***Hoşgeldiniz!!! Trakyadaki en güncel ve en kaliteli haberler için; www.trakyahaberci.com...

27 Şubat 2010 Cumartesi

Nihat Güder’in acı günü

HABER VE FOTO. Lüleburgaz Hürfikir Gazetesi
Kırklareli iline bağlı LüleBurgaz ilçesinde eğitim ve öğretim hayatına devam eden Düvenciler Lisesi Müdürü Nihat Güder’in annesi Neriman Güder vefat etti.
Neriman Güder’in cenazesi, öğlen namazını müteakiben kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.
http://www.trakyahaberci.com/ haber sitesi olarak Güder ailesine başsağlığı dileriz.

19 Şubat 2010 Cuma

AK PARTİ YENİ YÖNETİM KURULU BELLİ OLDU

Fırat ÇALIŞKAN
Lüleburgaz Hürfikir Gazetesi
AK Parti Lüleburgaz İlçe Başkanı Ahmet Yılmaz İlçe Yönetim Kurulu toplantısını yaptı. 29 Aralık 2009 tarihinde Kırklareli İl Başkanı Yurdaer Ulus’tan mazbatasını alan Ahmet Yılmaz yeni yönetim kurulu ile ilk toplantısını yaptı.
Toplantıya İl Başkanı Yurdaer Ulus ve İl Yönetim Kurulu Üyeleri, İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri katıldı.
Toplantıda konuşma yapan İl Başkanı Yurdaer Ulus; "İlçe Başkanımız Ahmet Yılmaz ve İlçe Yönetim Kurulu Üyelerimizi yeni görevlerinde başarılar dileriz. Lüleburgaz bizim için en önemli ilçelerimizde birisidir. Burada yapmış olduğumuz yeni oluşum hem partimize, hem de vatandaşlarımıza daha iyi hizmet verecektir. Bu güne kadar hizmet veren tüm arkadaşlarımızı tebrik eder, bundan sonra da görev alan tüm arkadaşlarımıza başarılar dileriz." dedi.
Lüleburgaz İlçe Başkanı Ahmet Yılmaz'da;" Bizlere verilen bu görevi en doğru ve dürüst bir şekilde yerine getireceğimize inanıyoruz. Ben ve arkadaşlarım bizlere güvenen tüm partililerimizi, vatandaşlarımızı layıkıyla temsil edeceğiz. Bu ilk toplantımıza geldiğiniz bizlere destek verdiğiniz için hepinize teşekkür ederim."
AK Parti Lüleburgaz İlçe Yönetimi şu isimlerden oluştu.
Ahmet Yılmaz, Hakan Egin, Seda Akca, İlyas Aslan Aziz Vurucu, Esra Konca, Metin Küçük, Suna Öğülmüş, Talat Yılmaz, Seyhan Kaya Çetinbaş, Hasan Tavukçu, Nuray Aktürk, Cemal Küçük, Erol Akyol, Gürdal Balaban, Nurullah Polat, Güner Yapıcı, Halil Atabay, Hakan Dinçer, Şevket Diyarbakır, Üzeyir Seren, Aydın Ersin, Tayfun Özdoğan, Osman Ekkazan, Abduş Gülsen, Hasan Zeybek, Hakan Taylan, Hüseyin Yörük, Mustafa Kılıç, Murat Naci Eryapıcı .

—BU HAFTA CHP, 4C KONUSUNU ELE ALDI…

Haber: Erdoğan AYAŞLI
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Babaeski İlçe Başkanlığı’nda her hafta Perşembe günü yapılan bir konu bir konuk toplantısında, bu hafta partililere “4 C konusu” anlatıldı.
Parti binasında yapılan toplantıda, konu ilgili bir sunum yapan Genel İş Trakya Şube Başkanı Alaaddin Öztürk, “Tekel işçilerinin sorunu artık halk sorunu olmuştur, 4-C uygulaması sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyet’inin vatandaşlarına reva gördüğü bir uygulama olamaz.” dedi.
Öztürk, konuşmasında ayrıca, Tekel işçilerinin her türlü zorluğa ve siyasal iktidarın her türlü baskısına karşı Ülkede 66 gündür onurlu bir şekilde direniş örneği gösterdiğini de belirtti.
İlçe Başkanı İrfan Altınel aynı zamanda yapılacak olan kadın kolları seçimleri hakkında partililere kısa bir değerlendirme yaptı.
Toplantı sonrası, Demokratik Sol Parti Babaeski İlçe Başkanlığı Üyeliğinden istifa eden Hakkı Tarım, yapılan törenle Cumhuriyet Halk Partisine üye oldu.
İlçe Başkanı İrfan Altınel, yapılan tören sonrası, Hakkı Tarım’ın yakasına, CHP’nin rozetini taktı.

18 Şubat 2010 Perşembe

TARLALARDA BALIK AVLANIYOR

Edirne iline bağlı İpsala ilçesinde Sel suları altında kalan çeltik tarlalarda balıkçılara gün doğdu. Tarlalarda balık avlanıyor.
Su alan tarlalarda balıkçılar balık avlıyorlar. Balıkçılar Derelerde suların artması ve taşması ile birlikte balıkların tarlalara çıktığını ve burada kayıklarla özellikle sazan balığı avladıklarını belirttiler
KAYNAK:www.ipsala.com

Yeni Yönetim iş başında

Cumhuriyet Halk Partisi Tekirdağ merkez ilçe başkanı Recep Ökten ve yeni yönetim medya ile bir araya geldiler. Seçimden sonraki ilk medya toplantısını kendi binasında gerçekleştiren merkez ilçe teşkilatı yeni yönetimi takdim ederken yaptıkları açıklama ile Ak Parti hükümetine de gönderme yaptılar.
Açıklamayı medyadan sorumlu avukat Gülşen Tufan yaptı. Açıklamasında: “Ülke gündemini şekillendirme ve değiştirme çabası içinde olanlar, yapay gündem konuları ile hareket ederek Türkiye Cumhuriyetinin ulusal çıkarlara dayalı politikalar ve çözümler üretmesine ve uygulamasına engel olmaktadır.
Demokratik açılım adıyla yapılmak istenen de budur. Bu açılım toplumda derin ayrışma ve gerginliklerin artmasını neden olmakta, sosyal ekonomik ve kültürel kalkınma programları ile çözülecek sorunların üzerini örtmekte ve ülkemizin ulusal ve uluslar arası düzeyde zarar görmesine, güç kaybetmesine neden olmaktadır.
DEMOKRASİDE ASIL YAPILMASI GEREKEN; YASAMA ERKİNİN ÇALIŞMASI SIRASINDA YÜRÜTMENİN, TOPLUMSAL KONULARA İLİŞKİN DÜZENLEMERDE DİĞER SİYASİ PARTİLER İLE UZLAŞARAK YASAMA FAALİYETİNE KATKI SAĞLAMAKTIR.
BU UZLAŞMA NEYİ SAĞLAYACAKTIR. DOKTORU, AVUKATI, TEKEL İŞÇİSİNİ VE DAHA BİRÇOK MESLEK GRUBUNU SOKAĞA DÖKMEYECEKTİR. ÇOCUKLARIN POLİSE TAŞ ATMASINI ÖNLEYECEKTİR.
AKP HÜKÜMETİNİN YAŞADIĞI SORUNLARI MAHKEMELERE TAŞIMASI VE BİRÇOK KARARA SİYASİDİR YAKLAŞIMI İLE YARGIYA OLAN GÜVENİ SARSMASI SÖZ KONUSU OLMAYACAKTIR.
DEVLETİN KURUMLARI İÇİNDE KARMAŞA OLMAYACAK VE BU KARMAŞADAN BEKLENTİLERİ OLAN GRUPLAR ORTADAN KALKACAKTIR. BU NEDENLE DEMOKRASİNİN UNSURLARINDAN BİRİ OLAN SİYASAL UZLAŞIYI SAĞLAMADAN, ÇAĞDAŞ, DEMOKRATİK, SOSYAL, HUKUK DEVLETİ OLUNMASI İMKÂNSIZDIR.
ANCAK GELİŞMELER GÖSTERMEKTEDİR Kİ AKP HÜKÜMETİNİN TOPLUMLA UZLAŞMA GİBİ ÇABASI YOKTUR. HER GEÇEN GÜN BİR BAŞKA TOPLUMSAL SINIF İLE TARTIŞMAKTADIR.
EMEKÇİLERİ SOKAKLARA DÖKEN, BİLİM ADAMLARINI, GAZETİÇİLERİ, DÜŞÜNÜRLERİ VE KENDİSİNİ AZ VEYA ÇOK ELEŞTİRENLERİ CEZAEVLERİNE ATAN VE İDDİANAME KARGAŞASI İÇERİSİNDE BIRAKAN, TÜRK ORDUSUNU YIPRATMAK ADINA NE GEREKİRSE YAPAN, BUNUN DIŞINDA KALAN TÜM VATANDAŞLARINI POLİS DEVLETİ YAKLAŞIMLARI İLE BASKI ALTINA ALMAYA ÇALIŞAN BİR HÜKÜMET SÖZ KONUSUDUR.
BU NEDENLE CUMHURİYET HALK PARTİSİ OLARAK; CUMHURİYET TARİHİ BOYUNCA KAZANDIĞIMIZ VE GURUR DUYDUĞUMUZ, DEĞER KATARAK BU GÜNE GETİRDİĞİMİZ ÜLKEMİZİN MADDİ VE MANEVİ DEĞERLERİNİ YOK PAHASINA SATAN, TALAN ETTİREN, AKP POLİTİKALARINDAN KURTARMAK ADINA TÜM GÜCÜMÜZLE MÜCADELEYE ETMEYE DEVAM EDECEĞİMİZİ KAMUOYUNA BİR KEZ DAHA SAYGILARIMIZ İLE BİLDİRMEKTEYİZ” dedi. Daha sonra yeni yönetimi tanıtan merkez ilçe başkanı ardından da medyanın sorularını yanıtladı.
Yeni yönetimde: RECEP ÖKTEN,SAVAŞ ERDEM, KEMAL URAL, AYGÜL UZEL, SÜLEYMAN MUTLU, GÜLŞEN TUFAN, HÜSEYİN YÖRÜKLER, PINAR GÜNER, VAHİT GÜLCAN, İSMAİL ÖZTÜRK, İSMAİL KAYAZ, İLKER YAĞCIOĞLU, RAMAZAN ARIKÖK, MEHMET CANVERDİ Görev alıyor. Merkez ilçe başkanı Recep Ökten nisan ayında bir piknik ile birlik ve beraberliğin içinde kaynaşma sağlayacaklarının yanı sıra aylık olarak basın toplantıları yapacaklarını deklare ederek, haziran ayında ki kurultay da tüzük değişikliğinin söz konusu olarak bir başkan yardımcısı söz konusu olabileceğini ifade etti. Medyanın soruları içinde il başkanlığı seçimleri için ne düşünüyorsunuz?
Sorusuna da “elbette ki bulunduğumuz yerden daha yükseğe çıtayı çıkarak uygun ekipler ve başkan parti tarafından seçilecektir. Hedefimiz 2011 seçimlerinde en az dört milletvekili çıkartmaktır” dedi.
KAYNAK.ÇORLU DEVRİM GAZETESİ

