***Hoşgeldiniz!!! Trakyadaki en güncel ve en kaliteli haberler için; www.trakyahaberci.com...

25 Ekim 2009 Pazar

Trakya'da 'kartvizit gazeteciliği' yapılıyor

Türkiye Gazeteciler Federasyonu, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ı ziyaret etti. Arınç ile özellikle yerel medyanın yaşadığı sıkıntılar üzerinde görüş alışverişinde bulunan Federasyon Yönetimi, Arınç'a, bir de rapor sundu. Özellikle Anadolu ve Trakya'da ''Hiçbir işte dikiş tutturamayanların kartvizit ve itibar edinmek için gazete çıkardığı veya internet gazeteciliği yaptığı bir dönem yaşandığının'' savunulduğu raporda, gazeteciliğin kolay yapılabilen bir meslek olmaktan çıkartılması için adı gazeteci olarak tanımlanacak kişiler için eğitim şartının gözetilmesi öneriliyor
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Atilla Sertel ve yönetim kurulu üyelerini kabul etti. Ziyaretlerde Trakya Gazeteciler Derneği Başkanı ve TGF Yönetim Kurulu Üyesi Lütfü Karakaş da yer aldı. TGF Başkanı Sertel, Arınç'ın makamında gerçekleşen kabulde, yerel ve yaygın medyanın önemli sorunları bulunduğunu belirterek, ''Sizin bu sorunlara her daim değinmeniz bizi mutlu ediyor'' dedi.

ÇÖZÜM UMUDUMUZ SİZSİNİZ
Basın plakasının işler hale gelmesi yönündeki çalışmaları için Arınç'a teşekkür eden Sertel, ''Sorunlarımızı size ilettiğimizde çözüm noktasına ulaştırıyorsunuz. Çözüm konusunda gördüğümüz kaynak sizsiniz'' diye konuştu. Gazetecilerin kişisel, örgütsel, sendikal ve ücretsel sorunları olduğunu belirten Sertel, 73 gazeteciler cemiyeti ile 16 bin gazetecinin bağlı olduğu federasyon olarak bunları raporlaştırdıklarını söyledi. Raporu Arınç'a sunan Sertel, çözüm yolunda federasyon olarak her türlü işbirliğine ve katkıya hazır olduklarını kaydetti. Bakan Arınç da Türkiye Gazeteciler Federasyonu'nun mesleğin en önemli örgütlerinden biri olduğunu vurgulayarak, gazetecilerin sorunlarının aşılmasında işbirliği ve iletişime ihtiyaç olduğunu söyledi. Arınç, ''Bu ekiple iyi bir diyalog kuracağımıza inanıyorum. Geçmişten bu yana farklı olan bence budur. Çünkü bir taraftan hükümet bir taraftan sendikamız, cemiyetimiz işbirliği yapmak zorunda'' dedi. Federasyonun hazırladığı rapor konusunda çalışma yaptıracağını belirten Arınç, sorunların giderilmesi için güçlü bir işbirliği ve iletişim sağlayacaklarını kaydetti.

MEDYANIN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ RAPORU
Federasyon tarafından hazırlanan ''Medyanın Sorunları ve Çözüm Önerileri Raporu''nda, medyanın ekonomideki dalgalanmadan en çok etkilenen sektör olduğu belirtilerek, daralma ve ekonomik kriz dönemlerinde reklam gelirlerinin kısılmasının sektörü başta iş gücü olmak üzere birçok alanda zayıflattığı vurgulanıyor. Resmi ilanların dağıtımını düzenleyen ve denetleyen Basın İlan Kurumunun ''çağdışı kaldığı'' öne sürülen raporda, kurumun 40 yıldır kendisini yenilemediği, günümüz medyasının ve resmi kurumların beklentilerine ihtiyaç veremez hale geldiği eleştirisine yer veriliyor. Özellikle Anadolu ve Trakya'da ''hiçbir işte dikiş tutturamayanların kartvizit ve itibar edinmek için gazete çıkardığı veya internet gazeteciliği yaptığı bir dönem yaşandığının'' savunulduğu raporda, gazeteciliğin kolay yapılabilen bir meslek olmaktan çıkartılması için adı gazeteci olarak tanımlanacak kişiler için eğitim şartının gözetilmesi, medya işletmesi kuracakların belirli sayıda kalifiye elaman çalıştırması öneriliyor. Sosyal güvenlik reformu kapsamında gazetecilerin yıpranma hakkının elinden alınmasının ''gazetecilere yapılan büyük bir haksızlık'' olarak değerlendirildiği raporda, konunun tekrar gündeme getirilerek, yıpranma hakkının geri getirilmesi talep ediliyor. Akreditasyon uygulamasına da değinilen raporda, bu uygulamanın en azından sarı basın kartı kullanan gazeteciler için kaldırılması isteniyor. Raporda ayrıca, ''gazetecilerin ceza davaları tehdidi altında çalışmalarına neden olacak yasal düzenlemelerden'' vazgeçilmesi, sarı basın kartının kimlik olarak kabulü, sürekli basın kartı sahiplerine yeşil pasaport verilmesi yönündeki talepler de yer alıyor.

BAYKAL’I DA ZİYARET ETTİLER
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Atilla Sertel ve yönetim kurulu üyeleri daha sonra CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ı parti genel merkezinde ziyaret etti. Baykal, Parti Genel Merkezi'ndeki makamında gerçekleşen kabulde, çalışmalarını beğeni ve takdirle izlediğini söyledi. Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Atila Sertel ise kabulde, yerel ve yaygın basının önemli sorunlar yaşadığını belirterek, bunların çözümü noktasında Federasyon olarak çalışmalar yaptıklarını söyledi. Baykal da Türk basının sorunlarını yakından takip ettiğini, Anadolu basınının yaşadığı sıkıntılardan haberdar olduğunu söyledi. CHP Genel Başkanı Baykal, gazetecilerin sorunlarıyla yakından ilgileneceğini dile getirdi.
KAYNAK:ÇERKEZKÖY HABER GAZETESİ

5 dakikada üniversite mezunu yapan sahtekarlar tutuklandı


Tekirdağ iline bağlı Çerkezköy ilçesinin Kapaklı Beldesinde, 5 dakikada sahte üniversite diploması, 10 dakikada da sahte ehliyet düzenleyen baba-oğul, jandarma tarafından gözaltına alındı. Şahısların işlettiği markette arama yapan jandarma, aralarında 5 diploma, 3 ustalık belgesi ve çeklerin bulunduğu 20 adet sahte belge ile bir adet ruhsatsız tabanca ele geçirdi. Tutuklanarak cezaevine gönderilen baba Burhan T.'nin daha önce de aynı suçtan hapis yattığı öğrenildi

Sahte diploma, ehliyet, güvenlik sertifikası ile ustalık ve çıraklık belgesi düzenlediği iddiası ile Çerkezköy ve Kapaklı Jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen Burhan T. (48) ve oğlu Hüseyin T. (24) tutuklanarak cezaevine gönderildi.

