***Hoşgeldiniz!!! Trakyadaki en güncel ve en kaliteli haberler için; www.trakyahaberci.com...

11 Ocak 2010 Pazartesi

Toplu İş Sözleşmesi imzalandı

Kırklareli iline bağlı Lüleburgaz ilçesi Belediyesi Yemek Salonu'nda yapılan imza töreninde, Belediye Başkanı Emin Halebak, Belediye Başkan vekili Şehbender Öztürk, Belediye Başkan yardımcısı Kevser Özkan, Belediye Meclis üyesi Murat Gerenli, Belediye Meclis üyesi Sevcan Durmaz, Tümbel-Sen Kırklareli Şube Başkanı Enver Turan ve sendikalı belediye memurları katıldı. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tümbel-Sen Kırklareli Şube Başkanı Enver Turan, "2007 yılından başlayan ve 3'üncü yılı tamamlayıp 4'üncü yıla giren Tümbel-Sen ile Lüleburgaz Belediyesi arasındaki toplu sözleşme ile sendikalı Belediye memurlara aylık 400 TL ödenecek. Bugün bunu imza altına almış olacağız. Emek kazanmıştır" dedi. Toplu sözleşmenin Belediyeye maliyetinin 1 milyon TL olduğu öğrenildi.
HABER VE FOTO: Tolga AYAN

ÇEMYOnun organizasyonu ile Çerkezköye gelen AKUT Başkanı Nasuh Mahrukinin konferansı büyük ilgi gördü

ÇEMYO’nun organizasyonu ile Tekirdağ iline bağlı Çerkezköy’e gelen AKUT Başkanı Nasuh Mahruki’nin konferansı büyük ilgi gördü
Derneğin 1996 yılında kurulduğunu belirten Ali Nasuh Mahruki, AKUT'un canlı bir organizasyon olduğunu ve onu var edenin gönüllüler olduğunu vurgulayarak, AKUT'un tarihçesi hakkında da bilgiler verdi.
AKUT'un şu anda 24 ekibinin bulunduğunu ve 25'inci ekibin 'Çerkezköy Ekibi' olacağınıda belirten,AKUT Başkanı Ali Nasuh Mahruki, "Her ekip yerel insanlardan oluşuyor. O bölgenin insanlarını yetiştirip kendi bölgelerine hizmet ettiriyoruz. Bu organizasyon yerel insanlar, yerel kaynaklar, yerel medya ile
birlikte yürüyor” dedi.
Namık Kemal Üniversitesi Çerkezköy Meslek Yüksekokulu'nun organizasyonuyla Çerkezköy'e gelen Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Başkanı Ali Nasuh Mahruki, şuanda 24 ekibi bulunan AKUT'un, 25'inci Ekibi'ni Çerkezköy'de kuracağını söyledi. Temel felsefelerinin 'yaşam kurtarmak' üzerine kurulu olduğunu vurgulayan Mahruki, katıldıkları 659 arama kurtarma operasyonunda, toplam 912 kişinin hayatını kurtardıklarını ifade ederken, medyaya sitem etmeden de duramadı.
Dedesi'nin Osmanlı Devleti Kaptanı Deryası, kendisinin ise Everest'e çıkan ilk Müslüman dağcı olmasına rağmen, bazı basın yayın organlarında 'Yahudi' olarak lanse edildiğini vurgulayan Mahruki, bundan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
MAHRUKİ’NİN ÇERKEZKÖY KONFERANSI BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ
Çerkezköy Halk Eğitimi Merkezi çok amaçlı Salonu'nda önceki gün saat 14.00'da düzenlenen konferansa konuşmacı olarak AKUT Başkanı Ali Nasuh Mahruki Yönetim Kurulu Üyesi Şenol Durmuş birlikte katılırken, konferansta Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcısı Bülent Üzüm, Çerkezköy Belediye Başkan yardımcısı Gökhan İnce, Çerkezköy Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Hikmet Ziya Özek, Yüksekokul Müdür Yardımcısı Özlem Berkdemir, Öğretim Görevlisi Gülten Vatansever,Yüksekokul Sekreteri Ali Ağbal, Çerkezköy Sağlık Grup Başkanı Olcay Palak, Türk Metal Sendikası Çerkezköy Şube Başkanı ve Türk-İş Tekirdağ İl Temsilcisi Murat Koçak, Akbank Çerkezköy Şube Müdürü Erol Taşdelen, öğretim üyeleri, CHP Çerkezköy İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Demir, Rüstem Tuna, Özel Çerkezköy Hastanesi Müdürü Alper Atasoy, Özel Çerkezköy Hastanesi Halkla İlişkiler Müdürü Leyla Alkan,Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Faruk Yıldırım,v e Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi İtfaiye Amiri Mustafa Tipi ile çok sayıda öğrenci yer aldı.
Ancak bu konferansta gözler ilçe kaymakamı,Belediye Başkanı ve diğer daire amirlerini aradı.
AKUT BAŞKANI MAHRUKİ, “YAŞAM PAHA BİÇİLEMEZ”
Konuşmasına AKUT'u tanıtarak başlayan AKUT Başkanı Nasuh Mahruki, 1994 yılında meydana gelen bir dağ kazasının ardından, 'dağ kazalarını azaltabilmek ve daha çok hayat kurtarabilmek' düşüncesi ile AKUT'u kurduklarını belirterek, "Henüz 20'li yaşlardaki bir grup genç, bir araya gelerek arama kurtarma çalışmalarını başlattık." dedi.
1999 yılında meydana gelen Gölcük Depremi'nden sonra AKUT'un arama kurtarmada önemli rol oynadığını belirten Mahruki, dünyada yaşamın paha biçilemez ve geri döndürülemez olduğunu belirtti.
MAHRUKİ, “AKUT'U VAR EDEN GÖNÜLLÜLERDİR”
Akut'un 5 temel değerinden 2'sinin ahlakla alakalı olduğunu ifade eden Mahruki, "Hiç tanımadığınız insanlar için kendi sağlığınızı tehlikeye atıyorsunuz. Bunu yapabilmek için ahlaki değerlerin yüksek olması gerekiyor." dedi. Derneğin 1996 yılında kurulduğunu belirten Ali Nasuh Mahruki, AKUT'un canlı bir organizasyon olduğunu ve onu var edenin gönüllüler olduğunu vurgulayarak, AKUT'un tarihçesi hakkında da bilgiler verdi.
AKUT YAKINDA ÇERKEZKÖY EKİBİ KURULUYOR
AKUT'un şu anda Türkiye genelinde 24 ekibinin bulunduğunu ve 25'inci ekibin 'Çerkezköy Ekibi' olacağınıda belirten, AKUT Başkanı Ali Nasuh Mahruki, "Her ekip yerel insanlardan oluşuyor. O bölgenin insanlarını yetiştirip kendi bölgelerine hizmet ettiriyoruz. Bu organizasyon yerel insanlar, yerel kaynaklar, yerel medya ile birlikte yürüyor” dedi.
AKUT BAŞKANI MAHRUKİ, “912 İNSANIN HAYATINI KURTARDIK”
2002 yılında itibaren tecrübelerini kurumlar ile paylaşmaya başladıklarını ifade eden Mahruki, Dernek olarak şuana kadar 26 depremden 262 kişinin, 25 sel felaketinden 283 kişinin, 421 dağ kazasından 294 kişinin, 91 yangından 3 kişinin, 42 trafik kazasından 67 kişinin, 17 hayvan kurtarma operasyonunda 51 canlı hayvanın, 17 göçük ve toprak kaymasından 3 kişinin hayatını kurtardıklarını ifade etti.
Mahruki, "Şuana kadar 659 arama kurtarma operasyonuna katıldık. Biz daha fazla ekip oluşturdukça daha fazla ihbar geliyor ve daha fazla insanın hayatını kurtarabilme şansımız doğuyor." dedi. Sorumluluklarının sadece arama kurtarma ile sınırlı olmadığını belirten Mahruki, pek çok konuda da proje ürettiklerini de söyledi.
MAHRUKİ, “MEDYADAN YARARLANAMIYORUZ”
Ülkedeki yanlışlara dikkat çekme ve eksiklere sahip çıkmanın da kendi görevleri arasında olduğunu belirten Ali Nasuh Mahruki, "Dernek olarak yüzün üzerinde kurum ve üç yüzün üzerinde fabrika ile ortaklaşa eğitim çalışmalarımız oldu. Çerkezköy'de de çok fabrika var ve onlarla ortak projeler yapabiliriz." diye konuştu.
AKUT'un kendi yayınevinin bulunduğunu ve şuana kadar 8 kitap çıkardıklarını da söyleyen Mahruki, "Bilgi üreten ve paylaşan kurum olmak bizim temel felsefemiz arasında. Türkiye'de dizi ve diğer reyting programlarından bilgilendirici programlara yer kalmıyor. Medya çok etkili bir iletişim aracı olmasına rağmen biz bilgilenme anlamında medyadan yararlanamıyoruz." dedi.
MAHRUKİ, “AKUT'UN GELECEĞİ İÇİN VAKIF KURACAĞIZ”
AKUT'un gelecek planları ile ilgili de bilgi veren Nasuh Mahruki, "Gelecekte daha fazla ekip kurarak daha fazla operasyona katılarak daha fazla hayat kurtarmak istiyoruz. Memleketi bir bütün olarak sahiplenerek çalışmalarımızı sürdüreceğiz. AKUT Vakfı da 2010 yılında oluşturulacak. AKUT Müzesi'ni ise birkaç yıl içinde açmayı planlıyoruz. AKUT Enstitüsü bizim en büyük projemiz. 2010 yılında bunu da oluşturma fırsatı doğdu." ifadelerini kullandı.
MAHRUKİ, “ SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI 5'İNCİ KUVVET”
Sivil Toplum Kuruluşlarının kamu ve özel sektörden sonra üçüncü sektörü oluşturduğunu ve bu nedenle çok önemli olduğunu vurgulayan Mahruki, aynı zamanda sivil toplum kuruluşlarının medyadan sonra beşinci kuvvet olduğunu söyledi. AKUT ekiplerinin çalışmaları ve operasyonlarının slâyt olarak gösterilmesinin ardından Ali Nasuh Mahruki ve Şenol Durmuş katılımcılardan gelen soruları yanıtladı.
MAHRUKİ, “BİZLERE YEREL YÖNETİMLERİN DESTEĞİ ŞART”
Belediye Başkan Yardımcısı Gökhan İnce'nin 'AKUT Ekibinin kurulması aşamasında neler öneriyorsunuz?' sorusunu cevaplayan Nasuh Mahruki, "Yerel yönetimlerden destek olmadan yürümez. Yerel yönetimlerin yer, araç, ekipman desteği çok önemli.
Çerkezköy sahip çıkarsa biz de ekip kurabiliriz. Oluşturduğumuz ekibe kültürel yapımızı verebiliriz, ama içini dolduracak olan Çerkezköy'dür. Ne kadar çok insan bir araya gelirse etki alanımız da o kadar artar. Lider kadronun konuya hâkim olması, insanlarla bir araya getirecek kadar yetenekli olması ve insanlarla ilişkilerinin iyi olması lazım." dedi.
ÇOSB İTFAİYE AMİRİ TİPİ, “YAPABİLECEĞİM NE VARSA YAPMAYA HAZIRIM”
Seminerde söz alan ÇOSB İtfaiye Amiri Mustafa Tipi de, oğlunu 1999 Gölcük depreminde kaybettiğini ve kendisinin de 6 saat göçük altında kaldığını belirterek, insan hayatı ile yapabileceği ne varsa canı gönülden yapmaya hazır olduğunu söyledi.
Yüksekokul Müdürü H.Ziya Özek ise övgüyle söz ettiği AKUT'un, çok başarılı bir organizasyon olmasına rağmen, medyada yeterince yer bulmamasından yakındı.
MAHRUKİ, “BENİ YAHUDİ OLARAK TANITTILAR”
Özek'in yakınmasının haklılığına dikkat çeken Mahruki, Everest Tepesi'ne çıkan ilk Müslüman dağcı olmasına rağmen, kendisinin bazı basın yayın organlarında 'Yahudi' olarak lanse edildiğini vurgulayarak "1999'daki depremden sonra AKUT'un güvenilir bir kurum olduğunun anlaşılması ile birlikte, aleyhimize bir karalama kampanyası da başlatıldı. Benimle gurur duyması gerekenler 'Yahudi' diyerek beni ötekileştirmeye çalıştı. Oysa Ben Everest Tepesi'ne tırmanan ilk Müslüman dağcıyım”dedi.
ÇEMYO MÜDÜRÜ PROF. DR. ÖZEK TARAFINDAN MAHRUKİ’YE TEŞEKKÜR PLAKETİ VERİLDİ
AKUT Başkanı Mahruki'nin soruları yanıtlamasının ardından Çerkezköy Meslek Yüksekokul Müdürü Prof. Dr.Hikmet Ziya Özek tarafından AKUT Başkanı Ali Nasuh Mahruki'ye teşekkür plaketi ve teşekkür belgesi verildi.
Seminerin çok yararlı geçtiğini belirten Prof. Dr. Özek, Çerkezköy'e gelerek bilgi ve birikimlerini aktardığı için Nasuh Mahruki'ye teşekkür etti.
Katkılarından dolayı öğrenciler tarafından da Akbank Çerkezköy Şube Müdürü Erol Taşdelen'e, Çerkezköy Belediyesi adına Başkan Yardımcısı Gökhan İnce'ye ve Özel Çerkezköy Hastanesi Müdürü Alper Atasoy'a teşekkür belgesi ve çiçek verilirken, program kokteyl ile sona erdi. Programın ardından katılımcılara AKUT tarafından hazırlanan "Deprem Eğitimi El Kitabı" dağıtıldı.
ÖĞRENCİLER MAHRUKİ İLE HATIRA FOTOĞRAFI ÇEKTİRDİ
Konferans sonrası Çerkezköy Meslek Yüksek Okul öğrencileri AKUT Başkanı Ali Nasuh Mahruki ile birlikte hatıra fotoğrafı çektirmek için bir birleriyle yarıştılar.Öğrencilerin bu ilgisi Mahruki’yi mutlu ettiği gözlemlendi. Okul yöneticileride Mahruki ve öğrencilerle birlikte hatıra resmi çektirdi.
HABER VE FOTO:Seyit SÜREN