Çorlu’da Yakma Tesisi Kurulacak

Tekirdağ 3. Grup Çevre Belediyeler Katı Atık Bertaraf Tesisleri Yapma ve İşletme Birliği'nin (TEKKAB- 3) meclis toplantısı, Çorlu Belediyesi Meclis Salonu'nda gerçekleştirildi. Çorlu Belediye Başkanı Ünal Baysan, birlik üyelerine hitaben yaptığı konuşmada, daha önce yapılan hazırlıkları uygulamaya koyabilmek için gerekli adımların bir an önce atılması gerektiğini ifade etti.
Çorlu Belediye Meclis Üyesi Aynet Buyan, TEKKAB-3 Denetim Komisyonunun hazırladığı raporu okudu. Raporun oy birliği ile kabul edilmesinin ardından katı atık bertaraf sisteminin uygulanmasıyla ilgili görüşmelere başlandı. Birlik üyeleri yürütülecek çalışmalar konusunda fikir alışverişinde bulunurken, bu sistemin uygulanmasında başarılı olan örnek projeler de değerlendirildi.
Çorlu’nun Ulaş Beldesi’nde enerji sektöründe yatırımları bulunan Eren Holding’in temsilcileri de toplantıya katılarak hazırladıkları projeleri paylaştılar. Eren Enerji Yatırımlar Bölümü Proje Mühendisi Canan Aktaş, slayt gösterisi eşliğinde şirket bünyesinde hayata geçirmeyi planladıkları çöp yakma tesisini anlattı. Elektrik enerjisi üretiminde önemli yatırımları olduğunu ifade eden Aktaş, Ulaş’ta saatte 55 ton çöp yakma kapasitesine sahip bir tesis kurarak hem elektrik enerjisi üretmeyi, hem de önemli bir sorun haline gelen çöpleri sistemli bir şekilde bertaraf etmeyi amaçladıklarını belirtti. Üç yıl içerisinde Avrupa Standartlarında modern bir yakma tesisini kurarak hayata geçirmeyi hedeflediklerini ifade eden Aktaş, sanayi atıklarının yanı sıra evsel atıkların da toplanarak elektrik enerjisi üretiminde kullanılacağını söyledi.
Daha sonra TEKKAB-3 Birliği ve özel sektör işbirliğiyle yürütülebilecek çalışmalardan bahsedildi. Yapılacak çalışmaların projelendirilerek yeniden değerlendirilmesi kararlaştırıldı.

Altan Lök açıkladı “Saros’da Uygulanacak Yapay Resif Projesi Türkiye’nin en geniş kapsamlı projesi olacak” dedi.

Erikli’de ESTAB (Edirne Saros Turizm Altyapı Hizmet Birliği tarafından uygulanması düşünülen yapay resif Projesi konusunda çalışmalarda bulunmak üzere Erikli’ye gelen Kadıköy Su Araştırma Merkezi Eğitmeni ve Proje Gönüllü Danışmanı Savaş Yapman ile İzmir Ege Üniversitesi Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezi’nden Prof.Dr. Altan Lök, Yardımcı Doçent Dr.Ali Ulaş,Araştırma Görevlisi Aytaç Özgül ve İbrice Dalış Merkezi Eğitmeni Ahmet Uz dün (18.02.2010) Erikli’de bir basın toplantısı düzenlediler.
İşçimen Hotel’de düzenlenen ve saat 11.00’de başlayan toplantıda ilk olarak konuşan Lök, çalışmalarla ilgili bilgi vererek şunları söyledi.
“Yapay Resif Projeleri yasal bir çerçevede yürümek zorundadır. Biz burada iki günden beri çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Öncelikle balıkçılık kooperatifi, belediye başkanları ve dalış kulüpleri harita üzerinde potansiyel yapay resif atılabilecek alanları belirledik. Ondan sonra bu alanlara dalış yaparak bu yerlerin uygunluk durumlarını gözlemledik. Tabi bu projede tek bir ayak yok. Proje kapsamında 3 farklı konu ele alınıyor. Birinci konu balıkçılara yönelik balıkçılık amaçlı yapay resif, ikinci amaç dalış turizmine yönelik açık ve kapalı tarih müzesi düşüncesi var. Bir de dalıcılara yönelik uçak ve gemi batırılması projesi var. Uçak gemi konusunda hemen akla gelen soru şu uçak ve geminin kullanılmasında yine bakanlığın istediği bir temizlik süresi var. Yani böyle buradan herhangi bir gemi veya uçak alınıp küt diye batırılmıyor, batırılmıyor da. Gemi kendi gövdesi kalmak üzere parçalanıyor. Makine ve plastik malzemeler sökülüyor, uçak da aynı şekilde tüm kirleticilerden temizleniyor. Sonra bakanlıktan bir görevli gelip batırılacak gemi ve uçağı inceliyor. Yani kamuoyunda bazen şu kanı oluşuyor hani gemi veya uçak alınıyor bir çöp ve hurda yığını gibi denize atılıyor. Bu böyle değildir. Zaten öyle atılsa dalıcılar dalmaz her tarafından yağ ve yakıt çıkan bir tekneye kimse dalış yapmaz. Biz arkadaşlarımızla birlikte bunların batırılacağı yerleştirileceği yerlerin tespiti için 7 nokta belirlemiştik.7 noktaya dalış yaptık, burada biz o noktanın çeşitli verilerini belirledik. Aynı anda da yukarıda bir cihazla suyun tüm katmanlarındaki değerleri de tespit ettik. Bu 7 noktadan sadece bir dalış noktası uygun çıkmadı diğer 6 nokta tüm amacımıza hizmet edecek durumda. Su parametlerini İzmir’le karşılaştığımızda oksijen seviyesi çok yüksek çıktı. Deniz canlıları açısında bu veriler çok önemli. Saros apayrı bir ekosistem bu ekosistemi korumamız gerekiyor.Çünkü böyle yerler çok az kaldı. Saros’a kıyı olan yerel yönetimler sivil toplum örgütleri halk bu tür yerlere sahip çıkmalı. Bu tür projeler bu bölgenin tanınması, bu bölgenin ekosisteminin biyolojik zenginliğinin tanınması da sağlanacak. Böylece bu proje kamuoyu tarafından daha çok destek görecektir. 3 ayaklı bu projeden önce biz bir rapor hazırlayıp bu proje için Ankara’ya izin talebinde bulunacağız. Ben bu izin talebinin 2 ay içersinde cevaplandırılacağını ve projenin onaylanacağını bekliyorum. Bu süreçte Savaş Yapman hocamız çalışmalara devam edecek. Projenin tamamlanması yerel yönetimlerin halkın ve bölgenin ve sponsorların desteğine bağlı. Ama burada bizim gördüğümüz kadarıyla çok iyi bir heyecan ve potansiyel yaratılmış proje ile ilgili olarak bu da çok güzel. Proje öncelikle açık Tarihi Su altı Müzesinden başlayacak. Onun yanında parelel balıkçılığa yönelik resif çalışması ve bir yandan da batık için gerekli çalışmalar yürütülecek. Zaten bu konuda başvurular yapılmış bazı ilişkişler devam ediyor. Bu projeye yakın projelerin tamamlanması 2 ya da 3 yıl sürdü. Bu proje Türkiye’de yürütülen bu tür projeler içersinde en kapsamlı ilk projedir. O nedenle bu kadar kapsamlı bir projenin tamamlanması tabi ki biraz zaman alacaktır. Eğer bu proje iyi bir destek alınırsa 2 yıl içersinde bitirilebilir. Bu işler aslında çok karmaşık işler gibiymiş görünüyor ama aslında karmaşık işler değil sadece organizasyonun doğru yürütülebilmesine bağlı”
Lök’ten sonra söz alan Savaş Yapman bu projenin 400 bin dolarlık bir proje olduğunu belirterek “Biz bunun büyük bir bölümünü sponsorlarla karşılayacağız. Bölge kaynakları ne kadar bir katkı sağlar bunu bilemiyoruz. Bu yıl projenin %50’sini bitirmeyi hedefliyoruz. Bizim asıl amacımız Saros Körfezi’nin bilimsel araştırma merkezi olmasını hedefliyoruz. Yapay Resif’in ardından bölgedeki canlıların gelişimini takip edeceğiz. Bu projede ayrıca Çanakkale Savaşlarını Saros’un altındaki Tarihi Sualtı Müzesi’nde yaşatmak istiyoruz. Bu yıl içersinde Erikli’ de Ulusal ve Uluslar arası Su Fotoğrafları Yarışması düzenlemek istiyoruz. Biz 2 ay süre içersinde balıkçılığa yönelik balıkçılığı geliştirecek Yapay Resif imalatına da başlamayı hedefliyoruz. 18 Mart tarihine kadar da projemizin açılışını yapmak istiyoruz. Ben 12 yıl Saros’da dalış yapan biri olarak bu projeye gönüllü olarak destek veriyorum. ESTAB ve Keşan Belediye Başkanımız Mehmet Özcan, Mecidiye Belediye Başkanımız Recep Çınar ve Su Ürünleri Kooperatifi Başkanımız Selahattin Gürselli’nin destekleri de çok önemlidir. Bu projenin tamamlanmasından sonra artık yurtiçi fuarlara değil yurtdışı fuarlara katılarak Saros’u tanıtmamız gerekecek. Çünkü yabancıları da bu proje ile bölgemize çekeceğiz. Biz buraya yapılacak Tarihi Sualtı Müzesi’nde Çanakkale Savaşı’ndaki gemilerimizin isimlerini de yaşatmayı hedefliyoruz. Biz bu tarihi sembolik de olsa yaşatmak istiyoruz. Bu çalışmada Çanakkale Savaşları’nın fotoğraflarına da yer vereceğiz. Dalış yapan kişi burada bu sergiyi gezip görebilecek” dedi.
HABER VE FOTO:RECEP KARAGÖZ

