***Hoşgeldiniz!!! Trakyadaki en güncel ve en kaliteli haberler için; www.trakyahaberci.com...

25 Aralık 2009 Cuma

Tekirdağ Valisinden Sultanköy’e Sürpriz Ziyaret




Tekirdağ Valisi Zübeyir Kemelek Marmara Ereğlisi ve Sultanköy çevresinde bulunan üretim merkezlerini ziyaret etti. Beraberinde Marmara Ereğlisi kaymakamı İrfan Demiröz olmak üzere başta Trakya elektrik enerji üretim merkezini ziyaret eden Vali Kemelek, burada Trakya elektrik genel müdürü Hasan Bekir Özgirgin’den tesis hakkında bilgiler aldı. Vali Kemelek Daha sonra Trakya elektrik üretim merkezi yetkilileri ile bir süre sohbet ettikten sonra, Trakya elektrik Marmara Ereğlisi üretim merkezinden ayrılarak, Opet Sultanköy dolum tesisini ziyaret etti. Halihazırda Yedi yüz elli bin metreküplük kapasitesi ile yatırımlarına devam eden ve gelecekte üç milyon metreküp kapasiteyi hedefleyen, dolayısı ile Avrupa’nın en büyük depolama tesisi olmaya aday olan, Opet petrolcülük aş.nin Sultanköy depolama tesisini ziyaret eden Tekirdağ valisi Zübeyir Kemelek,i tesis kapısında tesisler müdürü, Fikret Yerbil ve Sultanköy tesis müdürü Yaşar Acaroğlu karşıladılar. Depolama tesisi hakkında bilgi alan Tekirdağ Valisi Zübeyir Kemelek, beraberinde Marmara Ereğlisi kaymakamı İrfan Demiröz ve jandarma komutanı Yüzbaşı Mehmet Güleryüz olmak üzere bir süre yetkililer ile sohbet ettiler. Tekirdağ Valisi Zübeyir Kemelek, Daha sonra Tekirdağ’a dönmek üzere Marmara Ereğlisi’nden ayrıldı. Bilindiği üzere Trakya Elektrik ve Opet, kısa bir süre önce Marmara Ereğlisi jandarma komutanlığına, birer yeni otomobil hibe etmişlerdi.
KAYNAK.EVRİM HABER GAZETESİ

Marmara Ereğlisi Jandarma Komutanlığı Araçları Yenilendi

Tekirdağ iline bağlı Marmara Ereğlisi jandarma komutanlığına iki yeni araç hibe edildi.
Marmara Ereğlisi kaymakamı İrfan Demiröz tarafından opet petrolcülük aş. Ve Trakya elektrik aş. Yetkilileri ile görüşmeleri neticesinde Opet petrolcülük bir adet ford connec sıfır kilometre otomobil hibe etti. İkinci otomobil ise Trakya elektrik kombine çevirim santralinden geldi. Aynı marka (ford connect) otomobil hibe eden Trakya elektrik genel müdürü Hasan Bekir Özgirgin’e ve Opet petrolcülük Aş adına Fikret Yerbil ve Yaşar Acaroğlu’na Marmara Ereğlisi kaymakamı İrfan Demiröz Tarafından birer şilt verildi.
Marmara Ereğlisi Trakya elektrik genel müdürü Hasan Bekir Özgirgin, “güvenlik güçlerimiz olmazsa bizler evimizde rahat uyuyamayız, elimizden geldiğince katkılarımızı sürdürüyoruz” dedi öte yandan Marmara Ereğlisi ilçesi ve Sultanköy beldesine en çok katkı ve yardım sağlayan Opet petrolcülük Aş.yetkilileri, “genel müdürlük nezdinde şirketimizin genel olarak Kazandığın yere destek ol anlayışı ile
eğitim ve diğer konulardaki hassasiyeti doğrultusunda katkılarımızı yapmaktayız” dedi
jnd.alay komutanı albay Ali İnlek jandarma komutanlığına hibe edilen araçlar için Trakya elektrik genel müdürü Hasan Bekir Özgirgin ve Opet petrolcülük aş. adına Fikret Yerbil ve Yaşar Acaroğlu’na teşekkür belgesi verdi.
KAYNAK.EVRİM HABER GAZETESİ

AHMETBEY'DE PATLAMA

Kırklareli iline bağlı LüleBurgaz ilçesinin Ahmetbey beldesinde Yağ Fabrikası'nda patlama meydana geldi. Buhar kazanının patlaması sonucu oluşan olayda bir kişi yaralandı. meydana gelen olay, bölgede paniğe neden oldu. Vatandaşlar önce büyük bir patlama sesi duyduklarını ardından da dumanlar yükseldiğini söylediler.Edinilen bilgiye göre, elektrik kesintisi sonucu buhar kazanında sıkışma meydana geldi. Sıkışan buhar kazanı büyük bir gürültüyle patladı. Patlamada 1 kişi yaralanırken, maddi çaplı hasar oluştu.Olayla ilgili incelemeler sürüyor.
KAYNAK.www.hürfikirgazetesi.com

KTSO ve Otobüs İşletmecileri Derneği’nden Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan’a ziyaret…

Keşan Ticaret ve Sanayi Odası ile Keşan Şehirlerarası Otobüs Terminali ve İşletmeciler Derneği yöneticileri (25.12.20009)Tarihinde Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan’ı makamında ziyaret ettiler.
Saat 13.00’te gerçekleşen ziyaret Keşan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Helvacıoğlu ile yönetim kurulu üyeleri Ahmet Çetin ve Ekrem Şanlı ile Otobüs Terminali İşletmecileri Derneği Başkanı Murat Arıkan ve yönetim kurulu üyesi Okan Akarsu katıldılar.
Özcan, bu ziyaretin nedeninin Keşan Belediyesi’nin, Ekim 2009 Meclisi’nde aldığı Şehirlerarası Otobüs Terminali’nin işletilmesinin belediyenin kontrolünde olmak kaydıyla Keşan Ticaret ve Sanayi Odası ile imzalanacak bir protokol ile bu kuruma verilmesi konusu olduğunu belirterek “Bu konuda görüş alışverişinde bulunmak üzere bugün bir araya geldik. Bu işin ne şekilde yapılabileceği veya yapılabilirliği konusunu tartışacağız “ dedi.
KTSO Başkanı Mustafa Helvacıoğlu’ da, bu konuyla ilgili olarak yaptıkları araştırmada Ticaret ve Sanayi Odası olarak genel olarak bir şirket kurabilmelerinin mümkün olmadığını ve Otobüs Terminali’nin işletilmesi konusunda nasıl bir yöntem izlenebileceğini veya bir şirket kurulması konusunu görüşmek amacıyla bir araya geldiklerini belirtti.
Şehirlerarası Otobüs Terminali İşletmecileri Derneği Başkanı Murat Arıkan’da, kendilerinin de dernek olarak burasının işletilmesi konusunda bir talepleri olduğunu belirterek, Keşan Belediyesi, KTSO ve kendi dernekleri ile bu işin nasıl aşılabileceği konusunu görüşmek üzere bu ziyareti gerçekleştirdiklerini belirtti.
Bir araya gelen yetkililer daha sonra basına kapalı olarak görüşmelerine devam ettiler.
HABER VE FOTO:RAMADAN KARAGÖZ

Yekta Baydar İlköğretim Okulu Aile Birliği’nden KeşanBelediye Başkanı Mehmet Özcan’a ziyaret…

Yekta Baydar İlköğretim Okulu Aile Birliği Yönetimi (25.12.2009)Tarihinde Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan’ı ziyaret etti.
Okul Müdürü Ahmet Altın ile Okul Aile Birliği Başkanı Nuray İnan,Başkan Yardımcısı Emine Başol, Muhasip Üye Emel Zümbül ve Üye Süheyla Eren saat 13.00’te Özcan’ı makamında ziyaret ederek okulla ilgili çeşitli taleplerini ilettiler.
Özcan’da bu ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Belediye olarak okullarımıza talepleri doğrultusunda gerekli desteği vermeye çalışıyoruz. Sonuçta ilçemizdeki tüm okullar ve burada eğitim öğretim gören çocuklar bizim çocuklarımızdır” şeklinde konuştu.

