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Baysan, mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Yıl boyunca çeşitli başlıklar altından belirli gün ve haftaları kutluyoruz. Beyaz Baston Körler Haftası, bu haftalar içerisinde en önemli haftalardan biridir.
Hiç kimse engelli olmayı veya hayatını zorlaştıracak şartlar içerisinde yaşamayı istemez. Hayat şartları insanları bazen istemediği şartlarda yaşamaya mecbur kılar. Bu noktada yapılması gereken en önemli şey engelli vatandaşların topluma kazandırılarak etkin ve verimli bireyler haline gelmesini sağlamaktır. Kamu kurum ve kuruluşlarımız, yerel yönetimler, sivil toplum örgütlerimiz engelli vatandaşlarımıza sağlanan imkân ve olanakları genişletmelidir. Ayrıca birey olarak bizlerin de kendimizi görme engelli vatandaşların yerine koyarak gerekli anlayış ve hassasiyetleri göstermemiz gerekmektedir.
Bu vesileyle tüm görme engelli vatandaşlarımızın, Beyaz Baston Körler Haftasını Kutlar, sağlıklı, mutlu ve esenlik dolu bir yaşam geçirmelerini dilerim.”

TÜRK OCAĞI’NDAN ARİF NİHAT ASYA KONFERANSI


Bayrak şairi Arif Nihat Asya ölümünün 35.yılında Tekirdağ Türk Ocağı’nda düzenlenen programla anıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan Tekirdağ Türk Ocağı Şube Başkanı İsmail Kurt, edebiyatımızda “Bayrak” şairi olarak tanınan Arif Nihat Asya’nın ülkemizin birlik ve beraberliğine milli ve manevi değerlerimize katkı sağlayan önemli şahsiyetlerden biri olduğunu, yazdığı “Bayrak” şiiriyle, “Fetih Marşı” şiiriyle genç nesiller üzerinde sonsuz izler bıraktığını söyledi.
Geçmişten geleceğe Türkiye’nin en köklü sivil toplum kuruluşu olan Türk Ocakları’nın Tekirdağ Şubesi olarak Bayrak şairimizi, onun fikir ve düşüncelerini, bayrak sevgisini dile getirmekten mutluluk duyuyoruz dedi.
Daha sonra Namık Kemal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Yeni Türk Edebiyatı öüretim üyesi Yrd.Doç.Dr. Tevfik Sütçü tarafından Arif Nihat Asya’nın hayatı, fikri ve şahsiyeti, şiirleri ve eserleriyle ilgili sunum yapıldı.
Geniş bir katılımın olduğu konferansta Tevfik Sütçü 5 Ocak Adana’nın kurtuluşu için yandığı “Bayrak” şiirinin yazılış hikayesini anlatarak, onun bu şiiriyle Türk insanının gönlünde taht kurduğunu söyeledi.
Sayısız şiirler yazmış olan Arif Nihat Asya mevzularında memleketçi ve milliyetçi bir tavır sergilemiştir. Şiirlerinde günlük hayatımızla ilgili her türlü mevzuu işlemiş, eski aşk hikayelerimizi, eski musukimizi, eski geleneklerimizi bir nostalji bağlılığı ile dile getirmiştir.
Edebiyat öğretmeni Arif Nihat Asya, meslek hayatında dürüst karakteri, cesareti, kibarlığı ve mertliği ile tanınan sevilen bir insandır. Arif Nihat Asya’da Türklük ve İslam inancı bütünleşmiştir. Tarihimizi ve kültürümüzü şiirlerinde heyecanla işlemeyi başarmış bir milli şairimiz olmuştur. Tevfik Sütçü 5 Ocak 1975 tarihinde vefat eden şairimizin şiirlerinden örnekler okuyarak konferansını tamamladı

6 Ocak 2010 Çarşamba

Böyle dostluk görülmedi

Kırklareli iline bağlı Demirköy'de objektiflere yansıyan bir dostluk görenleri şaşırttı. Küçük bir kedi yavrusunu köpek memesinden kana kana süt içerken görenler, bu hoş manzaraya bakmaktan kendilerini alamadılar.
Kırklareli'nin Demirköy ilçesinde Hamdibel Mahallesi Iğneada Caddesi No: 6'da oturan Mustafa Ayhan'ın köpeği, küçük bir kedi yavrusuna annelik yaptı. Annesini bir otomobilin ezdiği minik kediciğe, bir o kadar şirin bir köpeğin sahip çıkması, Demirköylülerin yüzünde tebessüm yarattı.Daha önceleri yavru kedinin annesi ile de dostluk kuran sadık köpeği ve tatlı kediyi görenler; "Böyle dostluk görülmedi" şeklinde yorum yaptılar.
KAYNAK:www.gazetetrakya.com

Polis mülteciler ile köşe kapmaca oynadı

Tekirdağ il merkezinde polisin dur ihtarına uymayarak kaçan 3 mülteci ve 2 Türk kılavuzun bulunduğu otomobil bir başka otomobile arkadan çarparak kaza yaptı.
Kaza yapan otomobilden sokak aralarına kaçan 2 Filistin uyruklu mülteci ve 2 Türk kılavuz inşaatta saklanırken polisin başarılı operasyonu ile kıskıvrak yakalandılar.
Kayıplara karışan bir mülteciyi ise arama çalışması devam ediyor. Meydana gelen olayda insan tacirliği yapan 2 Türk vatandaşı 3 Filistinli mülteciyi İstanbul’dan Edirne’nin İpsala ilçesinde götürmek için İstanbul plakalı bir otomobille yola çıktı.
Bir istihbaratı değerlendiren Keşan İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri kaçakların yakalanması için ilçe girişine barikat kurdu. Jandarmanın barikatını gören kılavuzlar otomobilleri ile İstanbul yönüne geri dönerek kaçmaya başladı. Aracı kovalayan jandarma ekipleri Tekirdağ istikametine kaçan aracı polise bildirdi.
Polislerin kovaladığı otomobil Yüzüncü yıl Mahallesi Kumbağ kavşağında 34 plakalı bir başka araca arkadan çarparak yolun kenarına savruldu.
Otomobilin hareket kabiliyetini kaybetmesi üzerine araçta bulunan 5 kişi sokak aralarına doğru kaçmaya başladı. Sokakları iyice arayan polisler inşaata saklanan 2’si mülteci 4 kişiyi kıskıvrak yakaladı.
Bir mülteci ise kaçmayı başardı. Duvar dibine diz çöktürülerek üzerleri aranan kılavuz ve mültecilerin üzerinde kimlik ve pasaporta rastlanmadı.
Diz üstünde bekletilen mülteciler ayakları uyuşması üzerine zaman zaman ayağa kaldırılarak yürütüldü. Polislerin sorularını yanıtsız bırakan kılavuzlar susmayı tercih etti. Kimlikleri tespit edilemeyen mülteci ve kılavuzlar Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü Pasaport Şube ve Yabancılar Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. Türk kılavuzlar gazetecilerin sorularını yanıtsız bıraktı.
Mültecileri İstanbul’dan aldıkları öğrenilen kılavuzların, 3 Filistinliyi İpsala’dan yurt dışına çıkaracakları kaydedildi.
KAYNAK:ÇORLU DEVRİM GAZETESİ

Teslim oldular

Tekirdağ il merkezinde bulunan bir kahveyi basan kimliği belirli 2 kişi, işletmeci ile arkadaşını tabancayla vurduktan sonra kaçmıştı. Saldırganların yakalanamaması üzerine Tekirdağ Emniyet Müdürü Necdet Çelikbilek telsizle ekiplere, “Burası Teksas mı? O kişileri mutlaka yakalayın” diye anons ederek, şüphelilerin biran önce yakalanması talimatını vermişti. Olayın üzerinden 24 saat geçmeden Tekirdağ il emniyet müdürlüğüne bağlı ekiplerin başarılı çalışmaları sonucunda aranan zanlılardan olan 36 yaşındaki Şakir Yersiz ve 26 yaşındaki Atilla Tekdemir polise gelerek teslim oldular.
Olaydan sonra kayıplara karışan Şakir Yersiz ve Atilla Tekdemir, dün öğle saatlerinde avukatları ile birlikte Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü’ne gelerek teslim oldu. Olayda kullanılan Glock marka tabancayı polise veren zanlılar susma haklarını kullanarak ifade vermedi. 2 zanlı, geniş güvenlik önlemleri altında Tekirdağ Adliyesi’ne getirildi.
Yaralı yakınlarının silahlı saldırıda bulunma ihtimalini göz önüne alan polis ekipleri zanlılara çelik yelek giydirdi. Zanlılardan Atilla Tekdemir, adliye girişinde görüntü almaya çalışan gazetecilere küfür ederek saldırmak istedi.
Polis tarafından engellenen Tekdemir adliyeye sokuldu. Mahkeme de hakim karşısına çıkan zanlılar tutuklanarak ceza evine yolladılar.
KAYNAK:ÇORLU DEVRİM GAZETESİ

Çorlu Yeni Adliye Sarayını Bekliyor


Çorlu Yeni Adliye Sarayı’nı Bekliyor Arsa konusu hala netlik kazanmadı!...
Tekirdağ iline bağlı Çorlu İlçesi Trakya’nın merkezi ve en büyük yerleşim yeri şehir merkez nüfusu 250 bini aşmış bulunuyor.Buna bağlı olarak resmi kuruluşların arsa konuları ve yeni yerleşim yerleri de önem teşkil ediyor.
Bilindiği üzere geçmiş dönem belediyesi Çorlu Adliye yerini SARILAR köyü yolu mevkiinde belirlemiş ve durumu böyle açıklamıştı. Şehir merkezine uzaklığı ile Emniyet ve Jandarma teşkilatlarına uzaklığı problem olabilir sorusunu akıllara getirmişti.
Bu yerin değişmesi için o zamanlar valilik, kaymakamlık ve adliye ile baronun belediyeye uyarıları olmuşsa da kulak asılmadı. Yer konusunun hep SARILAR yolu mevkii üzerinde durulmuştu.
YENİ ADLİYE SARAYI YERİ EMLAK
KONUTLARI KÖPRÜSÜ CİVARINDA
Daha sonra 29 Mart 2009 mahalli seçimlerinden sonra Çorlu Belediyesi, Adliye yeri arayışını sürdürmüş ve yer olarakta Emlak konutları köprüsü civarında bir alan bulundu.
Bu konuda Çorlu Belediyesi gerekli düzenlemeleri yapmış ve yeni Adliye Sarayı’nın buraya yapılması konusu Ankara’da Adalet Bakanlığında yapılan görüşmelerde olumlu sonuç vermişti.
Şimdi ise kulaktan kulağa “yeni ADLİYE SARAYI olayı Ticaret ve Sanayi Odası ile Belediye ve Adliye arasında pürüz var” konuşuluyor. Bu konunun ne zaman ve ne şekilde netlik kazanacağı ise kamu oyunca merakla bekleniyor. Yeni Adliye Sarayı yeri hem Polis ve hem de Jandarma teşkilatına yakın bir yerde bulunuyor.
Bir an önce yeni yer için ihalenin yapılması bekleniyor.
Bu arsa olayı ile ilgili olarak, Ticaret ve Sanayi Odası ile Çorlu Belediye’nin kamuoyuna doyurucu bir açıklama yapması bekleniyor.
HABER VE FOTO:ERDAL ÖZCAN