Gaziler korusunda dikili bir ağacınız olsun

Türkiye Muharip Gaziler Derneği Çorlu Şubesinden fidan dikme kampanyası Türkiye Muharip Gaziler Derneği Çorlu Şubesi Yönetim Kurulu Çorlu Öğretmen Evinde “Gaziler Korusunda Dikili Bir Ağacınız Olsun.” adlı kampanya ile ilgili basın toplantısı düzenledi. Gaziler Derneği Çorlu Şubesi Yönetim Kurulu üyelerininde hazır bulunduğu toplantıda Kampanyaya ilişkin açıklamalarda bulunan Gaziler Derneği Çorlu Şube Başkanı Başkanı Burhanettin Binnaz yaptığı açıklamada “Ülkemizin geleceği çocuklarımıza, torunlarımıza bırakacağımız en büyük miras yaşanır bir ülke, temiz bir çevre olmalı. Bu düşünce ile Yönetim Kurulu olarak ağaçlandırma çalışmaları yapmaya karar verdik.
Yulaflı Köyü muhtarı ile yaptığımız görüşmede tel örgü ile çevrili 10 dönüm arazi de ve bunun yanında Önerler Köyü içinde de 5 dönüm araziyi ağaçlandırmamız için bize tahsis ettiler. Bizde başlattığımız bu kampanya çerçevesinde bu bize tahsis edilen arazileri ağaçlandıracağız Başlattığımız bu kampanyaya halkımızın ve sanayicimiz derneğimize makbuz karşılığında destek vermesini bekliyoruz. Kampanyamıza 350 fidan bedeli ödeyerek katkıda bulunan ve diğer sanayicilerimize güzel bir örnek olan Wom Kalorifer firması sahibi Vedat Görgün`e teşekkür ediyorum. 10 tl gibi bir ücrete 2 fidan dikebiliyoruz. Geçenlerde Yulaflı Köyü içerisinde bulunan ve ağaçlandırma çalışmalarımız için bize tahsis edilen arazi içerisin de Çorlu İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı devriye ekiplerin de desteğiyle 500 tane fidan diktik. Çalışmalarımız tüm hızıyla devam edecek. Halkımızın desteğini bekliyoruz. Ayrıca kampanyamıza destek veren kişi ve kurumlara kendi isimlerine hazırlanacak Teşekkür Belgesi vereceğiz” dedi. Açıklama sonrası basın mensuplarına yemek verildi.
KAYNAK: DEVRİM GAZETESİ

TRAKYA KALKINMA AJANSININ LOGO YARIŞMASI SONUÇLANDI

Trakya Kalkınma Ajansınca düzenlenen Ajansın logosunun belirlenmesine yönelik yarışmada dereceye giren eser sahipleri:
Fulya GÜZEL / Çorlu
Ahmet Akın VARICIER / Çerkezköy
Hatice ÇELENK /İzmir

TRAKYA KALKINMA AJANSI TOPLANDI

Trakya Kalkınma Ajansının Olağan aylık yönetim kurulu toplantısı 06.01.2009 Çarşamba günü Tekirdağ Valiliği Toplantı Salonunda yapıldı. Toplantıya Tekirdağ Valisi ve Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Zübeyir KEMELEK, Edirne Valisi Sayın Mustafa BÜYÜK, Kırklareli Valisi Sayın Cengiz AYDOĞDU, Kırklareli Belediye Başkanı Sayın Cavit ÇAĞLAYAN, Tekirdağ Belediye Başkanı Sayın Adem DALGIÇ, Kırklareli İl Genel Meclis Başkanı Sayın Mehmet Tuna SOYKAN, Tekirdağ İl Genel Meclis Başkanı Sayın Münür KARAEVLİ, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Bülent ALAMUT, Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Ertuğrul Ziya ÇETİNTAŞ, Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa YURDANUR ve Ajans Genel Sekreteri Sayın Mehmet Gökay ÜSTÜN katıldılar.
Tekirdağ Valisi ve Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Zübeyir KEMELEK başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, Ajans hizmet binasının yerinin belirlenmesine yönelik çalışmalar ve personel istihdam politikası ve Ajansın 2010 yılı Geçici Çalışma Programı ile Bütçesi hakkında görüşmeler yapıldı.

Yollara Yama Yapılıyor

Çorlu Belediyesi, bozulan asfalt yollarda bakım ve onarım çalışması yapıyor.
Çorlu’nun çeşitli yerlerinde bozulan asfalt zemini bakımdan geçiren Fen İşleri Müdürlüğü, Reşadiye Mahallesi’nde vatandaşların talebi doğrultusunda bozulan yolları onardı. Yoğun araç trafiğinin yaşandığı bölgede yolun bozulan yerlerine asfalt ile yama yapan Çorlu Belediyesi’ne bağlı ekipler çalışmalarını kısa bir sürede tamamlayarak yolu yeniden trafiğe açtılar.
Yapılan çalışmaları izleyen mahalle sakinleri, kış aylarında yoğun yağışlar nedeniyle asfalt zeminde aşınma olduğunu belirterek, yolun bozulan yerlerine yama yapılmasından dolayı duydukları memnuniyeti dile getirdiler
HABER VE FOTO:RECEP KARAGÖZ

“Çorlu Belediye Başkanı Ünal Baysan Yeter Artık. Çorlu Hak Ettiği Yerde Olmak İstiyor”

CHP Çorlu İlçe Örgütünün olağan kongresinde konuşan Çorlu Belediye Başkanı Ünal Baysan, “Çorlu’nun almış olduğu oy 5 ilçenin aldığı oydan fazladır. Eğer genel seçimlerde başarı istiyorsanız Çorlu’yu dikkate almak zorundasınız” dedi. Baysan, “Hayatımın 3’te 2’sine yakın kısmı siyasi olarak yaşanıldığı düşünülürse, bir kişini 32 yaşında belediye başkanı olup, 10 yıl belediye başkanlığı yaptıktan sonra ara verip tekrar belediye başkanı olmasının vermiş olduğu gurur benim için çok büyük bir onurdur. Burada divan başkanı olan CHP İstanbul Milletvekili ve Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Ali Özpolat’la yurt dışındayken bir faksla SHP’den ayrılıp CHP’ye geçtik. Ben örgütten geldim. Örgütün tozunu yutmuş bir insanım. Benim başarımın arkasında ki asıl gerçek CHP Çorlu örgütünün büyüklüğüdür. Seçim seçim esnasında kazanılmıyor. Seçimi kazanmak için aylar evvel çalışmak gerekiyor. Biz 2007’de milletvekilliği seçimleri bittiği akşam önümüze sandıkları aldık. Ve hiç dinlenme yapmadan hangi sandıklarda eksiksek orada çalışmaya başladık. 2007 seçimlerinde bir sandık açtık. Sandıktan 256 AKP 15 CHP çıktı. Ama biz o mahalleye girdik. 2009 seçimlerinde o sandıkta CHP AKP’yi geçti. Çalışmamızın neticesi. Ben ne kadar şanslıyım ki arkamda genç, dinamik ve inanmış bir örgütüm var. Tabiî ki bu örgüt başarılı olacaktır. Çorlu çok zor bir seçim almıştır. Türkiye’de kazanılması en zor seçimi CHP kazanmıştır. Tarihi bir farkla kazanmıştır. Artık Çorlu kabına sığamamaktadır. Artık Çorlu Tekirdağ’da hak ettiği yerde olmak istemektedir. Bu %48 buradan gelmektedir. Yer artık. Eğer emek en yüce değerse, eğer çalışmakla bu iş oluyorsa alın size çalışmak. Çorlu’nun almış olduğu oy 5 ilçenin aldığı oydan fazladır. Eğer genel seçimlerde başarı istiyorsanız Çorlu’yu dikkate almak zorundasınız. İlçe başkanımı dikkate almak zorundasınız. Ünal Baysan’ı dikkate almak zorundasınız. Bunları dikkate almak zorundasınız. Yeter artık. Çorlu bu ateşi yakarak CHP’yi Tekirdağ’da, en üst seviyeye getirecektir. CHP Çorlu örgütünün yaptığı eylemleri Türkiye’de yapan başka bir örgüt varsa belediye başkanlığını bırakır giderim. Çorlu CHP bir bütündür.”
KAYNAK:www.habercorlu.com