KÖY MUHTARLARI BİLGİLENDİRİLDİ

Lüleburgaz Hürfikir Gazetesi
Kırklareli Valisi Cengiz Aydoğdu’nun direktifleri doğrultusunda, Halk Eğitim Merkezi ve ASO Müdürlüğü’nde Köy Muhtarlarını bilgilendirmeye yönelik “İmar Kanunu ve Uygulamaları” konulu toplantı düzenlendi.
Köy Muhtarlarını Bilgilendirme Toplantısında açılış konuşmasını yapan Vali Aydoğdu, bu toplantının amacının ilk olarak köy muhtarları ile tanışma, Köy muhtarlarının sıkıntılarını ve isteklerini birebir dinleyerek çözüm yolu bulmak olduğunu belirterek;
“Muhtarlarımız ile kalabalıkta yaptığımız ilk toplantı. Muhtar, hepinizin bildiği gibi doğar doğmaz karşılaştığımız ilk devlet yüzüdür. Evimizden çıkar çıkmaz karşılaştığımız, devletin ilk kapısıdır, devlete ait ilk simadır ve önemlidir. Bizim idari sistemimizde şöyle bir sıralama yapmak adet olmuştur;Muhtar, Vali, Cumhurbaşkanı. Devletin böyle 3 temel, rükü diyebileceğimiz, milletin devleti gördüğü fotoriteler anlamında muhtarlar kanununun, köy kanununun, köy ve mahalle muhtarları ile ilgili düzenlemelerin başlangıcında muhtarların tutuklama yetkisi vardı biliyorsunuz. Şuanda daha çok muhtarların kamu hizmetinin takibinde vatandaşa intikalinde, devlet otoritesinin vatandaşa duyurmak istediği vatandaşla iletişim halinde bulunmak istediği noktalarda, muhtarlıklar hayati bir öneme haiz. Bunların hepsini biliyorsunuz. Kişi bazen kendi bulunduğu yerin çok fazla kalınca oradaki önemini unuturuz.
Sorumluluklarımızı, mesuliyetimizi, birbirimize sık sık hatırlatılması icap eder. Bu ciddiyeti zaman zaman bulunduğumuz yerlerin aslında ne kadar zor olduğunu, birbirimize hatırlatmamız lazım ve ne kadar şerefli olduğunu. Çünkü, devletin mahallede, köyde görünen yüzüsünüz.
Bu toplantıyı düzenlemekteki birinci maksadımız; sizlerle tanışma mahiyetinde. İlinize atanalı altı ayı geçti. Bir ilk toplantı olması. İkincisi de; Özel İdaremizin, Jandarmamızın ve bazı daire amirlerimizin sizlere duyurmak istedikleri konular. Esasen biz Pınarhisar ve Vize İlçemizde, İlçelerin İhtiyaç ve Sorunları konulu toplantılarımızı yaptık. Bu toplantıları bütün ilçelerimizde devam ettirip sizlerle bir araya geleceğiz. Bu daha çok bir tanışma, sizlerin bizlerden çok acil olarak istediklerinizi ve sormak istediklerinizi dinlemek.
Burada Özel İdarenin İmar ile bazı konuları, Jandarmanın bazı konuları hakkında sizlerle istişare edip bilgilendireceğiz. Toplantımızın hayırlı ve faydalı olmasını temenni ediyorum” dedi.
Toplantıda ilk bilgilendirme konuşmasını yapan Kırklareli İl Jandarma Alay Komutanı Albay Mehmet Yiğit, asayiş yönünden çok sakin olan Kırklareli’nde asayiş olaylarının hiç olmaması için ellerinden gereken ne geliyorsa yapıldığını, bu çalışmalara köy muhtarlarının da destek vererek daha da iyi çalışmalara imza atılabileceğini belirtti.
Toplantıda İl Özel İdaresi İmar ve Kentsel İyileştirme Müdürü Osman Yeter Somer, İmar Mevzuatı ile ilgili köy muhtarlarını bilgilendirdi.
İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Raif Kelep’te yaptığı konuşmasında İl Özel İdaresinin köylere yönelik yapılabilecek hizmetleri aktararak, özellikle köy muhtarlarının hizmet anlayışı konusunda çok duyarlı olmalarını belirtti
Köy Muhtarlarını Bilgilendirme Toplantısına, Vali Cengiz Aydoğdu başta olmak üzere, Vali Yardımcıları İsmail Gültekin, Taceddin Özeren, İl Jandarma Alay Komutanı Albay Mehmet Yiğit, İl Emniyet Müdürü M. Behzat Canbazoğlu, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Raif Kelep Kurum Müdürleri ve çok sayıda muhtar katıldı.

Üstünkol’dan vergi mükelleflerine uyarı

Lüleburgaz Hürfikir Gazetesi
Kırklareli SMMM Odası başkan Burhan Üstünkol iş dünyası ve diğer vergi mükelleflerini, sahte ve yanıltcı belge kullanımına karşı mücadele çerçevesinde Ba ve Bs formların her ay gönderilmesi konusunda uyardı.
Üstünkol, yaptığı açıklamada; “Gelir İdaresi Başkanlığı, sahte ve yanıltıcı belge kullanımına karşı mücadele çevresinde, 2008 başından itibaren, daha önce yılda bir kez istediği Ba (alış fatura ve benzeri belgeler için) ve Bs formlarının (satış faturası ve benzeri belgeler için) her ay gönderilmesi istenmektedir. Formların verilme süresi, 04 Şubat 2010 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ ile 5 gün kısaltılmıştır. Daha önce, takip eden ikinci ayın 5 ‘ine kadar verilebilen formların teslim tarihi izleyen ayın sonuna çekilmiştir.
İrsaliyesini kestiğimiz mal satışlarınınız için: 7 gün içinde fatura düzenlemek, hizmet satışları için; fatura düzenleyerek alıcıya vermek zorundasınız.Bizlere ‘zamanında’ intikal eden belgeler için beyanname ve bildirimler, daha önce olduğu gibi, süresinde yapılacaktır. Ancak, 3065 Sayılı KDV Kanunun 29/3 maddesine göre, “Takvim yılı aşılmamak kaydı ile mükelleflerin aşılmış oldukları fatura ve benzer evraklardaki KDV’lerini indirim hakkı” olmasına karşın. Ba ve Bs formlarının düzeltilmesinden dolayı ceza uygulanması sizleri zor durumda bırakacaktır. Düzeltme işlemi için süreye bağlı olarak ceza kesilecektir.
Ba- Bs formlarının süresinde hiç verilmemesi halinde; 2010 yılında her ay için 1.000- TL Özel Usulsüzlük cezası kesilmektedir” dedi.
Açıklama şu şekilde sürdü: “Bildirimlerin süresinde verilmesi koşulu ile ilk gün içinde düzeltme yapılırsa ceza uygulamayacaktır. Ancak 10 günü takip eden 15 gün içinde verilirse ceza 500- TL olarak uygulanacaktır. Uygulamanın muhatabı olan Siz değerli müşterilerimiz, zaman zaman sizin dışınızdaki gelişmeler nedeniyle, ticari yaşamda karşılaşılması muhtemel olumsuzluklar ve bazen de bürokratik sürecin ağır işlenmesi nedeniyle evraklarınızı geciktirebiliyorsunuz. Süresinden sonra gelen evrakların düzeltme beyannamesi ve düzeltme bildirimleri ile idareye daha sonra da verileceğini savunan 80 bin muhasebe mesleği mensubunun temsilcileri olarak açıkça belirtiyoruz:Bürolarımıza ve firmalardaki muhasebe departmanlarına, yasalarla belirlenen sürelerde intikal etmeyen evraklardan dolayı meslek mensuplarımızın sorumlulukları bulunmaktadır”

CHP’DE TABAN HAREKETİ

Lüleburgaz CHP’den birlik beraberlik yemeği
Lüleburgazlı Cumhuriyet Halk Partiler (CHP) düzenlediği yemekte dostluk ve birliktelik mesajları verildi.
HABER VE FOTO: Fırat ÇALIŞKANLüleburgaz Hürfikir Gazetesi
Lüleburgazlı CHP’liler düzenlenen birlik beraberlik gecesinde bir araya geldi.
DSİ tesislerindeki yemeğe, Lüleburgaz Belediye Başkanı Emin Halebak, Belediye Başkan yardımcısı Hüseyin Kırcıoğlu, CHP’li Belediye Meclis üyeleri Koray Şentürk, Murat Gerenli, Tanjuı Göktaş, Öner Çavaş, CHP ilçe delegeleri ve üyeleri katıldı.
Yemekte katılımın yüksek olması dikkatlerden kaçmazken, burada meclis üyeleri, delegeler ve üyelerle birlikte olmanın mutluluğunu yaşadığını söyleyen Lüleburgaz Belediye Başkanı Emin Halebak “Örgütümüzle birlik ve beraberlik içinde olmamız bizleri mutlu ediyor. Örgütümüzle bundan sonra ki süreçte daha verimli çalışmalar yapacağımıza inanıyorum. Bundan sonraki süreçlerde örgütümüzle birlikte daha organizeli ve planlı çalışmalar yapacağız. Gençlik kollarımızı bundan sonraki siyasi atmosferimizde daha aktif görmek için kendi siyasi tecrübelerimizle desteklememiz gerekiyor. “dedi.
Yemekte bir açıklama yapan Lüleburgaz Belediye Meclis üyesi Tanju Göktaş; “Bu iktidar gidicidir. Ankara’ya Cumhuriyet Halk Partisi bayrağını dikmeye ve Sayın Genel Başkanımız Deniz Baykal’ı Başbakan yapmaya hep birlikte örgütümüzle yapacağız” dedi.
Göktaş sözlerine şöyle devam etti. “Bu yemeği örgütümüzün birlik ve beraberlik içinde olduğunu göstermek için düzenledik. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak Lüleburgaz’da örgütlülüğün ve birlikteliğin en iyi örneğini vereceğiz. Önümüzde genel seçimler var. Bundan sonraki hedefimiz örgütümüzle birlikte hem Lüleburgaz’da hem Kırklareli’nde ve hem de Türkiye’de partimizi iktidara taşımak olacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi örgütüyle bu iktidarın sultasını yıkacak ve sosyal demokrat iktidarın bayrağını tüm ülkemizde dalgalandıracak” diye konuştu.
Gecede birlik beraberlik mesajları verilirken, bir arada olmak amacıyla düzenlenen toplantının her ay tekrarlanmasının düşünüldüğü ve bir sonraki toplantının CHP’li milletvekillerinin de katılacağı öğrenildi.

Yerli esnafa destek

HABER VE FOTO: Fırat ÇALIŞKAN
Kırklareli iline bağlı LüleBurgaz ilçesinin Düğüncübaşı Dramalılar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, yerli esnafın korunması için üyelerine yerli esnaftan alışveriş yapmayı cazip kılmak için esnafla alışveriş anlaşması yapma kararı aldı.
Yaklaşık 250 üyesi bulunan Düğüncübaşı Dramalılar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği çeşitli işkollarında faaliyet gösteren en az 100 esnafla anlaşma yapmayı planlıyor.
Konu ile ilgili bir açıklama yapan dernek yönetim kurulu üyesi Yılmaz Özetlin, “1995 yılında acele bir kararla altyapısı hazırlanmadan imzalanan Gümrük Birliği Anlaşması’nın yerli esnafı yabancı firmalarla rekabet etme konusunda zor durumda bıraktı. Buna bir de adına Global Kriz dedikleri krizin etkilerinin çıktı ve bazılarına göre bizi teğet geçtiği söylenen kriz, bize göre ise bağrımızı delip geçti. Uluslararası alışveriş ve gıda devleri ile rekabet etmeyi bıraktık, onlara karşı ayakta kalmaya çalışan yerli esnafla Alışveriş Anlaşması imzalamayı kararlaştırdık. Umarız diğer dernek ve kurumlarda, bunu örnek alır böyle bir başlangıçta imza atarlar ve esnafımıza bir moral olur” dedi.