EV VE İŞYERİNE BASKIN
Kapaklı’da ikamet eden ve Kapaklı’da bir market işleten Burhan T.'nin (48) sahte diploma, ehliyet, güvenlik sertifikası, ustalık belgesi ve çıraklı belgesi düzenlediği konusunda alınan istihbarat üzerine harekete geçen Çerkezköy ve Kapaklı Jandarma ekipleri, önceki gün Burhan T.'nin ev ve işyerine baskın düzenledi.

BABA VE OĞUL GÖZALTINA ALINDI
Burhan T.'nin ev ve işyerinde yapılan aramada 5 diploma, 3 ustalık belgesi ve çekler olmak üzere 20’ye yakın belge ile bir adet ruhsatsız tabanca ele geçirilirken, Burhan T. ve ona yardım ettiği iddia edilen 24 yaşındaki oğlu Hüseyin T., gözaltına alındı.

CEZAEVİNE GÖNDERİLDİLER
Yapılan sorgularının ardından Çerkezköy Adliyesi’ne sevk edilen Burhan T. ve Hüseyin T. önceki gün çıkarıldıkları adli mercilerce tutuklanarak Çerkezköy Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

AYNI SUÇTAN SABIKASI ÇIKTI
Sahte belge düzenlediği iddiası üzerine tutuklanarak cezaevine gönderilen şahıslardan Burhan T.'nin daha önce de resmi evrakta sahtecilik suçundan sabıkasının olduğu ve cezaevinden kısa bir süre önce çıktığı öğrenildi.
KAYNAK.ÇERKEZKÖY HABER GAZETESİ

SİNECAST SANATEVİ OYUNLARINI SERGİLEDİ


Keşan Belediyesi kültür etkinlikleri kapsamın Keşan’a gelen Sinecast Sanatevi tiyatro ekibi, Kültür merkezinde “Zaman Tüneli’’ ve “Bir İstanbul Masalı’’ adlı oyunlarını sergilediler.
23.10.2009 Cuma günü Keşan’a gelen tiyatro ekibi çocuklar için saat 10.00-11.00-13.00 ve 14.00 te Zaman Tüneli adlı oyunu sergiledi. Yaklaşık 500 çocuğun izlediği oyun, küçükler tarafından büyük beğeni topladı.
Akşamda saat 20.00 de yine Kültür merkezinde büyükler için “Bir İstanbul Masalı’’ adlı oyun sergilendi. Bu oyunda izleyenler tarafından büyük bir ilgi gördü. Oyunun sonunda Keşan Belediyesi Meclis Üyesi Serdar Dinçer tarafından oyunculara çiçek verildi.
Oyunu izleyenler, bu imkanı kendilerine sağlayan Keşan Belediye başkanı Mehmet Özcan’a teşekkür ettiler.


HABER VE FOTO:RECEP KARAGÖZ

TEKİRDAĞDAN KISA-KISA HABERLER


ÇorludaTrafik kazası, 1 ölü
Tekirdağ'ın Çorlu ilçesindeki trafik kazasında, 1 kişi öldü. Alınan bilgiye göre, Ahmet Terzi'nin kullandığı motosiklet, Çırak Bayırı mevkisinde, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu T.B'nin kullandığı 59 PN 229 plakalı kamyona çarptı. Kazada, çarpışmanın etkisiyle başını kamyona çarpan motosiklet sürücüsü Terzi, olay yerinde hayatını kaybetti. Kamyon sürücüsü T.B'nin gözaltına alındığı olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Sahte para operasyonu
Tekirdağ'ın Çerkezköy ve Çorlu ilçesinde, sahte para kullanan 2 kişi tutuklandı, 1 kişi ise gözaltına alındı. Edinilen bilgiye göre, Çorlu Emniyet Müdürlüğü'ne yapılan bir ihbarda, plakası açıklanmayan otomobilin içindeki R.Ö. ve M.K'nin İstanbul'dan aldıkları sahte dolarları Çerkezköy'de bozduracakları bildirildi. Bunun üzerinde Çerkezköy'de durdurulan ve arama yapılan aracın konsol kısmında 20 adet sahte dolar, 2 adet sigara şeklinde sarılmış tütünle karışık 4 gram esrar ele geçirildi. Olayla ilgili adli makama sevk edilen R.Ö. ve M.K. tutuklandı. Çorlu ilçesinde ise A.İ.A'ya ait restoranda yemek yiyen G.A, hesabı sahte 100 dolarla ödemek istedi. Paranın sahte olduğunun anlaşılması üzerine polis ekiplerince yakalanan G.A. gözaltına alındı.

Plaka sahte, sigaralar kaçak
Tekirdağ'da, şüphelendikleri aracın sahte plakalı olduğunu belirleyen polisler, gerçek plakaları aradıkları bagajda çok miktarda bandrolsüz sigara ve içki ele geçirdi. Edinilen bilgiye göre, içinde K.Y. ve K.Y'nin bulunduğu park halindeki 34 NOK 137 plakalı araçtan şüphelenen polis ekipleri, aracın şase numarasından sorgulama yaptı. Aracın gerçek plakasının 34 FD 4284 olduğunu ve İstanbul'da hacizli yakalama emri bulunduğunu belirleyen ekipler, aracın sahibi A.S'ye ulaştı. A.S'nin aracın gerçek plakasının bagajda olduğunu söylemesi üzerine yapılan incelemede, plakalar aranırken, bandrolsüz 158 paket puro, 461 paket sigara ve 4 adet içki ele geçirildi. İçki ve sigaralara el konulurken, A.S, K.Y. ve K.Y. hakkında soruşturma başlatıldı.
KAYNAK:www.22haber.com