Yıllar sonra kongreden ortaya bir mesaj çıktı…Çorlu Milletvekilini İstiyor

Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) yıllardır Çorlu’da ön sıralarda bir milletvekili çıkarmamış olması 2010 yılında ki olağan kongreye yansıdı. İlçe Başkanı ve Belediye Başkanı konuşmalarında bunu açıkça ifade etti. İlçe başkanı ‘görevi üstlenmeye hazırız’ derken belediye başkanı da ‘Yeter artık’ diyerek isteklerini kongrede bulunanlara açıkça ifade etti. CHP ÇORLU ÖRGÜTÜ; “VERİLECEK GÖREVİ ÜSTLENMEYE HAZIRDIR” Emre Köprülü; “Kongre coşkusunu hep birlikte yapıyoruz. Hepimizin heyecanı ve coşkusu ortaktır. Bugün bu salonda CHP’li Çorlu Belediye Başkanı oturuyorsa bu başarımız ortak. Teşkilatımız yıllar sonra bir yumruk olmuştur. Bugünkü tablo bundan sonrada devam edecektir. Türkiye’nin geçtiği süreç hayırlı bir süreç değildir. Milli ekonomik çökmüş, varlıklarımız elimizden gitmiştir. Elimizde kalan orman ve akarsularımızdır. Olarda elden giderse vatan diye bir şey kalmayacaktır” dedi. Köprülü; “Çorlu 250 bini aşkın nüfusuyla 180 bin seçmeniyle bu oyunu oynamaya hazırdır. Takım oyununu 2009 seçimlerinde nasıl oynamışsak bundan sonrada aynı şekilde oynamaya hazırdır. Ancak CHP Çorlu teşkilatı bu oyunu oynarken de kendisine verilecek sorumluluk ve görevi kabul etmeye hazırdır. Kendisine inançla, partisine duyduğu güvenle ve başarının ödüllendirilmesinin inancıyla gelecekte verilecek görevi üstlenmeye hazırdır. Umut ateşin hiç sönmediği Çorlu’dan yeşerecektir. Çorlu’dan bu kıvılcım ortaya çıkacaktır” dedi.
KAYNAK:www.habercorlu.com

CHP Emre Köprülüyle Devam

Çorlu’da Cumhuriyet Halk Partisi İlçe örgütünün gerçekleşen olağan kongresinde delegeler İlçe Başkanı Emre Köprülü ile devam kararı aldı. Tek liste ile gidilen seçimde 400 delegeden 309’unun oyunu alan Köprülü ilçe başkanlığına seçildi. Çorlu Belediye Düğün Salonunda gerçekleşen olağan kongre divan başkanlığının seçimiyle başladı. Yeterli imza çoğunluğunun sağlandığı kongrede divan başkanlığına İstanbul Milletvekili ve Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Ali Özpolat’ın, yardımcılıklara Nedim Akar’ın ve kâtip üyeliğe Aslı Uçar’ın önerisi delegeler tarafından oy birliyle kabul edildi. Saygı duruşu ve istiklal marşının söylenmesinin ardından faaliyet ve hesap raporu okunarak delegeler tarafından oy birliği ile kabul edildi. Belediye Başkanı Ünal Baysan, Milletvekilleri Faik Öztrak ve Enis Tütüncünü ile İlçe Başkan Adayı Emre Köprülünün konuşmalarının ardından seçime geçildi. 400 delegeden 327 delege sandık başına gitti. 309 geçerli olduğu seçimde 18 oy iptal edildi. 400 delegenin 309 oyunu alan Emre Köprülü ilçe başkanlığına seçildi. Delegelerin ilgi gösterdiği olağan kongreye CHP’li ilçe ve belde belediye başkanları katıldı.
KAYNAK.www.habercorlu.com

Yeni başkan Kenan Koç

HABER VE FOTO:Tolga AYAN
Lüleburgaz Hürfikir Gazetesi
Lüleburgaz Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın yeni Başkanı Kenan Koç oldu.
Pazar günü Özbek Düğün Salonu’nda yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda 18 oy farkla, Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası başkanlığına Kenan Koç seçildi.
807 oyun kullanıldığı seçimde, 10 oy geçersiz sayıldı. Başa baş bir mücadeleye sahne olan seçimde, Abdurrahim Koç 390 oy alırken, Kenan Koç 408 oy alarak başkan seçildi.
Kenan Koç yaptığı açıklamada, önünde uzun bir yol olduğunu ve kendisine verilen görevi layıkıyla yerine getirmek için çalışacağını söyledi.
Yönetim Kurulu ise şu isimlerden oluşuyor: Yönetim: Fehzi Çele, Faruk Ali Musa Özgen, Koray Güven, Hasan Bilgiç, İzzet Cura, Mahmut Doğu, Halil Malay, Halil Demiral; Yedek: Erol Topluoğlu, Nusret Tınmaz, Niyazi Karakaş, Tacettin Köylü, Türker Erguvan, Ali Çalışkan, Mehmet Tokatlı, Kadir Karakaş, Osman Fidan; Denetleme: Sami Tokatlı, Selçuk Öcal, Selçuk Bütünel; Denetleme Yedek: Faruk Yavuz, Faruk Hare, Haluk Aksu.
Oldukça tartışmalı geçen ve zaman zaman tansiyonun yükseldiği Genel Kurulda, Kenan Koç’un başkan seçilmesi sonucu, coşku dolu anlar yaşandı. Tezahüratlarla salondan ayrılan Kenan Koç ve ekibinin eğlencesi, gecenin geç saatlerine kadar sürdü.

Keşan Belediye başkanı Mehmet Özcan’dan Gazetecilere yemek…

Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle Keşanlı basın mensuplarına 10 Ocak 2010 Pazar günü akşamı bir yemek verdi.
Gölbaşı Restaurant’ta gerçekleşen yemeğe Özcan ile birlikte Belediye Başkan yardımcısı Cemil Kılavuz, Keşan Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Ayşegül Arslan Aydın ve Keşan Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Sorumlusu Erdoğan Demir ile 30’a yakın Keşanlı basın mensubu katıldı.
Saat 20.15’te başlayan yemekte konuşan Özcan, görevde olduğu 6 yıldan bu yana basın mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü bir yemekle kutlamayı gelenek haline getirdiğini belirterek “Basın bizim için gerçekten çok önemli. Biz Keşan’ımızın tanıtımını yaparken her zaman sizlerin katkılarını ve desteklerini görmekteyiz. Yaptığımı işlerin halka anlatılmasında sizler vatandaşla aramızda köprü oluyorsunuz. Hür ve şeffaf basın anlamında sizler görevinizi en iyi şekilde yerinize getiriyorsunuz. Eleştirilerinizi de yapıcı bir şekilde yapıyorsunuz. Basın tabi ki yapılan yanlışları da eleştirecektir. Ama tabi ki hakarete varmadan bunu yapmanız gerekir. Keşan Belediye Başkanı olarak basınımızla gurur duyuyorum. Basın patronlarımız da sermayelerini ve birikimlerini basına yatırarak hem birçok insana iş ekmek veriyorlar. Onlara da teşekkür etmek gerekir. Ben bu vesileyle tüm Keşanlı basın mensuplarımızın 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyor,hepinize iş yaşamınızda başarılar diliyorum” dedi.
Daha sonra basın mensupları da yaptıkları konuşmalarda kendilerine gerçekten göreve geldiği günden bu yana değer veren ve her 10 Ocak’ta kendileri ile birlikte olan Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan’a teşekkür ettiler.
Yemek gece geç saatlere kadar Raif Perçin ve arkadaşlarının müzikleri eşliğinde sürerken basın mensupları birlik ve beraberlik içersinde oynayarak doyasıya eğlendiler.
HABER VE FOTO:BENAN DİKER

Çorlu Belediye Başkanı Ünal Baysan, Çalışan Gazeteciler İle Bir Araya Geldi

Çorlu Belediye Başkanı Ünal Baysan, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla basın mensuplarına yemek verdi.
Çorlu Belediye Başkanı Ünal Baysan’ın Birtat Köfte Salonu’nda Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla düzenlediği yemekte Çorlu Kaymakamı Ali Dursun ve Emniyet Müdürü Ayhan Taş da hazır bulundu. Çorlu yerel basın mensuplarının Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayan Baysan, basın mensuplarıyla samimi bir ortamda sohbet etti. Çeşitli basın organlarında çalışan gazetecilerin gününü kutlayan Baysan, “10 Ocak tarihini Çalışan Gazeteciler Günü olarak kutlamaktayız. Umarım bu kutlama etkinlikleri gazetecilerin çalışma koşullarının ve özlük haklarının iyileştirilmesine katkıda bulunur. Bugün burada yemeğimize katıldığınız için teşekkür ediyorum. Önümüzdeki yıl kendi sosyal tesisimizde bir araya gelmeyi diliyorum,” diye konuştu. Daha sonra gazetecilerin istek ve şikâyetlerini dinleyen Baysan, gündemdeki konularla ilgili soruları da cevapladı
HABER VE FOTO:RECEP KARAGÖZ

10 Ocak 2010 Pazar

Çorluda 10 Ocak Gazeteciler Günü kutlandı

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle Çorlulu basın mensupları bir araya gelerek, Atatürk Anıtı’na çelenk sundular.
Çorlu’da faaliyet gösteren yerel ve ulusal basın temsilcileri, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Atatürk Heykel Meydanı’nda bulunan Atatürk Anıtı’na çelenk sunan ve ardından saygı duruşunda bulunan Çorlulu gazeteciler adına konuşan Erdal Özcan, basın mesleğinde çalışanlarla işverenler arasındaki ilişkileri düzenleyen 5953 Sayılı Kanun'un bazı maddelerinin değiştirilmesine ve bu kanuna bazı maddeler eklenmesine dair kanun, Milli Birlik Komitesi'nce 4 Ocak 1961'de kabul edildiğini ve 10 Ocak 1961 günü Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren yasa ile gazetecilerin bazı sosyal hakları güvence altına alındığını ifade ederek, “Ancak son zamanlarda gazetecilerin düşünceleri nedeniyle gözaltına alınmasına ve hapse atılmasına şahit oluyoruz. Bu olayların yaşandığı bir ülkede gazetecilerin özgürlüklerinden bahsetmek mümkün değildir. Mesleğinin ilkeleri ve etik kurallar çerçevesinde çalışan basın mensuplarının, gelecekte de daha güzel ve aydınlık bir ülke için çalışabilmeleri adına her türlü şartlarının iyileştirilmesi gerekmektedir. Düşünce özgürlüğünün kısıtlanmadığı, gazetecilerin özgürce fikirlerini beyan edebildikleri bir gelecek dileklerimle, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günümüz kutlu olsun” diye konuştu.
Çorlu Gazeteciler Derneği, Basın Mensupları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ve Trakya Medya Mensupları Derneği üyeleri Atatürk Anıtı önünde 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle birde hatıra fotoğrafı çektirdiler.
HABER VE FOTO:RECEP KARAGÖZ

METİN BAK GÜVEN TAZELEDİ

Tekirdağ iline bağlı Çorlu ilçesinde kurlu bulunan Çorlu Kahveciler odasının olağan genel kurul toplantısı yapıldı. Seçime iki liste ile gidildi. Seçimde 392 kişi oy kullandı. Bu oylardan 282 tanesini Metin Bak alırken 102 oyda Ercan Enez e çıktı. Sekiz oyde geçersiz oldu.
HABER VE FOTO:RECEP KARAGÖZ