Yavuz Hırsız İş Yeri Sahibini Dövdü




Tekirdağ iline bağlı Çorlu’da meydana gelen olayda hırsızlık şüphelisi iki kişi yakalandıkları iş yeri sahibini demir çubukla döverek hastanelik etti.
İş yeri sahibi hastanelik olurken, kaçan şüpheliler kovalamacanın ardından jandarma ekiplerince yakalandı.
Edinilen bilgilere göre olay Çorlu’ya bağlı Seymen Köyü’nde meydana geldi. İstanbul`ndan kiraladıkları otomobille M.S.`ye ait pompa üretim fabrikasına gelen iki hırsızlık şüphelisi, önce idari bölümden içeriye girdi ardından da işyerindeki bilgisayarları kapıya kadar taşıdılar. Binada bulunan çelik kasayı da açarak içerisinde bulunan ruhsatlı tabancayı da alan iki hırsızlık şüphelisi, güvenlik kameralarının kendilerini görüntülediğini fark edince kamera bilgisayarını yakarak imha ettiler. İşyerini kontrole gelen fabrika sahibi M.S., hırsızlık şüphelileri ile karşı karşıya gelince büyük şaşkınlık yaşadı. M.S.`yi önce tersleyen iki kafadar, M.S.`nin fabrika sahibi olduğunu söylemesinin ardından demir çubukla vurdukları fabrika sahibini yaralayarak kaçmaya başladılar. Konunun bildirilmesi ile harekete geçen jandarma ekipleri plakası belirlenen otomobili kısa sürede yakalayarak araç içerisinde bulunan S.Ö (28) ve Y.Y. (32) adlı şüphelileri gözaltına aldı.
Çorlu İlçe Jandarma Komutanlığı`nda sorgulanan iki şüpheli sevk edildikleri adli mercilerce Nitelikli yağma, yaralama ve mala zarar verme suçlamaları ile tutuklanarak cezaevine gönderildiler.
KAYNAK:ÇORLU AVRUPA YAKASI GAZETESİ

Çorlu Belediyesi İtfaiye Müdürü Faruk Yücel; Her Evde En Az Bir Yangın Söndürme Cihazı Bulunmalı

Tekirdağ iline bağlı Çorlu Belediyesi İtfaiye Müdürü Faruk Yücel, her evde yangın söndürme cihazı bulunması gerektiğini söyledi. Yücel; “60 liralık cihazla, binlerce liralık zararın önüne geçmek mümkün. Yangınla herkes her an karşılaşabilir” dedi.
60 liraya satılan yangın söndürme cihazlarından her evde mutlaka bir tane bulunması gerektiğini ifade eden Yücel; “Evlerde her bir mutfağın değeri en az 6 bin lira. Evin sadece mutfağı alevlere teslim olursa 6 bin liralık zarar oluşur. Ancak 60 liralık yangın söndürme cihazı ile bu zararın önüne geçilebilir. Bir elinize 60 lirayı, bir elinize de 6 bin lirayı alın. Eğer birisi elinizden uçup gidecekse hangisinin uçmasını istersiniz. 1 adet 6 kilogramlık kuru kimyevi tozlu yangın söndürme cihazı her evde bulunmalı. 60 lirayı herkes karşılayabilir. İnsanlara çok fazla zararı dokunmaz ama 6 bin liralık hasarın çok daha fazla zararı dokunur. Karşılaştığımız ev yangınlarının büyük bölümünün sigorta kapsamında olmadığı da göz önünde bulundurulsa yangın söndürme cihazının önemi net bir şekilde görülebilir. Evde çıkabilecek her türlü yangına bu cihaz ile müdahale edilebilir. Parlayan yağ tavasına karşı da, elektrik tesisatı yangınına karşı da rahatlıkla kullanılabilir. Zaten yangında ilk müdahale çok önemlidir. İlk müdahale yapılırsa işin büyük bölümü bitmiş demektir” dedi.
İtfaiye Müdürlüğü olarak Çorlu Belediyesi personeli ve çevre fabrikaların personelleri başta olmak üzere bin kişiye uygulamalı yangın eğitimi verildiğini de sözlerine ekleyen Yücel; “Ayrıca İtfaiye Haftası münasebetiyle müdürlüğümüzü ziyaret eden yaklaşık 550 öğrenciye yangın eğitim verildi. Yangın çıkmaması için neler yapmak, ne gibi tedbirler almak gerekiyor alınan tüm önlemlere rağmen yangın olayı meydana gelmişse ne yapılması gerekiyor bu konularda uygulamaları olarak eğitimler veriyoruz” diye konuştu.
HABER VE FOTO:RECEP KARAGÖZ

Üzüm Çekirdeği Yaşlanmayı Önlüyor....