24 Ekim 2009 Cumartesi

Ç.E.T.DERNEĞİNDE GÖREV BÖLÜMÜ YAPILDI BAŞKAN:HASAN DAĞLI



Tekirdağ iline bağlı Çorlu ilçesinde kurulu bulunan kısa adı(Ç.E.T.D.)olan Çorlu Eczane Teknisyenleri Derneği geçtğimiz günlerde yaptığı olağan genel kurul sonrasında seçilen yeni yönetim aralarında görev taksimi yaptı. Yeni yönetimde Hasan Dağlı Başkanlığa getirilirken Başkan yardımcılıklarına Mehmet Çabuklar ile Mehmet Değer getirildiler. Özkan Çakmak Muhasip olurken Kani Seçkin de sekreterliğe getirildiler. Ozan Volkan ve Muhittin Sürücüde üye olarak kaldılar. Denetleme Kuruluna ise Kemal Derin, Mehmet Öksüzoğlu, Hakan Türkücü getirildiler. Yeni yönetim Kurulu yaptığı ilk toplantıda üyeleri için Lokal yeri aramaya başladıklarını daha sonrada sosyal faliyetlerle ilgili çalışmalarını sürdüreceklerini belirttiler
HABER VE FOTO:RECEP KARAGÖZ

TEKİRDAĞ BELEDİYESİ TÜM İLİ BAYRAKLARLA DONATACAK


Tekirdağ Belediyesi, yaklaşan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı öncesi çalışmalarını hummalı bir şekilde sürdürüyor. Cumhuriyetin kuruluşunun 86. yıldönümünün Tekirdağ’da coşkulu bir şekilde kutlanacağını belirten Tekirdağ Belediye Başkanı Op. Dr. Adem Dalgıç, “Cumhuriyet coşkusunun en üst düzeyde yaşanması için halkımıza 5000 adet Türk Bayrağı dağıtacağız. Bu konuda çalışmalarımız son aşamada. Şimdiden tüm halkımızın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun” dedi. Öte yandan halka dağıtılmak ve çeşitli kurum ve kuruluşlara asılmak için alınan bayraklar İtfaiye, Kültür ve sosyal işler ile Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için titiz bir şekilde hazırlanıyor.

11İLİN YER ALDIĞI EĞİTİM VE GENÇLİK 5.BÖLGESEL PROJE FUARI BAŞLADI




Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatının düzenlediği ve 11 ilin yer aldığı Eğitim ve
Gençlik5.Bölgesel Proje fuarıYayobAoteldebaşladı.Adapazarı,Balıkesir,Bilecik,Bursa,Çanakkale,Edirne,İstanbul,Kırklareli,Kocaeli,Yalova ve Tekirdağ’daki okulların da yer aldığı 24 proje Yayoba otelin salonunda sergileniyor.Fuara katılan öğrencilere yetkililer tarafından bilgiler veriliyor.Fuara gidecek olan kişilerin ulaşımı Tekirdağ Belediyesi tarafından sağlanıyor.Fuar 24 Ekim cumartesi günü de saat 10:00 ile 12:30 arasında açık kalacak.