YUSUF GÜMÜŞ YENİDEN BAŞKAN

Tekirdağ iline bağlı Çorlu ilçesinde kurulu bulunan Çorlu Bakkallar ManavlarSebzeciler ve Kuruyemişçiler odası olağan genel kurul toplantısı Eski Halk Eğitim Merkezi salonunda yapıldı. Seçime iki Liste ile gidildi. Reşit Demirtaş ve Yusuf Gümüş ün Başkan Adayı olduğu seçimi Yeniden Yusuf Gümüş 361 oyla kazanarak üyelerinin güvenini tazeledi..Reşit Demirtaş ise 136 oy aldı. Yusuf Gümüşün Yönetim Kurulunda Abdurrahman Kuyu,Altan Varol, Ömer Özdoğan, Şüayip Kara, HikmetAyan,Levent Çalışkan bulunurken Denetim Kurulundada HamzaKoca,SelmanSezgin,Selim Akdeniz yer alıyor.
HABER:RECEP KARAGÖZ

Trakyada en çok kaçak Elektirik Edirne’de

Tedaş, tüm iller bazında en çok kayıp kaçağın olduğu, en çok satışın yapıldığı, en az kayıp kaçağın hangi illerde olduğuna ilişkin liste yaptı.
TEDAŞ'ın elektrik tahsilatı yapmakta zorlandığı, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki illerde bu tür bir zorluk yaşadığı biliniyor.
Tedaş, tüm iller bazında en çok kayıp kaçağın olduğu, en çok satışın yapıldığı, en az kayıp kaçağın hangi illerde olduğuna ilişkin liste yaptı. Buna göre; en fazla kayıp kaçak oranı Mardin'de. En az kayıp kaçak bulunan il ise Denizli.
Türkiye'nin geneli baz alındığında TEDAŞ, 156.901.365.217 kilowatsaat enerji satışı yapıyor. Ancak 134.359.839.244'lük bölümün tahsilatını yapabiliyor. Aradaki fark kayıp kaçak hanesine yazılıyor. Ve Türkiye genelinde bu oran yüzde 14.37.
Trakya’ya gelince; En çok kayıp kaçağın olduğu il Edirne. Edirne'yi sırasıyla Kırklareli ve Tekirdağ takip ediyor.
KAYNAK:www.trakyanethaber.com

MHP Tekirdağ Milletvekili Kemalettin Nalcıdan Bakan Vecdi Gönüle soru önergesi

MHP Tekirdağ Milletvekili Kemalettin Nalcı’dan Bakan Vecdi Gönül’e soru önergesi
Tekirdağ Milletvekillerinden Kemalettin Nalcı Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül’e yazılı bir soru önergesi verdi. Verdiği önergede: “Tekirdağ ili Muratlı Caddesi’nde bulunan Tekirdağ Çanakkale Şehitliği’nin düzenleme çalışmaları ne aşamadadır?” derken Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a da: “Tekirdağ Hayrabolu ve Malkara bağlantı yolları kavşaksız çift yol şeklinde yapılmış ve Tekirdağ Küçük Sanayi Sitesi bağlantılarının yapılmadığı görülmüştür.
Bu konuda Küçük Sanayi Sitesi esnafı bir hayli zorluk yaşamaktadır. Karadeniz Mahallesi istikametinden gelen araçlar, Tekirdağ sahil istikametinden gelen araçlar ve Halk Otobüsleri problem yaşamaktadır. Konu ile ilgili herhangi bir düzenleme planlanmakta mıdır?
Planlanmakta ise ne zaman yapılacaktır?” sorularını yazılı olarak verdi. Kemalettin Nalcı şimdi gelecek yanıtları bekliyor.
HABER VE FOTO:Seyit SÜREN

öğretmen... Öğrenciye uyuşturucu satıyordu iddiası

TEKİRDAĞ ilinde bir okulda öğretmenlik yapan A. D’nin İstanbul’dan temin ettiği uyuşturucuyu Tekirdağ’da pazarladığı ihbarı üzerine polis harekete geçti. D’nin uyuşturucu maddelerini eski öğrencilerine de sattığını belirleyen polis ekipleri operasyon için harekete geçti. Kimliği açıklanmayan 2 öğrencisine uyuşturucu madde satmak isteyen D, öğrencileriyle bir eğlence yerinde buluştu. Polisler pazarlığın yapıldığı sırada öğretmen D’yi, 2 öğrencisine satmaya çalıştığı 30 gram esrarla birlikte gözaltına aldı. Öğrenciler ifadelerini ardından serbest bırakıldı. 1978 yılında uyuşturucu madde kullanmaktan suç kaydı bulunan D’nin bir süre uyuşturucu kullandığı için öğretmenliğe ara verdiği tedavi görerek tekrar öğretmenliğe başladığı belirtildi. Öğrertmen D polisteki ifadesinde, “22 yıldır içiciyim. Kimseye uyuşturucu falan satmadım. Eski öğrencilerimle arada buluşuyor, dertleşiyorum. Uyuşturucuları içmek bulunduruyordum” dedi.
KAYNAK. http://www.vatan.com/

Edirne'den İstanbul'a döndüler

Edirne'ye giremeyen eylemciler, İstanbul'a dönme kararı al dılar.
Terör örgütü propagandası yaptıkları gerekçesiyle tutuklanan 5 kişiye destek vermek amacıyla İstanbul'dan gelen ve kente girişlerine izin verilmeyen grubun Babaeski'deki 6 günlük bekleyişleri sona erdi. Edirne Saraçlar Caddesi'nde terör örgütü DHKP-C'nin propagandasını yaptıkları gerekçesiyle tutuklanan 5 kişiye destek vermek amacıyla açıklama yapan grup, basın açıklamasının ardından kent merkezinde ve otogarda Edirneliler'in tepkisiyle karşılaşmıştı. Edirne'de açıklama yapan ve yaşanan arbedede yaralanan grup üyeleri, Edirne Şehirlerarası Terminali'nden İstanbul istikametine giden otobüslerle Babaeski'de bekleyen eylemci grubun beklediği tesise geldi. Gelen grup arasında başı sargılı ve yürümekte zorlanan kişiler olduğu görüldü. Gelen grubu, Babaeski'deki tesiste bekleyen eylemciler alkışlarla karşıladı. Grubun, aralarında yaptığı görüşme sonrası eylemi sona erdirme ve İstanbul'a dönme kararı çıktı. Kararın ardından eylemcilerden bazıları bir süre halay çekti. Eylemciler, 6 günlük bekleyişin ardından otobüslere binerek, tesisten ayrıldı. Gruba güvenlik güçleri İstanbul'a kadar eşlik edeceği öğrenildi.
-OLAY-
Edirne'de, 2009 yılının Aralık ayının son haftasında terör örgütü DHKP-C'nin propagandasını yaptığı gerekçesiyle tutuklanan 5 kişiye destek vermek amacıyla 3 Ocak Pazar günü İstanbul'dan Edirne'ye otobüslerle gelen grup, Edirne gişelerinde bekletilerek kente sokulmamış, ancak bu grubun geldiğini öğrenen bir grup Edirneli de barikatları aşarak gişelere ulaşmıştı. Edirneli grup, bir süre sonra dağılırken, İstanbul'dan gelen göstericiler de akşam saatlerinde polis nezaretinde Edirne il sınırına kadar götürülmüştü. Göstericiler, İstanbul-Edirne TEM Otoyolunun Babaeski bölümündeki bir dinlenme tesisinde 6 gündür bekliyordu.
KAYNAK:OLAYHABER.COM

Kırklareli'de facia gibi kaza

Kırklareli'nin Vize ilçesindeki trafik kazasında 4 kişi öldü, 2 kişi yaralandı. Edinilen bilgiye göre, Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesi istikametinden Vize yönüne giden Nebi Doğankal yönetimindeki 39 DN 319 plakalı otomobil, Vize'nin Evrenli köyü yakınlarında Ali Keskin'in kullandığı 34 UJD 25 plakalı otomobille çarpıştı.
FABRİKANIN 4 MÜDÜRÜ HAYATINI KAYBETTİ
Kazada, Samet Kalıp Ar-Ge Müdürü Metin Erkul yönetimindeki araçta bulunan, Fabrika Satış Müdürü Hamdi Yaşar İslim (56), Üretim Müdürü Ali Keskin (37), Fabrika Müdürü Yusuf İzzettin Özkan (48) ve Kalite Güvence Müdürü Halil Alfman (36) yaşamlarını yitirdi. Sürücü Ar-Ge Müdürü Metin Erkul ise ağır yaralanarakÇorlu Şifa Hastanesi'ne kaldırılığı ve yoğun bakımda olduğu belirtildi. Erkul'un hayati tehlikeyi henüz atlatamadığı, diğer aracın sürücüsü Nebi Doğankal'ın ise kazayı hafif sıyrıklarla atlattığı kaydedildi.
Kaynak Haber-Foto: VİZEHABER GAZETESİ

9 Ocak 2010 Cumartesi

Bakan Kavaf Çorlu Huzur Evini ziyaret etti

Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf 18 Aralık'ta Çorluya gelerek uğramak isteyip uğrayamadığı Çorlu Huzur Evi'ni Ziyaret Etti. Bakan Kavaf 18 Aralıkta Zübeyde Hanım Huzur Evi'nde İncelemelerde Bulunmak İçin Tekirdağ'a Gelmiş, Ancak Çorlu Huzurevi'ne Gelememişti.
Geldiği Çorlu Huzurevi'ni ziyaretinde açıklamalarda bulunan Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf geçtiğimiz günlerde Çorluya geldiğini, geldiğinde resmi programında olmamasına rağmen dönüş sırasında Çorlu Huzurevi'ne de uğramayı düşündüğünü, ancak hava muhalefeti sebebiyle bunun gerçekleşmediğini söyledi. Huzurevi sakinlerinin kendisini beklediğini basından öğrendiğini ve çok üzüldüğünü belirten Devlet Bakanı, bu yüzden 18 Aralıkta yapamadığı ziyaretini bugün gerçekleştirdiğini açıkladı.. Tekirdağ AKP milletvekilleri Necip Taylan ve Ziyaeddin Akbulut'un da eşlik ettiği Kavaf daha sonra Çorlu Huzurevi sakinleri ile birlikte kahvaltı yaptı. Kahvaltı Sonrası Çorlu AKP ilçe teşkilatını ziyaret eden Kavaf, AK Parti Çorlu İlçe Başkanı Atilla Arıksoy ile görüştü. Parti teşkilatının kendisi için çok önemli olduğunu, 81 il ve 850 ilçede parti teşkilatının kurulmasında önemli görevler üstlendiğini belirtti.