İKİ KİTAPTA BENZERLİK

Marc Levy’nin yeni kitabı Birbirimize Söyleyemediğimiz Onca Şey kitapevlerinin raflarında yeni aldı. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de büyük bir okur kitlesine ulaşan Levy’nin yeni kitabıyla da okurların beğenisini kazanacağına kesin gözüyle bakılıyor.
Geçen yıllarda Türkiye’yi ziyaret eden Levy’nin yayınlanan kitapları arasında Sonsuzluk İçin Yedi Gün, Sizi Tekrar Görmek, Özgürlük İçin, Neredesin, Keşke Gerçek Olsa, Gelecek Sefere, Dostlarım Aşklarım bulunuyor. Yeni kitabın Fransızcadaki özgün adı “Toutes ces choses qu'on ne s'est pas dites”. Türkçe’deki karşılığı “Size Söylenmedi Tüm Bu Sözler” olan kitap Can Yayınları tarafından “Birbirimize Söyleyemediğimiz Onca Şey” başlığıyla yayınlandı. Yayıncının bu tercihi Epsilon Yayınevi’nin alt markası Sepya tarafından geçtiğimiz Ağustos ayında yayınlanan Ramis Çınar’ın Söylenmemiş Sözler adlı romanını çağrıştırıyor. Söz konusu anlam benzerliğinin tesadüf olup olmadığı ise merak konusu.
Konu ve içerik olarak oldukça farklı olan bu iki kitabın isim haricinde başka ortak yönleri de var. Birbirimize Söyleyemediğimiz Onca Şey’de romanın başkişisi Julia’nın babasının ölümünden sonra yaşadığı iç hesaplaşma anlatılırken, Söylenmemiş Sözler ise terk edilmiş bir sevgilinin on beş yıl aradan sonra ilk gözağrısına rastlaması üzerine kurulu. Aynı durum kitapların arka kapak yazıları için de geçerli. Bunları siz okurlarımızla paylaşıyoruz.
BİRBİRİMİZE SÖYLEYEMEDİĞİMİZ ONCA ŞEY – MARC LEVY
Arka Kapak
Düğününden birkaç gün önce, Julia babasının sekreterinden bir telefon alır. Önemli bir iş adamı olan babası Anthony Walsh törene katılamayacaktır. Her zaman mesafeli ve sorunlu bir ilişkileri olduğundan, Julia bu habere pek de şaşırmaz, ancak bu kez babasının mazereti haklıdır: Anthony Walsh ölmüştür.
Cenazenin ertesinde onu bekleyen bir sürpriz daha vardır. O güne kadarki en tuhaf seyahatine çıkacaktır; üstelik hiç düşünmediği biriyle ve on sekiz yıl önce kaybettiği başka birine doğru. Julia'nın, söylenememiş gerçekler, itiraf edilememiş sırlarla dolu geçmişi yaşamına yeni bir yön vermesine izin verecek midir? Babasının ve Tomas'la yarım kalan ilişkisinin açtığı yaralar onu nerelere savuracaktır?
SÖYLENMEMİŞ SÖZLER – RAMİS ÇINAR
Arka Kapak
"Sana söylemek isteyip de söyleyemediğim o kadar çok şey var ki; bunları anlatmaya kalksam nereden başlayacağımı bilemem.”
Söylenmemiş Sözler roman kahramanının bu sözleriyle başlıyor. Hırslı ve başarılı bir reklamcı olan Sezgin bir sabah işe giderken kendisini yıllar önce terk eden ilk gözağrısı Meltem'e rastlar. Aradan uzun yıllar geçmesine ve mutlu bir evlilik sürdürmesine rağmen onu unutamamıştır. Bu beklenmedik karşılaşmayı izleyen günlerde karşı koyamadığı bir istekle Meltem'i uzaktan uzağa takip etmeye başlar. Bir süre sonra onun karşısına çıkma cesareti gösterir. Meltem de ona hiç ummadığı bir yakınlık gösterir ve Sezgin tanışmalarından itibaren içinde kalanları açığa dökmeye başlar. Bir yandan yeni yetmelik dönemlerinden itibaren yaşadıklarını gözden geçirirken bir yandan da anıların da önemli bir yer edinen kadını yeniden tanıyacak, ne var ki karşısında bambaşka birini bulacaktır...

Tekerlekli Sandalye Yardımları Devam Ediyor

Tekirdağ iline bağlı Çorlu Belediyesi engelli vatandaşlara tekerlekli sandalye ve akülü araba yardımında bulunmaya devam ediyor.
Engelli dar gelirli ailelere tekerlekli sandalye ve akülü araba yardımında bulunan Çorlu Belediyesi, dar gelirli vatandaşların müracaatlarını değerlendirerek tekerlekli sandalye yardımında bulunuyor. Engelli vatandaşların şahsi başvuruları ve internet üzerinden gönderilen mesajlar değerlendirildikten sonra ihtiyaç sahipleri belirlenerek tekerlekli sandalyeler ve akülü araçlar temin edilerek teslim edildi.
Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde yapılan çalışmalar sonucunda dar gelirli engelli vatandaşlara 7 adet tekerlekli sandalye ve 6 adet akülü araç teslim edildi. Ayrıca Çorlu Sakatlar Derneği üyelerine 10 adet sandalye dağıtıldı. Engelli vatandaşlar tekerlekli sandalye yardımından dolayı duydukları memnuniyeti ifade ederek, Çorlu Belediyesi’ne teşekkür ettiler.

-HAYRABOLU BELEDİYESİNDEN GÖLETE TESİS ATAĞI .

HAYRABOLU BELEDİYESİ, TEKİRDAĞ VALİLİĞİNDEN 20 YILLIĞINA KİRALADIĞI 11 BİN M2’LİK MESİRE ALANINI YAP İŞLET DEVRET MODELİYLE İŞLETMEYE AÇIYOR. . ..
Tekirdağ iline bağlı Hayrabolu Belediye Başkanlığı, ilçenin Uzunköprü yolu 5. kilometresinde bulunan gölet mevkiindeki mesire alanını yap işlet devret modeliyle işletmeye açıyor. . .
Belediye Başkanı Hasan İrtem yaptığı açıklamada, Hayrabolu’da iç turizmi harekete geçirecek sosyal bir kompleksin bulunmadığını, ilçeye sosyal tesis kurmak için gerekli çalışmaları başlattıklarını ifade ederek; “ Tekirdağ Valiliği Mera Komisyonu Başkanlığı ile Hayrabolu Belediye Başkanlığı arasında imzalanan ve 29 Kasım 2006- 29 Kasım 2026 yılları arasında 20 yıllığına Hayrabolu Belediyesi adına tahsis işlemleri gerçekleştirilen mesire bölgesini yap işlet devret modeliyle işletmeye açmayı planlıyoruz. Hayrabolu göletimizin muhteşem görüntüsü eşliğinde çam ağaçlarıyla kaplı bu alanı sosyal anlamda işletmeye açarak iç turizme sunmayı, çevre il ve ilçelerdeki vatandaşlarımızın ve ilçemize gelecek misafirlerimizin kullanımına açmak istiyoruz.” Dedi. . . .
Belediye Başkanı İrtem, belediye tarafından kiralanan bölgenin coğrafi özellikleri hakkında da ayrıntılı bilgiler vererek göletin su hacminin 1.140.000 metreküp, sedde uzunluğunun 400 metre, sedde gövde yüksekliğinin 14.90 metre, gölet alan ölçümünün 190 dekar olduğunu, mesire alanının ise 10.935 metre olduğunu belirterek;” Bu bölgemizin gelecek yıllarda Trakya’nın Abant’ı olmaya aday doğal bir mekân olarak doğa ile baş başa kalmak isteyen insanımızın hizmetine sunmayı arzuluyoruz. Bol oksijeni, muhteşem çam ağaçları içerisine inşa edilecek doğal ortamı bozmayacak tesisin Trakya’mıza ve özellikle de İstanbul yöresinde yaşayan insanlarımıza farklı hafta sonu tatil programlarını da sunmasını istiyoruz. Özellikle belediye motokros parkurunda yapılan Türkiye ve Marmara Motokros şampiyonalarının uluslar arası olarakta bu spora ilgiyi daha da artıracağını, ilçemizin tarım, Organize Sanayi Bölgesi, tarım makineleri, Hayrabolu’nun pabuç köftesi, Hayrabolu Peynir tatlısı, ayçiçeği balının yanı sıra gölet bölgesine yapılacak sosyal kompleksle de duyuracağına inanıyorum. “ şeklinde konuştu. . .
Belediye Başkanı İrtem, inşa edilecek sosyal tesislerle ilçede ekonomik anlamda da canlılığın yaşanacağına dikkat çekerek, böyle bir projenin hayata geçirilmesi için iyi bir işletmeci, müteşebbis bulunarak Trakya yöresine mükemmel bir tesis kazandıracaklarını belirterek;” Doğa ile baş başa kalmak isteyen insanların burada su sporları, doğa yürüyüşleri, çocuk oyun parkları, piknik alanlarında kendin pişir kendin ye, otomobil parkı, gezi ve bisiklet yolları, voleybol-basketbol sahası, tenis parkuru, kır düğünleri, yöresel yemeklerin yapılacağı lokanta, dört mevsim açık kahve, küçük ölçekli hayvanat bahçesi, olta balıkçılığı, kano, diğer su aktiviteleri yapabileceklerdir. “ dedi. . . . .
Belediye Başkanı Hasan İrtem, gölet bölgesinde yeşillendirme ve ağaçlandırma çalışmalarının her mevsimde devam ettiğini, müteşebbisler tarafından kendilerine böyle bir projeyle gelinmesi halinde ciddi anlamda destek vereceklerini, Hayrabolu göleti mesire bölgesinin Trakya’nın Abant’ı olabilecek doğal potansiyele sahip olduğunu kaydetti. . . . . .