TTB (Türk Tabipler Birliği) Domuz Virusü Konusunda Önemli Açıklamalar Yaptı

Türk Tabipleri Birliği, domuz gribi ile ilgili güncel gelişmeler doğrultusunda, Prof. Dr. Murat Akova ve Doç. Dr. Alpay Azap’ın katılımıyla bir basın toplantısı düzenledi. Akova ve Azap’ın domuz gribi hakkında en çok sorulan sorulara verdikleri yanıtlar şöyle:
Domuz gribi hakkında kısa bilgi…
Pandemik İnfluenza A (H1N1) virüsünün neden olduğu domuz, kuş ve insan grip virüslerinin bir karışımı olarak karşımıza çıkmış olan yeni grip türüdür. İlk defa Mart 2009’da Meksika’da insanlar arasında görülmeye başlayan grip salgını hızla dünyaya yayılmış ve hatırlanacağı üzere Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 11 Haziran 2009’da pandemi (faz 6) alarmı vermiştir. Geçen dönem güney yarı kürede görülen hastalık, kış mevsiminin gelmesiyle birlikte son haftalarda kuzey yarı kürede yayılmaya başlamıştır.
Hastalığın klinik seyri nedir?
Hastalığın klinik belirtileri mevsimsel gripten farklı değildir. Pandemik grip (H1N1) şu aşamada mevsimsel influenzadan daha ağır seyretmemektedir. Ancak hızlı yayılma özelliğine sahiptir. Mevsimsel influenzadan en önemli farkı toplumun büyük kesiminin daha önceden bu ve benzeri olan viruslerle karşılaşmamış olmasıdır. Bu nedenle dünya nüfusunun önemli bir kısmı hastalığa açıktır. Pandemik H1N1’in öldürme hızı binde 3-5 arasındadır. Bu normal influenzadan daha düşük bir orandır. Ancak hastalığa yakalananlar arasında belli gruplarda ölüm oranı normal influenzaya göre daha yüksektir.
Kimler daha çok etkileniyor?
Hastalığın bugüne kadarki seyri incelendiğinde, 6 ay-24 yaş arası çocuk ve gençlerin daha çok etkilendiği görülmüştür. Hamileler, hasta olan kişilerle ilk temas edebilecek hizmet grupları hastalıktan etkilenecek gruplar arasında sayılmaktadır. Hastalık 65 yaş üzerindeki kişilere kolay bulaşmamaktadır. Bunun 1918’de meydana gelen büyük salgın ile ilgili olduğu düşünülüyor. 1918’de meydana gelen grip salgınındaki virus bugünkü viruse çok benziyor. O virus 1950’lere kadar dolaştığı için 65 yaş üzerindeki kişilerin kısmi bağışıklık geliştirdiği kabul ediliyor.
Endişeli olunan nokta nedir?
Endişeler influenza A virusunun çok kolay yapı değiştirmesinden kaynaklanmaktadır. Bu bağlamda, ilerleyen süreçte hastalığın seyrinin daha ağır olup olmayacağı hakkında kesin bir şey söylenememektedir. Geçtiğimiz yüzyılda yaşanan grip salgınlarında, başlangıçta hafif enfeksiyona neden olan virüsün sonradan daha öldürücü hastalık yapma yeteneğine kavuştuğu izlenmiştir.
Hasta olmamak için ne yapmalı?
Öncelikli risk grubu olarak ifade edilen çocuk-genç yaş grubunu hastalıktan korunması için kişisel hijyene dikkat başta gelmektedir. Okullarda hijyene, özellikle el hijyenine maksimum önem verilmeli, eller sık sık yıkanmalıdır. Küçük yaş gruplarında eğer çocukların sık sık ellerini yıkamaları sağlanamıyorsa alkollü el dezenfektanları kullanılmalıdır. Okullarda, çocukların bir arada bulunmalarının zorunlu olmadığı sınıf dışı faaliyetler sınırlanmalıdır. Ne kadar çok farklı gruptan çocuk bir araya getirilirse riskin o kadar artacağı unutulmamalıdır. Okul gezileri sınırlanmalıdır.
Hastalık görüldüğünde, okulların kapatılması için bir ölçüt var mıdır?
Bunun için geliştirilmiş rakamsal bir ölçüt ne yazık ki yok. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), okul kapatma ve benzeri uygulamaların salgının başlangıcında yapıldığı takdirde infeksiyonun yayılmasını yavaşlatacağını dolayısıyla sağlık otoritelerine gerekli hazırlıkları yapmak için zaman kazandıracağını belirtmektedir. Bugün için ülkemizde gerçekleştirilen okul kapatma uygulamaları da aşı sağlanana kadar infeksiyonu olabildiğince sınırlı tutabilmek amaçlıdır.
Beraber çalıştığımız birisinde ya da çocuğumuzun sınıf arkadaşında hastalık olunca ne yapmalı? Koruyucu ilaç almalı mı?
Hasta olduğu düşünülen kişilerle temas etmiş olanların rutin olarak bu virusun varlığı yönünden taranmasına gerek yoktur. Hastanın grip semptomları yönünden takip edilmesi yeterlidir. Ancak semptom çıkması durumunda hasta tedavi yönünden değerlendirilmelidir. Semptom gözlenen hastaların önemli bir kısmında da tedaviye ihtiyaç duyulmayacaktır. Uluslararası bilimsel kurumların hastalığa yakalanan herkesin tedavi edilmesine yönelik önerisi bulunmamaktadır. Belli bir takım risk faktörü taşıyan kişilerin tedaviye alınması gerekecektir.
Belirtileri neler ve görülünce/hasta olunca ne yapılmalı?
Pandemik grip (H1N1) in belirtileri mevsimsel griple aynı olup ateş, öksürük, boğaz ağrısı, baş ağrısı, kas ağrıları ve daha geri planda kalan burun akıntısı, ishal, bulantı-kusma gibi belirtilerdir. Hastalanan çocuklar okula gönderilmemeli, veliler bu konuda uyarılmalıdır. Hastalanan çocuklar hastalık tamamen iyileşene kadar -ki bu süre genellikle 7 gündür- evde tutulmalı, hastalığın daha uzadığı durumlarda ise ateş düştükten en erken 24 saat sonra okula gönderilmelidir. Hastalanan çocukların iyi beslenmesi ve bol sıvı alması sağlanmalıdır.
Halen var olan grip aşısı yeterli mi? Domuz gribi aşısı farklı mı?
Pandemik grip (H1N1) için geliştirilen aşı şu anda ABD, İsveç ve Macaristan’da kullanılmaktadır. Şu an Türkiye’de var olan aşı bir yıl öncesinin influenza virusüne karşı geliştirilen mevsimsel grip aşısıdır. Pandemik grip (H1N1) aşısının üretim çalışmaları Temmuz ayı başından bu yana devam etmektedir. Yaklaşık 5 bin civarında çocuk ve erişkinde denendiğini ve belirgin bir yan etkisinin izlenmediğini biliyoruz.
Tek bir aşı mı var, farklı aşılar mı var? Hangisi tavsiye ediliyor?
ABD ve Avrupa’da üretilen iki tip aşı var. Bu iki tip aşının etken maddeleri birbirinden farklı. Birinde zayıflatılmış canlı virüs var diğeri ise ölü virüs içeriyor. Aşılar içerisinde üç önemli madde var.
Bunlardan birisi, antijen denilen vücutta esas bağışıklığı sağlayacak olan virüsün parçasını içeren kısım.
İkinci madde ise ABD'de olmayan ve Avrupa'da olan adjuvan denilen ve aşının bağışıklık yapma gücünü artıran madde. Aşılarda bu amaçla uzun yıllar alüminyum kullanılmıştı. ABD, var olan ancak bilimsel olarak kanıtlanmış bulunmayan iddialar nedeniyle, aşıların içinde adjuvan madde kullanılmasına izin vermiyor. Adjuvanların çok nadir olarak alerjik reaksiyonlara yol açtığı, bazı romatolojik hastalıklar gibi istenmeyen bazı yan etkilere yol açtığı öne sürülüyor. Bu nedenle de ABD'de hukuki olarak sorumlu tutulan çok sayıda dava olduğu için bu maddenin aşılara konulmasına izin verilmiyor. Avrupa'daki aşıların içinde adjuvan maddesi var. Bu aşılar 5 büyük firma tarafından üretiliyor. Türkiye'ye gelecek aşıların içerisinde büyük olasılıkla bu madde olacak. “Bunun bulunmasının bir zararı var mı” sorusuna kesin bir yanıt verilemiyor ancak Avrupa Birliği’nde adjuvanlı (sequalen veya alüminyum) aşılar yıllardır uygulanıyor ve ciddi bir yan etki hali hazırda bildirilmiş değil. Ama bu sadece Türkiye'ye özgü bir şey değil, ABD dışındaki tüm ülkelerdeki aşıların içerisinde adjuvan maddesi olacak.
Üçüncü madde ise cıvalı bir bileşik. Aşının, başka mikroplarla kontamine olmasını, bulaşmasını engelleyen koruyucu bir madde. ABD'deki aşıların içerisinde bu da bulunmuyor. Civa olması çok da bir önem taşımıyor. Çünkü, arka arkaya çok dozda aşı yapıldığı takdirde, vücutta birikip özellikle çocuklarda bir takım rahatsızlıklara yol açabiliyor, ancak tek doz yapımında bir sorun bulunmuyor.
Aşıların yan etkileri söylendiği gibi mevcut grip aşılarından daha fazla mı?
Grip aşısı dünyada 50 yıldan daha uzun süredir üretilen bir aşı. Üretme tekniği teknolojinin de gelişmesiyle çok daha iyileşmiş olmakla birlikte temel olarak üretim basamakları on yıllardır hep aynı. Embriyonlu tavuk yumurtasından üretiliyor. Son yıllarda doku kültürlerinden de üretilse de bunların sayısı çok az. Dolayısıyla dünyada bu konuda ciddi bir deneyim ve birikim var. Domuz gribi aşısının mevsimsel influenzadan daha fazla bir yan etkisi olduğu bugüne kadar tespit edilmedi. Ancak lokal yan etkiler olabiliyor; aşı yerinde hafif kızarıklık, aşı yerinin hafif ağrıması gibi. Buna karşılık ciddi yan etkiler çıkması olasılığı son derece düşük ve mevsimsel grip aşısında beklenen yan etki oranından daha fazla değil. Ancak dünyada ilk kez böyle büyük bir kitlesel aşılama faaliyeti olacağı için milyonda bir ya da daha nadir görülen yan etkilerin de ortaya çıkma olasılığı da ihmal edilmiyor. Dünya Sağlık Örgütü bunları takip ediyor. Aşının kanser yaptığına dair söylenceler kesinlikle doğru değil.
Söylendiği gibi geçmiş yıllarda, 1950-60 larda yaşanmış olumsuz tecrübeler var mı?
Grip aşılarının üzerine haksız bir şekilde yapışıp kalan kötü şöhret, 1976 yılında ABD’deki aşılama sırasında sinir sistemini tutan bir hastalık olan Guillain-Barre hastalığının sıklığında bir artış tespit edilmesinden kaynaklanıyor. Ancak bu artışın aşıdan kaynaklandığı kesin olarak gösterilemediği gibi sonraki on yıllar boyunca grip aşılarının bu hastalığa neden olduğu ispatlanamamıştır. Arada doğrudan bir nedensellik ilişkisi kurulamamıştır. Bu hastalık her toplumda 100.000’de 4-5 sıklıkta görülmekte ve viral infeksiyonlar tarafından da başlatıldığı düşünülmektedir. ABD’de aşı yan etkilerini takip eden kuruluş yıllar içerisinde yüz binlerce aşı uygulamasını değerlendirdikten sonra grip aşılarının bu hastalık riskini artırmadığını tersine bir miktar azalttığını belirtmiştir.
Aşı yapımı nasıldır? Adjuvan etki nedir?
Aşı adjuvanla birlikte yapıldığı zaman bağışıklık potansiyeli çok daha yükseliyor. Birisi yüzde 70 bağışıklık kazandırıyorsa, birlikte olduğunda bu oran yüzde 90'a çıkıyor. “Adjuvana bağlı yan etki görülebilir mi” sorusuna da kesin yanıt verilemiyor, çünkü dünyada hiç bu kadar çok yaygın bir aşılama uygulanmadı. Nadir olasılıklar olacak diye insanların aşıdan mahrum kalması doğru değildir. Böyle bir yan etkinin olup olmayacağını şu anda bilmeden bu konuda spekülasyon yaratmak doğru bir yaklaşım değil.
Aşı olunmasını öneriyor musunuz?
Evet. Aşının faydası olası yan etkinin yaratacağı zarardan çok daha büyüktür. Bu nedenle yan etki olabileceği endişesiyle aşı yaptırmamak büyük hata olur. Çünkü aşının alternatifi hastalığa yakalanmaktır. Bunun sonuçları ise daha kötü olabilir.
Kimler aşı olmalı?
65 yaş altı tüm nüfusun belli bir öncelik sırasına göre aşılanması gerekmektedir. Sıranın başında hastalığa en açık kesim olarak nitelenen 6 ay - 24 yaş arasındaki kişiler, hamileler, altta yatan kronik hastalığı olanlar, hastalıkla öncelikli karşılaşabilecek hizmet grupları; sağlık çalışanları, itfaiye, güvenlik görevlileri vs. yer alıyor.
KAYNAK:MURAT SEVGİ