Bakan Kavaf Kırklareli’nde
Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, ''Kırklareli, sosyal hizmetlerin sunulduğu kurumların kalitesi ve standardı açısından üst sırada olan illerimizden biri'' dedi.
Selma Aliye Kavaf, Kırklareli Valisi Cengiz Aydoğdu'yu makamında ziyaretinde yaptığı konuşmada, Bakanlığına bağlı kurumlarda incelemelerde bulunmak üzere kente geldiğini söyledi.
Kavaf, ''Biraz sonra kurumlarımızı ziyarete çıkacağız. Siz de bizimle olacaksınız. Kırklareli, sosyal hizmetlerin sunulduğu kurumların kalitesi ve standardı açısından üst sırada olan illerimizden biri. En az problemli illerden biri. Bu açıdan sevindirici'' diye konuştu.
Bir gazetecinin ''Babaeski'de bir süredir bekleyen eylemci grupta yaşı küçük çocukların bulunduğunu, bunları ailelerinin tek tek gelip almaya başladığını'' hatırlatarak bu konudaki görüşlerini sorması üzerine Kavaf, ''Ailelerin haberdar oldukları andan itibaren çocuklarını sahiplenmeleri, kendilerinden beklenen bir şey. Doğrusunu yapıyorlar'' dedi.
Kavaf, bir başka gazetecinin ''2010 yılındaki koruyucu ailelerle ilgili çalışmaları'' sorması üzerine de ''Koruyucu aile sayımızı artırmaya çalışıyoruz. Bu konuda İzmir şampiyon ilimiz. Dileğimiz bütün illerimizin bu şampiyonlukta yarışması'' diye konuştu.
Vali Aydoğdu ise Bakan Kavaf'a kente ziyaretinden dolayı teşekkür ederek, ''Kırklareli, sosyal hizmetler ve sosyal ilişkiler açısından örnek bir kent. Hizmetlerin devamı için elimizden gelen gayreti göstereceğiz'' dedi.
Aydoğdu, Bakan Kavaf'a el işlemeli sehpa örtüsü hediye etti.
Ziyarette, AK Parti Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam da hazır bulundu.
Daha sonra Bakan Kavaf, AK Parti Kırklareli İl Başkanlığını ziyaret etti. Buradaki toplantı, basına kapalı devam etti.
HABER:TARIK YIS

Esnafımız karaborsacı durumuna düştü”

Kırklareli ilinin Lüleburgaz Gıda Maddeleri Sanatkârları Esnaf Odası Başkanı Turan Karaçor, sigara zammı ve zammın geri çekilmesi ile ilgili sıkıntılar hakkında açıklamalarda bulundu.Karaçor; 31 Aralık 2009 tarihi itibarı ile hükümetin aldığı ek bütçe yapmış olduğu ÖTV ve vergi artırımı ile ilgili artırıma giren mamuller arasında sigara ve alkollü içkiler de bulunmaktadır. Bu vesile ile 31 Aralık tarihi itibarı ile bu mamullerin dağıtımını yapan firmaların üyemiz olan bakkal ve marketlere 04 Ocak 2010 tarihine kadar satış yapmadıklarını tespit ettik. Yapılmayan bu dağıtımdan dolayı odamız üyesi olan bakkal ve marketler maddi ve manevi mağdur olmuşlardır. Ellerinde ürün olmadığı için olmayan ürünü satamamış, gelen vatandaşın gözünde stokçu, karaborsacı durumuna düşmüşlerdir. Sigara üreticisi firmaların ilgili ürün üzerinden alınan vergilerde devletçe yapılan artışı gösteren sigara satış fiyatlarında yapılan aşırı zam da vatandaşla esnafı bir kez daha karşı karşıya getirmiştir. Bu zammın yanı sıra sigara firmalarının bakkal ve bayii esnaflarının satış komisyonlarında yaptığı indirim esnafımızca tepki ile karşılanmaktadır. Sigara üreticisi firmaların adil ve hakça olmayan bu uygulama rekabet kuruluna aykırılığı bir yana esnaf topluluğunun çıkarları bağlamında da kabulü mümkün değildir. Bu konuyla ilgili üyelerimizden aldığımız sıkıntı ve talepleri değerlendirip Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu ve Türkiye Bakkallar Bayiler Federasyonuna iletmiş bulunuyoruz.Firmaların sigara satış komisyonunda da yaptıkları indirime tepki mahiyetinde olmak üzere ortaya konacak tavır ve davranışlar ile yapılabilecek eylemlerin belirlenmesi için Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu tarafından gerekli çalışmalar başlatılmıştır. En kısa zamanda Konfederasyonumuz gerekli kararları alıp odamıza ileterek bu konuda biz de üyelerimize gerekli bilgi ve koyacakları tavrı bildireceğiz dedi.
KAYNAK:YEŞİLYURT GAZETESİ

Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Topal, “Kimsenin Oyu Çanta’da Keklik değildir

Haber: Metin KARAKUŞ
Babaeski Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Türkay Topal, yerel bir basında hakkında çıkan haber ile ilgili zehir zembelek bir açıklama yaptı.
Önümüzdeki günlerde yapılacak Olağan Genel Kurul’da Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanlığına tekrar aday olduğunu açıklayan Türkay Topal, geçtiğimiz günlerde yerel bir gazete kendisi hakkında yer alan haber ile ilgili bir basın açıklaması yaptı.
Babaeski İlçesi’nde 5 dönemdir Esnaf ve Sanatkâr Odası Başkanlığı görevini başarı ile sürdüren Topal, “Kimsenin Oyunun Çantada Keklik olmadığını belirterek, şunları kaydetti;
“Bugün başında olduğumuz Kurumumuzda, yeri geldiğinde biz haddimizi de, görevimizi de ve de yetkimizi de biliriz. İcraatımızı ve paylaşımı da her zaman yaparız. Bizler Genel Kurul’dan aldığımız yetki çerçevesinde üyelerimize ayrımcılık yapmadan hizmet etmeyi kendimize görev edinmişizdir. Görevimiz hem hizmet etmek hem de aidat toplamak. Toplayamadığımız aidatları da 5362 Sayılı yasanın bizlere tanıdığı yetkiler içerisinde amme alacakları kanununa göre tahsil etmekte bizlerin asli görevleri arasında yer almaktadır. Ben kendim Endüstri Teknik Lisesi mezunuyum. Benim 5362 Sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanunu’nda yaptığım incelemeler sonucunda anladığım da budur. Belki bu arkadaşlar ya bu yasayı okumadılar veya tahsilleri Yüksekokul olabilir ve benden daha iyi bilebilirler ama ben yasayı kendilerinin bir daha incelemelerini arzu ederim. Seçimlere girmek, muhalefet olmak, seçilme yeterliliği olmak her esnafımızın hakkıdır. Ben kendilerini bu medeni cesareti gösterdikleri için tebrik ediyorum. Muhalefetsiz iktidarın hiçbir anlamı kalmaz. Ben beş dönemdir seçimlere giriyorum. Her dönemde karşımda muhalefet olmuştur, bundan da memnun kalıyorum. Eğer bizler bu üyelere bu güne kadar hiç bir şey veremediysek bizleri tercih etmezler, diğer aday arkadaşlarımızdan yana tercihlerini kullanabilirlerdi. Kimsenin oyu çantada keklik değildir ve kimsenin de üyelerimizi küçümsemesine asla müsaade etmem. Muhalefet yapılır ama arkadaşlarımız on dört yıldan bu yana geriye bakıldığında Oda ve Esnafımız adına neler yapıldığını düşünüyorlarmış. Ortada dikkat çeken bir şeyler görememişler. O zaman ya gözleri kör, ya kulakları sağır, ya da bu arkadaşlar Babaeski’de yaşamıyorlar. Değerli arkadaşlar ben 1996 yılında Oda Başkanlığına geldiğim günde burada iki tahta masa altı adet sandalye dört adet çelik dolap vardı. Bunları da o gün ki demirbaş listesinden görebilirsiniz. Odanın yeni binasını, tam donanımlı ambulansını ve hizmet aracını bizlere kimse bağışlamadı. Tüm bunlar siz değerli üyelerimizden topladığımız aidatlar sayesinde yapılmıştır. Bugün itibari ile bu arkadaşlara ben şunu tavsiye etmek isterim, gitsinler Kırklareli’nin 28 odasını, Edirne’nin 34 Odasını ve Tekirdağ’ın 36 odasını gezsinler, eğer ki Babaeski Esnaf Sanatkârlar Odası’ndan daha iyi daha güzel ve teknolojinin daha güzel kullandığı bir odaya rastlarlar ise ben onlara şu teminatı veriyorum. Seçimi kazandığım takdirde istifa edeceğim, eğer rastlayamıyorlarsa kendilerinin hangi yüzle bu sokaklarda gezeceğini merak ediyorum. Değerli arkadaşlar verdikleri demeçlerde esnafımızın ve sanatkârlarımızın durumuna dikkat çekmişler sanki esnafı bu duruma getiren, bitiren, tüketen ben olmuşum gibi bir imaj ortaya çıkıyor. Tabii tarımı da ben bitirdim fabrikalardan işçi çıkarmayı da ben yaptım süper marketleri de ben getirdim. Onlardan aldığımız aidatlardan biriktirdiklerimizi üst kuruluşlarımıza gitmeden onlarla paylaştık ve paylaşmaya devam edeceğiz. Bizler reklam yapma adına promosyon dağıtmıyoruz, üyelerimizin ihtiyacı ve talepleri doğrultusunda onlara bu şekilde faydamız dokunuyorsa ne mutlu bizlere bu yılbaşında da üyelerimize evrak çantası(Bilgisayar çantası değil, ayrıca çakmakta yoktur) gün geliyor naylon poşette odamıza evrak getiren üyelerimize rastlıyoruz tabi onlar göremez gözleri yok dedik bunun yanında yelek ve kalem yapılması yönetim kurulumuz tarafından uygun görüldü ve çok uygun fiyat ve kaliteli olarak Babaeski esnafına yani odamıza kayıtlı üyelerimize yaptırdık. Bizim paramız yine Babaeski esnafına kaldı, merak ettikleri bir diğer konuyu da aydınlatmak isterim biz bu promosyon ürünlerini üyelerimizi tek tek ziyaret ederek teslimatlarını imza karşılığında yaptık ve kimseyi mağdur etmedik. Bu konunun böyle bilinmesini isterim. Bu ihtiyaçların kesinlik ile oy karşılığı olmadığını eğer oy karşılığı olsa bunları seçim günü dağıtırdık bizlerin böyle bir anlayış içerisinde olduğunu bilsinler. Herkes hak ettiğini bulur merak etmesinler. Muhalefeti yapan arkadaşlarımızın bizlerin kurum ve kuruluşlar ile barışık iş birliği içerisinde çalışmamış gibi bir hava yaratmışlar 14 yıldır tüm kurum ve kuruluşlarımız ile diyalog içerisinde çalışmamız ve sosyal faaliyetlerimiz devam ediyor. Bu günden sonra birikim, tecrübe ve paylaşım ile devam edecektir, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Odamıza kaydı dahi olmayan bir ismi üyemizmiş gibi gösterip fotoğraflayıp kendilerine paye çıkarmaya çalışmışlar ama ben onlara şunu söyleyeyim, Halep oradaysa arşın burada hele bir arşınlasınlar da göreyim. Sanayi sitesinde benim yüzüme hasret kalanlar herhalde sanayi sitesinde kalmıyorlar ki beni göremediklerinden yakınmışlar her gün sanayideyim onlar mutlaka görme engelliler. Ayrıca benim nasıl geçindiğimi de merak edenlere şunu belirtmek isterim. Babamın 400 dekar tarlası var emekli maaşım var ve yasanın bana vermiş olduğu iki asgari ücret maaşım var. Rahat olsunlar Allaha şükür başkasına muhtaç değilim. Beni bu kadar düşünmeleri beni sevindirdi. Yinede kendilerine teşekkür ederim. Kendilerinin projeleri olduğunu belirtmişler fakat her nedense açıklamamışlar çanta ve yelek proje değildir, hizmettir. Projelerinizi şimdiden açıklayın ki belki esnafı ikna edersiniz. Laf ebeliğine esnafın karnı toktur. Bir şeyler biliyorsanız konuşunuz, söyleyiniz ki adam sansınlar. Bilmezseniz konuşmayınız susunuz ki ibret alsınlar. Bizler projelerimizi Avrupa birliği çerçevesinde ve sınır ötesi işbirliğinde profesyonel olarak uyguluyoruz. Bu iş her yiğidin harcı değildir bu böyle biline” dedi.”