Üzüm, çoğumuzun sevdiği bir yaz meyvesidir. Pek çok insan üzüm yerken çekirdeklerini çıkarır. Peki, hiç düşündünüz mü üzüm yerken attığımız üzüm çekirdeklerinin faydaları olabileceğini? Ya da dünyanın en iyi üzümlerinin Türkiye’de yetiştiğini? Bilim adamlarının yaptığı araştırmalara göre üzüm çekirdeğinin vücudumuza pek çok yararı tespit edilmiştir. Üzüm çekirdeği, bilim adamlarının yaptığı çalışmalar sonucunda sağlığa pek çok yararı tespit edilmiş, Avrupa ülkeleri başta olmak üzere pek çok ülkede ilaç niyetine satılmaya başlamıştır. Üzüm çekirdeğinin, ödemden, ağrıya, yanmadan, damarların yenilenmesine kadar pek çok hastalığın tedavisinde kullanıldığını belirten uzmanlar, üzüm çekirdeğinin yaşlanma etkilerini de geciktirdiğini söylüyorlar. Üzüm çekirdeği, bilim adamlarının yaptıkları sağlığa faydalarıyla ilgili açıklamalarda rağbet görmeye başlamış, son yıllarda adeta trend haline gelmiştir. Ülkemizde de hızla yaygınlaşan üzüm çekirdeği, özellikle kan damarlarını onarıcı yönüyle hayati önem taşıyor. Vücudumuzun her bölgesi kanla besleniyor. Kılcal damarlardan, geniş atardamarlara kadar, kan damarları ağı bizim yaşam hattımızı oluşturuyor. Eğer kan damarlarımız yaşlanır, hastalanır, zayıflar, incelir ve kan sızdırırsa, sağlığımız tehlikede demektir. Eğer oksijeni taşıyan kan, vücudumuzda sağlıklı bir şekilde dolaşmıyorsa kalp kasımız hasar görebilir. Kullanıldığında üzüm çekirdeğinin etkisi burada devreye giriyor, zayıflamış kan damarlarını güçlendirirken, dolaşım bozukluklarının da önüne geçerek, vücut kan akışının sağlıklı bir şekilde yapılmasını sağlıyor. Üzüm çekirdeğinin en önemli özelliğinin, tamamen doğal olmasından kaynaklandığını belirten uzmanlar, çekirdeğin, damar hastalıklarını tedavi ederek, zayıflamış kan damarlarının yapısını güçlendirdiğine dikkat çekiyorlar. Üzüm çekirdeği bilinen en güçlü antioksidandır... Yapılan bazı testlerde, E vitamininden 50 kat daha güçlü olduğu ortaya çıkmıştır. İlk kez Fransa'da keşfedilen Üzüm çekirdeği 40 yıldır Avrupa'da, özellikle üzüm bağlarının çokluğu ile bilinen Fransa'da etkili bir biçimde kullanılmaktadır. Üzüm Çekirdeğinin Keşfedilmesi Üzüm çekirdeğinin yararları ilk olarak 1947 yılında Bordeaux Üniversitesi'nden tıp, Fransız Kimyacı ve tıp profesörü Jack Masquelier tarafından keşfedilmiş. Çekirdek ilk kez hamileliğinden dolayı aşırı ödemi olan fakülte dekanının eşine, dekan tarafından verilmiştir. Jack Masquelier, üzüm çekirdeğini keşfedişini şöyle anlatıyor:Dekanın eşi, şişmiş bacakları sebebiyle o kadar güçlükle yürüyor ve o kadar yorgun görünüyordu ki yüzünden, çektiği acılar belli oluyordu. Ne yapabilirim, bu kadının acılarını nasıl dindirebilirim diye düşündüm. Sonra dekanın eşine üzüm çekirdeği verdiğini gördüm.Dekanın eşi 48 saat içinde iyileşmişti. O zaman ben Üzüm çekirdeğinde özel bir şeyler olabileceğini düşündüm. Doktor Masquelier ve ekibi üzüm çekirdeğinin varis üzerindeki etkisini kanıtlayan dokuz deney yapmışlar. Üzüm çekirdeğini, göz kamaşması, gece körlüğü, maküler dejenerasyon gibi göz sorunları, arterit, saman nezlesi, alerji ve burun kanamalarını tedavisinde de kullanılmışlardır.Dr. Masquelier "düzenli olarak üzüm çekirdeği alırsak, damar duvarlarımızın güçleneceğini söylüyor" Üzüm çekirdeğine ihtiyacınız olup olmadığını nasıl anlarsınız? • Sabah, dişlerinizi fırçaladığınızda diş etleriniz kanıyorsa • Göz korneasında kan lekesi varsa• Geceleri kendinizi yorgun hissediyorsanız• Baldırlarınızda şişlikler ve ödem varsa, Sizde damar zayıflığı var demektir ve bu durumda üzüm çekirdeğini kullanmanız gerekir."1995 yılında İtalya'da yapılan bir araştırmada, 150 miligramlık üzüm çekirdeğinin ağrıyı, yanmayı, karıncalanma hissini ve atardamarların şişme derecesini azalttığı ve kullanılan ilaçlardan, daha hızlı ve üzün süreli etkili olduğu saptanmıştr. 1985 yılında ise, Fransa'da 28 gün boyunca 100’e yakın hasta üzerinde yapılan deneylerde, 300 miligramlık üzüm çekirdeğinin, ağrıyı, karıncalanma hissini geceleri giren bacak kramplarını ve şişkinliğini yüzde 50’den daha fazla azalttığı görülmüştür. Üzüm çekirdeği, gözler üzerinde de etkili oluyor. Gece görüşünde önemli olan parlak ısıların neden olduğu göz kamaşmasını geçirmeye de yardımcı oluyor.Fransa'da yapılan bir başka araştırmada 100 deneğe 5 hafta boyunca günde 200 miligram üzüm çekirdeği verilmiş. Bu deneme, parlak ısılara maruz kalan gözleri görme keskinliğine yeniden kavuşmayı artırdığını ortaya koymuş. Ve yapılan testlerde üzüm çekirdeğinin, uzun süre bilgisayar karşısında çalışmanın neden olduğu göz gerilimini geçirdiği ve miyop kişilerde retinanın işlevini ve duyarlılığını düzelttiği görülmüş. Ayrıca, üzüm çekirdeğinin tansiyonu ve etkilerini düzenlemeye yardımcı olduğu belirtiliyor. Araştırmalara göre, yüksek tansiyonlu kişilerin, genellikle çok geçirgen olan, zayıf kılcal damarlara sahip olduğu tespit edilmiş, bu kişilerde kılcal damarlarının kanaması ve göz retinasındaki kan damarlarının yırtılma olasılığının daha fazla olduğu ortaya çıkmıştır. Üzüm çekirdeğinin Anti-Aging etkisi Üzüm çekirdeği anti aging etkisi ile de .dikkat çekiyor. Damarları koruduğu ve yenilediği için yaşlanma etkilerini geciktirerek, cildin daha genç görünmesini sağlıyor. Üzüm Çekirdeği Ekstresi, içerdiği Proantosiyanidin maddesiyle, bilinen en güçlü antioksidant olma özelliğini koruyor. Üzüm çekirdeğinin antioksidant etkisi, E vitamininden 50 kat, C vitamininden ise 20 kat daha fazla. olduğu belirtiliyor. Antioksidanların Vücudumuza Etkileri Vücut hücreleri tarafından üretilebildiği gibi, dışardan da (gıdalar, vitaminler) alınabilen kimyasal maddelerdir. Gıdalarla alınabilen en önemli antioksidanlar, betakaroten, E ve C vitaminleridir. Soluduğumuz havadaki oksijen, (yanlış beslenme, sigara, alkol…) serbest radikallere dönüşüyor ve toksin (zehir) etkisi göstererek vücudumuzda bazı zararlı maddelerin oluşmasına sebep oluyor. Örnek olarak, demirin paslanması ve balığın sudan çıktıktan sonra ölmesi, oksijenin zararlı etkilerine yol açıyor. Antioksidanların etkisi burada devreye girerek, vücudumuzu serbest radikallere karşı koruyor ve toksinin zararlı etkilerini engelliyor. Bilim adamlarının yaptığı bir diğer araştırmaya göre, vücudun antioksidan üretimi 25 yaşından sonra yavaşlıyor. Bu yavaşlamanın sonucunda antioksidan eksikliğinin yol açtığı deformasyonların yok edilmesi için bilim adamları, bilinen en güçlü antioksidanın organik olarak yetiştirilmiş üzüm çekirdeği ekstresi olduğunu söylüyorlar. Üzüm çekirdeği, düzenli kullanıldığında bağ dokularını güçlendiriyor, cilt sarkmalarını engelliyor, cildi elastikiyetine kavuşturarak yumuşak ve düzgün olmasını sağlıyor. Üzüm çekirdeğini ne kadar kullanmalıyız? Günlük olarak 150 ile 300 miligram kullanılabilir. Damar sağlığını korumak için ise, günde 5-10 gram yeterli olarak görülmektedir. Üzüm çekirdeğini kimler kullanmalı:• Kan damarlarının güçlenmesine ihtiyaç duyan kişiler• Cildinde kırışıklıkları yoğun olan kişiler• Cildi cansız ve solgun olanlar• Cinsel yaşantısında kendisini yetersiz hissedenler• Kalple ilgili sorunları olanlar• Ani kalp krizi riski olanlar • Görme gücünde yaşlanmayla ilgili bozulma olanlar• Şişlikler ve ödem sorunları olanlar • Yüksek tansiyonu olanlar• Kolayca kanama ve morarma eğilimi gösterenler• Daha önce kanamaya bağlı felç geçirenler• Şeker hastalığı olanlar • Varis ve hemoroit gibi soruları olanlarYukarıda üzümün, bahsedilen faydalarından bir çoğunun çekirdeğin damarları onarıcı özelliğinden kaynaklanıyor. Çünkü damarlar, insan bedenini ayakta tutan en önemli ana mekanizmalardan biridir. Damarların bozuk olması vücudumuzda birçok hastalığa neden olabilmektedir.. Böylece üzüm çekirdeği damarları onararak, başka hastalıklarında iyileşmesinde çok önemli bir etkiye sahip oluyor. Türkiye dünyanın en iyi üzümlerini yetiştiriyorAnadolu, bağcılığın ve şarabın ana vatanı olarak bilinir. Anadolu'da şarap yapımı için en uygun üzüm çeşitlerinin başında Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yetişen Boğazkere ve Öküzgözü üzümleri geliyor. Bu iki üzümden, dünyanın en iyi kırmızı şaraplarından biri elde ediliyor. Batı Anadolu'da beyaz şarap yapılan Emir üzümü de dünyanın en iyi şaraplık üzümlerinden biri olarak gösteriliyor. Türkiye'de bir de Kara adıyla anılan bir üzüm çeşidi var. Bu üzüm çeşidi ülkemizin değişik yörelerinde farklı adlarla biliniyor. Kara adıyla anılan bu üzümden çok başarılı kırmızı şaraplar üretiliyor. Kalecik Karası üzümü, bağcılığa ve şaraba merak saran kişi ve kuruluşların yeni gözdesi olma yolunda hızla ilerliyor.
-- Mehmet Zeki AYDENİZ Gıda Teknikeri

MEŞHUR ŞAMCI, MÜŞTERİLERİNİ HAYRETE DÜŞÜRMEYE DEVAM EDİYOR


Haber: Erdoğan AYAŞLI
Babaeski İlçesi’nde, 17 yıldır Şam tatlısı satan Ayhan Demirtaş (36), müşterilerine bir birlerinden ilginç yaptığı şovlarla hayrete düşürmeye devam ediyor.
Babaeski’de çarşı ve sanayi esnafı arasında, Şam tatlısı dolu tepsi ile yaptığı bir birinden ilginç gösteri hareketleri ile geçtiğimiz günlerde Ulusal ve Yerel yazılı basında geniş bir şekilde yer alan meşhur Şam tatlıcısı Ayhan Demirtaş yine şovları ile dikkatleri üzerinde topladı.
Fatih Caddesi’nde, seyyar arabası ile müşterilerine satış yapan Şam tatlısı satıcısı Ayhan Demirtaş’ın, yaptığı bir birinden ilginç hareketlerini izleyenler şaşkınlığını gizleyemedi ve tepsi ters çevrilince adeta hayrete düştü.
Bazı meslektaşlarım benimle fiyat konusunda rekabet edebilirler ama kalite konusunda asla rekabet edemezler diyen Şam tatlıcısı Demirtaş, kış günlerinin tek enerji kaynağının Şam tatlısı olduğunu belirtti.
Demirtaş’ın, cadde ortasında yaptığı bu ilginç şovu karşısında etkilenen müşteriler arkadaşlarına ve de yakın dostlarına Şam tatlısı ikram etti.

—TEMA Gönüllüsü Dedeoğlu, Türkiye’yi Nerede Görmek İstersiniz?