KAFASI KESİK KAZ! (MURAT SEVGİ-KÖŞE YAZISI)

Gelecek üzerine konuşan pek çok yorumcu uzak yada kısa geleceklerden bahsederek 'şöyle olacak' anlamına gelebilen tahminler yapmaktadır. Üzerine fikir yürütülen en popüler konulardan biri meteoroloji, diğer ise ekonomidir. (Daha başka konular da var. Ama bu ikisi sistemi anlamak için yeterli örnekleri sağlıyor.)
* * *
Meteoroloji tahmincileri; işe başlamadan önce 'rasat' denilen bir iş yaparlar. Kesin veriler ellerinde olarak işe başlarlar. Yani ölçerler.
O anda mevcut hava ve çevre şartlarını göz önünde alarak, sonraki zaman dilimlerinde neler olacağını 'öngören' değerlendirmeler yaparlar.
Yapılan değerlendirmeler tamamen matematikseldir. (İterasyonlar elde ederler.) Yani hesaplanarak bulunan sonuçlara dayanır. Hesaplama yöntemleri fiziksel teorilere dayanır. Matematiksel birer üründür ve bu teorileri esas alan hesaplamaların çıktısıdır. Daha da öte gidersek meteoroloji tahminciliği; mühendisliktir. Kesindir.
Tahmin süresi uzadıkça toleranslar denklemlerde büyük yerler işgal etmeye başlar. Böylece sonuç aralıkları genişler. Birer tabii afet haline gelebilen seller ve fırtınalar bu sayede az zararla savuşturulabilir.
* * *
İkinci örnekte incelenen konu ekonomide ise tahmin için ise rasat işlemi piyasa verileri göz önüne alınarak yapılır. Toplanan verilerde insani katsayılar; psikoloji, duygu, ve hırs etkilidir. Bunlar mutlak olmadığı için daha o aşamada tolerans faktörü devreye girer. Çünkü veri çoktur. İstatistik biliminin o veriyi derleyip özetlemesi gerekir.
Her iki örnek için de mevcut gelecekte olabilecek tüm sonuçlar bilinir. Tahminci yaptığı hesaplamalarda; seçeneklerin olma şanslarını olasılık imkanlarını puanlandırır. Bu puanlama sonrasında birinci gelen ihtimal olacak diye bir şart yoktur. Tahminci öne çıkamayan ihtimalleri de değerlendirerek -kendisi için- bir tahmin açıklar.
Bu tahmin; olay ve olma ihtimali şeklinde bir ikiliden oluşur. Genelde ihtimal değeri meteorolojide ve ekonomide söylenmez. Ama deprembilimlerinde ve at yarışlarında ihtimal oranları da verilir.
Mesela; 2000 yılında (17 Ağustos ve 12 Kasım sonrası) deprem tahmincileri; "30-50 yıl içerisinde Marmara’da 8 şiddetine yakın deprem olma ihtimali %50" diyorlardı. Aradan 10 yıl geçti. Bu tahminin yüzdesel değeri acaba şimdi ne durumda! sürenin %30 ile %20 kısmı geçtiğine göre olma riski 2000 yılına göre çok daha yükseldi.
* * *
Daha önce deli dana, KKKA, Çin gribi, Tavuk vebası, Kuş gribi, SARS gibi salgınlar ile sarsılmayan dünya şimdi domuz gribi denilen son salgın modasının etkisine girdi. Tahminciler milyonların etkileneceğini ve on binlerin ölebileceğini söyleyip herkesin ağzına maske taktırdı.
Biyolojik ilaç üretimini elinde tutan ülkeler (Bunlar aslında ülke değil. Ülkeleri de yöneten büyük şirketler.) bizim gibi geri kalmış ülkelere birkaç milyar dolarlık küçük voleler indirebilmek için fırsatı değerlendirmeyi de unutmadı.
Şirketler çok büyüdüklerinde tıpkı devletlerdeki gibi 'derin' unsurlar oluşur. Bu 'derin' unsurlar, şirketleri tıpkı devlet yönetimlerinde olduğu gibi paralel iktidarlar ile yönetir. Fırsatı mı değerlendirdiler, yoksa fırsatı bizzat kendileri mi yarattılar o durum bizim gibi küçük ülkeleri aşar. Senaryolar tartışılsa da sonuca bakmak lazım.
Mangal hazır.
Aşçı hazır.
Közler iyice kızarmış.
Kaz, hala canlı duruyorsa ne demek gerekir?
"Sökün şu kazın ciğerlerini!!"
Hep sevgi ile kalın.
Murat SEVGİ