Çorlu`da Aşurelikler Tezgahlarda Yerini Aldı


Aşure günü olması nedeniyle Tekirdağ iline bağlı Çorlu`da pek çok kişi özellikle kurulan semt pazarlarında aşurelik malzemelerin satıldığı tezgahlara yöneliyor. Bazı iş yerleri de aşurelik malzemeleri paketler halinde satışa sunuyor.
Seyyar pazarcı esnafının tezgahları ile market rafları ve dükkan vitrinlerinde özenle sergilenen aşurelik malzemeleri kimi yerde talebe göre kimi yerde önceden hazırlanmış paketler satılıyor.
Kıymet verilen dört aydan biri olan Muharrem ayının onuncu günü olarak bilinen Aşure Günü`nün Çorlulular tarafından da büyük bir ilgiyle karşılandığını söyleyen aşurelik malzeme satıcısı Tamer Ceyaslan vatandaşların aşurelik malzemelere ilgi gösterdiğini söyledi. En az 13 çeşit malzeme ile aşure yapıldığını kaydeden Ceyaslan; “Değişen fiyatlarla ürünleri satışa sunuyoruz. Birçok yerde benzerlik gösteren aşure yapımı, içine koyulan malzemelerin farklılığı veya sayısı nedeniyle yöreden yöreye değişiklik de gösterebiliyor. Çorlu`da genelde vatandaşlar ucuz olan ürünleri ancak çok sayıda ürünü tercih ediyorlar. Aşurelik olarak ceviz, fındık ve badem, kuru incir, kayısı, üzüm, dut, Besni üzümü, Karaman üzümü, kuş üzümü, buğday, karanfil, fıstık tercih ediliyor” dedi.
HABER VE FOTO:RECEP KARAGÖZ

Çorlu ilçesinde Saadet Partili Kadınlar Aşure Dağıttı


Tekirdağ iline bağlı Çorlu ilçesinde Saadet Partisi Çorlu İlçe Teşkilatı Kadın Kolları tarafından Muharrem Ayı dolayısıyla Süleymaniye Camii’nde Cuma Namazı sonrasında vatandaşlara aşure dağıtıldı.
Saadet Partisi Çorlu İlçe Kadın Kolları başkanlığının her sene düzenlediği Geleneksel Aşure Günü etkinliklerimize katılan herkese teşekkür ediyorum diyen Saadet Partisi İlçe Başkanı İsmail Hakkı Akyol; “Birlik ve beraberliğimize her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç duyduğumuz, milletimizin ve memleketimizin sıkıntılı şu günlerinde, bu mübarek aşure gününde bereketi ile başta bölgemiz, ülkemiz, İslam Alemi ve tüm insanlık için saadet getirmesini temenni ediyoruz. Hz. Hüseyin Efendimizin şahsında bütün şehitlerimizi rahmet anıyoruz” dedi.
Yoğun yağmura rağmen yüzlerce kişi önceden hazırlanan pratik tabak ve kâselerle vatandaşlara ikram edilen aşurelerden aldı.
HABER VE FOTO:RECEP KARAGÖZ

Soba Can Aldı: 1 Ölü 1 Yaralı Baba Soba Kurbanı Kızı Yoğun Bakımda


Tekirdağ iline bağlı Çorlu’da meydana gelen olayda sobadan sızan gazdan zehirlenen 70 yaşındaki yaşlı adam hayatını kaybetti. 30 yaşındaki kızı ise yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı.
Edinilen bilgilere olay Yeşiltepe Mahallesi İsmail Cem Caddesi’nde meydana geldi. Cadde üzerinde bulunan iki katlı müstakil evde ikamet eden Geridönmez ailesi dün gece sobalarını yakarak uykuya daldı. Yeşiltepe Camii’nde camiyi açıp kapatmakla görevli olan Şaban Geridönmez (70) ve kızı Zehra Geridönmez (30) evlerinde uyudu. Ancak gece etkili olan lodos nedeniyle gerçekleştiği tahmin edilen olayda sobadan sızan gaz evin içini doldurdu. Yeşiltepe Camii’ne sabah namazında gitmeyen Geridönmez, öğle namazında da gitmeyince camii cemaati durumu polis ekiplerine bildirerek yardım istedi. Geridönmez ailesinin İsmail Cem Caddesi’ndeki evine giden polisler çatısından girdikleri evde baba Geridönmez’in cansız bedeni ile karşılaştı. Zehirlenme nedeniyle yoğun şekilde kustuğu gözlenen Zehra Geridönmez’in ise henüz hayatta olduğunu gözlemleyen polis ekipleri 112 Acil Servis’ten yardım istedi. Olay yerine gelen ambulansla Çorlu Devlet Hastanesi Acil Servis Ünitesi’ne kaldırılan Zehra Geridönmez’in yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındığı, hayati tehlikeyi henüz atlatamadığı kaydedildi.
Cumhuriyet Savcısı ve Olay Yeri İnceleme ekipleri, olay sonrasında eve gelerek incelemelerde bulundu. Haberi alan komşuları ve Geridönmez ailesinin yakınları ev çevresinde toplanarak gözyaşı döktüler.
Olayla ilgili inceleme sürdürülüyor.
HABER VE FOTO:RECEP KARAGÖZ

TDH, BABAESKİ İLÇE BAŞKANI SOYHAN, BASIN AÇIKLAMASI YAPTI…

Haber: Metin KARAKUŞ
Türkiye Değişim Hareketi (TDH) Babaeski İlçe Başkanı Mustafa Soyhan, TDH’ nin İktidara hazırlık çalışmalarını süratle sürdürmekte olduğunu belirtti.
Yeni Parti binasında bir basın toplantısı düzenleyen İlçe Başkanı Mustafa Soyhan, yaptığı yazılı açıklamasında şunları söyledi.
“Genel Başkanımız Sayın Mustafa Sarıgül önderliğinde kurulan Türkiye Değişim Hareketi (TDH) partileşme sürecini hızla tamamlamış, ülkemizin 81 ilinde ve tüm ilçelerinde; yönetim kurulları, kadın kolları ve gençlik kolları oluşturulmuştur. İktidara hazırlık çalışmalarını süratle sürdürmektedir. Ocak 2010 tarihi içerisinde partileşme sürecini tamamlamış olarak 50 bin kişi ile birlikte Ankara’da İçişleri Bakanlığı’na parti kuruluş dilekçesi verilecektir. İlçe Başkanı Sayın Mustafa Soyhan önderliğinde örgütlenmesini tamamlayan Babaeski Türkiye Değişim Hareketi (TDH) Hacı Hasan Mah. Cami Meydanı, Ziraat odası karşısındaki hizmet binasında faaliyetlerini yürütmeye başlamıştır. Kuruluşundan bu yana kadar geçen kısa sürede halkımız tarafından çok büyük ilgi ile karşılanmış, üye sayısı 424’e ulaşmıştır. Halkımızın hareketimize göstermiş olduğu güvene teşekkür ediyoruz. Sosyal demokrat düşünceye sahip partimizin temel hedefi; Topluma güven veren, Ulusal uzlaşmayla halkın geleceğe umutla bakmasını sağlayan, Ayrışma yerine bütünleşmeyi getiren, İnançlara saygılı Laikliği, Üretimi, adaleti, paylaşmayı, Özgürlükleri ve demokrasiyi öne çıkaran, Kutuplaşmayı sona erdiren, Halkın ekonomik ve sosyal sorunlarını öne çıkaran, Siyaseti demokratik hale getiren ve halkla buluşturan, Ulusal birlikten yana herkesi kucaklayan, bir hareket olarak çalışmalarına devam edip, ilk seçimde iktidar olacaktır. Bu vesile ile tüm Babaeski halkına katılımlarından dolayı şükran ve sevgilerimizi sunuyor ve sevgi kazanacak diyoruz”.

KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu’nun Geliş Tarihiİleri Bir Tarihe Ertelendi…

Keşan Belediyesi tarafından 28 Aralık 2009 Pazartesi günü gerçekleştirilmesi düşünülen “Kıbrıs Günleri Paneli” ne katılacağı açıklanan KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu’nun gelişi ileri bir tarihe ertelendi.
Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, KKTC’den dün kendisine gelen bir telefonla KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu’nun yoğun programı nedeniyle Keşan’a gelişinin 28 Aralık’ta gerçekleşmeyeceğini belirterek Eroğlu’nun Keşan’a geliş tarihinin ileri bir zamana ertelendiğini ve bu tarihinde daha sonra açıklanacağını belirtti.
HABER VE FOTO:RECEP KARAGÖZ

Polise Yakalanmamak İçin 3. Kattan Atladılar

Tekirdağ iline bağlı Çorlu’da girdikleri apartman dairesinde hırsızlık yapmak isteyen iki kafadar, polise yakalanacaklarını anlayınca 3. kat balkonundan atladı. Hırsızlık şüphelilerini kovalayan polis de peşlerinden balkondan atlayınca ayağından yaralandı.