CHP’DE HER HAFTA FARKLI BİR KONU GÖRÜŞÜLECEK…

Haber: Metin KARAKUŞ
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Babaeski İlçe Başkanlığı’nca yapılan açıklamada, her Perşembe günü parti lokalinde yapılan danışma toplantılarında bundan böyle her hafta değişik bir konunun gündeme getirileceği belirtildi.
CHP İlçe Yönetimi’nin aldığı karara göre; Perşembe günleri yapılan danışma toplantılarında saat 12.00’da bir konu ele alınacak. Bu konunun uzmanı ya da sorumlusu tarafından örgüte ve halka bilgi verilecek, sorulacak sorular yanıtlanacak.
CHP İlçe Sekreteri Hasan Ali Eren, yaptığı açıklamasında, bu çalışmanın ilkinin, 14.01.2010 Perşembe günü saat 12.00’de gerçekleştirileceğini belirtti.
Eren, “CHP İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Eczacı Hakkı Tunç Işık’ın “Eczacılar Ne istiyor?” konulu bir sunum yapacağını ve bu sunumda, sorulacak olan soruları yanıtlayacağını belirterek, ayrıca şunları kaydetti;
“22.01.2009 günü akşamı, Tansa Düğün Salonu’nda CHP Kadın Kolları tarafından kadınlarımız için tanışma yemeği düzenlenmiştir. 5127418 numaralı telefondan en geç 20.01.2009 günü akşamına kadar başvuru yapılarak bilgi alınabilir. Bu yemeğe ayrımsız tüm kadınlarımız katılabilirler. 24.01.2010 Pazar günü de Kırklareli’nde, CHP Kırklareli İl Kongresi yapılacaktır. Bu Kongrede İl Başkanı, 14 İl Yöneticisi, İl Disiplin Kurulu Başkanı, 8 İl Disiplin Kurulu Üyesi ve 6 Kurultay Delegesi seçilecektir. Partili, partisiz tüm halkımız bu Genel Kurula davetlidir. Saygılarımızla.”




Av.İrfan Altınel
CHP Babaeski İlçe

Fizik dâhisi, trenin önüne yatıp intihar etti

Tekirdağ iline bağlı Çerkezköy ilçesinin Veliköy'beldesinde korkunç bir intihar olayı meydana geldi. Çevresinde 'Süper zeki' lakabıyla tanınan 22 yaşındaki Yakup Bilmedi, tren raylarının üzerine uzanarak, Edirne-İstanbul seferini yapan trenin kendisini ezmesini bekledi. İntihar için, görüş mesafesinin 'yok' denecek kadar az olduğu bir noktayı seçen Yakup Bilmedi, trenin rayları arasında, feci şekilde can verdi.
CESEDİ PARAMPARÇA OLDU
Genç adamın onlarca parçaya ayrılan cesedi, Çerkezköy İlçe Jandarma ekipleri ve Çerkezköy Cumhuriyet Savcısı'nın olay yerine gelmesiyle toplanarak ceset torbasına konuldu. Yakup Bilmedi'nin cesedi Çerkezköy Devlet Hastanesi morguna kaldırılırken, acı haber aileye tez ulaştı. Hastaneye gelen baba Mehmet Şirin Bilmedi sinir krizleri geçirirken, annesi ise olayı duyar duymaz baygınlık geçirdi. Doktorlar ayılan kadına yeniden iğne yaparak bir süre uyuttu.
MAKİNİST; GÖZ GÖZE GELDİK AMA
Bu üzücü olayın ardından büyük bir şok yaşayan 81742 Sefer sayılı trenin iki makinistinden biri olan Ramis Şen ise, gözyaşlarına hâkim olamayarak "Onu farkettiğimizde artık yapılacak bir şey kalmamıştı. Bir an için göz göze geldik. Hiç gözlerini de kapatmadan trenin onu ezmesini bekledi. Acil fren yaptık ama işe yaramadı." diyerek yaşadığı acıyı dile getirdi.
TÜBİTAK'IN OLİMPİYAT KADROSUNDAYDI
Bu arada, tüyler ürperten bir intiharla hayatına son veren gencin, eğitim hayatındaki başarısı de çok dikkat çekiyor. Tekirdağ Fen Lisesi'nde okurken Tübitak'ın açtığı Fizik Olimpiyatları'na seçildi. Uzun süre Tübitak'ın Fizik Olimpiyatları Grubu'nda yer aldı. Öğretmenlerinin ifadelerine göre, daha ortaokulu bitirmeden lise matematiğini de öğrendi. Fizik alanında kendine ait iki adet 'teorem'i vardı.
KAYNAK:ÇERKEZKÖY HABER GAZETESİ

'Uçurtmanın kuyruğu' beğeni topladı

HABER VE FOTO: Fırat ÇALIŞKAN
Lüleburgaz hürfikir Gazetesi
Uçurtmanın Kuyruğu adlı tiyatro oyunu, Aşkiye-Neşet Çal Sahnesinde Lüleburgazlılarla buluştu. Kanal D'nin sevilen dizi Hanımın Çiftliği'nin oyuncuları Caner Cindoruk ve Necip Memili'nin oynadığı Uçurtmanın Kuyruğu, Lüleburgaz Belediyesi'nin katkılarıyla sahnelendi.
Savaş Dinçer'in yazdığı ve Erdal Cindoruk'un yönettiği oyun, Lüleburgazlılardan tam not aldı.

Barış, TAMIFLU’yu sordu

HABER VE FOTO: Fırat ÇALIŞKAN
Lüleburgaz Hürfikir Gazetesi
CHP Kırklareli milletvekili Tansel Barış, Sağlık Bakanı Recep Akdağ tarafından yazılı olarak cevaplandırılması amacıyla TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdi
Milletvekili Barış, verdiği soru önergesinde Sağlık Bakanı Recep Akdağ tarafından şu soruların yazılı olarak cevaplandırılmasını istedi.
Gribe karşı aktif etkili bir ilaç olan TAMIFLU, insana bulaşabilen kuş gribi tedavisinde etkili olduğu için kullanılmakta, diğer ilaçlar gibi gribin hastalık belirtilerine değil, grip virüsünün kendisine saldırarak, virüsü vücudumuzda öldürmeye yönelerek hastalığı yok etmektedir. Bu nedenle ölümcül kuş gribi gibi bağışıklık sistemimimizin yetersiz kaldığı durumlarda TAMIFLU kullanılmaktadır.
TAMIFLU, domuz gribi tedavisinde de elimizdeki en önemli ilaçlardan birisi, hatta domuz gribine karşı bilinen tek ilaçtır. TAMIFLU’ YA sadece ülkemizde değil tüm dünyada günden güne talep artmakta, ABD’de internet üzerinden sahteleri satıldığı gibi, İngiltere’de karaborsaya düştüğü, domuz gribinden ölümlerin arttığı Ukrayna’da TAMIFLU’nun ücretsiz dağıtıldığı söylenmektedir.
İşte böyle bir ilacın;
1) Ülkemizde Son kullanma tarihi biten TAMIFLU adlı ilaca, Bakanlığınız tarafından ilaç kutuları üzerine “kullanılmasında sakınca yoktur” mührü basılarak ömrünün iki yıl daha uzatıldığı iddia edilmektedir. Bu iddialar doğru mudur? Sağlık Bakanı’nın bu konu ile ilgili bilgisi var mıdır? Bir ilacın raf ömrü kutusuna yapıştırılan bir kâğıtla nasıl uzatılabilir?
2) Bakanlığınız, Raf ömrü bittiği halde, ilaç kutularının üzerine “kullanılmasında sakınca yoktur” mührü basarak, ilaçların ömürlerini uzatmak, ben yaptım oldu demek o kadar basit mi? O zaman, ilaç firmaları ve eczaneler, ellerinde kalan ve raf ömürleri dolmuş ilaçları bakanlığınıza müracaatla, ömürlerini uzattırabilirler mi? Bakanlığınızın bu yaklaşımı insanlarımızı evlerinde miadı geçmiş ilaçları kullanma konulusunda teşvik etmiyor mu?
3) Raf ömrü dolan milyonlarca TAMIFLU adlı ilacın, raf ömrü iki yıl uzatılarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne de gönderildiği iddia edilmektedir? Bu iddialar doğru mudur? Doğru ise bu ilaçların gönderilmesi ile ilgili KKTC Sağlık Bakanlığı bilgilendirilmiş midir?
4) Raf ömürleri biten ilaçların, ömürlerinin bir kalemde iki yıl gibi bir süre uzatılması doğru ise bu bir SKANDAL değilse nedir? Bu bilimin inkâr edilmesi değil midir? Bu halkın sağlığı ile oynamak değil midir? Bu uygulama suç teşkil etmez mi? Bu suçun devlet eli ile yapılmasını nasıl izah edilebilir? Bu önergemdeki iddiaları ihbar kabul ederek konu ile ilgili soruşturma başlatmayı düşünüyor musunuz?

Lüleburgaz’da define kazısı

HABER VE FOTO: Fırat ÇALIŞKAN
Lüleburgaz Hürfikir Gazetesi
Kırklareli iline bağlı LüleBurgaz ilçesinde Dere Mahallesi set boyu’nda özel bir arsada define kazısı yapılıyor.
Alınan bilgiye göre, yapılan resmi kazıda, şuana kadar bir şey bulunabilmiş değil.
Çıkacak olan definenin ilgili yasaya uygun olarak, arsa sahibi, kazıyı yapan ve Devlet arasında paylaşılacak.
Resmi olarak kazın 30 gün içinde bitirilmesi gerekiyor. Define bulunsa da bulunmasa da, kazı bittikten sonra arazi tekrar kapatılacak.