Mahkemeden ibretlik karar... Avukata saldırıya 15 yıl hapis cezası


Tekirdağ iline bağlı Çorlu’da evine hacze gelen avukatataşlavurarak başındanyaralayan kişi yargılandığı Çorlu Ağır Ceza Mahkemesince ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçunu işlediği sabit görüldüğünden dolayı 15 yıl hapse mahkûm oldu. Mahkemede yüzüne karşı okunan kararı 15 yıl yerine 15 ay duyan kişi ‘oh ucuz yırttık’ dedi. Fakat 15 ay yerine 15 yıl ceza aldığını öğrenince hayal kırıklığınauğradı.
ADLİ TIP ‘HAYATİ TEHLİKE GEÇİRDİ’
Tekirdağ Barosu avukatlarından Savaş Kayan 17 Eylül 2008 tarihinde alacaklı vekili sıfatıyla Süleyman Şakrak’ın evine icra memurlarıyla birlikte gitti. Evin içinde haciz işlemi yapıldığı sırada avukat Savaş Kayan dışarıda telefonu ile konuşmaya başladı. Haciz yapıldığını öğrenen sanık Süleyman Şakrak elinebüyük bir taş alarak evine geldi. Daha önceden de icra takibi nedeniyle sanığı tanıyan avukat Savaş Kayan sakin olması konusunda kendisine seslendiğini söyledi. Bunun üzerine sanık Süleyman Şakrak avukat Savaş Kayan’nın üzerine yürüyerek elinde ki taşla başına vurdu. Sanığın ikinci kez taşla vurmasını engelleyen avukat Savaş Kayan’na 06 Şubat 2009 tarihli Adli TıpKurumundan verilen rapora da, ‘hayati tehlike geçirdiği’ belirlendi.
SANIK; “MAĞDURUM, PİŞMANIM”
Çorlu Ağır Ceza Mahkemesinde 9 celsede karar duruşmasına çıkan sanık 63 yaşında ki Süleyman Şakrak, suçlamaları kabul etmediğini belirterek, “Benim öldürmeye yönelik bir hareketim yoktur. Mağdurum, pişmanım” dedi. CUMHURİYET SAVCISI AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS TALEP ETTİ Cumhuriyet Savcısı mütalaasına sanığın kastının adam öldürmek olduğunun düşünüldüğünü, müdahilin avukat olması ve o esnada icra takibi yapması nedeniyle kamu görevi yaptığını, sanığın silahtan Kanunun (TCK) 82. maddesi gereğince ‘ağırlaştırılmış müebbet hapisle’ cezalandırılmasını talep etti.

SANIK SON SÖZÜNDE; “BAŞIMIN GÖZÜMÜN SADAKASI OLSUN”

Hakkında hüküm verileceğinden dolayı son sözüsorulan sanık Süleyman Şakrak, “Benim 25 kuruş borcum olsa hak ettim diyebilirim. 13 aydır yatıyorum. 33 milyar para oğlum ödemiş. Başımın gözümün sadakası olsun. Pişmanım, tahliyemi talep ediyorum” dedi. MAHKEME 15 YIL HAPSE MAHKÛM ETTİ

Kararı açıklayan mahkeme Başkanı, sanık Süleyman Şakrak’ın haciz işlemi sırasında avukatlık görevini ifa eden avukat Savaş Kayanı ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçunu işlediği mahkemece sabit görüldüğünden ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Mahkeme Başkanı, sanığın avukat Savaş Kayana karşı ‘kasten öldürmeye’ yönelik eylemi teşebbüs aşamasında kalmasından dolayı 18 yıl hapis, duruşmalarda ki iyi hal nedeniylede 1/6 oranında indirim yaparak 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi.
Yüzüne karşı okunan karar sonrası kararı 15 yıl yerine 15 ay olarak algılayan sanık Süleyman Şakrak, ‘oh ucuz yırttık’ dediği duyuldu. Fakat sanık Süleyman Şakrak 15 ay yerine 15 yıl aldığını öğrenince hayal kırıklığına uğradı.

KAYNAK:www.habercorlu.com

'Maaşları alana kadar buradayız'

Tekirdağ Merkez ilçeye bağlı Barbaros beldesindeki Tuğla Fabrikası’nda çalışan 14 işçi, maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle bir aydır fabrikada yatıp kalkıyor.
Fabrika işçisi olan Arslan Ekici, 12 Eylül'deki sel felaketinde fabrikanın sular altında kalmasıyla tüm çalışmanın durduğunu söyledi. Yaşanan felaketin ardından fabrikaya bir daha yetkili bir kimsenin gelmediğini iddia eden Ekici, maaşları konusunda da kendilerine herhangi bir açıklama yapılmadığını kaydetti.
13 arkadaşı ile beraber bir yetkili ile görüşebilecekleri düşüncesiyle her gün fabrikaya geldiklerini ifade eden Ekici, kimsenin gelmemesi üzerine de bir aydır fabrikada tuğlaların üzerine yattıklarını anlattı. Ekici, şöyle konuştu; “Beldedeki hayırsever vatandaşların bizlere verdiği yiyeceklerle karnımızı doyuruyoruz. Değişik illerden buraya çalışmak için geldik ama paramızı alamadığımız için sefalet içindeyiz.
Şu anda aç ve susuz fabrika sahiplerinin gelip paramızı vermesini bekliyoruz. Fabrikadan 4-5 aylık alacağımız var. Bize bugüne kadar da maaş yerine senet verildi. Bu senetlere de şu ana kadar bir ödeme yapılmadı. Kredi kartlarımızın limitleri tükendi. Telefonlarımız borçlardan dolayı kapanmak üzere. Patronlarımızın bize paramızı ödeyeceği günü bekliyoruz. Maaşımızı alana kadar burada kalmaya devam edeceğiz.”
KAYNAK:TRAKYA GAZETESİ