Edinilen bilgilere göre olay Muhittin Mahallesi Nil Apartmanı B Blok’da meydana geldi. Apartmanın 3. katında bulunan daire kapısını 2 kişinin açmaya çalıştığının bildirilmesi ile harekete geçen Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü Önleyici Hizmetler Büro Amirliği ekipleri olay yerine ulaşarak hem bina çevresinde hem de apartman dairesi önünde tedbir aldı. Bu sırada daire kapısının açık olduğunu fark eden bir polis memuru içeriden sesler gelmesi üzerine daireye girdi. Hırsızlık maksadıyla girdikleri daireye polisin geldiğini gören iki kafadar, 3. kat balkonundan atlayarak kaçmak istedi. Hırsızlık şüphelilerinin balkondan atlamasının ardından peşlerinden atlayan polis memuru ise bacağından yaralandı.
İstanbul’dan Çorlu’ya geldikleri belirlenen E.O. ve Ö.Y., adlı iki şüpheli ise bina çevresinde önlem alan polislerce yakalandı.
Yapılan aramalardan hırsızlıkta kullanılan malzemeler ele geçirilirken, şüphelilerden Ö.Y.’nin cezaevinden 1 hafta önce çıktığı belirlendi.
İki hırsızlık şüphelisi ifadeleri alınmak üzere Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürülürken yaralı polis memuru ise hastaneye kaldırıldı. Olayla ilgili incelemeler sürdürülüyor.
HABER:RECEP KARAGÖZ

Çorlu Vergi Dairesi Cumartesi günüde de Çalışacak

Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV), 26 Aralık Cumartesi günü saat 17:00'ye kadar ödenebilecek. Çorlu Vergi Dairesi Müdürlüğü de açık olacak ve MTV ödemesi yapacak olanlara hizmet verecek. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın aldığı karar sonrasında, otomotiv sektöründe satış işlemlerinin Aralık ayının son günlerinde yoğunlaştığı göz önüne alınarak, vergi dairelerinde meydana gelmesi muhtemel sıkışıklığın önlenmesi ve mükelleflere kolaylık sağlanması amacıyla vergi dairelerinin cumartesi günü de açık olmasına karar verdi.
Kararın ardından büyük il merkezlerinin yanı sıra MTV'yi tahsile yetkili vergi dairelerinin, 26 Aralık Cumartesi günü saat 17:00'ye kadar açık bulundurulacağı bildirildi. Çorlu’da da Vergi Dairesi Müdürlüğü, MTV ödemesi yapacaklara hizmet vereceği kaydedildi.
HABER:RECEP KARAGÖZ

Havuzlar Mahallesi’nde Yeni Su Hattı





Tekirdağ iline bağlı Çorlu ilçesi Belediyesi İşletme ve İştirakler Müdürlüğü, 8 yıldır su tesisatı bulunmayan cadde ve sokaklara su hattı yaparak vatandaşların ihtiyaçlarını giderdi.
Havuzlar Mahallesi’nde Vatan Caddesi ve bağlantı sokaklarının bulunduğu bölgede belediye ekipleri tarafından yapılan çalışmalar sonucunda vatandaşların su ihtiyacı giderildi. 1203 metrelik su hattı yapılan bölgede çalışmaları ilgiyle izleyen vatandaşlar ikamet ettikleri bölgeye su tesisatı kurulmasından dolayı memnuniyeti dile getirdiler. 8 yıldır bu bölgede oturduklarını ve su ihtiyaçlarının giderilmediğini söyleyen vatandaşlar, çalışmalarda emeği geçen Çorlu Belediyesi personeline ve yetkililere teşekkür ettiler.
İşletme ve İştirakler Müdürlüğü yetkilileri çalışma yapılan alanda ilave olarak 1000 metrelik hat yapılacağını açıkladılar.
HABER VE FOTO:RECEP KARAGÖZ

24 Aralık 2009 Perşembe

EDİRNE VALİLİĞİNDEN EVLERİNDE TUVALET BANYO MUTFAK OLMAYAN YOKSUL AİLELERE YERİNDE İYLEŞTİRME PROJESİNDE İNCELEME



Edirne Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürlüğün yaptığı çalışmalar sonucu evlerinde tuvalet, banyo ve mutfak bulunmayan 13 ailenin evlerinde proje kapsamında çeşitli tadilatlar yapılmıştır. Edirne Valisi Mustafa BÜYÜK proje kapsamında yapılan tadilatlar hakkında Edirne Sosyal Yardımlaşma ve dayanışma Vakfı Müdürü Hicran BALI’ den bilgi alarak çeşitli incelemelerde bulundu. Vali Büyük yaptığı incelemelerin ardından mahalle halkıyla sohbet ederek etrafında toplanan çocuklara oyuncak dağıttı

"Köy Kanunu Tasarı Taslağı" Toplantısı Yapıldı

Köylerin idari ve mali kapasitelerinin güçlendirilmesi amacıyla, İçişleri Bakanlığınca hazırlanan yeni Köy Kanunu Tasarı Taslağı, Kırklareli Valiliği’nde düzenlenen toplantıda görüşüldü.
Hükümet programı doğrultusunda İçişleri Bakanlığı bünyesinde Köy Kanunu Hazırlama Grubu tarafından Köylerin idari ve mali kapasitelerinin güçlendirilmesi amacıyla hazırlanan 55 maddelik Köy Kanun Tasarı Taslağı Kırklareli Valisi Cengiz Aydoğdu başkanlığında düzenlenen toplantıda görüşüldü.
Vali Cengiz Aydoğdu başkanlığında, 23 Aralık Çarşamba günü Kırklareli Valiliği Atatürk Toplantı Salonunda saat 14.00’da düzenlenen toplantıya Vali Yardımcıları, İlçe Kaymakamları, İl Jandarma Alay Komutanı, İl Özel İdare Genel Sekreteri, Köylerle ilgili çalışması bulunan Daire Müdürleri ve Köy Muhtarları katıldı.
55 maddeden oluşan Köy Kanunu Tasarı Taslağı’nın görüşüldüğü toplantıda konuşma yapan Vali Aydoğdu, 1920’lerde çıkan Köy Kanunu’nun hala isabetle işlediği, dünyanın, en demokrat, en serbest, en rahat, vatandaşın keyfine göre yerleştiği ülkelerden biri Türkiye’nin olduğunu ve Türkiye’de bugün 35 bine yakın köyümüzün olduğunu belirterek;
“Bu tasarı biliyorsunuz, Cumhuriyet ile yapılan bir kanun. Bunun üzerinde hepiniz bildiği gibi 3 anayasa geçti. Daha sonra köy kanuna bağlı, köy kanununun da içine mütalaa edilebileceği kanunlar değişti. Esasen şuanda ihtiyaçlarımızın da pek çoğunu giderebilen bir kanun köy kanunu.
Cumhuriyet’imizin ilk yıllarında aldığımız gibi devam eden köylerimiz var. Köylerin yeniden yerleşimini, köylerin yeniden birim oluşturabilme becerisini, köydeki ölçek sorununu çözemez. Yani dünyanın gelişmiş ülkeleri, bilhassa Avrupa, bu işi18. , 19. yüzyılda çözdü. Mesela Almanlar buy konunun çözümünde 50 bin, 150 bin sınırını koyabildiler. Bunu ne zaman koydular? 19. yüzyılda koydular. Dediler ki, 50 binin altında bir yerleşim birimi olmaz. 50 binin altında bir yerleşim birimi olursa, bir mahalli idare birimin sunacağı hizmetler israf olur. Kaynak israfı olur.
İngilizlerin, 20. yüzyılın başlarında 1930’lara kadar yürürlükte kalmış sersevlik denilen bir kanunları vardır. Bakıyorsunuz, sersev diye tanımladıkları, bir yerleşim yerinin dışında oturan evlere, bazı hizmetleri getirmek için belli bir saha vermiş ve bu sahanın dışında ikamet etmek isteyeni zorlamam ama bu hizmetlerin hiçbirini vermem diyor. Bazı hizmetleri vermemiş, asayiş konularında da bu kişileri şüpheli sayarak, kendi hizmet verecekleri sahalara yerleşmelerini zorlamış.
Ülkemiz bu konuda dünyanın, en demokrat, en serbest, en rahat, vatandaşın keyfine göre yerleştiği ülkelerden biri.
Ülkemiz olarak köy birimi düşündüğümüz zaman, okul, camii, çarşı şeklinde düşündüğümüzde Türkiye’de bugün 35 bine yakın köyümüz var. 42’i binden 35 bine düştü.
1920’lerde çıkan Köy Kanunu hala isabetle işliyor. Zaten bu kanunda da incelediğim kadar çok büyük değişiklikler yok ama temel değişiklikler var. Şimdi onları burada görüşeceğiz. Bakanlık görüş soruyor. Ben kendimde Bakanlık merkezinde çalıştım. Bu görüşler Valilikler incelendi, ihtirasa değer her hangi bir husus bulunmadı, Valiliğimiz görüşü olumlu yöndedir diye gelir, kimsede bakmaz ama merkezin burada aslında ikaz edildiği görüşlere ihtiyacı vardır. Ciddi görüşler geldiğinde de itibara alınır ve bazı değişikliklere kaynak teşkil eder. Bizde bu taslak üzerinde çalışacağız ve bir görüş oluşturacağız.”dedi.