Haber: Metin KARAKUŞ
TEMA Vakfı Lüleburgaz İlçe Gönüllüsü Hakan Dedeoğlu, yaptığı yazılı açıklamasında, Türkiye’nin bundan sonraki dönemde gerek ekonomik, gerek politik, gerekse de sosyal yönden üretici mi yoksa tüketici mi olacağı konusunun hükümet kararları vasıtasıyla şekillendirilmekte olduğunu belirtti.
Dedeoğlu, açıklamasında bu sorunun bu dönemde sorulmasının elbette özel bir amacı oluğunu belirterek, şunları kaydetti;
“1980’lerden beri tüm dünya ile birlikte Türkiye’de de değişen ekonomi politikaları, dünya toplumlarını “gelişmiş-gelişmekte olan-az gelişmiş” yaftaları çerçevesinde yönlendirmek isteyen aktörlerin ülkemizi hapsetmek istedikleri sınırları da belli eder cinstendir. Bu sınırlar; öncelikle ekonomi temelli olarak çizilmekle birlikte, politik ve sosyal sonuçları yönünden de oldukça ciddiyetle irdelenmelidir. Çünkü Türkiye’nin bundan sonraki dönemde gerek ekonomik, gerek politik, gerekse de sosyal yönden üretici mi yoksa tüketici mi olacağı hükümet kararları vasıtasıyla şekillendirilmektedir. Ulusal sınırların ötesine geçmek gayret ve ihtiyacı içindeki sermayenin isteği, bizim gibi toplumların tüketici konumunda kalması ve hatta üretici olanların da bir şekilde tüketici haline dönüştürülmesidir. Bu dönüşümü şekillendiren en etkin araçlar olmaları bakımından, özelleştirmelere dikkatle eğilmemek geri dönüşü olmayan ekonomik, politik ve sosyal sorunlara yol açacaktır. Çünkü özelleştirmeler devlet tarafından, halk için yapılıyorsa halkın menfaatlerinin göz önüne alınması dışında bir yöntem düşünülemez. Bugünlerde, özelleştirme faaliyetleri oldukça revaçta iki sektörün enerji ve gıda olması oldukça ilginçtir. Söz konusu iki sektörün de güvenlik öncelikli olarak ele alınması ve dolayısıyla devletin kontrolünde, kamu erişiminde kalması gereken sektörler olduğu gerçektir. ABD ya da AB’de de bu sektörler devlet kontrolünde, en azından gözetiminde, bulunmaktadır. Yani Batı’nın bize verdiği reçete ile kendi ülkesinde uyguladığı aynı değildir. Burada özelleştirmesi gündemde olan elektrikten ziyade gıda sektörünün önemli bir bileşeni olan şekerin özelleştirilmesine değinilecektir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında yapılan kalkınma hamlesinin bir parçası olarak Uşak ve Alpullu’da kurulan şeker fabrikaları ile 1933 yılına kadar şeker ihtiyacı kısmen karşılanmıştır. Bu yıllarda gerek pancar tarımında gerek şeker fabrikası işletmeciliğinde kazanılan tecrübeler ışığında ülkenin artan nüfusunu beslemek gayesiyle yeni şeker fabrikaları kurulması gerekli görülmüştür. Bu fabrikalar pancar tarımının kurumsallaşması yoluyla hem bireyi hem de devleti ileriye taşıyan yaklaşımın tezahürleridir. Burada pancar bitkisi ekonomik, politik ve sosyal boyutları olan bir bakışla ele alınmalıdır. Pancar, çiftçiyi tarlaya ve köye bağlayan, ileri teknoloji gerektirmesi nedeniyle üreticilerimizin tarımsal bilgi ve kültür düzeylerini yükselten, ailenin tüm fertlerine çalışma imkânı ve istihdam sağlayan, nüfusun kırsal kesimde tutulmasına, iç göçün yavaşlatılmasına ve bölgesel kalkınmışlık farklarının azaltılmasına en büyük katkı sağlayan ürünlerin başında gelmektedir. Ekonomik açıdan Türkiye şeker sanayinin yıllar boyunca kontrollü bir teknik tarım sistemini uygulaması ve çiftçimizin bu sistemi benimsemesi sonucu bugün pancar verimi Avrupa düzeyine ulaşmıştır. Yurdumuzda hiçbir kültür bitkisinde bu kadar verim artışı sağlanamadığı bir gerçektir. 64 İlde yapılan pancar ekiminden geçimini sağlayan 500 bin pancar çiftçisi ile 30 bin şeker çalışanı ve şeker sektörünün katma değer sağladığı diğer sektörlerdeki istihdam da düşünüldüğünde, aileleriyle birlikte toplam 10 milyon insanımız sektördeki herhangi bir politika değişikliğinden doğrudan etkilenecektir. Yani özelleştirme sadece ekonomik değil, aynı zamanda politik ve sosyal birtakım önemli gelişmeleri de tetikleyecektir. Konuya bütüncül bir şekilde yaklaşmak gerekmektedir. Çünkü şeker pancarı işletmeciliği ile şeker üretimi birbiriyle yakından ilintilidir. Şeker fabrikalarının özelleştirilmelerine karlı olan işletmelerden başlanmasının Dünya Ticaret Örgütü üyeliği, Avrupa Birliği müzakere süreçleri, genetiği değiştirilmiş organizmalarla ilgili düzenlemeler vb. ulusal ve uluslararası gelişmelere paralellik arz etmesi dikkatle değerlendirilmelidir. Bu noktada kafa karışıklığı yaratmamak gerekmektedir. Devlet, yurttaşların refah ve mutluluklarını temin etmek üzere oluşturulmuş kurumsal bir yapıdır. Hükümetler ise bu yapıyı yöneten birimler... Bu durumda hükümetlerin yurttaş aleyhine hareket etmesi düşünülemez. Şeker üretimi konusunda da yaklaşımın bu temele oturması gerekmektedir. Kırsal kesimde işsizliği körüklemek ve şeker piyasasında uluslararası tekellerin denetimini pekiştirmek gibi sonuçlara yol açacağını bile bile kooperatiflerin, dolayısıyla kamunun ulusal pazara erişimini engellemek şeklinde bir yaklaşımı benimsemenin hiçbir ahlaki yanı bulunmadığı açıktır. “Tekel” demişken TEKEL’i elden çıkarmayı kafasına koymuş zihniyetin karşısında ortaya çıkan haklı grevin konu odaklı değil zihniyet odaklı olmasına dikkat çekmekte fayda vardır. TEKEL işçileri TEKEL için, şeker fabrikası çalışanları ulusal şeker üretimi için seslerini yükseltirken tüm yurttaşların da hep birlikte yanlış politikalara karşı rahatsızlıklarını dile getirmeleri gerekmektedir. Çünkü iktidar ile yurttaşın çıkarlarının örtüşmediği yerde yurttaşın sesini yükseltmesi dışında bir hamle Türkiye’yi görmek istediğimiz noktaya taşımayacaktır. “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” yaklaşımı ile hareket ettiğimiz takdirde o yılanın bir gün bizi de sokacağını unutmamalıyız.”

Çorlu Belediyesi’nde Su Tasarrufu Kampanyası




Çorlu Belediyesi, su tasarruf kampanyası başlatıyor.
2010 yılı itibariyle su fiyatlarında indirim yapan Çorlu Belediyesi, vatandaşları bilinçlendirerek gereksiz su sarfiyatının önüne geçmeyi hedefliyor. İşletme ve İştirakler Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren endeks görevlileri su abonelerinin sayaçlarını okuduktan sonra faturalar ile birlikte Çorlu Belediyesi’nin hazırlattığı broşürleri teslim ediyor.
Çorlu’daki bütün su abonelerine dağıtılan broşürlerde, Çorlu Belediye Başkanı Ünal Baysan’ın su tasarrufuyla ilgili yazısında “Değerli Hemşerilerim, İlçemizin sürekli artan nüfusu birçok alanda olduğu gibi su ihtiyacını da arttırmaktadır. Belediyemizin yaptığı yatırımlar sayesinde bugün itibariyle Çorlu’da su sıkıntısı yaşanmamaktadır. Ancak bütün doğal kaynakların sınırlı olduğu da bilinen bir gerçek. Yaşamsal değeri olan suyu verimli ve idareli kullanmak da birey olarak hepimizin görevidir. Bilinçli su tüketimi aile ve ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayacağı gibi gelecek nesillere yaşanılır bir dünya bırakmamızı da sağlayacaktır. Çorlu Belediye Başkanı olarak, halkımızın su tasarrufu konusunda gereken hassasiyeti göstereceğine inanıyorum,” ifadeleri yer alıyor.
Ayrıca broşürün diğer sayfalarında su abonelik işlemleri için gereken belgeler, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun kaçak su kullanımıyla ilgili maddeleri, kanalizasyon sisteminin etkili ve verimli kullanımıyla ilgili uyarılar ve su tasarrufu için alınacak 10 önlem yer alıyor. Broşürde yer alan bilgiler sayesinde vatandaşların su tüketimini bilinçli bir şekilde yapmaları, kanalizasyon sisteminde yaşanabilecek sorun ve arızaların önüne geçilmesi ve kaçak su kullanımının engellenmesi hedefleniyor.
Su tasarruf kampanyasıyla ilgili açıklamalarda bulunan İşletme ve İştirakler Müdürü Selçuk Küçüker, “Su abonelerine dağıtılmak üzere 70 bin adet broşür bastırdık. Bu broşürler yeni yılın ilk mesai gününden itibaren su sayaçlarını okuyan endeks görevlileri tarafından dağıtılmaya başlandı. Vatandaşlarımızın broşürlerde belirtilen yöntemleri uygulayarak su tasarrufuna katkıda bulunmalarını rica ediyoruz,” diye konuştu.

Bir gönül sayfası daha kapandı

HABER:Fırat ÇALIŞKAN
Hürfikir Gazetesi / Lüleburgaz
Pınarhisar'da faaliyet gösteren bir tekstil fabrikası sessiz sedasız kapanırken maaşlarını alamayan işçiler isyan ediyor.
Açıldığı ilk günden bu yana "ha bugün, ha yarın" diyerek, emeklerinin karşılığını almak için günlerce bekleyen işçiler işverenin aniden ortadan kaybolarak iş yerinin faaliyetine son vermesi ile adeta yıkıldılar.
Aynı binada önceki yıllarda da başka kişilerin işlettiği ve yine aynı akibetin yaşandığı işyerinde çalışan çoğunluğu bayan onlarca kişi "bir gönül sayfası daha kapandı" dedirtecek olay karşısında haklarını hukuki yollardan aramaya çalışıyorlar.

CHP Kadın Kolları’ndan yeni yılı kutladı

HABER VE FOTO:Lüleburgaz Hürfikir Gazetesi
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İlçe Teşkilatı Kadın Kolları, yeni yıl programı düzenledi.
Programda konuşan Kadın Kolları başkanı Makbule Tunu, Ülkede tam bir huzursuzluk havasının hâkim olduğunu söyleyerek, Cumhuriyetin temel değerlerinin saldırı altında olduğunu ifade etti. Tuna: “Hepimize sorumluluk düşmektedir. Yeni yılda, CHP’li kadınlar olarak, hiçbir olumsuzluktan yılmadan çalışmaya devam etmeliyiz” dedi.
Turabi Kayan da, CHP’li kadınlara hitaben yaptığı konuşmasında; “Bizim iki Mustafa’mız vardır. İkisinin de kadınlar üzerinde büyük izi vardır. Birincisi Muhammed Mustafa, diğeri Kemal Mustafa’dır. Muhammed Mustafa, kadınları canlı canlı gömülmekten kurtarmış, kadını insan yapmıştır. Bizim içimizden çıkan Kemal Mustafa da, Batı’dan çok daha önce, kadına seçme seçilme hakkı vermiş, kadınlara verdiği haklarla, onları erkeklerle eşit yapmıştır. Kadınlarımız bugünkü haklarını Cumhuriyete borçludur ve bugün de Cumhuriyet, siz kadınlardan görev beklemektedir” şeklinde konuştu.
Kadın Kolları üyesi Nalân Şirin’in kendi yazdığı şiiri okuduğu programda, şair Bektaş Yavuz, şarkılarıyla renklendirdi.