Turabi Kayan birlik çağrılarını yeniledi

HABER VE FOTO: Tolga AYAN
Lüleburgaz Hürfikir Gazetesi
Cumhuriyet halk Partisi Lüleburgaz İlçe Başkanı Turabi Kayan, birlik çağrılarını yineleyerek; "Türkiye'nin birlik beraberlik içindeki CHP'ye ihtiyacı vardır. Şuana kadar CHP'den kopan hiçbir siyasi hareket başarılı olamamıştır. Tarihteki örneklere bakınız, CHP'den kopan tüm siyasi hareketler, sosyal demokrat oyları bölmüş, bu ülkeye zarar vermiştir" dedi.
CHP İlçe Kadın kollarının geçtiğimiz gün düzenlediği programda konuşan Kayan, tarihte CHP'den ayrılan siyasi hareketlerin, oyları böldüğünü, bu durumu diğer partilerin işine yaradığını söyledi.
"Eğer bu ayrılıklar olmasaydı, yaşadığımız sorunların çoğunu yaşamayacaktık. Hatta belki, günde 20-30 gencimizin öldüğü darbe günlerini bile yaşamayabilirdik. " diyen Kayan konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Şimdi de Partimizden ayrılan belli siyasi hareketler var. Sizden istediğim, gücümüzü, bölmeyelim, bu bölünmeler Türkiye'nin faydasına değildir"

Lüleburgazlı Romanlar: “Selenli’deki olaylar bireyseldir. Roman-Türk ayrılığı söz konusu değil”

HABER VE FOTO: Tolga AYAN
Lüleburgaz Hürfikir Gazetesi
Manisa’nın Selendi ilçesinde Romanlara karşı yapılan olayları gazetemize değerlendiren Lüleburgazlı Romanlar, Manisa’daki olayların kişisel bir mesele olduğu, Romanların Devletle ve Milletle herhangi bir sorununun olmadığı ve olamayacağı görüşünde.
Türkiye’nin kültürel zenginliğinin bir parçası ve İlçemizin de renkli simaları olan Roman vatandaşlarımız, “Biz toplumun bir parçasıyız. Polise, askere, savcıya, kaymakama bütün devlet kurumlarına saygımız sonsuz. Burada bize hiçbir ayrım yapılmıyor, her türlü ihtiyacımız karşılanıyor” diyor.
Batı Trakya Romanları Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Mustafa Gölce: “Manisa’daki olay kişisel bir meseledir, devlete de millete de saygımız sonsuzdur” dedi
Mustafa Gölce de, Manisa’da yaşanan olaylardan üzüntü duyduklarını, ancak olayın kişisel olduğunu ve Romanlarla Türklerin karşı karşıya gelmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını söyledi.
Gölce: “Bizim toprak, bayrak talebimiz yok. Bizim taleplerimiz iş, eğitim, barıma gibi işler. Yani toplumun genel sorunları. Orada yaşanan gelişmelerden etkilenip, düşüncesizce hareket geçmeyiz. Biz toplumun bir parçasıyız” şeklinde konuştu.
Lüleburgaz Müzisyenler ve Roman Halk Dansları Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Mustafa Gürler: “Devlet burada bizim halimizi hatırımızı soruyor, bize destek oluyor. Geçtiğimiz günlerde bilgisayar bağışlandı bize. Roman çocukları okusun, eğitim alsın diye. Devlete de millete de saygımız sonsuz ve bir sorunumuz yok. Olmasını da istemeyiz” dedi.
Roman vatandaşlarımızdan Volkan Ümmüşoğlu da, Manisa Selenli’deki olayların Roman-Türk meselesi olarak görülmemesi gerektiğini, böyle bir zıtlaşmaya yalnızca Romanların değil bütün toplumun karşı olduğunu söyledi.

Bitki Koruma Ürünleri Bayilik ve Toptancılık izin belgesi için sınav yapılacak.

HABER VE FOTO: Tolga AYAN
Lüleburgaz Hürfikir Gazetesi
Kırklareli İl Tarım Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, "Bitki koruma bölümü mezunu veya bitki koruma dalında yüksek lisans-doktora yapmış ziraat mühendisleri ile bitki koruma hizmetlerinde en az beş yıl süreyle çalışmış ziraat mühendisleri dışında kalan ziraat mühendisleri ile ziraat teknisyeni ve meslek yüksekokullarından bitki sağlığı ile ilgili dersi alarak mezun olmuş teknikerler için sınav yapılacaktır" denildi.
Söz konusu sınav, Milli Eğitim Bakanlığı Tarafından 25 Nisan'da Ankara'da yapılacak.
Bitki koruma ürünü bayilik veya toptancılık izin belgesi talebinde bulunan kişilerin, ilgili yönetmelik hükümlerine göre başvurularının 11 Mart 2010 tarihine kadar İl Tarım Müdürlüğünce kabul edileceğinin bildirildiği açıklamada, sınavın uygulaması ve takvimi ile ilgili bilgilerin, tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanacak protokolden sonra ayrıca bildirileceği kaydedildi.

Bayanlar seramik kursuyla günü stresinden kurtuluyor


HABER VE FOTO: Tolga AYAN
Lüleburgaz Hürfikir Gazetesi
Kırklareli iline bağlı LüleBurgaz ilçesinde Ekin Atölyesi, seramik işçiliği kursu sürüyor. Kursa katılan bayanlar, seramik işçiliğiyle hem becerilerini geliştiriyor hem de günü stresini atıyor.
Seramik öğretmeni Serpil Özcengiz’in verdiği kursta bayanlar, önce çamura şekil veriyor, ardından da özel seramik fırınlarında çalışmalarını fırınlıyor. Fırınlaman ardından boyayarak çalışmalarını tamamlayan bayanlar, kurstan büyük memnuniyet duyduklarını söylüyorlar.
Çalışmalarını büyük bir keyifle sürdüren bayanlar, bir yandan günün yorgunluğunu ve stresini atarken bir yandan da yeni arkadaşlıklar kuruyor.
Seramik öğretmeni Serpil Özcengiz, Bayanların çalışmalarından oluşan sergi açılacağını söyledi.
Seramik işçiliğinin güzel bir hobi olduğunu ifade eden Serpil Özcengiz, özellikle miniklere çağrıda bulunarak, kursun, el becerilerinin ve sanatsal yönlerinin gelişmesinde etkili olacağını sözlerine ekledi.

Lüleburgaz SGM açıldı

HABER VE FOTO:Tolga AYAN
Lüleburgaz Hürfikir Gazetesi
Lüleburgaz Sosyal Güvenlik Merkezi’nin resmi açılışı yapıldı. Kırklareli Sosyal Güvenlik Müdürlüğü’ne bağlı olarak çalışacak olan Lüleburgaz SGM, Lüleburgazlılara Kırklareli’ne gitmeden işlemlerini yapabilme şansını sunuyor.
Halk Eğitim Merkezi Folklor Ekibinin gösterisiyle başlayan açılışta, Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam, Vali Cengiz Aydoğdu ve SGK Kırklareli il Müdürü Mehmet Bayram konuşma yaptı.
Konuşmalarda Lüleburgaz Sosyal Güvenlik Merkezi’nin Lüleburgazlılara sağlayacağı kolaylıklar ve Lüleburgazlıların İl Merkezine gitmeden işlemlerini halledebileceği üzerinde duruldu.
Kurdele kesimin ardından Kırklareli SGK Müdürü Mehmet Bayram, konuklara sosyal güvenlik Merkezini gezdirerek bilgi verdi.
Lüleburgaz Sosyal Güvenlik Merkezinin açılışına, Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam, Kırklareli Valisi Cengiz Aydoğdu, Lüleburgaz Kaymakamı Lütfullah Gürsoy, Belediye Başkanı Emin Halebak, İl Emniyet Müdürü Mehmet Behzat Canbazoğlu, İlçe Emniyet Müdürü Emir Bilget, İlçe Milli Eğitim Müdürü Hayrettin İnce, Vize Belediye Başkanı Selçuk Yılmaz, Belde Belediye Başkanları, Kırklareli İl SGK Müdürü Mehmet Bayram, Kırklareli SGK Yönetim Kurulu üyeleri, İl Genel Meclis üyeleri, daire amirleri, oda başkanları, parti ilçe başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

OYAK Liselerarası Matematik Yarışması 1. Aşama sınavı İl birincileri törenle açıklandı

OYAK Grubu iştiraklerinin bulunduğu illerde 8 yıldan bu yana düzenlenen Liselerarası Matematik Yarışmasının 14 Kasım 2009 tarihinde 16 ilde eşzamanlı yapılan 1. Aşama sınavında il birincileri belirlendi. Buna göre Tekirdağ Milli Piyango Fen Lisesi Nisan 2010 da İstanbul da gerçekleştirilecek olan final sınavında Tekirdağ ilini temsil edecek. Renault MAİS yöneticilerinin hazır bulunduğu ve Erguvan Restaurantta gerçekleştirilen İl Birinciliği Ödül Törenine Tekirdağ valisi Zübeyir KEMELEK in yanı sıra, il protokol üyeleri, yarışmacı okulların öğrencileri, idarecileri ile öğrenci aileleri katıldı. Birinci aşama sınavında Tekirdağ Milli Piyango Fen Lisesi birinci olurken, Tekirdağ Belediyesi Anadolu Öğretmen Lisesi ikinci, Mehmet Akif Ersoy Anadolu Lisesi üçüncü oldu. Törende yarışmaya katılan tüm öğrencilere satranç takımı ve katılan tüm okullara 1500 TL nakdi yardım yapıldı. İl birincisi olan okulun öğrenci, öğretmen ve okul müdürlerine birer Cumhuriyet Altını verilirken, il ikincisi ve il üçüncüsü olan okulun öğrenci, öğretmen ve okul müdürlerine plaket verildi.
Renault MAİS AŞ Genel Müdürü İbrahim AYBAR açılış konuşmasında; OYAK Liselerarası Matematik Yarışması HAYAT MATEMATİKTİR sloganıyla yıllardır yürüyor. Bundan 8 yıl önce başlatmıştık. O zaman 5 ilde sadece 107 okulumuzun katılımıyla başlamıştı. Zaman içerisinde bugüne geldiğimizde toplam 10 bine yakın öğrencimiz 8 yıl içerisinde bu yarışmada bulunmuşlar, ter dökmüşler. Ülkemizin bu projesi çok önemli bir sosyal sorumluluk projesidir. Aynı zamanda gençlerimize önemli ufuklar açtığını da biliyorum. Bugün tam 17 ilde bu yarışmayı yapmaktayız. Hedef gayet net; gençlerimize sorgulayıcı, araştırıcı, inceleyici, neden-nasıl sorularını daima soran ve sonuçları buna göre çeşitli kaynakları araştırarak ortaya koyan bir zihniyetle hayatlarınıza devam etmenizi istiyoruz. Bunun sonucunda inandığımız şey şu: Bilgiye sahip olacağız. Biz ne kadar bilgiye sahip olursak elimizde dünyaya pazarlayacağımız o kadar fazla şey olacak, dedi.
Vali Zübeyir KEMELEK de açılışta yaptığı konuşmada; İlimizin bu yarışmada temsil edilmesi ve öğrencilerimize fırsat tanınması bizler açısından son derece önem arz ediyor. Bu anlamda Renault MAİS Genel Müdürüne teşekkür ediyorum. Matematik hayat boyu gerekli olan bir bilim dalı. Hayatın her aşamasında ister bilimsel faaliyet içerisinde olun ister ticari veya başka hizmet sektörü içerisinde olun matematiksiz herhangi bir iş ve meslek düşünülemez. Ben öğrencilerimizin matematik çalışmalarına yarışma sonrasında da devam etmelerini diliyorum. Çünkü sizlerin yarışı bitmedi. Hayat boyunca bir yarış içerisinde olacaksınız. Matematik sizin başarınıza mutlaka katkı sağlayacaktır. Bütün gelişmiş ülkeler bilimsel gelişme sonucunda gelişmişlerdir. Kalkınmaların esas sebebi bilimsel gelişmedir, dedi. Konuşmaların ardından Sayın Valimiz ve protokol üyeleri tarafından dereceye giren okulların öğrenci ve müdürlerine ödülleri verildi.

8 Ocak 2010 Cuma

Edirne'de dönenler...!