Iğneadalı balıkçılarının işbirliği, civardaki doğanın kaderini değiştirdi

Kırklareli iline bağlı Vize ilçesinde 2007 yılında yapımına başlanmış olan Traçim çimento fabrikasının, ürünlerini ihraç etmek amacıyla, Iğneada’ya yapılması planlanan liman nedeniyle harekete geçen balıkçılar, duruma onay veren ÇED raporunu Edirne Idare Mahkemesi’ne başvurarak iptal ettirdiler. Iptal kararıyla birlikte balıkçıların elele vererek yapmış olduğu bu girişim, Iğneda doğasına vurulacak büyük bir darbeyi de engellemiş oldu. Balıkçılar sanayi bölgesinden değil, yumuşak turzimden yana olduklarını belirttiler. Konuyla ilgili olarak bir açıklama yapan S.S. Limanköy Balıkçılar Kooperatifi, mahkeme sürecini ve ÇED raporundaki eksiklikleri dile getirdikleri açıklamasında şu cümlelere yer verdi:
Iğneada Körfezi biyolojik açıdan ülkemizin en önemli balık yataklarını barındırmaktadır
“Traçim çimento fabrikasının ürünlerini ihraç etmek ve kömür tozu ithal etmek üzere Iğneada Körfezi’nde 60 dönümlük dolgu alanı ve 700 m. boyunda kazıklı yükleme boşaltma iskelesi yapılacağının duyulması üstüne bölge balıkçıları olarak harekete geçtik. Sadece Iğneada balıkçıları için değil, balık mevsiminde tüm Karadeniz balıkçıları için de çok önemli bir avlanma bölgesi olan Iğneada Körfezi ve kıta sahanlığı, biyolojik açıdan ülkemizin en önemli balık yataklarını barındırmaktadır.
Ayrıca bölge doğal güzellikleri ve değerleri açısından da son derece dikkat çekici bir biyolojik çeşitliliğe sahiptir. Yapılması düşünülen liman inşaatı yöreyi, yılda 120 bin kamyonun çimento ve kömür tozu taşıyacağı bir sanayi bölgesine dönüştürecektir.
Bu limanın, yılda en az 175 adet 3000-5000 tonluk geminin giriş çıkış yapacağı bir sanayi limanına dönüşmesi, hem doğayı hem de bu doğadan geçimini sağlayan ve olası yumuşak turizm gelişmesi içinde yeni geçim kaynakları bulacak insanları perişan edecek bir projeden öteye geçmeyecektir. Oysa Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2007 yılında Iğneada bölgesini turizm alanı olarak saptamış ve bu kararı Resmi Gazete’de yayımlamıştır. Işte bu gerçekler doğrultusunda hareket eden S.S. Limanköy Balıkçılar Kooperatifi, 2007 yılında Edirne Idare Mahkemesi’nde liman inşaatına karşı dava açmıştır. Çünkü sadece balıkçılığa vereceği zararlar açısından bile son derece basiretsizce hazırlanan liman inşaatı ÇED (Çevreye Etki Değerlendirme) raporu yanlışlarla doludur.”
Açıklamanın devamında ÇED raporunun eksiklik ve yanlışları da şu maddelerle sıralandı:
ÇED raporunda yanıltıcı bilgiler vardır
“ÇED Raporu’nun denizle ilgili bölümünde, burada yaşadığı varsayılan ve zikredilen balıkların birçoğu Karadeniz’de bulunmamaktadır. Taşıma, yükleme ve boşaltma işlemleri sırasında hava kirliliği olmayacağı belirtilmiştir, ama detaylı bir hesaplama yapılmamıştır. Kıyı doldurmaları ekosistemlere büyük zarar veren işlemler olmasına karşılık raporda önemsenmemiştir. Deniz balıklarıyla ilgili değerlendirmeler yapılmamıştır. Oysa bölge birçok balık türünün beslenme ve üreme alanıdır. Deniz çayırları, uluslararası anlaşmalara göre korunması gereken deniz tabanındaki yaşama ortamlarının en önemlileri arasındadır. Körfezde varolan deniz çayırları (posidonia) liman inşaatından büyük ölçüde zarar görecektir. Deniz açısından bu son derece yetersiz kalan ÇED Raporu’nda, yapılacak dolgunun biyolojik çeşitliliğe etkisi yer almamaktadır. Karşı önlemlerin alınmasıyla bir tehlike olmayacağı varsayılan gemi kazaları ve olası petrol sızıntıları, aslında tüm limanlarda yaşanan ve deniz yaşamını olumsuz etkileyen sürekli bir tehdittir. Taşımacılığın başlamasıyla varolan karayolu trafiğinin % 38 düzeyinde artacağı, ağır taşıt sayısının ise bu günkünün 2,5 katına çıkacağı öngörülmüştür. Ancak rapordaki trafik tahminleri yanıltıcıdır ve oluşacak trafik baskısının çevre ve insanlara etkisi doğru biçimde incelenmemiştir. Muhtemel tepkileri önlemek için deniz dolgusunda kullanılacak malzeme ve ocaklar hakkında yanıltıcı bilgi verilmiştir. Limanın çevreye etkisi konusunda detaylı inceleme olmadığı gibi toz ve katı atık benzeri kirleticilerin denize ve sulak alanlardaki canlı yaşama muhtemel olumsuz etkileri gerçekçi ve bilimsel ölçüler doğrultusunda hesaplanmamıştır. Doğacak muhtemel sorunlara bilimsellikten uzak, temenni niteliğinde çözümler öngörülmüştür.
Sonuç olarak rapor bilimsel hatalar ve eksiklerle doludur. Bu durum bilirkişi raporuyla tespit edildiğinden Edirne Idare mahkemesi 7 Aralık tarihinde, davacı S.S. Limanköy Balıkçılar Kooperatifi lehine karar vermiş ve ÇED Raporu’nu iptal etmiştir.”
Kalkınma hedefi yumuşak turizm olarak belirtiliyor
Mahkemenin iptal kararı ile birçok yönden olumsuz bir durumun önüne geçildiği kaydedilirken, bölgede yumuşak turizmle bir kalkınma modeline gidilmesi gerektiği vurgulandı. Buna yönelik olarakta şu açıklamalar yapıldı:
“Yıldız Dağları’nın eteklerinde bulunan Iğneada Beldesi ve Milli Parkı, son yıllarda pek çok koruma ve kalkınma projesiyle mercek altına alınmıştır. Ayrıca uzun-temiz kumsalları, Avrupa’nın en büyük subasar ormanlarıyla da turistik açıdan giderek artan bir ilgi odağı haline dönüşmektedir. En önemlisi de Tuna Nehri’nden inen yatların önünden geçip gittiği iyi değerlendirilmemiş bir sahil beldesidir.”S.S.Limanköy Balıkçılar Kooperatifi, korunması ve kullanılmasına sahip çıktıkları limanlarının balıkçı barınağının yanısıra uluslararası denizcileri kabul edebilecek bir yat limanı bölümüyle geliştirilmesini, karadaki hizmet binalarının iyileştirilmesini ve böylece gerek Limanköy’ün, gerekse yörenin kalkınmasında örnek bir yumuşak turizm çalışmasının başlatılmasını yetkililerden istediklerini belirttiler.
KAYNAK:www.gazetetrakya.com