Kayan, Gürsoy ve Aldemir’i ziyaret etti.

HABER VE FOTO:Lüleburgaz Hürfikir Gazetesi
CHP Lüleburgaz İlçe Başkanı Turabi Kayan, ilçe Yönetim Kurulu Üyeleri ve bazı Kadın Kolları üyeleri, Kaymakam Lütfullah Gürsoy ve Cumhuriyet Başsavcısı Hüsnü Aldemir’i ziyaret etti.
Saat 10,30’da Lütfullah Gürsoy’u ziyaret eden CHP’liler, saat 14.00’de de Hüsnü Aldemir’e nezaket ziyaretinde bulunarak, fikir alış verişinde bulundular.
Kaymakam Lütfullah Gürsoy ve Cumhuriyet Başsavcısı Hüsnü Aldemir, Turabi Kayan’a yeni görevinde başarılar dilediler.

Milletvekili Barış’tan soru önergesi

CHP Kırklareli milletvekili Tansel Barış, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak cevaplandırılması amacıyla TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdi.
HABER VE FOTO:Fırat ÇALIŞKAN
Hürfikir Gazetesi / Lüleburgaz
Milletvekili Barış, Türk Kızılay’ının son zamanlarda görevleri dışında bazı üstüne vazife olmayan işeri üstlendiği yönünde basınında çıkan haberler üzerine verdiği soru önergesinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından şu soruların yazılı olarak cevaplandırılmasını istedi.
Barış, önergesinde şu sorulara yer verdi:
Türk Kızılay’ı bildiğimiz kadar; Savaş, deprem, sel baskını, yangın, salgın hastalık gibi felakete uğrayanlara yardım eder, felaketzedelerin barınması için çadır, battaniye, yiyecek, giyecek dağıtır. Geçici hastaneler oluşturur. Kan merkezleri kurarak acil kan ihtiyacını giderir, aşevleri açar, yoksu, kimsesiz, düşkün yurttaşlara yiyecek ve içecek dağıtır. Böylesine kutsal amaçlarla kurulan Türk Kızılay’ının son zamanlarda bu görevlerinin dışında bazı üstüne vazife olmayan işleri üstlendiği iddialarına tanıklık etmekteyiz.
Bu iddialar;
1) “Türkiye’de kesip yoksullara dağıtacağız” diye kurban bağışı toplayıp, kurbanları (daha ucuz olduğu için) Sudan’da kestiği iddia edilmektedir. Bu iddialar doğru mudur? Doğru ise Türk Kızılay’ın Türkiye’de toplayıp Sudan’da kurban kesmesini doğru buluyor musunuz? Daha ucuz olduğu için Sudan’da kesildiği iddialarına karşın arada bir fiyat farkı oluşmaktadır. Bu oluşan aradaki fiyat farkları nereye gitmiştir?
2) Kurbanlıkların kesimi için Türk Kızılay’ının kaç personeli Sudan’a gitmiştir? Bu personelin Türk Kızılay’ına maliyeti ne olmuştur?
3) Kurbanlıklar dini vecibelere uygun ve hijyenik koşullara uygun ortamda kesilmesine dikkat edilmiş midir? Kurbanlıkların kesimi fotoğraf ve kameralarla görüntülenmiş midir? Bu görüntüler Türk Kızlay’ın elinde var mıdır?
Ayrıca;
4) Türk Kızılay’ın Pakistan’da 2 bin 300 kişilik, 2 milyon 350 bin dolara mal olan bir cami yaptırdığı, bu camide ibadetin yanında aynı anda yatılı olarak da kalabilecek 250 kursiyere Kur’an Kursunun da verileceği iddia edilmektedir. Bu iddialar doğru mudur? Doğru ise Türk Kızılay’ının görevleri arasında (yurt içi-dışı) cami yaptırmak da var mıdır?
5) Ülkemizde milyonlarca insan açlık sınırının altında yaşam savaşı verirken, Türk Kızılay’ının bu insanlara yardım yapmak yerine Pakistan’da Cami yaptırarak, Kuran kursu açmasının altında hangi sebepler yatmaktadır? Pakistan’ın cami yaptırmaya gücü yetmemekte midir? Yetmiyorsa bile bu ihtiyacı gidermek Türk Kızılay’ının görevi midir? Bu cami inşaatının bir Türk firmasına verildiği, bu firmanın da ülkemizin yönetiminde sorumlu olan birileri ile bağlantısının olduğu ve bu inşaat firmasına para aktarmak için Türk Kızılay’ının kullanıldığı iddia edilmektedir? Bu firmasını adı nedir? Bu inşaat firmasının kimlerle bağlantısı vardır?
6) Türk Kızılay yöneticilerinin, ihtiyaçlarını yerinde görmek ve Filistin Halkı ile dayanışmayı artırmak için 4-5 günlük Gazze ziyaretinde bulundukları, Türk Kızılay’ının yöneticilerinin bu ziyareti eşleri ile birlikte yaptıkları iddia edilmektedir. Bu iddialar doğru mudur? Doğru ise; inceleme ve iş gezisine yönetici eşlerinin de götürülmesinin gerekçesi nedir? Eşlerin seyahat ve konaklama giderler Türk Kızılay’ı tarafından mı ödenmiştir? Bu gezinin maliyeti ne kadar olmuştur? Etyopya’ya yapılan iş gezisinin de Gazze gezisi gibi eşlerle birlikte yapıldığı iddiaları doğru mudur?
7) Yukarıdaki iddialara karşın, tasarruf gerekçesi ile (sendikaya üye olmaları sebebi ile) asgari ücretli birkaç Kızılay çalışanın istifaya zorlandığı doğru mudur?

Halebak 2009’u değerlendirdi

HABER VE FOTO: Tolga AYAN
Hürfikir Gazetesi / Lüleburgaz
- 2009 yılında, stratejik planlarımızı büyük oranda gerçekleştirdik.
- Ekonomik kriz dünya çapında büyük sıkıntılar yaratırken, Lüleburgaz’ın bu travmadan en az şekilde etkilenmesi için büyük çaba harcadık.
- 2010’da Lüleburgazlıların doğalgaza ulaşmasını hedefliyoruz.
- Çevre konusu bizim için çok önemlidir. Bunun için gerekli çalışmaları yapıyoruz.
Lüleburgaz Belediye Başkanı Emin Halebak, 2009 yılını değerlendirdi.
2009 yılının Belediyecilik açısından en önemli olaylarından birinin 29 Mart’ta yapılan yerel seçimler olduğunu kaydeden Emin Halebak, “Yerel Seçimler sonucu yeni bir Belediye Meclisi oluştu. Lüleburgaz Belediyesi, bütün işlerini bili bir stratejik plan dâhilinde yapar. Yeni Belediye yönetimiyle birlikte, planlar gözden geçirildi ve 2011 yılına kadar planın sürdürülmesini karar verildi. 2009 yılının, bizim açımızdan en onur verici tarafı, programların çok büyük oranda hayata geçirilmiş olmasıdır” şeklinde konuştu.
Küresel ekonomik krizin tüm Türkiye’de ve dünyada sorunlara neden olurken, Belediye olarak, Lüleburgaz’ın krizden en az seviyede etkilenmesi için büyük çaba harcadıklarını ifade eden Halebak; Esnaf Fuarları, kültürel etkinlikler düzenlendiğini ve halkın moralini yüksek tutmaya çalıştıklarını dile getirdi.
Halebak, 2010 yılında tüm Lüleburgazlıların doğalgaza ulaşmasını hedeflediklerini belirtti. 2009 yılında yeni doğalgaz hatları döşemenin yanı sıra, doğalgaz yapımı nedeniyle bozulan yolları da onararak, vatandaşın mağduriyetinin önlendiğini söyledi.
Çevre konusunun önem verilin konulardan biri olduğunun altını çizen Halebak: “Çevre kirliliğine neden olacak sanayiye izin vermiyoruz. Lüleburgaz’ın hizmetler kenti olması için çalışıyoruz ve 2010 yılında da çalışmalarımız bu doğrultuda olacak. Katı ve sıvı çöp bertaraf tesisleri kuracağız. Çöp arıtma tesisleri ile ilgili yanlış söylentiler çıkıyor ortaya. Lüleburgaz’ın çöpünü ne yapacağız, doğaya mı salalım? Eğer, bu bertaraf tesislerini kurmazsak çöpler, doğaya salınacak ve çevreye zarar verecek. Topraklarımız, nehirlerimiz kirlenecek. Yani bizim bu çalışmalarımız, çevreyi korumak içindir” dedi.

İL UMUMİ HIFZISSIHHA MECLİS KARARI

Tekirdağ İl Umumi Hıfzıssıhha Meclisi Valilik toplantı salonunda Tekirdağ Valisi Zübeyir KEMELEK Başkanlığında “Soba Zehirlenmeleri” ile ilgili olarak alınması gereken önlemleri görüşmek üzere toplanarak aşağıdaki kararları almıştır.
Bölgemizde her yıl kış aylarında şiddetli esen rüzgarın etkisi ile, bilgisizlik, yanlış kullanım ve ihmal sebebiyle soba, şofben ve bacadan sızan karbonmonoksit gazına bağlı zehirlenmeler ve bina yangınları meydana gelmektedir, havagazı ve kömür gibi maddelerin yanması sırasında ortaya çıkan ve tatsız, kokusuz, renksiz ve yanıcı bir gaz olan karbonmonoksit gazı vücuda solunum yolu ile girerek direk kana karışır ve oksijen alımını engelleyerek zehirlenmelere, hatta tıbbi müdahale yapılmazsa ölümlere bile sebep olabilir, bu sebeple vatandaşlarımızın bu tür olaylarla karşı karşıya kalmamaları için, belli başlı kurallara dikkat etmeleri hususunda gereken uyarıların yapılmasına.
İçinde bulunduğumuz mevsim itibariyle meydana gelen aşırı yağışlar nedeniyle, İlimizde İçme ve Kullanma Suyu olarak kullanılmakta olan şebeke sularının olumsuz etkileneceği göz önüne alınarak, çevre koşullarının olumlu hale getirilmesi, yeterli ve sağlıklı içme-kullanma suyu temini, kişisel hijyen kurallarına uyulması ve İçme ve kullanma suyu kaynağı, depo ve isale hatlarının kirlenmelere karşı korunması için yerel yönetimlerce gerekli tedbirlerin alınmasına, şebeke sularının tam otomatik klorlama cihazları ile düzenli ve sürekli bir şekilde dezenfeksiyonunun yapılması, sulardaki serbest bakiye klor miktarının 0.3- 0.5 PPM aralıklarında bulundurulması, günün değişik saatlerinde şebekenin en az beş farklı noktasından bakiye klor ölçümlerinin yapılarak kayıt altına alınması, ölçüm sonuçlarının uygun olmaması halinde ilgililerin derhal uyarılarak gerekli önlemlerin ivedi olarak alınmasının sağlanmasına,