Şubat Ayı Belediye Meclisi Toplantısında AKParti grubununun meclise sunduğu önergeler hakkında. açıklamalar

Çorlu halkının bize verdiği sorumluluk nedeniyle AK Partili Belediye Meclis üyeleri olarak bugüne kadar Çorlu’yu ilgilendiren çeşitli konularda toplam 15 önergemiz Meclis Başkanlığına sunulmuştur. Böylelikle Çorlumuzun sorunları grubumuzca gündeme getirilmiştir.
Şubat ayı Belediye Meclisi toplantısında yine AK Parti grubundan 3 belediye meclis üyesi tarafından 3 yazılı önerge sunmuştur.
AK Parti Grup sözcüsü Handan Var; bütçe ile ilgili gündem maddelerinin Bütçe Plan komisyonuna havale edilmeden meclisçe karar alınmasının usule uymadığı hakkında, Semanur Özay ise belediyenin ihtiyaç sahiplerine iletilmek üzere kömür, erzak, öğrencilere kıyafet, ayakkabı yardım çalışmaları hakkında soru önergesi vererek bilgi istemiştir.
Ayrıca AK Parti Belediye Meclis Üyesi Muzaffer Aslan, verdiği önerge ile Çorlu’da yaşanan bozuk yollar ve kaldırımlarla ilgili sorunu şöyle dile getirmiştir;
“Yaşadığımız kentin en önemli problemlerinin başında yollarda oluşan çukurlar ve on gündür yağan yağmur ve karın ardından adeta köstebek yuvasına dönmüş olması gelmektedir.
Çukurdan kaçabilmek için ani bir refleks ile direksiyonu kıran sürücüler, yoldan çıkma tehlikesi ile baş başa kalıyorlar.
Artı, kaldırımı da olmayan yollarda yürümeye çalışan vatandaşlarımızın can güvenliği olmadığı görülmektedir.
Kaldırım yapmak belediyemizin görevi olduğunu düşünürsek, belediyemizin Çorlumuzda yıllardır bu görevi ihmal ettiğini üzülerek görüyoruz. Bu eksikliği kendi imkanları ile gidermeye çalışan esnafın kendi dükkan önüne yapmış olduğu fayans ve kalebodurların kaygan olması sebebiyle birçok vatandaşımız kış aylarında bu kaygan zeminde düşerek sakatlanma tehlikesi yaşamaktadır.
Belediyemizin bu konularla ilgili çalışması yahut planlaması ne aşamadadır?”
Yukarıda da ifade edildiği gibi Çorlu halkının gündeminde olan her konu AK Parti grubu olarak bizler tarafından belediye meclisinin gündemine taşınmaktadır.
Demokrasi yerelde başlar düşüncesine uygun olarak sadece şeffaf ve hesap verebilir olmanın yanı sıra hesap sorabilir olmanın sorumluluğu ile Çorlu’ya yakışır hizmetlerin sunulması için sorunların ve çözümlerinin sonuna kadar takipçisiyiz.

17 Şubat 2010 Çarşamba

Sanıklara 11 Yıl Hapis Doktoru Gasp Eden Sanıklara 11 Yıl Hapis

Haksız yere işten çıkarılmasını hazmedemeyen ambulans şoförü arkadaşı ile plan yaparak 4 gün takip ettikleri hastane ortağını oyuncak silahla kaçırarak, ellerini plastik kelepçe ile bağladıktan sonra paralarını ve kredi kartlarını çaldı… Yargılaması tamamlanan sanıklara mahkemeden ceza yağdı…
Çerkezköy ilçesindeki Özel Optimet Hastanesinin ortak ve doktorlarından olan üroloji uzmanı İlkay Kırkaç’ı (40) 11 Mayıs 2009 tarihinde gece yarısı otomobiline binmek isterken başına silah dayayarak kaçıran eski ambulans şoförü ve arkadaşı yargılandıkları Çorlu Ağır Ceza Mahkemesince ayrı ayrı 11 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırıldılar.
Çerkezköy Özel Optimet Hastanesinde 2007 – 2008 yılları arasında ambulans şoförlüğü yapan M.Ü(29), istifa ederek işten ayrıldı. İşten ayrılmasının ardından maddi sıkıntıya giren M.Ü, hastane ortağını kaçırarak para temin etmek için plan yaptı. 1 yıl sonra planı uygulamaya sokan M.Ü, Özel Optimet Hastanesinin ortak ve doktoru İlkay Kırkaç’ı 4 gün boyunca takip etti. Kendisine yardım etmesi için Çorlu’da bulunan arkadaşı Ö. B’yı Çerkezköy’e davet etti. Araç kiralayarak hastane bahçesine giden M. Ü ve Ö .B(27) burada alkol almaya başladı. Alkolün etkisiyle M.Ü arkadaşı Ö.B ye planını anlatı. Ö.B ’nın da tamam demesinin ardından toplantıda olduğu öğrendikleri Özel Optimet Hastanesinin ortak ve doktoru İlkay Kırkaç’ı beklemeye başladılar.

Özel Optimet Hastanesinin ortak ve doktoru İlkay Kırkaç toplantıdan gece saat 00:30’da çıkarak evine gitmek için otoparkta bulunan aracına doğru gittiği esnada M. Ü ve Ö. B maske takarak yanına gitti. Ö. B, Doktor İlkay Kırkaç’ın başına silah dayayarak, “Seni öldürmeyeceğiz. Dediklerimizi yapacaksın” diyerek doktorun 34 AE 1180 plakalı aracına bindirdi. M .Ü, İlkay Kırkaç’ı şoför koltuğunun yanına, Ö .B da arkasına oturdu. Doktur İlkay Kırkaç’ı kendi aracına bindirdikten sonra gözünü siyah poşet ile kapattıktan sonra kafasına poşet geçiren M. Ü ve Ö. B, Velimeşe Beldesinde bulunan kumlugeçit mevkiine gitti.

Velimeşe beldesinde kumlugeçit mevkisinde boş araziye geldikten sonra Doktor İlkay Kırkaç’ı araçtan indiren M. Üve Ö. B elleri ve ayaklarını plastik kelepçe ile bağlayarak kredi kartlarının şifresini söylemesini istediler. 3 kredi kartının şifresini öğrenen M. Ü ve Ö. B araçta bulunan 300 Euro ve 400 TL parayı alarak kredi kartlarından para çekmek için Doktor İlkay Kırkaç’ı bırakarak Çorlu’ya hareket ettiler. Doktor İlkay Kırkaç’a kendisini tekrar almaya geleceklerini söylen M. Ü ve Ö. B 3 kredi kartından toplam 4 bin 200 TL para çekerek doktoru bıraktıkları yere geldi.

Sanıklar M.Ü ve Ö. B’nın kredi kartlarından para çekmeye gitmelerinin ardından Doktor İlkay Kırkaç kafasını yere sürterek poşeti çıkardı. Gece kanalığında yuvarlanarak kendisini bıraktıkları yerden uzaklaşarak ayağında ki plastik kelepçeyi çıkardı. M. Ü ve Ö. B’nın geldiğini görmesi üzerine çalılıklar arasında gizlenen İlkay Kırkaç, “Kendisine ismi ile seslendiklerini, bir süre sonra Mustafa ağabey kaçmış” dediklerini duyduğunu söyledi. M .Ü ve Ö .B’nın gitmesinin ardından elleri kelepçeli ve yalınayak yürüyerek bir çiftlik evine sığınan doktor İlkay Kırkaç, durumu jandarma ve eşi ile arkadaşını arayarak haber verdi.
Doktor İlkay Kırkaç’ı geldiklerinde yerinde bulamayan M. Üve Ö. B panikleyerek kredi kartları, aracın anahtarı, oyuncak silahı ve kar maskelerini rast gele attıktan sonra kiraladıkları aracı Çerkezköy’e getirdikleri ve dikkat çekmemek için yerine başka araç kiraladılar. Daha sonra bu aracıda ertesi gün teslim ettiler. Mustafa Üstek çekmiş olduğu paralardan bin TL’sini ÖB ye verdiğini ve geri kalan parayı ihtiyacı için kullandığını söyledi.

Doktor İlkay Kırkaç’ın verdiği bilgiler doğrultusunda eşkali belirlenen M.Ü Polis tarafından Çerkezköy’de yakalandı. Olayı Ö. B ile geçekleştirdiğini itiraf eden M. Ü, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine konuldu. Çorlu Ağır Ceza Mahkemesinde “Kredi kartını kötüye kullanma, silahlı kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle birden fazla kişi ile gece vakti yağma, cebir ve tehdit kullanarak hürriyetten yoksun kılma” iddiasıyla yargılanan sanıklar M. Ü ve Ö. Bya ceza yağdı.

Mahkemede yaptığından dolayı pişman olduğunu söyleyen sanık M.Ü ve Ö. B, amaçlarının zarar vermek olmadığını söyledi. Tanık ifadeleri ve avukatların savunmasının ardından mahkeme başkanı sanıklar M. Ü ve Ö. B’nın İlkay Kırkaç’a karşı silahla kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle birden fazla kişi ile gece vaktinde yağma suçunu işledikleri mahkemece sabit görüldüğünden ayrı ayrı 13 yıl hapis, sanıkların pişmanlık göstererek katılanın uğradığı zararı gidermeleri nedeniyle 1/3 oranında indirim yapılarak 8 yıl 8 ay, duruşmalarda ki iyi halleri nedeniylede 1/6 oranında indirilerek 7 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası verildi.
Sanıklar M.Ü ve Ö. B’nın İlkay Kırkaç’a karşı cebir ve tehdit kullanarak birden fazla kişi ile silahla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu iştirak iradesiyle işledikleri mahkemece sabit görüldüğünden 2 yıl 6 ay, suçun birden fazla kişi tarafından birlikte silahla işlenmesi nedeniyle 1 kat arttırılarak 4 yıl 12 ay, duruşmalarda ki iyi halleri nedeniyle 1/6 oranında indirim yapılarak 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildi. Sanıklar M. Ü ve Ö. B toplamda ayrı ayrı 11 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırıldılar.
KAYNAK:ÇORLU GAZETESİ

Sultanköy Beldesinin su hattı onarıldı

Tekirdağ iline bağlı Marmaraereğlisi’ ilçesinin Sultanköy beldesinde yağmur ve kardan Değirmenköy’den gelen 25 km.lik içme suyu boru hattında arızalar meydana geldi. Arızalar boru patlaması olarak tespit edildi.
Sultanköy/Değirmenköy arasındaki 25 km. su boru hattında belediye ekipleri yaptıkları kontrollerde ana borularda su patlağı tespit ettiler.
Arızalı borular sökülerek yerine çelik borular döşendi. Su hattının bazı bölümlerindeki hat betonla takviye edildi.
BAŞKAN ERSİN ÇOLPAN, “GEREKLİ ONARIM YAPILARAK BELDEYE SU VERİLDİ”
Sultanköy Belediye Başkanı Ersin Çolpan, “Bu yıl kışın şiddetli geçmesi nedeniyle beldemize su sağladığımız Değirmenköy içme suyu hattımızda önemli bir arıza meydana gelince bizleri zor duruma soktu. Ekiplerimiz 25 km.güzergahta kontrol yaparak arızalı bölgeyi tespit ettiler.
Bunun üzerine patlayan boru sökülerek, yerine çelik boru döşendi. Ayrıca arazideki boru hattımızın bir bölümünde betonla takviye yaptık.
Şu anda beldemizde su sıkıntısı yok. Yaz sezonunda boru hatlarımız ile su kuyularında bakım yapılarak yeni bir su kuyusunun açılmasını gerçekleştireceğiz” dedi.
HABER VE FOTO:Erdal ÖZCAN