23 Ekim 2009 Cuma

GAZETECİ MUSTAFA ALP BABAESKİ İLÇESİNDE GÖZE HOŞ GELMİYENLERİ YORUMLUYOR

Kırklarelinin şirin bir ilçesi olan Babaeski ilçesinde iyi şeylerin yanında göze hoş gelmeyen bazı şeylerde var. Bende Babaeskide yaşayan Bir gazeteci olarak bazı gözlemlerim oldu. Bunları Kısaca yetkililere izah etmek için kaleme aldım. Umarım bu yazdıklarımı yetkililer okur ve gerekeni yapar. Kısaca sıralarsak. İlk olarak Babaeski ilçesindeFatih Caddesinde bulunanAtatürk ilk öğretim okulunun duvarları bakımsızlıktan devrilmeye yüz tutmuş bunla ilgilenecek bir merci yokmu ?
Cumhuriyet okulununBahçesinden her yağmur sonrası yollar su gölü oluyor. Vatandaşın yoldan geçmesi zorlaşıyor.
Birde bazı yaya kaldırımları vatandaşları zor durumda bırakıyor .Bu konuların hal edilmesi için
Yetkilileri göreve davet ediyoruz. Babaeski ilçemizde daha çok sorunlar var. Elbette zamanla düzelecek ama Vatandaşlarımızın canı yanmadan olsun

MHP İl Yönetiminden Valiye ziyaret


Olağan Genel Kurul sonucunda MHP Kırklareli İl Başkanlığı görevine seçilen Şaban Savaşan, MHP İl Yönetimi ile birlikte 23 Ekim Cuma günü Vali Cengiz Aydoğdu’yu ziyaret etti.
Kırklareli Valiliği Ali Serindağ Toplantı salonunda gerçekleşen ziyarette Vali Aydoğdu kendisine konuk olan MHP İl Yönetimi ile selamlaşarak ziyaretlerinden dolayı hepsine teşekkürlerini sundu.
MHP İl Başkanı Şaban Savaşan, Vali Aydoğdu’ya şükranlarını sunarak; “Yapılan Olağan Genel Kurul sonucunda MHP İl Başkanı olarak yeni yönetimimiz ile birlikte göreve geldik. Sizler de Kırklareli’nde görevinize yeni başladınız. Size de görevlerinizde başarılar diliyorum.” dedi.
Vali Aydoğdu yapılan ziyaret için teşekkür ederek, MHP İl Yönetimine görevlerinde başarılar diledi.

Vali Aydoğdu'ya Teşekkür Belgesi


1. Uluslararası Kırklareli – Yayla, Bolluk, Bereket ve Hasat Günleri Organizasyon Komitesi, Vali Cengiz Aydoğdu’yu makamında ziyaret ederek, katkılarından dolayı teşekkür belgesi verdi.
1.Uluslararası Kırklareli – Yayla, Bolluk, Bereket ve Hasat Günleri Organizasyon Komitesi Başkanı Adem Sevim ile Komite Üyeleri Kayhan Kuralay, Tahsin Gencay ve Erdoğan Kantürer, 23 Ekim Cuma günü Vali Aydoğdu’ya teşekkür ziyaretinde bulundu.
Organizasyon Komite Başkanı Adem Sevim, Vali Aydoğdu’ya katkı ve desteklerinden dolayı, Teşekkür Belgesi verdi.
Vali Aydoğdu’da 1.Uluslararası Kırklareli – Yayla, Bolluk, Bereket ve Hasat Günleri’nin çok güzel bir etkinlik olduğunu, gelecek yıllarda da yapılabilecek çeşitli faaliyetlerin şimdiden hazırlanabileceğini, bunun içinde Valilik olarak her zaman destek olacaklarını belirtti.

Kırklareli PTT Çalışanları Kırklareli Valisini Ziyaret etti



PTT’nin 169. Kuruluş Yıldönümü münasebeti sebebiyle, Kırklareli PTT Başmüdürü Servet Önder ve beraberindeki heyet ile birlikte Kırklareli Valisi Cengiz Aydoğdu’yu makamında ziyaret etti.
Kırklareli PTT Başmüdürü Servet Önder ile birlikte 23 Ekim Cuma günü saat 09.30’da Vali Aydoğdu’yu makamında ziyaret eden; PTT Merkez Müdürü Talat Akalın, Şef Mukaddes Çango, İşletme Müdürü Ünal Yavuz, Teknisyen Erhan Özcan ile Emekli PTT çalışanlarından Necmettin Aslın ve Turan Mat, Vali Aydoğdu’ya çiçek ve “Geçmişten Günümüze Posta” adlı kitap hediye etti.
Vali Cengiz Aydoğdu’ da yapılan ziyarette PTT Teşkilatının Kuruluşunun 169. Yıldönümünü kutlayarak;
“PTT Kuruluşu kar amacı gözetmeksizin, kaliteli, hızlı ve diğer kurumlarımıza da örnek olacak hizmetler veren bir kuruluşumuzdur. PTT haberleşmenin yanında ulaştırmada da başarılı hizmetler vermekte.
Bu güzel hizmetleri veren PTT Teşkilatının Kuruluşunun 169. Yıldönümünü kutlar, sevdiklerinizle ile birlikte, sağlık afiyet içerisinde daha nice uzun bir meslek hayatı diliyorum.”dedi.
Kırklareli PTT Başmüdürü Servet Önder’ de PTT Teşkilatının Kırklareli halkı için her zaman en iyisini yapmaya çalıştığını, Vali Aydoğdu’nun emirleri ve talimatları doğrultusunda her zaman en iyiyi yapmaya çalıştıklarını belirtti.

Almanya İstanbul Başkonsolosu Brita WEGENER Tekirdağ Valisi Zübeyir KEMELEK e nezaket ziyaretinde bulundu







Tekirdağ Valisi Zübeyir KEMELEK Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa YURDANUR a nezaket ziyaretinde bulundu




Tekirdağ Valisi Zübeyir KEMELEK Tekirdağ İl Seçim Kurulu Başkanı Ekrem ESİN e nezaket ziyaretinde bulundu.