“Gazino Bülbülü” adlı oyun sahnelendi…


Keşan Belediyesi kültür etkinlikleri çerçevesinde 23 Aralık 2009 Çarşamba günü akşamı Keşan’a gelen Abdullah Şahin Tiyatrosu “Gazino Bülbülü” adlı oyunu sergiledi.
Saat 19.30’da Kültür Merkezi’nde sergilenen oyunu Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, Keşan Belediye Başkan Yardımcıları Cemil Kılavuz, Feyzi Engin ile encümen üyesi Ercan Ersoylu, Keşan Belediye Meclis Üyesi Yılmaz Başol ve yaklaşık 280 tiyatro sever izledi.
Abdullah Şahin, Ferdi Atuner, Fulden Akyürek, Muhlis Asan, Ortans Kıvanç,Pekcan Türkeş, Atilla Mete, Fatih Kurt ve Hülya Şen ile Umut Akyürek’in rol aldığı oyunda, çapkın olan Doğan adlı bir erkeğin eşini başka bir hanımla aldatmak isterken başından geçen ilginç olayalr mizahi bir şekilde izleyicilere sunuldu.
Umut Akyürek’te zaman zaman bir Gazino havası verilen oyunda güzel sesi ile izleyenlere güzel bir müzik ziyafeti de çekti.
Oyunun sonunda sahneye çıkan Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, bu güzel oyun nedeniyle tüm oyuncuları kutlayarak tiyatro adına Umut Akyürek’e bir buket çiçek hediye ederek “Keşan Belediyesi olarak sanata her zaman destek olmaya çalışıyoruz. Bu güzel ekibi de sergiledikleri bu harika oyun için kutluyorum. Bizleri bu akşam yalnız bırakmayan hemşerilerime de selam ve saygılarımı sunuyorum “dedi.
Abdullah Şahin’da, kendilerini bir kez daha Keşanlı tiyatro severlerle buluşturan Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan’a teşekkür etti.
İzleyenler de böyle güzel bir oyunu kendilerine izletme imkanı sunan Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan’a teşekkür ettiler.

Çorlu Belediyesi’nde Araç ve İş Makinesi Takviyesi Devam Ediyor







Çorlu Belediyesi, Devlet Malzeme Ofisi’nden aldığı araç ve iş makineleriyle çalışma ve hizmet kapasitesini arttırıyor.
Yeni alınan araç ve iş makinesi alımlarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Çorlu Belediye Başkanı Ünal Baysan, “Belediyemizin hizmetlerinde kullanmak üzere satın aldığımız bu araçlar Devlet Malzeme Ofisi’nden bir defada yapılan en büyük toplu alım olma özelliğini taşıyor. Çorlu’ya yakışan nitelikte çalışmalar yapmak ve Çorlululara Belediyemizin hizmetlerini en verimli şekilde sunmak için ihtiyaç duyulan bütün araç ve iş makinelerini aldık. Yeni iş makineleriyle Çorlu’nun yollarında bakım ve onarım çalışmaları yapacağımız gibi altyapı sorunlarını giderme anlamında da önemli mesafeler kat edeceğiz. İlçemizdeki bulunan park ve bahçelerde çalışmalarımızı daha geniş alana yayarak hemşerilerimize yeşil sosyal alanlar yaratmayı hedefliyoruz. 2010 yılında Belediyemizin hizmetleri gözle görülür bir şekilde artacak. Çorluluları hak ettikleri hizmetlerle buluşturacağız,” diye konuştu.
Öte yandan Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü tarafından geçtiğimiz Nisan ayından itibaren alınan araç ve iş makinelerin bedelinin 2 milyon TL’yi aştığı belirtildi. Çorlu Belediyesi’nin farklı dairelerinde kullanılmak üzere alınan araçlar arasında 9 otomobil, 8 kamyonet, 4 kamyon, 1 kapalı kasa kamyon, 3 damperli kamyon, 1 cenaze aracı, 1 sepetli bakım ve onarım aracı, 4 beko loader, 1 silindir, 1 Eksvatör, 1 greyder, 1 yükleyici bulunuyor.
HABER VE FOTO:RECEP KARAGÖZ

AK PARTİ İL KADIN KOLLARI BAŞKANI PEKER, BABAESKİ KADIN KOLLARINI ZİYARET ETTİ.


Haber: Metin KARAKUŞ
AK Parti Kırklareli İl Kadın Kolları Başkanı Av. Tülay Tunçay Peker, Ak Parti Babaeski İlçe Kadın Kolları Yönetim Kurulu Üyelerini ziyaret etti.
AK Parti İlçe Başkanlığı binasında yapılan ziyarette, Ak Parti Kırklareli İl Kadın Kolları Başkanı Av. Tülay Tunçay Peker, Genel Merkez tarafından AK Parti Babaeski İlçe Kadın Kolları Başkanlığına yeni atanan Kevser Ağlamaz’ı ve Yönetim Kurulu Üyelerini yeni görevlerinden dolayı kutladı.
AK Parti Babaeski İlçe Başkanı Harita Mühendisi Yusuf Vehbi Tamerol’un da hazır bulunduğu ziyarette, İl Kadın Kolları Başkanı Tunçay Peker, Kadın Kolları Yönetim Kurulu Üyeleri ile tek tek tanışıp, kendileri ile ilgili bilgi aldı.
Peker, ziyarette yaptığı konuşmasında şunları söyledi; “AK Parti Genel Merkezi, Yerel Seçimlerden sonra Kadın Kollarında yeniden yapılanmaya gitti. Çünkü daha evvel bu görevi İlçelerimizde, İlçe Başkanları tek başına üstlenmiş götürüyordu. Bizlerin burada ki amaçları hem İlçe Başkanlarına yardım etmek hem de görevimizi en iyi şekilde yapmak adına, AK Parti Kırklareli İl Başkanı Yurdaer Ulus ve AK Parti Babaeski İlçe Başkanı Harita Mühendisi Yusuf Vehbi Tamerol’un rehberliğinde ve önderliğinde yeni bir ekip kurduk. Ekibin hemen hemen hepsi ilk defa Yönetim Kurulunda görev alan Üniversite Mezunu gençlerden oluşan arkadaşlarımızdır. Biz bu taze kanla ve değerli vekilimiz Ahmet Gökhan Sarıçam’ın destek ve katkıları ile Babaeski’de ki sorun ve sıkıntıları çözmek için elimizden geleni yapacağız.
AK Parti Babaeski İlçe Kadın Kolları Başkanı Kevser Ağlamaz ise yaptığı konuşmasında şunları söyledi;
“İlçemizdeki bu onurlu göreve Genel Merkez tarafından 9 Kasım 2009 tarihinde resmi olarak atanmış bulunmaktayım. Yönetim de ki arkadaşlarla birlik ve beraberlik içinde halkımızın sorunlarını çözmek için görev başındayız.”
AK Parti Babaeski İlçe Başkanı Yusuf Vehbi Tamerol’da yaptığı konuşmasında şunları söyledi;
“AK Parti Babaeski İlçe Başkanı olarak, 8 yıldan beri Babaeski’ye hep güzel şeyler vermek, her doğrunun arkasında olmak, Babaeski’yi ileriye götürmek için gereken her şeyi yapmak azim ve kararlılığında idik. Yeni Kadın Kolları Yönetim Kurulu ile çalışmalarımızı daha aktif, daha olumlu ve daha güzel yapacağımıza inanıyorum. Bu vesile ile tüm Babaeski halkına aydınlık, günler diliyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”
Yapılan açıklamalardan sonra toplantı basına kapalı olarak devam etti.