Trakyada saklı cennet İğneada

Kömür ve çimento tozuyla değil, turizm ile kalkınmak istiyor!...
Prof. Dr. Mikdat KADIOĞLU’nun İğneada ile ilgili açıklamasını siz okurlarımızın dikkatlerine sunuyoruz:
“Kyoto, Kopenhag protokolleri hikaye. Önemli olan gündelik hayattaki uygulamalar. Kısa vadeli düşünce tarzı ve günü kurtarma anlayışı doğal kaynaklarımızı geri döndürülemeyecek bir şekilde yok ediyor. Buna ancak halk “dur” diyebilir. İğneadalılar işte bunu başardı!
Tüm Karadeniz balıkçıları için çok önemli bir avlanma bölgesi olan İğneada Körfezi ve kıta sahanlığı, biyolojik açıdan ülkemizin en önemli balık yatakları. Ama 2007'de Kırklareli'ne bağlı Vize İlçesi'nde kurulan bir çimento fabrikasının ürünlerini ihraç etmek için Körfez'e yapılması düşünülen liman inşaatı yöreyi, yılda 120 bin kamyonun çimento ve kömür tozu taşıyacağı bir sanayi bölgesine dönüştürecek. Bu limanın, yılda en az 175 adet 2-3 bin tonluk geminin giriş çıkış yapacağı bir sanayi limanına dönüşmesi, hem doğayı hem de bu doğadan geçimini sağlayan ve de olası yumuşak turizm gelişmesi içinde yeni geçim kaynakları bulacak insanları perişan edecek bir projeden öteye geçmeyecek.
Oysa Kültür ve Turizm Bakanlığı 2007 yazında İğneada bölgesini turizm alanı ilan etti, karar Resmi Gazete'de yayımlandı. İşte bu gerçekler doğrultusunda hareket eden S.S. Limanköy Balıkçılar Kooperatifi, 2007'de, Edirne İdare Mahkemesi'nde liman inşaatına karşı dava açtı. Çünkü sadece balıkçılığa vereceği zararlar açısından bile son derece basiretsizce hazırlanan liman inşaatı Çevreye Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu yanlışlarla doluydu. Bu yanlışlardan sadece birkaçı şöyle:
ÇED Raporu'nun denizle ilgili bölümünde, burada yaşadığı varsayılan ve zikredilen balıkların birçoğu gerçekte Karadeniz'de bulunmuyor. Taşıma, yükleme ve boşaltma işlemleri sırasında hava kirliliği olmayacağı belirtilmesine karşın detaylı bir hesaplama yapılmamış. Kıyı doldurmaları, doğal dengeye büyük zarar veren işlemler olmasına karşılık raporda önemsenmemiş.
Deniz balıklarıyla ilgili değerlendirme yapılmamış. Oysa bölge birçok balık türünün beslenme ve üreme alanı. Deniz açısından son derece yetersiz kalan ÇED Raporu'nda, yapılacak dolgunun doğal zenginliğe etkisi yer almıyor. Tüm limanlarda yaşanan ve deniz ekosistemini olumsuz etkileyen sürekli ve ciddi bir tehdit niteliğindeki gemi kazaları ve olası petrol sızıntıları, ÇED Raporu'nda karşı önlemlerin alınmasıyla sanki tehlike değilmiş gibi gösteriliyor.
YAT TURİZMİ BAŞLATILABİLİR
Taşımacılığın başlamasıyla, varolan karayolu trafiğinin yüzde 38 düzeyinde artacağı, ağır taşıt sayısının ise bu günkünün 2,5 katına çıkacağı öngörülüyor. Ancak rapordaki trafik tahminleri yanıltıcı; ayrıca oluşacak trafik baskısının, çevre ve insanlara etkisi doğru biçimde incelenmemiş. Muhtemel tepkileri önlemek için deniz dolgusunda kullanılacak malzeme ve ocaklar hakkında da yanıltıcı bilgi verilmiş. Üç kişilik bilirkişi raporuyla, halihazırdaki ÇED Raporu'nun bilimsel hatalar ve eksiklerle dolu olduğu tespit edildiğinden, Edirne İdare mahkemesi 7 Aralık 2009'da, davacı S.S. Limanköy Balıkçılar Kooperatifi lehine karar verip ÇED Raporu'nu iptal etti.
Yıldız Dağları'nın eteklerindeki İğneada Beldesi ve Milli Parkı son yıllarda pek çok koruma ve kalkınma projesiyle mercek altına alındı. Ayrıca bölge, uzun-temiz kumsalları, Avrupa'nın en büyük subasar ormanlarıyla da turistik açıdan giderek artan bir ilgi odağı haline dönüşmekte. En önemlisi de Tuna Nehri'nden inen yatların önünden geçip gittiği, yat turizmi açısından da iyi değerlendirilmemiş bir sahil beldesi. S.S. Limanköy Balıkçılar Kooperatifi, limanlarının balıkçı barınağının yanı sıra uluslararası denizcileri kabul edebilecek bir yat limanı bölümüyle geliştirilmesini, karadaki hizmet binalarının iyileştirilmesini ve böylece gerek Limanköy'ün gerekse yörenin kalkınmasında örnek olacak, kaliteli bir yumuşak turizm çalışmasının başlatılmasını istiyor. Bence çok da iyi ediyor!
KAYNAK:ÇORLU DEVRİM GAZETESİ

Tekirdağda Heyelan sonrası yol onarım çalışmaları başladı.(

Tekirdağ İli merkez Dağyenicesi Köyünde meydana gelen heyelan sebebiyle kapanan yollarda İl Özel İdaresi ekiplerince onarım çalışmaları başladı.Tekirdağ il merkezine bağlı Dağyenice köyünde meydana gelen heyelan nedeni ile oluşan zararı gidermeye çalışan devlet 15 kamyon, 5 iş makinesi ve yaklaşık 30 kişilik bir ekip ile çalışıyor.
Aralıklı olarak küçük çapta heyelanların devam ettiği köyde ki çalışmaları İl Genel Sekreteri Mustafa Yel ve İl Genel Meclis Başkanı Münür Karaevli de yerinde incelediler. Yaklaşık 60-70 metrelik yolun yeniden düzenlenmesi için 100 kamyona yakın malzemenin getirildiği köy yolunda öğrenciler minibüsten inerek evlerine yürümek zorunda kalıyorlar.
550 nüfuslu köyün Muhtarı Özmettin Ulu devlet yetkililerine teşekkür ederken heyelanın devam ettiğini akşam düzelen yolun gece yeniden kapandığı ve kaydığını belirtti. Kavak ağaçlarının bile yan yattığı köye giden tek yolunda kapandığına değinen muhtar 4 gündür çalışıldığını vurguladı. 40 kadar öğrencinin zor şartlar altında okullarına gidebildiklerini ve bölge itibarı ile 5 yılda bir bu sorunu yaşadıklarının altını çizdi.
10 dönüm kadar yerin heyelan bölgesi olduğunu ve sürekli yağan yağmurlar nedeni ile toprak kaymalarının devam ettiğine dikkat çeken köy muhtarı kalıcı çözüm için yolun yenilenmesi gerektiğini işaret etti. Eski yolda meydana gelen trafik kazaları nedeni ile köyden 4 can verdiklerini hatırlatan muhtar Özmettin Ulu; medya mensuplarına toprak kaymalarını gösterdi. Köylüler ile birlikte yol çalışmalarına devam eden yetkililer ise yolun bir an önce hizmete girmesi için çalışıldığının altını çizdiler.

HIRSIZLAR BU KEZ DE GAZETE BÜROSUNA GİRDİ

Çorlu`da haftalık gazete olarak yayın yapan Babıali gazetesinin bürosuna hırsız girdi.
Çorlu`da son zamanlarda yaşanan hırsızlık olaylarına bir yenisi daha eklendi. Muhittin mahallesi Aslan sokak üzerinde, Hancılar pasajının 2. katında bulunan Babıali gazetesinin bürosuna giren hırsızlar büroda bulunan 1 adet bilgisayarı alarak kayıplara karıştı. Sabah gazeteye gelince kapının açık olduğunu gören GazeteYetkilisi Tarık Yıs durumu Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerine bildirdi. Çorlu İlçe Emniyet Müdürü Ayhan Taş`ın da bizzat takip ettiği olay da olay yeri inceleme ekipleri gerekli incelemeleri yaptı. Pasajda bulunan güvenlik kameraları görüntülerini de inceleme altına alan ekipler hırsızları yakalamak için çalışmalar başlattı. Gazetenin İmtiyaz Sahibi Faruk Yıs konuya ilişkin olarak yaptığı açıklama da “Son zamanlarda sıklıkla meydana gelen hırsızlık olaylarının ardından bizde nasibimizi aldık. Dileğimiz her ne kadar bir daha böyle olayların tecelli etmemesi olsa da, maalesef ki böyle adice bir duruma maruz kaldık. Bunun adı cehalettir. Emniyet mensuplarımıza olan inancımız tamdır. Dedi.

Kan Bağışı Kampanyası başladı…

Keşan Belediye Başkanlığı ile Edirne Kızılay kan Merkezi işbirliği ile gerçekleştirilen Kan Bağışı kampanyası başladı.
Saat 11.00’de Köşk Düğün Salonu’nda başlayan ve Dr. Mert Boztaş, Hemşireler Melek Albayrak, Yasemin Açık, Sezer Çorbanlar ile Şoför Mustafa Ergin’in görev yaptığı kampanya saat 16.00’da sona erdi.
Kampanyanın ilk gününde toplam 45 kişi kan bağışında bulundu. Kampanya bugün ve yarın 11.00-16.00 saatleri arasında devam edecek.