Tekirdağ Valisi Zübeyir KEMELEK Tekirdağ Ticaret Borsası Başkanı Osman SARI ya nezaket ziyaretinde bulundu

TEKİRDAĞ VALİSİ ZİYARET ESNASINDA BİLGİLER ALDI


“Zaman Tüneli “ adlı çocuk oyunu sergilendi



Keşan Belediyesi Kültür etkinlikleri çerçevesinde Keşan’a gelen Sine Cast Tiyatrosu “Zaman Tüneli “ adlı oyunu sergiledi.
Saat 10.00- 11.00-13.00 ve 14.00 olmak üzere dört kez sergilenen oyunu yaklaşık 1200 öğrenci izledi.
Öğrenciler Keşan Belediye Otobüsleri ile Kültür Merkezi’ne taşındılar.
Oyunda Hacivat ve Karagöz’ün birbirleri ile yaptıkları şakalar ve konuşmalar öğrencilere sunuldu.
Öğrenciler “Zaman Tüneli “ adlı oyunu kendilerine izleme fırsatı sunan Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan’a teşekkür ettiler.
HABER VE FOTO:ERDAL AKSOY

ADD Keşan Şubesi’nden Kent Konseyi’ne ziyaret…



ADD Keşan Şubesi Keşan Kent Konseyi Yürütme Kurulu’nu ziyaret etti.
Saat 15.00’te gerçekleşen ziyarete ADD Keşan Şube Başkanı Rahmi Uluz ve yönetim kurulu üyeleri ile Kent Konseyi Başkanı Bayram Ali Kalfalar, Keşan Belediye Başkan Yardımcısı ve Kent Konseyi Genel Sekreteri Sabri Küçükkarakaş ve Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyeleri de katıldılar.
ADD Keşan Şube Başkanı Rahmi Uluz, Kent Konseyi ile işbirliği içersinde olmak istediklerini ve bu amaçla Kent Konseyi’ni ziyaret ettiklerini belirtti.
Kent Konseyi Başkanı Bayram Ali Kalfalar’da, ADD’nin bu ziyaretinden memnunluk duyduklarını belirterek, “Biz de ilçemizdeki sivil toplum örgütleri ile ilçemiz için her türlü işbirliğine hazırız. Cumhuriyet Bayramımızda ilçemizin Türk Bayrakları ile gelincik tarlasına dönmesini arzuluyoruz. Bu konuda da ADD ile işbirliği içersinde olacağız. Tüm halkımızı da bu konuda duyarlı olmaya davet ediyoruz” dedi.
Yaklaşık 1 saatlik toplantının ardından görüşme sona erdi.
HABER VE FOTO:ALPER AVCI

—PTT, 169 YAŞINDA...




Haber: Metin KARAKUŞ
PTT Babaeski Şubesi, PTT’nin 169’uncu kuruluş yıldönümünü çeşitli etkinliklerle kutladı.
PTT Babaeski çalışanları, PTT’nin 169’uncu kuruluş yıldönümü sebebiyle Atatürk Meydanı’nda Atatürk Anıtı önünde tören düzenlendi.
Törene PTT Şube Müdürü Recep Öntürk ve PTT çalışanları katıldı. PTT Şube Müdürü Recep Öntürk, Atatürk Anıtı’na çelenk koydu.
PTT Müdürü Öntürk, PTT’nin kuruluş yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada şunları söyledi;
“Yaptığımız her çalışmada bu ülkenin bir adım daha ileri gitmesini amaçladık. Kenetlenen ellerimiz, birlik beraberliğin ışığı önümüzü aydınlattı. Kuruluşumuzu her an bir adım daha ileri taşıdık. Hepimiz biliyoruz ki, kuruluşlar içinde yaşadığı toplumun bir parçasıdırlar, bu bağlamda yegâne hedefimiz bu sorumluluk duygusu içinde daha fazla çalışmak ve daha iyisini yapmaktır. Zira biliyorum ki, her zaman, daha iyisini yapmak için bir yol vardır.”
PTT Müdürü Öntürk, ayrıca gece yapılacak olan etkinlikler içerisinde, PTT’nin dağıtım araçları ve motorlu tim ekiplerinin kent merkezinde şehir turu yapacaklarını belirtti

ÇORLU’DA 29 EKİM HAZIRLIĞI



Çorlu Belediyesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı coşkulu bir törenle kutlamaya hazırlanıyor.
Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü Türkiye Cumhuriyeti’nin 86. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Atatürk Meydanı’na Atatürk resimleri astırmasının ardından ilçe merkezinde bulunan dükkân ve işyerlerine bayrak ve afiş dağıtıyor. Cumhuriyet Bayramı’na yönelik mesajların verildiği afişlerle bayraklar dükkân ve işyerlerinin camlarına asılıyor.
Asılan afişlerle Cumhuriyet Bayramı kutlama programı da açıklanıyor. 28 Ekim 2009 günü 18:30’da Atatürk Anıtının önünden yürüyüş başlatılarak toplu olarak Cumhuriyet Meydanı’na gidilecek. Yerel müzik grup burada halka konser verecek. Belediye folklor ekibi yöresel halk oyunları gösterisi yapacak. Tören saat 22:00’de havai fişek gösterisinin ardından sona erecek.


HABER VE FOTO.ONUR EREN

KIRÇİÇEKLERİNDEN İTFAİYEYE ZİYARET









Tekirdağ iline bağlı Çorlu ilçesinde kurulu bulunan Özel Kırçiçekleri Çocuk Kulübü kültürel ve sosyal etkinlikler kapsamında İtfaiye Müdürlüğü’nü ziyaret etti.
Özel Kırçiçekleri Çocuk Kulübü’nün öğretmenleri Sibel Erol ve Hazal Doğan, okulöncesi öğrencileriyle birlikte İtfaiye Müdürlüğü’ne giderek itfaiye teşkilatı personeliyle bir araya geldiler. İtfaiye Müdürü Faruk Yücel binayı gezdirerek araçlar ve teknik donanım hakkında bilgiler verdi. Daha sonra çalışmaları göstermek amacıyla küçük çaplı bir tatbikat gerçekleştirildi. İtfaiye erleri ateş ve yangın söndürme yöntemlerini uygulamalı olarak gösterdiler. İtfaiye araçlarının teknik donanımı da sergilendi.
İtfaiye Müdürü Faruk Yücel tatbikatın her aşaması hakkında bilgiler verirken, minik öğrencilerin dikkatli bir şekilde izledikleri görüldü. Özel Kırçiçekleri Çocuk Kulübü’nün sorumlu öğretmeni Sibel Erol, “İtfaiye teşkilatı ve çalışmalarını öğrencilerimize tanıtmak istedik. İtfaiyeyi tanımaları ve ateşten korunmaları yönünde bilinç kazanmaları için önemli bir çalışma oldu. Bu çalışmayı sağlayan İtfaiye Müdürlüğü personeline teşekkür ederiz.”dedi.
HABER VE FOTO:GÜLAY KARAGÖZ
sağ üst köşede yer alan Önceki kayıtlar'a tıklayarak geçmiş haberlere ulaşabilirsiniz...