5 Ocak 2010 Salı

İşçi servisi devrildi 7 yaralı


Tekirdağ iline bağlı Çorlu’da gece etkili olan kar yağışı sonrası yollarda buzlanma meydana gelmesi ile Ulaş beldesi mevkiinde işçileri taşıyan minibüs devrildi. Kazada 7 işçi yaralandı.
Kaza, sabah saat 09:15 sıralarında Ulaş beldesi tank taburu mevkiinde meydana geldi. Ahmet Elbaşı yönetimindeki 59 S 1629 plakalı minibüs köylerden aldığı 15 işçiyi Ulaşta bulunan fabrikaya götürmek için yola çıktı. Yola çıkan minibüs tank taburu mevkiine geldiği sırada geceden yolda buzlanma olması nedeniyle kaymaya başladı. Bir süre yolda kayan minibüs takla atarak devrildi. Kazada minibüste bulunan 15 işçiden Naim İlgin (29), Hasan Bucu (43), Hacı Güneş (30), Hanifi Pala (31), Ali Dirikanlı (47), Ali Arslan (39), Şenol Yılmaz (32) yaralandılar. Yaralılar olay yerinden geçen özel araçlar ile Çorlu Devlet Hastanesine getirilerek tedavi altına alındılar. Yarılıların sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi. Kaza sonrası fabrika yöneticileri olay yerine gelerek yaralanan işçiler ile ilgili bilgiler aldılar. Kaza sonrası devrilen minibüs nedeniyle Edirne-Çorlu D 100 karayolu bir süre trafiğe kapatıldı. Minibüsün kaldırılması ile yol tekrar trafiğe açıldı. Soruşturma sürüyor.
HABER VE FOTO: Erdal ÖZCAN

Çerkezköy Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Seçiminde Başkan Değişmedi

Tekirdağ iline bağlı Çerkezköy ilçesinde bulunan Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Seçiminde Başkan Değişmedi
Yine yine yeniden Yaşar Kuş
Çerkezköy Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanlığını özveriyle sürdüren Yaşar Kuş Pazar günü yapılan olağan
kongrede yeniden güven tazeleyerek 3. kez Başkanlığa getirildi.
Çerkezköy Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’ının 12. Olağan Genel Kurulu Toplantısı pazar günü Lemar Alış Veriş merkezi’nin düğün salonunda gerçekleştirildi.
Başkanlık için Başkan Yaşar Kuş ve Engin Arslan adaylığını koyduğu kongrede odanın toplam 972 üyesinden kongreye 522’si katıldı. Havanın yağışlı olmasına rağmen şoförlerin kongreye ilgi göstermesi kurumlarına sahip çıktıklarının göstergesi olarak nitelendirildi.
Yapılan seçim sonucu Yaşar Kuş ve listesi 364 oy aldı. Engin Arslan 149 oyda kaldı ve 9 oyda geçersiz sayıldı.
KONGREDE SIKI GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINDI
Çerkezköy Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası olağan kongresinde odanın kayıtlı bulunan 972 üyesinden kongrede 522 üyesi hazır bulundu. Kongre öncesi tüm üyeler salona girerken sıkı güvenlik önlemi alan Çerkezköy Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından üst araması yapılarak salona alındı.
KUŞ, “DAHA İYİ HİZMETLER SUNACAĞIM”
Başkan Yaşar Kuş, kongrede yaptığı açış konuşmasında bu güne kadar olan görev süresi içinde her zaman şoför esnafının
yanında olduğunu ve tüm sorunlarıyla da yakından ilgilendiğini ve yeniden seçildiğinde de yeni projelerini hayata geçireceğini ve odaya bir sosyal tesis kazandıracağını ve bu yönde de çok önemli bir adımın atıldığını söyledi. Başkan Yaşar Kuş toplantıya katılan üyelere ve davetlilere katılımlarından dolayıda teşekkür etti.
KONGREDE BİRLİK VE ODA BAŞKANLARIDA HAZIR BULUNDU
Çerkezköy Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasının olağan genel kurul toplantısında Yılmaz Çimen( Birlik Başkanı), Erol Korkut (İst.Birlik Başkanı), Abdullah Baş (Çorlu Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Oadsı Başkanı), İbrahim Yılmaz (Halkalı Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı), Hüseyin Çavdaroğlu, Feyzullah Aktepe, Ender Uçkun (Saray Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı), Sıtkı Enfari (Muratlı Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı), Çerkezköy Mavi Münibüscüler Dernek Başkanı İlhami Yörük, Murat Koçak Türk Metal Sendikası Çerkezköy Şube Başkanı ve Türk-İş Tekirdağ İl Temsilcisi, Mürsel Türkan Teksif Sendikası Çerkezköy Şube Başkanı,Alaattin Demirbağ S.S. Çerkezköy Taşıyıcılar Esnaf Odası Başkanı, Faruk Bal CHP Çerkezköy Belediye Meclis üyesi, Ercan Çorbacı İl Genel meclis üyesi, Mustafa Zümbül Çerkezköy Türk Hava kurumu Şube Başkanı,MHP Çerkezköy İlçe Başkanı Mustafa Ordu, DP Çerkezköy İlçe Başkanı Reşat Bahar, Çerkezköy Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet kooperatifi Başkanı Müzaffer Yaztepe, Çerkezköy ve yakın ilçelerin beldelerindeki münibüscülerin dernek başkanları ve çok sayıda oda üyesi toplantıda hazır bulundu.
DİVAN BAŞKANLIĞINI ABDULLAH BAŞ YAPTI
Kongre açılış konuşmasını Başkan Yaşar Kuş yaptı. Başkan Yaşar Kuş’un kısa açış konuşması sonrasında Kongre Divanı oluşturuldu. Divan Başkanlığına Çorlu Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Baş getirildi. Divan Başkan yardımcılığına Kızılpınar Minibüsçüler Derneği Başkanı Hacı Ali Rişvan getirilirken Divan Katipliklerine de Mustafa As ve Abdulkadir Kadek getirildi. Divan teşekkülü sonunda gündem maddelerinin uygulanmasına geçildi. Saygı duruşu ve ardından hep bir ağızdan gür sesle İstiklal Marşı okundu.
BAŞKAN YAŞAR KUŞ’UN RAPORLARI ONAYLANDI
Başkan Yaşar Kuş, faaliyet raporunu, Denetleme raporunu, 2010 yılı Tahmini bütçe ile 2010-2012 yılı çalışma raporlarını okudu. R aporlar okunduktan sonra tek tek oylamaya sunuldu ve oy birliğiyle kabul edildi.
BAŞKAN YAŞAR KUŞ, “BU DÖNEM ODAMIZA SOSYAL TESİS KAZANDIRACAĞIM”
Seçim öncesi Divan adaylara söz verdi. İlk konuşmayı Başkan Yaşar Kuş yaptı. Başkan Kuş, onbir yıllık görevi süresince odanın daha iyi bir yerlere gelmesi için ve oda üyelerinin daha iyi şartlarda çalışmalarına olanak sağlanması için ve sorunlarının çözümü için gösterdikleri hassasiyetin daha da artarak sürdüreceğini belirtti. Başkan Yaşar Kuş ayrıca odaya mutlaka bir sosyal tesis kazandıracağını da belirterek, “Çerkezköy hızla büyüyen bir kent kentimize yakışır bir şekilde oda üyelerimizin sosyal etkinliğine de katkı sağlamak için bir sosyal tesis yapacağız. Bu konuda projemiz hazır kentimizin çok iyi ve işlek bir caddesinde bulunan devlete ait bir arsayı almak üzereyiz. Yapacağımız Sosyal tesisimiz tam bir beş yıldızlı otel şeklinde olacak. Yani içinde toplantı solonu, kafeterya, eğitim salonu, saunası, Tv odası,vs gibi bir çok yer bulunacak. Bu güne kadar yaptığım hizmetler yapacağımızın her halde teminatıdır diyorum ve oylarınıza talim olduğumu söylüyorum. Herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.
ENGİN ARSLAN, “ODA İYİ YÖNETİLMEDİĞİ İÇİN ADAY OLDUM”
Başkan Yaşar Kuş’a rakip olarak aday olan eski Mavi Münibüsçüler Dernek Başkanı Engin Arslan’da yaptığı kısa konuşmasında özetle, “Son dört yıldır odanın iyi yönetilmediğini gördüğüm için ekibimle birlikte göreve talip olduk. Amacımız odamızı daha iyi bir yerlere getirmektir. Ben ve ekibim oda üyelerimizin her türlü sorununa çare olacağız. Mevcut güzergahları tekrar gözden geçirerek gerekenin yapılmasını sağlayacağız. Bu nedenle oylarınıza talibim” dedi.
YAŞAR KUŞ, “MADEM BEN KÖTÜYDÜM NEDEN LİSTEMDE YER ALMAK İSTEDİN?”
Başkan Yaşar Kuş Engin Arslanın konuşması sonrasında divandan söz istedi ve cevap hakkını kullandı. Başkan Yaşar Kuş, “11 yıl önce beni siz çıkardınız.11 yıldır da görevimi en iyi şekilde yapma gayretinde ve çabasındayım. Bu güne kadar bir çok arkadaşımla ve abimlerle çalıştım. Eğer ben kötü biriysem neden 15 gün önce yanıma gelipte beni listene al dedin. Listeme almadığım için şimdi kötü ve odayı iyi yönetemeyen birimi oldum. Senin dernek başkanlığın dönemini de gördük bütün dernekleri bir birine kattın. En samimi arkadaşlar bile bir birine uzun süre küs durdu. Ben her zaman birlik ve beraberlikten ve karedeşlikten yanayım. Bizim camiamızda öyle şeylere kesinlikle yer yok ve yerde vermeyiz. Oy avcılığı için çamur atmak hem günah hemde çok ayıp bir şey” dedi.
YAŞAR KUŞ YENİDEN GÜVEN TAZELEYEREK BAŞKAN SEÇİLDİ
Çerkezköy Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Yönetim Kurulu Başkanlığını 11 yıldır özveriyle sürdürdürek odaya ivme kazandıran Başkan Yaşar Kuş yeniden aday olarak talip olduğu görevinde yeniden güven tazeledi. Kongreye katılan 522 delegenin 364’ün oyunu alan Yaşar Kuş yeniden başkanlığa seçilirken rakibi Engin Arslan ise 149 oy alabildi. 9 oyda geçersiz sayıldı. Seçim sonunda kısa bir teşekkür konuşması yapan Başkan Yaşar Kuş, “Bu güne kadar olduğu gibi yine ayni şekilde bun dan böyle de birlik ve beraberlik içinde çalışacağız. Odamızın daha iyi yerlere gelmesi yönindeki çalışmalarımızda hız kesmeden sürecek. Üyelerimizin maddi durumlarının daha iyi olması içinde sorunlarımızın hızla çözümü sağlanacak. Beni ve ekibimi yeniden göreve getirdiğiniz için hepinize çok teşekkür ediyorum”dedi.
BAŞKAN YAŞAR KUŞ’UN YÖNETİMİNDE KİMLER VAR ?
Yönetim Kurulu Asil üyeleri:
Yaşar Kuş, (Başkan), yönetim kurulu üyeleri, Ahmet Şentürk, Ercan Akın, Vahdettin Sargın, M.Ali Eyüpoğlu, Yaşar Balkan ve Adem Verici.
Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri: Serkan Ceylan, Yıldız Arı, Zafer Yavuz, Saim Bayraktar, Tanju Adalı, Cengiz İşcan ve Rıfkı Eser.
Denetim Kurulu Asil Üyeleri: Hakan Fıcıçı, Coşkun Demir, Melih İşcan.
Denetim Kurulu Yedek Üyeleri: Yasin İltan, Sezgin Hayatsever ve Hakan Sevinç.
Devrim gazetesi olarak yeniden güven tazeleyerek göreve gelen Başkan Yaşar Kuş ve ekibini kutlar, görevlerinde başarılar dileriz.
HABER VE FOTO: Seyit SÜREN