ALPULLU’DA ÖRNEK ÇALIŞMA…


Haber: Metin KARAKUŞ
Babaeski İlçesine bağlı Alpullu Beldesi’nde, tarihi Gülbahçe Camii’nin çevre düzenlemesinde, Belediye, Mahalle Muhtarlığı ve hayırsever bir vatandaş ortaklaşa katkıda bulunarak örnek bir çalışma gerçekleştirdiler.
Alpullu Belediye Başkanı Ahmet Durgun, Belediye Fen İşleri ekibi, Gülbahçe Mahallesi Muhtarı Saim Sancar ve hayırsever vatandaş Mehmet Şencan’ın ortaklaşa katkıda bulunarak gerçekleştirdikleri Alpullu Gülbahçe Camiinin, bahçe duvarları onarıldı, bozuk kaldırım taşları yenilendi ve çevre düzenlemesi çalışmaları tamamlandı.
Belediye Başkanı Ahmet Durgun, Gülbahçe Mahallesi Muhtarı Saim Sancar’a, hayırsever vatandaş Mehmet Şencan’a, Cami İmamları Ramazan Gülseren ve Hakan Ayer’e, Alpullu halkından İlhami Alkan’a, Mustafa Akın’a, Mehmet Tamur’a, Süleyman Büyük’e, Kemal Çolak’a ve Ahmet Yavuz’a, bu özverili ve fedakârca çalışmalarından dolayı Alpullu halkı adına teşekkür etti.
Durgun, Belediye’nin Belde’de, Muhtarlıklar ile ve Halkla beraber bundan sonra ki çalışmaları da her zaman devam edecektir.

TEKİRDAĞDAN ASAYİŞ HABERLERİ

Kimliği Hakkında Yalan Beyanda Bulunmak
Tekirdağ ilinde Kabininde yatarken görülen ve görünüşünden yardıma muhtaç-Kimsesiz olduğu tahmin edilen şahsın kimliğinin olmadığı, Sait-Esmer oğlu 1985 Hınıs doğ. Erzurum-Horasan-Dedeören Nüf.kyt. olduğunu beyanı üzerine kimlik tespitine yönelik yapılan çalışmalarda gerçek kimliğinin şüpheli kısmında yazılı bilgiler olduğu ve İstanbul-Fatih Cumhuriyet Savcılığınca Hırsızlık suçundan arandığı tespit edilmiş, şahıs gözaltına alınmış olup, tahkikat devam etmektedir.

Kasten Yaralama (Ateşli Silahla) ve Tehdit
Tekirdağ iline bağlı Çorlu ilçesinde meydana gelen olayda Müştekinin 2 yıl önce boşandığı şüphelinin birleşmek için müştekiyi sürekli tehdit ettiği, olay tarihinde müştekinin evine gelerek kendisi ile gelmemesi halinde ailesini öldürmekle tehdit ettiği, müştekinin yardım istemek için dışarı çıktığında bir akrabası ile olay yerine gelen mağduru gören şüphelinin belinden çıkardığı tabanca ile 6-7 metre mesafeden rast gele 5-6 el ateş etmesi üzerine mağdurun sol ayak parmakları hizasından B.T.M. ile iyileşmez şekilde yaralandığı bildirilmiş, olaydan sonra firar eden şüphelinin aranmasına başlanmıştır.

Karbonmonoksit Zehirlenmesi
Tekirdağ iline bağlı Çerkezköy ilçesinde meydana gelen olayda Şüpheli F.B. nin yakıp, kapaklarını kapattığı sobadan sızan gazın Şüpheli R.Y. Tarafından yapılan bacadaki yanlış bağlantılar nedeniyle duvar aralarına sızarak Müştekilerin kapı aralarında eve girmesi sonucu müştekilerin Hayati tehlike arzetmez şekilde zehirlendikleri belirtilmiş, Şüpheliler ifadesi alınarak salınırken olaylailgili soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

Ç.E.D. YENİ GÖREVLERE DOĞRU…




Tekirdağ iline bağlı Çorlu ilçesinde kurulu bulunan ÇORLU ELEKTRİKÇİLER DERNEĞİ ( Ç.E.D.) 18.12.2009 tarihinde Çorlu Sefa Oteli’nde üyelerinin katılımı ile Olağan Bilgilendirme Toplantısı düzenledi.
Ç.E.D.’in düzenlediği toplantıda, Türkiye’nin sayılı sanayi bölgelerinden biri olan ve Trakya’nın en büyük şehri ve sanayi bölgesi konumunda bulunan Çorlu’muzun, ELEKTRİK ENERJİSİ ile ilgili sorunları ve Ç.E.D.’in bu konudaki çözüm yaklaşımları ele alındı.
Semih ERGÜL: Çorlu’da mevcut durumda olan tüm odalarla etkili bir şekilde işbirliği içinde olacağız.
Ç.E.D. Başkanı Semih ERGÜL, üyelere yaptığı konuşmada, Çorlu’daki elektrik iş sahasında yapılabilecek düzenlemeleri ve Çorlu’da bulunan Sivil Toplum Kuruluşları ve Odalarla işbirliği ile kentimize en iyi hizmetin daha net ve etkili hale nasıl getirilebileceği konusunda açıklamalarda bulundu.
Ç.E.D. Başkanı Semih ERGÜL, Çorlu’ya hizmet başlangıcı için, 2010 yılı Ocak ayının son haftası yapılacak olan ÇORLU MADENİ EŞYALAR VE ELEKTRİKLİ EV ALETLERİ ODASI’nın seçimlerinde, yönetim bazında etkili olmak istediklerini söyledi.
Rüstem DUMAN ve EKİBİ’ne Ç.E.D.’ ten tam destek.
Çorlu’nun tecrübeli elektrik işletmecilerinden ve ustalarından biri olan, Çorlu halkı tarafından sevilen ve sayılan Rüstem DUMAN’ ı , Ç.E.D. olarak, maddi ve manevi tam ve net bir şekilde desteklediklerini açıkladı.
Rüstem DUMAN ve ekibine desteğin, Ç.E.D.’e kayıtlı 108 üye tarafından oybirliği ile alınan karar sonucu gerçekleştiğini söyleyen Ç.E.D. Başkanı Semih ERGÜL, sözlerine şöyle devam etti:
“ Ülkesini ve milletini seven insanlar KAÇAK ELEKTRİK kullanmaz.Ehliyeti bulunmayan ve vergisini vermeyen KORSAN ELEKTRİKÇİ ye iş yaptırmaz.Can ve mal güvenliğiniz için ELEKTRİKÇİ ÖNEMLİDİR.Elektrik tesisatınızı ve arızalarınızı YETKİLİ ELEKTRİKÇİ KARTI bulunan işyerlerine YAPTIRINIZ.” diyerek sözlerini tamamladı.
HABER VE FOTO:BENAN DİKER

PARK VAR AMMMA.... ÇOCUKLAR ÇAMUR İÇİNDEMİ OYNASIN



Tekirdağ iline bağlı Çorlu ilçesinde Reşadiye Mahallesinde kurulu olan park çamur içinde.Reşadiye mahallesi sakinlerinden gelen yazıda Çorlu Belediyesi iyi hoş park yapmış. Ama parka çamurdan girilmiyor. Ne işe yarar .Biz çocuklarımızı parkaamı bırakacağız. Yoksa çamurda oynamayamı. Lütfen Çorlu Belediyesi bu olaya bir al atsında Çocuk parkı çocuklarımızın oynuyacağı yer olsun dediler.
KAYNAK.OKUYUCUMUZUN MEİLİ

23 Aralık 2009 Çarşamba

Çorlu İlköğretim Okulu öğrencilerinden Ağaçlandırma Çalışması

Tekirdağ iline bağlı Çorlu ilçesinde bulunan Çorlu ilköğretim okulu öğrencileri ile beraber okun bahçesinde bulunan 600 metre karelik yeşil alana 100 adet yetiştirilmiş çam fidanı dikti.
Çorlu belediyesinin ve bir peyzaj firmasının katkılarıyla temin edilen 100 adet fidan öğrencilerinde katılımıyla şenlik havasında dikildi. Okul müdürü Fehmi Çele yaptığı açıklamada “ Biz öğrencilerimizin yeşili ve doğayı daha çok sevmesini istiyoruz. Geleceğimiz olan çocuklarımızın bu zihniyetle büyümesini istiyoruz. Onlara ileride daha yeşil bir Türkiye bırakmak için onlarla beraber çalışıyoruz. Birkaç yıl sonra bugün fidan dikme etkinliğimize katılan öğrencilerimiz belki mezun olacaklar. İleride arkalarına dönüp baktıklarında kendileriyle gurur duyacaklarına inanıyorum” dedi. Fidan dikme etkinliğinin ardından öğrenciler günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdiler.
KAYNAK.ÇORLU DEVRİM GAZETESİ