Zaman Gazetesinin internet sitesi olan zaman.com.tr nin haberine göre Edirne'de bir aydır yaşanan gerginliğin perde arkası aydınlanıyor. Soruşturma-yı genişleten cumhuriyet savcılığı, provokatörlerin şehirde Türk-Kürt çatışması çıkarmayı amaçladığını ortaya koydu. Savcılık, şimdi organize bir şekilde yapılan eylemlerin arkasındaki isimleri arıyor.
Edirne'de, 3 Ocak günü yasadışı DHKP/C terör örgütü üyesi 5 üniversite öğrencisinin tutuklanması üzerine yaşanan olayların provokasyon olduğu iddiaları güçleniyor. Alınan bilgilere göre, gerginliğin ardından soruşturma başlatan Edirne Cumhuriyet Savcılığı, olaylar öncesinde Türk-Kürt çatışmasına duyarlı kesimlerin adım adım tahrik edildiğini belirledi. Karanlık eller, gerginlikten birkaç hafta önce, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği, Edirne Ülkü Ocakları ve Trakya Üniversitesi Kampüsü duvarlarına sloganlar yazdı. "Yuh olsun size ve Allah'tan başka taptıklarınıza", "Kahrolsun laik T.C." gibi sloganların altına ise 'Erdemliler' imzası atan provokatörler, daha sonra şehirde Türk-Kürt çatışmasını körükleyecek eylemlere girişti. "Edirne'ye PKK'lılar gelecek, hazırlık yapalım, sopa ve sapan hazırlayalım" gibi söylentiler internet üzerinden yayıldı. 3 Ocak'ta bir araya gelen grup, arkadaşlarının tutuklanmasını protesto etmek için İstanbul'dan yola çıkan DHKP/C sempatizanlarını Türk bayraklarıyla otoyol turnikelerinde karşıladı. PKK'lı yerine DHKP/C yandaşlarını karşısında bulan grubun içinden bazı kişiler ısrarla slogan atmayı sürdürdü. Bunun üzerine provokasyonu fark eden güvenlik güçleri olaylara müdahale etti.
Olaylar, İstanbul'dan Edirne'ye gelen yaklaşık 150 kişilik grubun, 22-29 Aralık 2009 tarihlerinde yasa dışı DHKP/C terör örgütünün propagandasını yaptıkları gerekçesiyle Edirne'de 5 üniversite öğrencisinin tutuklanmasını protesto etmek istemesi üzerine çıkmıştı. 3 Ocak günü İl Jandarma Komutanlığı ve polis ekiplerince Edirne TEM otoyolu gişelerinde otobüsleri durdurulan grup ile onlara tepki için toplanan Edirneli bir başka grup, karşı karşıya gelince olaylar patlak vermişti. Güvenlik güçlerinin müdahalesiyle gerginlik önlenirken her iki gruptakilerin üzerinde yapılan aramalarda çok sayıda sopa ve testere ele geçirilmişti. Gerginliğin ardından açılan soruşturmada Edirne halkının, provoke edilmesi için senaryolar hazırlandığı tespit edildi.
Savcılığın tespitine göre önce solcularla ülkücüler tahrik edildi. Buna göre, olaylardan birkaç hafta önce, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği, Edirne Ülkü Ocakları Derneği ve Trakya Üniversitesi Kampüsü duvarlarına çeşitli sloganlar yazıldı: "Yuh olsun size ve Allah'tan başka taptıklarınıza", "Kendi nefsini ilah edinme Allah'a itaat et", "Kahrolsun laik T.C.", "Kahrolsun faşizm, yaşasın İslam". Sloganlarda 'Erdemliler' imzasının kullanıldığı görüldü. Yapılan arşiv çalışmasında bu imzanın daha önce hiç kullanılmadığı anlaşıldı. Biri Kürt, diğeri Türk iki ilköğretim öğrencisinin kavgasının aileler arası kavgaya dönüşmesini fırsat bilen tahrikçilerin, bunu Türk-Kürt çatışmasına dönüştürmek istediği de kayda alındı. Provokasyona zemin hazırlayan süreç şöyle gelişti: 6 Aralık 2009'da Diyarbakır'da düzenlenen mitingde bir PKK sempatizanının silahla öldürülmesini protesto etmek amacıyla 10 Aralık'ta Edirne'de gösteri yapılmak istendi. Gösterici gruba, Ülkü Ocağı, Alperen Ocağı, ulusalcı gruplar ve CHP üye veya sempatizanlarından oluşan büyük bir grup, sloganlar eşliğinde saldırdı. Polisin müdahalesiyle olayların büyümesi önlendi. 13 Aralık'ta Ülkü Ocağı, Alperen Ocağı, ulusalcı gruplar, CHP üye veya sempatizanlarından oluşan büyük bir grup tarafından 'Teröre Lanet Yürüyüşü' düzenlendi. 3 Ocak 2010'da çıkan en son olaydan önce de yine Edirne halkının kışkırtıldığı ortaya çıkarıldı. Bir grubun "Edirne'ye PKK'lılar gelecek, bizlere saldırıda bulunacaklar, hazırlık yapalım, adam toplayalım, sopa ve sapan hazırlayalım" gibi söylentiler yayarak ve internet üzerinden propaganda yaparak halkı toplamaya çalıştığı belirlendi.
ROMANLAR ÖNCEDEN UYARILMIŞ
Edirne'deki Roman vatandaşların 3 Ocak'ta yaşanan olaylar öncesinde yetkililer tarafından uyarıldığı öğrenildi. Trakya Roman Dernekleri Federasyonu Başkanı Fahrettin Savcı, bu sayede planlanan oyunların dışında kaldıklarını söyledi. Edirne'nin hedef il olabileceğini vurgulayan Savcı, "Olayların buradan başlayıp yayılması mı bekleniyor bilmiyorum. Bunların arkası gelebilir. Bu ilk denemeleriydi ve başarısız oldular." dedi.
Gösteriler sırasında Romanların olayları yatıştırmaya çalıştığını ifade eden savcı, şunları anlattı: "Çevrede protestolar için dernekler toplanmaya çalıştı. Roman vatandaşlar da temsil edilecek diye konuşulmaya başlandı. Edirne, Avrupa'ya açılan kapı olduğundan hedef il olabilir. Olayların buradan başlayıp yayılması mı bekleniyor bilmiyorum. Bunların arkası gelebilir. Bu ilk denemeleriydi ve başarısız oldular." Roman Dernekleri Federasyonu Başkanı Erdinç Çekiç de çeşitli duyurularla insanların sağduyulu olması için çalışmalar yaptıklarını ifade ederek, şunları söyledi: "Bunlar Edirne'de yaşanan şeyler değil. Ortamı germek isteyenlerin çalışması. Eğitimi zayıf olan toplumumuzu kullanmak istiyorlar."
Kaynak : www.zaman.com.tr

EDİRNE BELEDİYE BAŞKANI SEDEFÇİNİN ODASINDA DİNLEME CİHAZI BULUNDU

Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi'nin makam odasındaki televizyonda ses kartı, görüntü kartı, FM vericisi, görüntü ve ses aktarıcı komple sistem bulundu. Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi, CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş, TBMM Telekulak ve Bilgi Teknolojileri Komisyon Üyesi Tacidar Seyhan ile birlikte düzenlediği basın toplantısında, makamına alınan yeni televizyonun, haziran ayında teklif alma yöntemiyle gerçekleştiğini söyledi. Alınan televizyonun temmuz ayında getirildiğini ifade eden Sedefçi, yeni olan televizyonun sürekli arıza yapmasından şüphelendiğini, şüphesini CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş ile paylaştığını, bugün de televizyonun noter ve bilirkişi huzurunda açıldığını belirtti. Sedefçi, açılan televizyonun içerisinden komple dinleme ve görüntü alma, aktarma sisteminin bulunduğunu gördüğünü ve bununla ilgili de Edirne Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu bildirdi. CHP Adana Milletvekili ve TBMM Telekulak ve Bilgi Teknolojileri Komisyon Üyesi Tacidar Seyhan da televizyonun içinden çıkan bu cihazın, ses kartı, görüntü kartı, FM vericisi, görüntü ve ses aktarıcı komple sistem olduğunu belirtti. Sistemin son derece gelişmiş olduğunu ifade eden Seyhan, bununla uydu kanalı aracılığıyla görüntü ve seslerin dünyanın herhangi bir yerine depolanabileceğini kaydetti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş de yaptığı açıklamada Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir hukuk devleti olduğunu ifade etti. Hukuk devletinde geçerli olanın Anayasa, yasalar ve insan hak ve özgürlükler olduğunu bildiren Ateş, şöyle konuştu: "Eğer hakim, bir kişinin dinlemesine karar verirse bu karar alınır, gerekli dinleme ortamı hazırlanır ve üç ay dinlenir. Eğer sonunda bir suç varsa gereği yapılır. Bir suç unsuru yoksa karar veren hakimin, 'biz sizi dinledik ama herhangi bir suç unsuruna rastlamadık ve biz demirbaş mallarımızı alıyoruz' deme olanağı vardır. Daha öncede böyle olmuştur. 7 aydır bu televizyon, hem ses alma, hem görüntü alma, belli bir merkeze yollama, özelliği olan bir sistemdir. Hükümet aylardır ülkeyi komplo teorilerle yatırıp kaldırmaktadır. Ama ortaya da bir somut belge koymamaktadır. Şimdi bu dinleme olayı, Emniyet müdürünün işi ise bu emri kimden almıştır? Buradaki görüntü ve ses, Edirne Emniyetinde mi yoksa, Ankara'da birtakım makamlarda, hatta ve hatta başbakanlığın odalarında, dehlizlerinde mi toplanmaktadır, yoksa komplo teorileri ürettikleri AKP'nin karargahlarında mı toplanmaktadır? Bu soruların cevapların Başbakan tarafından verilmesi lazım. Bu AKP'nin hukuka saygısızlığını, AKP'nin insan hak ve özgürlüklerine saygısızlığını AKP'nin Türkiye'yi bir kaosa sürüklediğinin belgesi, kanıtıdır. Bu aletlerin yerleştirildiği televizyon dünya çapında bir markadır. Firmanın bir ticari itibarı var. Bu firmanın itibarıyla oynanmıştır. Bunun suçlusu firma mıdır, Başbakanlık makamı mıdır, İçişleri Bakanlığı makamı mıdır. Ankara'daki başbakan, başbakan yardımcısı, İçişleri Bakanı Türkiye'deki komplo teorilerine kılıf bulmak yerine bu somut olayın gerekçelerini kamuoyuna açıklamalıdır. Bunun peşini bırakmayacağız."
DAHA ÖNCE DE BULUNMUŞTU
Edirne Belediyesi, Belediye Makine İkmal Bakım ve Onarım Birimi Şefi Ünal Kant'ın odasında 11 Aralık 2009 tarihinde, oda parfümü sıkan bir aletin içerisinde "dinleme cihazı" olduğu iddia edilen bir alet bulunmuş ve bu konu Edirne Belediyesi tarafından yargıya taşınmıştı. Anteni ve üzerinde seri numarası olan cihazın bulunmasının ardından, Edirne Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Müdürlüğü yetkilileri, aletin demirbaşa kayıtlı olduğu gerekçesiyle belediyeden geri almıştı.
KAYNAK:www.olayhaber.com
sağ üst köşede yer alan Önceki kayıtlar'a tıklayarak geçmiş haberlere ulaşabilirsiniz...