EMİTT FUARI’NA KATKISI OLANLARA PLAKETLERİ VERİLDİ…

Kent Konseyi Başkanı Bayram Ali Kalfalar’da, EMİTT’e en büyük katkıyı sağlayan ve Kent Konseyi’ne bugüne kadar verdiği desteklerden dolayı Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan’a plaket verdi.
11-14 Şubat 2010 tarihlerinde İstanbul TÜYAP Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen 14.EMİTT Fuarı’nda açılan Keşan-Enez-İpsala Standına katkıda bulunan kurum ve kuruluşlara dün (17.02.2010) Keşan Belediyesi’nce plaket verildi.
Saat 12.00’de Keşan Belediye Meclis Toplantı Salonu’nda düzenlenen törene Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan ile Belediye Başkan Yardımcıları Sabri Küçükkarakaş, Cemil Kılavuz, Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Ayşegül Arslan Aydın, Keşan Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Sorumlusu Erdoğan Demir, Keşan Kent Konseyi Başkanı Bayram Ali Kalfalar ile kurum ve kuruluş temsilcileri katıldılar.
Toplantıda açış konuşmasını yapan Özcan, Keşan Belediyesi olarak 3 yıldan bu yana EMİTT Fuarı’na Keşan-Enez ve İpsala olarak bölgeyi temsilen katıldıklarını belirterek “Bu yılki fuara gerçekten bölgemizdeki kurumların büyük destek sağladığını gözlemledik. Standımız 4 gün boyunca bölgemizin tanıtımı anlamında büyük bir işlevi yerine getirdi. Bu arada dün bana ulaşan bilgiye göre standımız fuara katılan il ve ilçe stantları arasında en iyi 3.stand seçilmiş. Bu da bizi ayrıca çok mutlu etti. O kadar il ve ilçenin arasında 3. olmak çok önemli. Bu başarıda bu organizasyona destek veren herkesin payı var. Ben bu nedenle başta Mustafa İşçimen kardeşim olmak üzere bu fuara destek veren tüm kurum ve kuruluşlara sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Bundan sonraki yıllarda bu fuara daha iyi bir şekilde daha geniş bir katılımla katılarak bölgemizi çok daha iyi temsil etmemiz gerekiyor. Her ne kadar bazı çevreler bu tür organizasyonları boşa harcanan paralar olarak görse ve eleştirse de ben bu tür organizasyonlara harcanan paraların boşa gittiğine inanmıyorum. Bir yörenin tanıtılması anlamında bu tür organizasyonların çok önemli olduğunu anlamamız gerekiyor” dedi.
Özcan’dan sonra söz alan Keşan Kent Konseyi Başkanı Bayram Ali Kalfalar’da şunları söyledi. “14. EMİTT Fuarı’nda Keşan-Enez ve İpsala olarak açtığımız stand gerçekten büyük bir beğeni topladı.
4 gün boyunca standımızı binlerce ziyaretçi gezerek bölgemiz hakkında bilgi aldı ve Saros’u öğrendi.
Keşan Kent Konseyi Turizm çalışma Grubu olarak bu fuara bizlerde gerekli katkıyı sağlamaya çalıştık. Ben de bu çalışma grubunda gönüllü olarak çalışan tüm arkadaşlarıma Kent Konseyi Başkanı olarak teşekkür ederim.
Ben bu arada gelecek yıllarda katılacağımız EMİTT Fuarı’nda Edirne Saros Turizm Altyapı birliği üyesi belediyelerimizin, Keşan’daki tüm esnaf odalarımızın, Enez ve Keşan’daki sahil köy muhtarlarımız ile mahalle muhtarlarımızın ve Mecidiye ve Çamlıca Belediyelerimizin de bu çalışma içersinde yer almasının bu konuya daha büyük katkı vereceğine inanıyorum.
Bu vesileyle bu yılki fuarımıza en büyük desteği sağlayan Keşan Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Özcan’a ve katkı sağlayan tüm kurum ve kuruluşlara ile Keşanlı sanatçı kardeşimiz Serkan Çağrı’ya ve değerli basınımıza Kent Konseyi ve Turizm çalışma Grubu adına teşekkürlerimi sunarım.
Şimdi Kent Konseyi Yürütme Kurulumuz adına Keşan Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Özcan’a da bir teşekkür plaketi sunacağım”
Kalfalar’dan sonra söz alan Saros Körfezi Turizm Otelciler ve Yatırımcılar Derneği Başkanı Mustafa İşçimen’de, 14. EMİTT Fuarı’nın bölgenin tanıtımına büyük katkı sağladığını ve bu fuara bundan sonraki yıl daha büyük bir stand ve daha çok katılımcının desteği ile katılınması gerektiğini belirterek bu fuara en büyük desteği sağlayan Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan’a teşekkür etti.
Keşan Ticaret Borsası Başkanı Ender Mağden’de, EMİTT Fuarı’na katıldığını ve orada bölge adına yaşanan güzelliği gördüğünü belirterek “Bu güzelliği yaşadık ama burada en büyük pay sayın belediye başkanımızın oldu. Ben kendisine bu nedenle teşekkür ediyorum. Bundan sonraki yıllarda kurum ve kuruluşlarımızın da bu etkinliğe daha fazla destek vermesi gerektiğine inanıyorum. Standımız bölgemizin tanıtımına bence çok büyük bir katkı sağladı. Burada ayrıca bir çok ünlüyü de standımızda ağırladık. Ben de bu fuara en büyük katkıyı sağlayan Belediye Başkanımız Sayın Mehmet özcan’a teşekkürlerimi iletiyorum”dedi.
Keşan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Selahattin beyazı da yaptığı konuşmada, EMİTT Fuarı’nın ilçemiz ve bölgenin tanıtımına büyük katkılar sağladığını belirterek “bu fuara en büyük katkıyı sağlayan sayın belediye başkanımız Mehmet Özcan’a teşekkürlerimi sunuyorum” şeklinde konuştu.
Volkan Kuru da yaptığı açıklamada bu fuar ile ilgili olarak firmaların kış döneminde işlerinin çok iyi olmadığını belirterek, “Bence bundan sonra EMİTT Fuarı çalışmaları yazın da devam etmeli. Çünkü yazın işyerlerimizden para yardımı almak çok daha kolay olur.Çünkü o dönemde işyerlerimizin işleri biraz daha iyi oluyor” dedi.
Kalfalar’da Turizm Çalışma Grubu’nun EMİTT’le ilgili çalışmalarına ara vermeksizin devam edeceğini belirterek “Bu grupta yer almak isteyen herkesi Kent Konseyi Sekreterimiz Nilay Gümülcineli Yazgılı’ya başvurabilir” dedi.
Daha sonra 2011 yılında yapılması düşünülen Yel Değirmenleri ve Enez Kalesi Figürünü andıran standın tasarımı da katılımcılara sunuldu.
Konuşmaların ardından Keşan Belediye başkanı Mehmet Özcan, teşekkür belgelerini takdim etti.
Son olarak da Keşan Kent Konseyi Başkanı Bayram Ali Kalfalar, bugüne kadar Kent Konseyi’ne ve EMİTT Fuarı’na yaptığı katkılar nedeniyle Kent Konseyi adına Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan’a bir plaket takdim etti.
PLAKET VERİLEN KURUM VE KURULUŞLAR
EMİTT Fuarı’na katkıları nedeniyle Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan tarafından plaket verilen kurum ve kuruluşlar ile kişiler de şöyle ;
Enez Belediye Başkanlığı
Bayram Ali Kalfalar-Keşan Kent Konseyi Başkanı
Hüseyin Çakmak- Keşan Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi
Selma Sucuka-Keşan Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi
Nedim İşlek- Keşan Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi
Özcan Yavaş- Keşan Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi
Erol Orta- Keşan Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi
Sadi Kuru-Keşan Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi
Raif Perçin-Keşan Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi
Mustafa İşçimen- Keşan Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Üyesi
Enver Yüksekdağ- Keşan Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Üyesi
Mustafa Helvacıoğlu- Keşan Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Üyesi
Murat Arıkan- Keşan Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Üyesi
Cüneyt Yüksekdağ- Keşan Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Üyesi
Bora Ecevit Göksel- Keşan Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Üyesi
Keşan Ticaret ve Sanayi Odası
Keşan Ticaret Borsası
Saros Körfezi Turizm Otelciler Otelciler Yatırımcılar Derneği
Serkan Çağrı
Keşan Belediyesi Çağdaş Kadınlar Halk Oyunları Ekibi
Lalacık Halk Oyunları Ekibi
Tolga Mercan
Keçeciler Ltd.Şti.
Erbal Total Petrol
Keşan Birlik
Truva Seyahat
Cem Market
Özel Keşan Hastanesi
Çamlıbel Restaurant
Özen Et Lokantası
Ensaray İnşaat
Arda İnşaat
İşçimen Hotel
Çetin Butik Hotel
Erikli Hotel
Dost Hotel
Adil Topçuoğlu (Stanttaki maket Köyün Mimarı)
Ahmet Uz (İbrice Dalış merkezi)
BELEDİYE 8 MART’TA ETKİNLİK DÜZENLEYECEK
Keşan Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Ayşegül Arslan Aydın, bu toplantı sonrasında yaptığı açıklama Keşan Belediyesi’nin bu yılki 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle bir program hazırladığını belirterek “Bu çerçevede Belediye Pasajı’nda 3 Mart 2010 Çarşamba günü “Üretken Eller” adlı kermes açılacak. Yine aynı gün aynı yerde “Kadın ve Yaşam “ konulu Fotoğraf Sergisi, 4 Mart 2010 Perşembe günü Cumhuriyet Gazetesi Köşe Yazarı Şükran Soner’in katılacağı bir panel ve 8 Mart 2010 Pazartesi günü de Kadınlara Yönelik Çay Partisi, Müzik, Şiir Dinletisi ve Keşan belediyesi Çağdaş Kadınlar halk Oyunları Ekibi gösteriler sunacaktır. Bu programla ilgili saatle netleştiğinde program daha detaylı bir şekilde sayın basınımız aracılığı ile kamuoyuna duyurulacaktır” dedi.