BABAESKİ BELEDİYESİ'NDE ''E-BELEDİYECİLİK'' DÖNEMİ BAŞLADI

HABER VE FOTO:Metin KARAKUŞ
Babaeski Belediyesi'nde, ''E-Belediyecilik'' dönemi başladı. Belediye Başkanı Abdullah Hacı, yaptığı yazılı açıklamada, bilgi çağı toplumunun katılımcılık, şeffaflık, vatandaş odaklılık, hesap verebilirlik gibi ilkelere sahip olan ''yönetişim'' anlayışının kendisini hemen her alanda olduğu gibi, yerel yönetimlerin yeniden yapılanmasında da göstermekte olduğunu hatırlattı. Yerel yönetimlerin, halka en yakın kamu yönetimi birimi olduğunu ifade eden Hacı, yerel yönetimlerin yeniden yapılanmaları ile artık hizmet sunumlarını elektronik ortama yansıttıkları e-belediyecilik uygulamalarında da izlenebilmekte olduğunu belirtti. Sürekli gelişen bilişim teknolojilerinin, yerel yönetimlerin çok yönlü hizmet verme gereksinimleri doğrultusunda kendilerine yeni ufuklar açtığını bildiren Hacı, ''Bunların başında belediyelerin tanıtım, ilke ve hizmetlerini elektronik ortama yansıttıkları (e-belediye) kavramı gelmektedir. E-Belediye kente ilişkin verilerin güncel teknolojiye dayalı bilişim teknolojileri destekli çalışmalarla yönetilerek bu verilerden kent ve toplum yararına çeşitli bilgiler üretilmesi ve etkin bir biçimde vatandaşın hizmetine sunulmasıdır. Şu anda başlatmış olduğumuz e-belediyecilik hizmetinde vatandaşlarımızın web sitemizden alacakları şifre ile sicillerine ait su, emlak, ilan ve reklam vergisi gibi güncel borçlarını öğrenebilirler'' dedi. Bundan böyle Babaeski Belediyesi hakkında her türlü bilgiye ulaşılabileceğini ifade eden Hacı, şunları kaydetti: ''Gelecekte bilgi işlem teknoloji servisimizin çalışmaları ile e-belediyecilik sistemimiz kent bilgi sistemine göre yenilenecektir. Biz göreve geldiğimiz ilk günden beri belediyemizde farklılık yaratmaya, halkımızın daha kaliteli koşullarda hizmet almasını,onların işlerini kolaylaştırmayı,bürokrasisi azalmış belediyeleriyle her zaman gurur duyacakları bir sistem oluşturmak için gece gündüz çalışmaktayız. Amacımız her zaman halkımıza her zaman en iyisini en güzelini sunmaktır.''

UFO AVCISI” nöbet başında

Kırklareli ilinin Lüleburgaz ilçesine bağlı Evrensekiz Beldesinde yaşayan kameraman Burak Tunçkol’un, eylül ayında Evrensekiz semalarında gördüğü ve saniye saniye kaydettiği UFO görüntüleri bölgede büyük heyecana sebep olmuştu. Akşamları uykudan kesilen Burak Tunçkol, sabaha kadar UFO gözlüyor!İşte o kameraman ile o görüntüleri izleyerek konuştuk

HABER VE FOTO:Şenol Goncagül
16 Eylül 2009 günü Lüleburgaz ilçesine bağlı Evrensekiz beldesinde, genç kameraman Burak Tunçkol tarafından sabaha karşı 06.00 saatlerinde Evrensekiz semalarında görülen UFO, kamera ile saniye saniye görüntülenmişti. Görüntüler, bir çok ulusal yayın kuruluşunda yer bulmuş ve UFO otoriteleri tarafından da önemli belge ve görüntüler arasındaki yerini almıştı.
Evrensekizdeki evine konuk olduğumuz ve birlikte çektiği UFO görüntülerini izlediğimiz Burak Tunçkol, görüntüleri anlatırken o günkü gibi heyecanlıydı. Dünya dışı varlıkların bulunduğuna inandığını ve bu olaylardan birine de bizzat kendisinin şahit olmasından mutluluk duyduğunu belirten genç kameraman:Zaman zaman uyku tutmadığı oluyor. Kameramı alıp, bahçeye çıkıyor ve gökyüzünü seyrediyorum. İnanıyorum ki, onlar yine gelecekler ve ben onları yine kayda alacağım. Bu kez daha dikkatli olacak ve daha detaylı şekilde görüntüleri alacağım.İlkini şaşkınlık ve tecrübe olarak saydık. Bundan sonraki veya sonrakileri daha farklı olacak. Dedi.
Sirius UFO Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi Başkanı Haktan Akdoğan, WOW İstanbul Airport Otelde düzenlediği basın toplantısında, dünyada olduğu gibi Türkiyede de "UFO" gözlemlerinin yapıldığını belirterek, bu gözlemlerin zaman zaman amatör kameralara yansıdığını kaydetmiş, gelen görüntüler arasında da, Lüleburgaz Evrensekiz beldesinde Burak Tunçkolun kaydettiği görüntüleri, gazetecilere gösterdiği deliller arasında bulundurmuştu.