70 cm’lik Turna balığı yakaladı

Lüleburgaz'da amatör balıkçılık yapan bir kişi, olta ile 70 santim uzunluğunda Turna balığı yakaladı.Amatör balıkçı İlhan Ata yaptığı açıklamada 70 santim uzunluğundaki turna balığını Kırklareli'nde Şeytandere de yakaladığını söyledi.İlhan Tuna yakaladığı 6 kilo ağırlığındaki Turna balığını dükkânının önünde kasa içerisine koyarak 50 TL'den satışa çıkardı.70 santim uzunluğunda ve 6 kilo ağırlığındaki Turna balığını gören vatandaşlar, uzun süre bu balığa bakarak İlhan Ata'dan balığın yakalanışı ile ilgili bilgiler alarak hatıra fotoğrafı çektirdiler
KAYNAK:LÜLEBURGAZ HÜR FİKİR GAZETESİ

ÇORLU TSO BAŞKANI ÖZLEM YEMİŞÇİ; 1İNCİ GÖREVİMİZ ÜYELERİMİZİN MENFAATLERİNİ KORUMAKTIR


2010 Yılında Çorlu TSO Oda Faaliyet Belgesi Ücreti : 1 TL
Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Üyeleri’nin faaliyette olduklarını ispat etmek amacıyla ilgili mercilere sunmak üzere Odadan aldıkları, ‘Oda Faaliyet Belgesi’ belge ücreti, Ocak 2010 itibariyle; 1 TL olarak tespit edildi.
Konu hakkında bir açıklama yapan Çorlu TSO Başkanı ve TOBB Ticaret ve Sanayi Odaları Konsey Başkan Yardımcısı Özlem YEMİŞÇİ; ‘Üye ziyaretlerimiz, Üye Memnuniyet Anketlerimiz ve Üyelerimizin sözlü talepleri çerçevesinde tekrar değerlendirdiğimiz Üyelerimizin odamızdan en fazla talep ettikleri belge olan ‘Faaliyet Belgesi’ ücretini, 1 TL olarak belirledik. 2010 yılında, ‘Oda Faaliyet Belgesi’ ücreti olarak tüm üyelerimizden 1 TL alınacaktır’ dedi.
Birinci görevlerinin Üye menfaatlerini korumak ve gözetmek olduğunu belirten Çorlu TSO Başkanı Özlem YEMİŞÇİ; 2009 yılını küresel kriz kapsamında savaşarak geçirmiş üyelerimize bir nebze dahi katkımız olacaksa bizler bunun için hazırız. Her zaman üyelerimizin yanındayız ve yanlarında olmaya devam edeceğiz. 2010 yılının tüm üyelerimize ve halkımıza bol kazançlar getirmesini diliyorum’ dedi.
HABER VE FOTO:RECEP KARAGÖZ

Arıcılar memnun

Sepet Kovanların destekleme kapsamına alınması, Kırklarelili arıcıları memnun etti.
Fırat ÇALIŞKAN
Hürfikir Gazetesi / Lüleburgaz
Kırklareli İl Tarım Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada; "Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı'nın Hayvancılığın Desteklenmesi Hakkında Uygulama Esasları Tebliği gereği, Türkiye genelinde aralarında ilimizin de bulunduğu ve sadece dört ilde geleneksel olarak (sepet kovan) eski tip arı kolonisi ile geçimini sağlayan üreticilerin destekleme kapsamına alınması ilimiz arıcıları tarafından memnuniyetle karşılanmıştır" denildi.
"Geçmişi 1000 yılı bulan geleneksel arıcılığın çok az masraf ile yapılması, özellikle orman köylüsünün sepet kovan ile bal üreticiliği yapmaları ekonomilerine önemli katkıda bulunmaktadır. Bölgemizde Geleneksel Sepet kovan ile yetiştirilen arılardaki ölüm oranı modern kovanlara göre çok düşüktür. Yüksek verimli ve değişik iklim koşularına uyum sağlaması nedeniyle bölge üreticisi yöresel arı sepeti ile arıcılık yaparak aynı zamanda Bölgeye has Kırklareli Arısının korunmasını sağlamıştır. Geleneksel arıcılık genetik bozulmayı önlemektedir. Bunun yanı sıra, arıların sepetlerdeki bal peteklerini her yıl kendileri yaptığından organik ham balmumu ihtiyacının karşılanması ve önümüzdeki yıllar suni peteklerdeki ilaç kalıntısından doğabilecek arı gelişimindeki dengesizlikler açısından yerli genotiplerin korunması önem kazanmıştır" denilen açıklama, şu şekilde sürdü: "Bölgemizin Yıldız dağları eteklerinde yerli arıcılığın yapıldığı ve Bakanlığımızın Hayvancılığın Desteklenmesi Hakkında Uygulama Esasları Tebliğine istinaden İlimizin de içinde bulunduğu yerli arıcılığın desteklenmesi arı genotiplerimizin korunmasına olumlu katkıda bulunmuştur. Ayrıca Kırklareli Arı Yetiştiricileri Birliği tarafından İl Tarım Müdürlüğümüz kanlıyla Bakanlığımız Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğünden "Kırklareli Arı Ekotipi" nin tescil edilmesi ve ulusal gen kaynaklarımızdan olan Apis Mellifera Carnica'nın alt türü olan "Kırklareli Arı Ekotipi" nin korunması amacıyla Koruma Bölgesi oluşturulması için talepte bulunulmuştur

İLÇE BAŞKANI YAPRAKÇI, “MHP, OLASI BİR ERKEN GENEL SEÇİME HAZIR” DEDİ.


Haber: Metin KARAKUŞ
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Babaeski İlçe Başkanlığı’nda, Belde Teşkilatları ile birlikte yapılan toplantı sonucunda, Başkan Alper Yaprakçı, “Hükümetin olası bir erken genel seçim kararı alması sonucunda, partisinin hazır olduğunu” belirtti.
MHP Parti binasında yapılan toplantıda, bir araya gelen MHP İlçe ve Belde Başkanları ve Yönetim Kurulu Üyeleri geride kalan 2009 yılının genel bir değerlendirmesi ve muhtemelen yapılacak olan genel seçim çalışmalarının bir an önce başlaması kararını aldı.
MHP İlçe Yönetimi ayrıca, geçtiğimiz günlerde Edirne’de meydana gelen olayları da kınayarak, MHP mensuplarını ve tüm vatandaşları tahriklere kapılmadan ve bu konuda sağduyulu olmaya davet etti.
İlçe Başkanı Alper Yaprakçı, toplantı da partililere yaptığı konuşmasında şunları söyledi;
“Ülke genelinde yapılmak istenilenlerin ne olduğunu MHP olarak biliyoruz. MHP’yi Sokak terörünün içine çekmek MHP’yi, kavgacı ve geçimsiz göstermektir. Bizler bu tuzağı görüyoruz, kesinlikle sağduyulu olup bu tuzağa düşmeyeceğiz. Ülkü şuuru gelişmiş aklıselim partililerimizin hiç kimseye vatan ve millet sevgisini ispat etmeye ihtiyacı yoktur. Elbette vatanına milletine sahiplenme hiç güdüsü ile bezenmiş Ülkücüler, iktidarın içinde bulunduğu gafletin farkında. Bu sebepten dolayı kaygıları var. Bir şeyler yapma ihtiyacı hissediyorlar. Halkımızdan bizleri anlamasını ve sahiplenmesini istiyoruz. AK Parti Hükümeti açılım adını verdiği pakette, içinde bulunduğu gafleti şu soru ile açıklamasını da istiyoruz? Sekiz yıla yakın bir süredir Ülkeyi yöneten AK Parti iktidarı bugüne kadar ki yönetimlerinde Güney Doğu Bölgemizde yaşayan Kürt kardeşlerimizi diktatörlükle mi yönettiler de şimdi demokrasi adı altında açılım yapacaklar. Bölge halkının, diğer bölge halklarımızdan eksik olan hakkı nedir? Okula mı alınmadılar! Hastanelerde mi tedavi edilmediler! Kamu Kurum ve Kuruluşlarda farklı bir davranış mı gördüler de! Özel hak dağıtma gereği doğdu. Bu sorumuza cevap istiyoruz? MHP ayrıştırma değil, kaynaşma, kavga değil, kardeşlik şuuru ile Ülkeyi yönetmeye taliptir. Milletimiz bize tek başına yönetim gücü sağlar ise Allahın izniyle bu görevi layığı ile yapacağımızdan hiç kimsenin kaygısı olmasın.”
Yapılan toplantıya; MHP İlçe Başkanı Alper Yaprakçı, MHP İlçe Başkan Yardımcıları, Metin Eler, Hakan Ekici, İlçe Sekreteri Fedakâr Yıldırım, Teşkilatlardan Sorumlu Birol Turan, Muhasip Esin Tural, MHP Alpullu Belde Başkan Vekili Mehmet Ali Ağdaş, Alpullu Belediye Meclis Üyesi İsa Ağdaş, MHP Büyükmandıra Belde Başkanı Sunay Karakoç, MHP Karahalil Belde Başkanı İsa Yılmaz ve Yönetim Kurulu Üyeleri katıldılar.