Yapay Resif Proje Çalışması start aldı…

Edirne Saros Turizm Altyapı Hizmet Birliği (ESTAB) tarafından yaptırılacak olan Yapay Resif Proejesi için start verildi.
Önceki gün Erikli’ye gelen Kadıköy Su Araştırma Merkezi Eğitmeni Ve Proje Gönüllü Danışmanı Savaş Yapman ile İzmir Ege Üniversitesi Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezi’nden Prof.Dr. Altan Lök, Yardımcı Doçent Dr.Ali Ulaş,Araştırma Görevlisi Aytaç Özgül burada Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, Mecidiye Belediye Başkanı Recep Çınar ve Mecidiye Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Selahattin Gürselli ve Saros Körfezi Turizm Otelciler ve Yatırımcılar Derneği Başkanı Mustafa İşçimen ,Başkan Yardımcısı Enver Yüksekdağ, Yönetim Kurulu Üyesi Selim Dost ve İbrice Dalış Merkezi’nden Ahmet Uz ile İşçimen Otel’de bir araya geldiler.
Burada konuşan Lök, Saros Körfezi’ne yapılması düşünülen Yapay Resif Projesi çalışmalarına başlamak üzere bölgeye geldiklerini belirterek “ESTAB’ın bu projeye sahip çıkması bölge turizminin ve dalış turizminin gelişmesi açısından çok önemlidir. Biz burada yapacağımız çalışmalarla Yapay Resif Projesi’nin uygulamaya konulacağı alanları belirlemeye çalışacağız. Bu arada ESTAB Başkanı ve Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan ve Mecidiye Belediye Başkanı Recep Çınar, Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Selahattin Gürselli, Saros Körfezi Turizm Otelciler ve Yatırımcılar Derneği Başkanı Mustafa İşçimen’in de bu projenin yanında olması nedeniyle kendilerine teşekkür ederim. Bu tür çalışmalarda genelde yerel yönetimler daha çok destek veriyor. Bizler burada iki gün süre ile çalışarak Projeyi hazırlayıp ESTAB’a sunacağız. Bu projenin incelenmesi ve kabul edilmesinden sonra Yapay Resif’le ilgili çalışmalara başlayacağız.Bu projede ayrıca dünyada ilk kez uygulanacak olan bir tarih müzesi yapılacak. Bu müzede Çanakkale Savaşlarını simgeleyen motifler de yer alacak. Bu müzenin dalıcılar tarafından büyük ilgi görmesi bekleniyor.” dedi.
Lök’ten sonra söz alan Ali Ulaş’ta çeşitli ülkelerde ve Türkiye’de yapılan Yapay Resif Projesi ile ilgili bir sunum gerçekleştirerek katılımcılara bu konuda bilgi sundu.
Ulaş’tan sonra söz alan Özgül’de kendisinin uyguladığı Mercan Projesi hakkında sunum yaparak katılımcılara bilgi verdi.
Son olarak Ahmet Uz’un Saros’ da son iki ay içersinde çektiği su altı güzelliklerini sunan fotoğraf sunumu gerçekleştirildi.
Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, ESTAB olarak bölge turizmine ve dalış turizmine katkısı olacak bu projeye destek verdiklerini belirterek “Bu konuda uzman kişilerle ve bilimsel anlamda bir çalışma yürütmek istedik ve bu anlamda Türkiye’de önemli isimlerden biri olan Sayın Altan Lök ve ekibini bu konuda çalışmalarda bulunmak üzere bölgemize davet ettik. Kendileri de sağ olsunlar bizleri kırmayarak bu çalışmaları başlatmak üzere ilçemize geldiler. Burada yapacakları çalışmanın ardından projeyi bize sunacaklar. Ayrıca bu proje içersinde sunulacak dünyadaki ilk olan Tarihi Sualtı Müzesi de bu projeye ayrı bir renk katacak” şeklinde konuştu.
Mecidiye Belediye Başkanı Recep Çınar’da bu Yapay Resif Projesi’nin bölge için önemini çok iyi anlamak gerektiğini belirterek “Bu projeye herkesin ve özellikle bölgedeki yerel halkın ve bu işlerle ilgili olan her kurumun sahip çıkması gerekmektedir” dedi.
EKİP DÜN DE SAROS’A 3 DALIŞ GERÇEKLEŞTİRDİ.
Bu proje kapsamında bölgemize gelen Altan Lök, Ali Ulaş, Aytaç Özgül, İbrice Dalış merkezi’nden Ahmet uz ve Kadıköy Su Araştırma Merkezi Eğitmeni Savaş Yapman dün (17.02.2010) bölgede dalış yaparak alan tespiti çalışmalarında bulundular.
Ekip, bölgede de çalışmalarını sürdürecek.

DOĞAN, TEKEL İŞÇİSİ, DİRENİŞİN SİMGESİ” OLDU…

Haber: Metin KARAKUŞ
Kırklareli Cam Sanayii Kristal İş Sendikası Disiplin Kurulu Başkanı Ersay Doğan, 66 gündür direnişte olan Tekel İşçilerinin, Türkiye’de direnişin simgesi olduğunu belirtti.
Disiplin Kurulu Başkanı Doğan, konu ile ilgili Gazetemiz Muhabirine yaptığı açıklamada şunları söyledi;
“66 gündür bir direniş sürüyor bu ülkede. Tekel işçileri direniyor. Tekel işçileri her türlü zorluğa, siyasal iktidarın her türlü baskısına karşı 66 gündür onurlu bir şekilde direniyorlar. Yüreği insandan, emekten yana atan herkesin bildiği, söylediği bir söz var artık; “TEKEL İŞÇİSİ, DİRENİŞİN SİMGESİ “ Tekel işçilerinin başına gelmiş olanlar ülkemizde yıllardır dayatılmış olan özelleştirme politikalarının kaçınılmaz sonucudur. Özelleştirmenin doğuracağı sorunlar yalnız Tekel işçileriyle sınırlı kalmayacak, topyekûn hepimizi, tüm işçi sınıfını kapsayacaktır. İş—aş sorunu siyasal iktidar sorunundan ayrı düşünülemez. Bizler işçiler olarak, esnaflar olarak, çiftçiler olarak, kısacası halk olarak bu sorunun çözümünü, siyasal arenada emekten ve sosyal adaletten yana bir iktidar oluşumuna bağlı olduğunu görmek durumundayız. Günün siyasal iktidarı yani AKP işçilerin bizlerin talepleri karşısında duyarsız kalmaktadır. Ülkemizin içinde bulunduğu işsizlik ve ekonomik durumun bilincindeyiz. Bizlerde isteriz ki ülkemiz işsizliğin olmadığı refah içinde bir ülke olsun. İnsanlarımız meydanlarda hak aramasın. İsteriz ki devletin insanlarına haklarını sonuna kadar verdiğine inanan bir toplum olsun. Buna bağlı olarak 4-C Tekel işçilerine ve daha önce başka emekçilere reva görülen 4-C uygulamasının kamuoyu tarafından iyi bilinmesi gerekmektedir. 4-C uygulaması ile çalışan önemli ölçüde gelir kaybına uğramakta yanı sıra sosyal haklar açısından da önemli kayıplar yaşamaktadır. 4-C eşittir kölelikte diyebiliriz. 4-C uygulaması sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyet’inin vatandaşlarına reva gördüğü bir uygulama olamaz. Tekel işçilerinin mücadelesi sadece onların mücadelesi değildir. Bu mücadele hepimizin mücadelesidir. Şimdi işine, aşına sahip çıkan TEKEL işçileri ile bütünleşerek, mücadele etme zamanıdır. Son olarak sizlerle Tokat’tan bir Tekel işçisi, arkadaşımızın güzel bir o kadar da anlam taşıyan şiirini paylaşmak istiyorum.”
Varsın yansın bu bedenim, ciğerim,
Sadece hakkıma boyun eğerim,
Bu yol bana ölüm olsa vazgeçmem.
Özlük haklarıma kazık attırmam,
Onurumu pazarlarda sattırmam,
Emeğin aşına zehir kattırmam,
Bu yol bana ölüm olsa vazgeçmem.
4C denen illet beni alacak,
Sefalete köleliğe salacak,
Vicdansızlar bana ağa olacak,
Bu yol bana ölüm olsa vazgeçmem.
Davamız kucaklar burada herkesi,
Alevisi, Lazı, Kürdü, Çerkezi,
Kızılaydır açılımın merkezi,
Bu yol bana ölüm olsa vazgeçmem.
Yasal mücadele hakkımdır benim,
Haram yiyenlerden değil ki tenim,
Emek deryasında yüzecek gemim,
Bu yol bana ölüm olsa vazgeçmem.

AK PARTİ SİYASET AKADEMİSİ AÇIYOR…

Haber: Metin KARAKUŞ
AK Parti Babaeski İlçe Başkanı Harita Mühendisi Yusuf Vehbi Tamerol, “AK Parti Genel Merkezi tarafından Edirne’de Siyaset Akademisi’nin” açılacağını belirtti.
Parti binasında bir açıklama yapan İlçe Başkanı Tamerol, konu ile ilgili muhabirimize şunları söyledi.
“Akademik çalışmalarla ilgili konular siyaset, sanat ve bilim dünyasının değerli uzmanları tarafından anlatılacaktır. Siyaset Akademisi çalışmalarına AK Partili olma şartı aranmaksızın herkes katılabilecektir. Çalışmalar Mart–2010 ayı başında başlayacaktır. Çalışmaların nihayetinde yapılacak sınav neticesinde katılanlara sertifika verilecektir. İlk üçe girenlerin sertifikalarının Sayın Genel Başkanımız ve Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından verilmesi düşünülmektedir. Siyasete ilgi duyan ve siyasi konularla ilgili bilgilerini arttırmak isteyen tüm Babaeskilileri bekliyoruz. Gerekli bilgi AK Parti Babaeski İlçe Başkanlığımızdan alınabilir. Bize ulaşabileceğiniz irtibat telefonlarımız ise 0533 6696990 ve 0542 6539919’dur.”

CHP’DE, BELDE YÖNETİM KURULU SEÇİMLERİ TAMAMLANDI

Haber: Metin KARAKUŞ
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Babaeski İlçe Başkanlığı, Kongre süreci içerisinde gerçekleştirdiği Belde örgütlerinin, Yönetim Kurulu Seçimlerini tamamladı.
Geçtiğimiz günlerde CHP İlçe Başkanlığınca yapılan Belde Örgütü Seçimlerinde, Başkan, Yönetim Kurulu Asil ve Yedek Üyelerin isimleri belirlendi.
Buna göre; CHP Alpullu Beldesi Başkanlığına Sedat Akgöl seçilirken, Yönetim Kurulu Üyeleri ise Güler Uysal, Osman Dal, Mehmet Bilir, Ümit Erenler, Metin Arıcan ve Soykan Aday’dan oluştu.
CHP Büyük Mandıra Beldesi Başkanlığına Hasan Sevim Sert seçilirken, Yönetim Kurulu Üyeleri ise A.Burak Doğan, İsmail Bölgen, Ali Yücel Atalay, Ersan Çölgeçen, Hüseyin Çetinkaya ve Mustafa Bilek’ten oluştu.
CHP Sinanlı Beldesi Başkanlığına İlhan Koç seçilirken, Yönetim Kurulu Üyeleri ise Kenan Oral, Cemalettin Kır, Arif Gülfidan ve Bedrettin Kenar’dan oluştu.
CHP Karahalil Beldesi Başkanlığına Gürkan Gündağ seçilirken, Yönetim Kurulu Üyeleri ise Birol Pekova, Levent Saka, Gürcan Esen, Reyhan Sayan, Ragup Yavuz ve Hamza Yılmaz’dan oluştu.
Bu konuda CHP Babaeski İlçe Başkanı Av. İrfan Altınel ile konuştuk.
Altınel, yaptığı açıklamada muhabirimize şunları söyledi; “Belde Örgütlerimizi de oluşturduk. Dört beldeye dört altın adam seçtik. Hepsi de bulundukları yerde saygınlığı olan insanlardır. Bundan sonra belde belde, köy köy dolaşarak halkımıza projelerimizi anlatacağız. Genel Seçim’e hazırlanacağız. Ülkemizi AK Parti iktidarından kurtarmak için hep birlikte çalışacağız. Biz halkımızın gücüne ve sağduyusuna güveniyoruz. Ülkemizi bölünmekten ve geriliğe teslim olmaktan kurtarmak CHP’nin asil görevidir.”
sağ üst köşede yer alan Önceki kayıtlar'a tıklayarak geçmiş haberlere ulaşabilirsiniz...