Samuel P. Huntinton

2009 yılının son günleri gelmişken 27 Aralık 2008 Cumartesi günü kaybettiğimiz küresel siyaset üstadını da anmadan olmaz. Yaklaşık 4,5 yıl önce, (24 Mayıs 2005 Cumartesi) günü, Swissotel’de “Dünya Politikasının Güncel Dinamikleri ve Küresel ve Bölgesel Gelişim Trendleri” konulu konuşmasında canlı olarak görme fırsatı yakalayıp, Türkçe’si de çıkan kitabını imzalatmıştım. Bugün ülkemizin siyasi hayatında yer bulan politik modelin öngörülerini 90’lı yıllarda yapan bu ABD’li: Samuel P. Huntington.
Bugün liberal siyasi söylemleri savunan aydınların birçoğu; Huntington’un ‘medeniyetler çatışması’(1) tezini referans alıyor. Adeta yeni liberal akımın amentüsü haline getirdikleri tezi sayesinde azizleştirdikleri ABD’li siyaset adamının -bazı- fikirlerine bağlanmayı ‘moda’ akım haline getirmişler.
Söz konusu kitabında yer alan: “Kemalizm, İslami uygarlığı sarstı ama değiştiremedi. Sonuç olarak Türkiye iki uygarlık arasında parçalanmış bir ülke oldu. Diğer İslam ülkeleri gibi Türkiye de asla tam olarak Batılılaşamayacak ve hiçbir zaman Avrupa birliğine alınmayacak.” Bu söylem, her fırsatta kullanılıyor.
Avrupa’nın Türkiye’yi kesinlikle aralarına almak istemediğini iddia eden Huntington şu görüşü savunuyor: “Türkiye AB’ne gireceğini hayal etmesin. Çünkü Avrupalılar onu istemiyor. ... Dini, kültürel ve tarihsel açıdan Türkiye’nin Avrupa’nın bir parçası olduğu söylenemez. Türkiye’nin üyeliği Avrupa’da daha çok bölünmelere yol açar.”
Yalnız, Huntington, sadece ‘medeniyetler çatışması’ tezinden ibaret değildir! Öncelikle Huntington’un bir siyaset kuramcısı olduğunu ve her doğrultuda politikalar üretebileceğini düşünmek gerekir. Yani ürettiği politikalara inanmak zorunda değil. Dolayısıyla bu politikaların doğruluğunu da savunmaz!...
İyimser bir bakış açısı ile: “Liberalizm ile muhafazakarlık arasında gidip geliyor olması, aslında bu siyasi fikirlerin kendi benliğinde doğrulanması için yapılan birer beyin fırtınası olarak da görülebilir.” Bu saptamayı yaptıktan sonra yine düşünürün, kendi eserlerinden iki örnek vereyim:
Harvard Üniversitesi’nde akademik kariyerinin başlangıcı olan ilk eserini yayınladığında II. Dünya Savaşından yeni çıkılmıştı. Bu ortamda yazdığı (2) eseri için; The Nation Dergisi editörü Matthew Josephson tarafından eleştiriliyor ve “militarist” diye nitelendiriliyordu. Dahası, Josephson’a göre; “Mussolini’nin cazibesinden bile uzak kalmakla...” itham ediliyordu. Bu görüşleri ile Harvard’dan dışlandı. Kadrosuzluktan Colombiya Üniversitesine geçti. Neredeyse faşist diyecek. [Bu ifade yazarın bizzat kendi açıklamalarıdır.(4)] Yine aynı kitabında; yaygın liberalizm yanlısı anlayışları ulusal güvenliğe tehdit olarak ortaya koymuştur.
İlk eseri olmasına rağmen kesin ve katı bir tavır göstermiş. Köklerini Avrupa aristokrasisinden kopya eden, Anglo-Sakson muhafazakar duruşunu çekinmeden ortaya koyabilmiş.
Burada tanımlanan sivil-asker ilişkileri; bürokrasinin ve yönetim birimlerinin her aşamasında, özellikle de merkezi politikalar ve dış siyasette aktif roller açıkça tanımlanmış. Neredeyse “asker devleti” haddesine gelecek unsurlar içerir. 1890 sonrası bütün Amerikan görevlilerini asker gibi gören, ve askerliği ‘silahlı güç’ ile sınırla[ma]yan, Hamiltonculuk akımı 1940-41 yıllarında Grenvile, Clark, Stinson, Robert P. Patterson, Elihu Root, Jr. Ve Roosevelt-Root-Wood geleneğine dahil diğerleri Amerikan silahlanma faaliyetlerinin canlanması ve 1940 Kura ile Askerlik Hizmeti Yasası’nın geçişi sürecinde yeniden ortaya çıktı. Daha çok imparatorluk modeline uyan unsurları ABD sistemine entegre etmeye çalışan bu radikal yapının nedenleri güç erkinin hakimiyetini elde tutmaktır. Türkiye’de, dünyadaki az sayıda imparatorluktan birinin mirasçısı olarak bu söylemlere yabancı değildir.
Bunlar da aynı amentüyü yazan kalemden çıktı. Niye bunları yok sayıyorsunuz? Yok saymak işinize mi geliyor?
Huntington’un siyasasını kendine dayanak olarak alan ve söylemlerinde kullananlar, liberal siyasalarını destekleyecek ifadeleri; ya cımbızla ayıklıyorlar, yada ülkemizdeki süregelen ‘oku[ma]ma’ hastalığının kronik kurbanları oldukları için kıt bilgilerine gereğinden fazla güveniyorlar. Aradan elli yıl geçer ve 21. yüzyıla gelindiğinde düşünürün son kitabı (3) ile karşılaşırız. Bu kitapta; adeta 96’da yayınlanan medeniyetler çatışması tezinin Amerika’nın iç meselesi haline geldiğinin ve 96’daki tezinden uzaklaşarak 47’deki radikal Asker-devletçi ulusalcı modelin gerektiğinden bahseder. Dinler, ırklar ve ekonomik seviyelerin ortaya koyduğu ayrılıkçılığın kendi ülkesinde (Amerika’da) da kanadığını ancak 50 yıllık bir tecrübenin sonunda fark edebilmiştir. Toplama bir kalabalıktan ‘millet’ yaratmaya çalıştıklarının farkına varmış ve bu prematüre ‘milletin’ olgunlaşması için en az bin yıla ihtiyaç olduğunun itirafını yapmıştır.
Böylesi dönüşler yapan fikir adamları genelde eleştirilir. Onlara çeşitli isimler takılır. Kendilerine yapışan bu yaftalardan kolay-kolay kurtulamazlar.
Bir Amerikan stragemi olarak; II.Dünya Savaşını, Kore Savaşını ve Vietnam Savaşını gören Huntington, son olarak I. Körfez Harekatını ve Irak işgalini gördü. Keşke birkaç yıl daha yaşayıp, B. Hüseyin OBAMA’nın ABD Başkanlık koltuğuna oturduktan sonra başkomutan olduğunu hatırlamak için fazla zaman kaybetmediğini de görebilseydi. Kim bilir, belki de görüyordur.
Hep sevgi ile kalın.
Murat SEVGİ

Dipnot________:
(1) HUNTINGTON, Samuel P., “The Clash of Civilization and the Remaking of World Order”, 1996
- (Türkçe’si: Mehmet Turhan, Y.Z. Cem Soydemir, “Medeniyetler Çatışması ve yeni dünya düzeninin yeniden kurulması”, Okuyan-us Yayınları, 2002, İstanbul)

(2) HUNTINGTON, Samuel P., “The Soldier and the State: The Theory and Politics of Civil-Military Relations”, President and Fellows of Harvard Collage, 1957
- (Türkçe’si: Kazım Uğur Kızılarslan, “Asker ve Devlet: Sivil-Asker İlişkilerinin Kuram ve Siyasası”, Salyangoz Yayınları, 2004, İstanbul)

(3) HUNTINGTON, Samuel P., “Who Are We: The Challenges to America’s National Identity”, 2004
- (Türkçesi: Aytül Özer, “Biz Kimiz: Amerika’nın Ulusal Kimlik Arayışı”, 2004, İstanbul)

(4) HUNTINGTON, Samule P., “Dünya Politikasının Güncel Dinamikleri ve Küresel ve Bölgesel Gelişim trendleri”, 24 Mayıs 2005 Cumartesi, Swissotel, İstanbul

Bir Amerikan hikayesi

Amerika'nın güney topraklarında iklim kuşağının, sulak arazileri ve büyük bir ağ gibi dolanan irili ufaklı su yollarının etkisi ile binlerce yıllık ekolojik altyapının getirdiği ormanlar bulunmaktadır. Bu orman varlığı, insanın yağmacı içgüdülerinin kâr amaçlı uygulamalarından nasibini almaya başladığında sanayi devrimi de mekanik şovunu yeni-yeni yapmaya başlamıştı.
Ormanlar, endüstri öncesi dönemlerin de tüketim mecralarından biriydi. Evler, köprüler, gemiler hep bu kaynaktan üretiliyordu. ama o dönemde yapılan en yoğun tüketim bile bugün içinde olduğumuz çılgınlığın yanında önemsenmeyecek değerlerdeydi. Binlerce kişinin, yere düşürülmüş ekmek parçasının çevresine doluşan karıncalar gibi kuşattığı ormanlar, insan gücünün de ötesinde makineleşmiş kesim ekipleri tarafından katledilmekte.
Bunu, askere gitmek için uzun açlarını üç numaraya vurduran bir gencin bukle-bukle saçlarının içerisine dalan elektrikli makinenin, o gencin görünümünü tanınmaz hale getirişine benzetebilirsiniz. Ayna karşısında gözleri kapalı bekleyen genç, iş bittiğinde karşısında, kendisine doğru bakan adama hafif bir kafa selamı verir. Ama bir an sonra o kişinin kendisi olduğunu fark eder. Başını, omzunun üzerinden hafifçe yere doğru eğer ve berberin ellerinde yerle bir ettiği sırma saçlarının arkasından hüzünle bakar.
Askerlik sayılı gün, geçer gider. Teskereyi alır yeniden saçlarına kavuşursun. Ama ya dünyayı tıraş eden berberler! Onlar için aynı şeyi söylemek mümkün mü? Öldürdükleri ağaçların, hayat kaynağımız olduğunu biliyor musunuz? Evet hayat kaynağımız. Bu gün eğer yaşıyorsak o ağaçlar sayesinde yaşıyoruz. Ama yarın hayat olmayacaksa, yine o ağaçlar sayesinde olmayacak.
"Dedelerimizden bize kalan miras" Diye saçma sapan bir düsturu ilke edinmişiz. Kendi kendimize kazık atıyoruz. Kazık atıyoruz ama aslında kendimize değil. Şanslıyız. Çünkü çocuklarımıza kazık atıyoruz. Ormanların asıl faydası oksijen üretmeleri değildir. Belki de milyonlarca yıl yetecek oksijenimiz var. Bunu tartışmaya hiç gerek yok. Oksijenden daha önemli bir kaynağı ürettiğini biliyoruz. Bu kaynak oksijen tartışmaları arasında kaynıyor.
Ormanlar hayat üretir. Canlı yaşamının temel kaynağı olan çeşitliliklerin hepsi ormana muhtaçtır. Evcilleştirdiğimiz birkaç hayvan ve yüz elli civarında bitki dışındaki bütün türler orman ister. Onlar ölünce evcil türler ölür. Evcil türler ölünce siz ölürsünüz. Siz ölünce hayat kurtulur.
Hep sevgi ile kalın.
Murat SEVGİ
sağ üst köşede yer alan Önceki kayıtlar'a tıklayarak geçmiş haberlere ulaşabilirsiniz...