Çorlu Belediyesi Yeni Servis Aracı Aldı

Çorlu Belediyesi’nin, Devlet Malzeme Ofisi’nden satın aldığı minibüs, Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından teslim alındı. Günümüz teknolojisine sahip her türlü teknik donanıma sahip olan minibüs Park ve Bahçeler Müdürlüğü bünyesinde görevli personelin çalışma alanlarına taşınmasında kullanılacak.
Yeni minibüsün hizmete girmesinin ardından açıklamalarda bulunan Park ve Bahçeler Müdürü Erkan Tosun, “Yeni alınan araç müdürlüğümüz bünyesinde personel taşımacılığında kullanılacak. Çorlu’da çok geniş bir alanda çalışma yürüttüğümüz için yeni bir servis aracına ihtiyaç duyduk. Yeni minibüs sayesinde personelimizin ulaşımı daha hızlı ve güvenli bir şekilde sağlanacaktır. Özellikle kamyon ve kamyonet gibi yük araçlarında personel taşınması söz konusu olmayacak. Çorlu’nun park ve bahçelerini yeşillendirip düzenlerken personelimizin de can güvenliğine önem veriyoruz,” diye konuştu.
HABER VE FOTO:RECEP KARAGÖZ

İSTANBUL TARİHİ VE KÜLTÜREL GEZİ.

İstanbu’lun Tarihi ve Kültürel Özellikleriyle Ülkemizin Gurur Kaynağı “2010 Avrupa Kültür Başkenti”gezisi Kırklareli İl Müdürlüğü Gençlik Merkezince,25-26-27 Aralık tarihlerinde Yapılmıştır.

Çırak Bayırında Yeni Yol Butonları



Çorlu Belediyesi, Sağlık Mahallesi yolu üzerinde bulunan Çırak Bayırına yol butonları yerleştirdi.
Sürücülerin geceleyin yol kenarlarını daha iyi ayırt etmelerini sağlayan yol butonları Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü tarafından Çırak Bayırında asfalt zemine monte edildi. Yapılan çalışmaları değerlendiren Ulaşım Hizmetleri Müdürü Hasan Güngör, “Yol butonları geceleyin parladığı için yol kenarları çok net ayırt edebiliyor. Yapılan bu çalışmayla Sağlık Mahallesi’ndeki kaza risklerini azaltmayı hedefliyoruz. Çorlu’da ihtiyaç duyulan başka bölgelerde de yol butonları yapacağız,” diye konuştu.
Yol butonlarının asfalt üzerine monte edilmesinin ardından yoldan geçmekte olan sürücüler yapılan çalışmadan dolayı duydukları memnuniyeti dile getirdiler. Aynı yolda sürücülerin görüş alanını daraltan reklâm panoları zabıta ekipleri tarafından sökülmüştü.
HABER VE FOTO:RECEP KARAGÖZ

4 Ocak 2010 Pazartesi

GÜRSOYLAR KOLEJİNDE TARİHE YOLCULUK DEVAM EDİYOR

Bilinmeyen Yönleriyle Sarıkamış
Türk tarihinin en önemli olaylarından biri olan Sarıkamış Harekâtı’nda ( 22 Aralık 1914 – 15 Ocak 1915) yaşanan trajedi, aradan 95 yıl geçmesine rağmen tüyler ürperten anılarla hafızalardaki canlılığını koruyor.
Enver Paşa’nın, 93 Harbi’nde Doğu Anadolu’da kaybedilen Kars, Batum, Artvin ve Ardahan’ı geri almak ve ardından Kafkasya’ya yönelmek amacıyla, Türk ordusuna, insan boyunu aşan karla kaplı Allahuekber Dağları üzerinden Sarıkamış’a doğru harekete geçme emri ile başlayan trajedi hakkındaki ayrıntılar ve bilinmeyenler 6 Ocak 2010 Çarşamba günü Gürsoylar Kolejinde konuşulacak. Konu ile ilgili olarak Marmara Üniversitesinde Yüksek Lisans Tezi yapan ve araştırmalarıyla bilinen Trakya Üniversitesi Öğretim Görevlisi Salih Koralp GÜREŞİR Gürsoylar Kolejinde bir söyleşi gerçekleştirecek. 6 Ocak 2009 Çarşamba saat 15.30’da Gürsoylar Koleji Tiyatro Salonunda gerçekleştirilecek söyleşiye, tarihe merak duyan herkesi bekliyoruz.

KENT KONSEYİ, MAĞDUR BİR AİLENİN EVİNİN ÇATISINI YAPTI…


Haber: Metin KARAKUŞ
Babaeski Kent Konseyi İlçe’de faaliyetlerine yoğun bir şekilde devam ediyor.
Kent Konseyi, Yürütme Kurulu Üyesi Hayati Dağlıoğlu’nun koordinasyonluğunda, İlçe’nin Fevzi Çakmak Mahallesi, İmren Sokak, No=5’te ikamet eden, iki çocuk annesi Kübra Gezer’in, evinin çatısını komple yeni baştan inşa ettirdi.
Dağlıoğlu, yaptığı açıklamada şunları söyledi; “Kent Konseyi, kent yaşamında, kent vizyonunun ve hemşerilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, saydamlık, hesap sorma ve hesap verme, katılım ve yerinden yönetim ilkelerini hayata geçirmeye çalışmak amacı ile kentin kalkınma önceliklerinin, sorunlarının, vizyonlarının sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda belirlendiği, tartışıldığı, çözüm önerilerinin geliştirildiği, uzlaşmanın esas alınarak demokratik bir yapı ile oluşturulan yönetim mekanizmasıdır. Bu kapsamda, çatısını onardığımız ailenin, bazı zaman dışarıda yağmur yağıp, dinmesine rağmen, içerideki gözyaşları hala devam ediyordu. Ailenin yeni yıla sıcak bir çatı altında huzurlu ve mutlu girmesi için Kent Konseyi olarak, Belediyemiz ve hayırsever iş adamlarının katkıları ile bu gözyaşlarını dindirdiğimiz için mutluyuz.”

Çorlu Belediyesi’nden Teknoloji Atağı


Çorlu Belediyesi e-belediye internet uygulamasını hayata geçiriyor.
Çorlu Belediye Başkan Yardımcısı Serhad Çatalkaya, uygulamaya konulan e-belediye internet uygulamasını tanıtmak amacıyla açıklamalarda bulundu. Çorlu Belediye Meclis Salonu’nda, basın mensuplarına slayt gösterisi eşliğinde e-belediye uygulamasını tanıtan Çatalkaya, “Çorlu Belediyesi olarak amacımız katılımcı, paylaşan, denetleyen, uygar bir kent yaratmaktır. Yaşadığımız çağda kentleri yönetmek, onları önce tanımakla başlar. Bunun yolu da bilgiden geçmektedir. Bilgiye dayalı yönetim anlayışı ve katılımcı belediyeciliğin sağlanması en önemli hedefimizdir,” dedi.
Daha sonra 2009 yılında Bilgi İşlem Müdürlüğü bünyesinde yapılan çalışmaları anlatan Çatalkaya, “İşletim sistemimiz yenilendi. Yeni server yatırımı yapıldı. Belediye yönetimi bilgi sistemi (MIS) kuruldu. KPS kimlik paylaşım sistemi kuruldu. Web sayfamız güncellendi. (08.01.2010 tarihinde başlayacaktır.) e-belediye uygulaması hayata geçirildi. T-belediye kuruldu. Yapılan bu çalışmalarımız sayesinde belediyemizin hizmetlerini internet ortamında sunabilmek adına önemli mesafe kat ettik,” diye konuştu.
Bilgi İşlem Müdürlüğü bünyesinde 2010 yılında ve daha ileri tarihlerde hayata geçirilmesi hedeflenen projelerini de anlatan Çatalkaya, açıklamasında, “Bundan sonraki süreçte vatandaşlarımızın zamandan ve mekandan bağımsız olarak hizmet alabilmeleri amacıyla belli bir program dahilinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Öncelikli olarak saha çalışmalarıyla kent envanterini çıkaracağız. Ortak veri tabanı kuracağız. Her vatandaşa tek sicil uygulamasına geçeceğiz. Belediyemiz bünyesinde bulunan araçlar için GPS araç takip sistemini kuracağız. Alt yapımızı tespit etmek acıyla radar teknolojisinden yararlanarak, alt yapı haritalarını çıkaracağız. Vatandaşların belediyedeki işlemlerini daha hızlı ve etkin bir şekilde yapabilmesi için halk masası ve resepsiyon uygulamasına başlayacağız. Verilerin sistemli bir şekilde kayıt altında tutulabilmesi için Dijital arşiv kuracağız. KİOSK uygulamaları ile vatandaşın şehrin her yerinden belediyeye ulaşmasını sağlayacağız. E-nikah uygulaması sayesinde çiftler nikah günlerini web sayfamızı kullanarak alabileceklerdir,” ifadelerine yer verdi.
HABER VE FOTO:RECEP KARAGÖZ
sağ üst köşede yer alan Önceki kayıtlar'a tıklayarak geçmiş haberlere ulaşabilirsiniz...