***Hoşgeldiniz!!! Trakyadaki en güncel ve en kaliteli haberler için; www.trakyahaberci.com...

14 Şubat 2010 Pazar

Keşan EMİTT’i renklendirdi…

EMİTT Fuarı’nda folklor ekiplerimiz gösterilerini sundu…
11 Şubat’ta başlayan EMİTT Fuarı’nın 32.günü olan 13 Şubat Cumartesi günü folklor ekiplerimiz gösterilerini sergilediler.
Keşan Belediyesi Çağdaş Kadınlar Halk Oyunları Ekibi ile Lalacık Halk Oyunları Ekibi İstanbul’da TÜYAP Fuar Merkezi’ne giderek burada 13.00-14.00 saatleri arasında Konser sahnesinde gösterilerini sundular.
Her iki ekibimizde EMİTT Fuarı’nı gezenler tarafından büyük beğenile izlenerek büyük alkış topladılar.
İki ekibin finalde birlikte yaptıkları serbest oyunlara fuar katılımcıları da eklenince ortaya renkli sahneler çıktı.
Gösteri öncesi her iki ekibimiz de 5 Nolu Salon’da yer alan Keşan Standı önünde de gösterilerini sunarak daha sonra Edirne Standı’nda gösteri müsabakası yapan Kırkpınar’ı simgeleyen iki pehlivan ile birlikte 5 ve 6 nolu salonu gezerek bölgenin tanıtımına katkı sağladılar.
Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan’da eşi Şengül Özcan ve Belediye Başkan Yardımcısı Cemil Kılavuz ile birlikte Keşan Standını ziyaret etti.
Özcan burada, stantı ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, EMİTT Fuarı’nın bölgenin tanıtımı açısından çok önemli olduğunu belirterek “Bizler de bu tanıtımın farkına vardığımızdan 3 yıldan bu yana komşu ilçelerimiz Enez ve İpsala ile ortak hareket ederek bir stant açıyoruz. Bu fuara katkı veren Enez Belediyesi, Keşan Ticaret ve Sanayi Odası, Keşan Ticaret Borsası ve Saros Körfezi Turizm Hotelciler ve Yatırımcılar Derneği ile Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu’nda yer alan tüm arkadaşlarımıza, Keşanlı klarnet virtiözü Serkan Çağrı’ya, Keşan Belediyesi Çağdaş Kadınlar Halk Oyunu ve Lalacık Halk Oyunları ekibimize ve fuara maddi katkı sağlayan tüm işletmelerimize teşekkür ediyorum. Bugün burada bölgemizin tanıtımına ne kadar büyük bir katkıda bulunduğunu hep birlikte gözlemliyoruz. Bu fuarların sonucunu yaz sezonunda bölgemize gelen insanların artması ile rahatça gözlemlemekteyiz” dedi.
Fuara ayrıca Keşan Kent Konseyi Başkanı Bayram Ali Kalfalar, Keşan Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Ayşegül Arslan Aydın, Keşan Belediyesi Ulaştırma Hizmetleri Müdürü Hasan Bayram, Yukarı Zaferiye Mahalle Muhtarı Nedim İşlek, Yeni Mahalle Muhtarı Şenay Bayır ile Keşan Lokantacı Kahveci ve Otelciler Odası Başkanı Hüseyin Çakmak’ta katıldılar.
Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, ayrıca Edirne standı ile Tekirdağ ve birçok standı da ziyaret etti.

ÇYDD’den Ilıcak’a dava

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Kırklareli Şube Başkanı Rafet Seçkin, Poyrazköy iddianamesinde, "ÇYDD'nin Kadıköy Şubesi'nden alınan bilgisayarlarda, kız öğrencilerin askeri öğrencilerle birlikte kalmasının sağlanması yönünde çalışmalar yapıldığı" yönünde bilgiler bulunduğunu söyleyen gazeteci Nazlı Ilıcak'a sert tepki gösterdi.
ÇYDD Kırklareli Şube Başkanı Rafet Seçkin, katıldığı televizyon programında ÇYDD ve öğrencileri hakkında bazı iddialarda bulunan gazeteci Nazlı Ilıcak, hakkında dava açmaya hazırlandıklarını bildirdi. ÇYDD Genel Merkezi'nin yaptığı açıklamayı kamuoyu ile baylaşan Seçkin, 29 Ocak tarihinde HaberTürk televizyonunda yayınlanan Basın Kulübü adlı programa katılan Nazlı Ilıcak'ın Poyrazköy iddianamesinde, "ÇYDD'nin Kadıköy Şubesi'nden alınan bilgisayarlarda, kız öğrencilerin askeri öğrencilerle birlikte kalmasının sağlanması yönünde çalışmalar yapıldığı" şeklinde bazı bilgiler bulunduğu yönünde yaptığı açıklamaların derneklerini küçük düşürmeye yönelik yakışıksız iddialar olduğunu söyledi.
ÇYDD Kırklareli Şube Başkanı Rafet Seçkin, şöyle konuştu;
"Derneğimizi küçük düşürmeye yönelik bu tiksindirici iddialar gerçek dışıdır. Kaldı ki bugün hayatta olmayan sevgili Genel Başkanımız Türkan Saylan hakkında, hayatta olmadığı için cevap vermesi mümkün olmayan ağır suçlamalarda bulunmak, hem etik hem de hukuksal olarak utanç vericidir, savunulamaz.
25.07.2009 tarihli Sabah Gazetesi'nde Nazlı Ilıcak tarafından kaleme alınan bir yazıda da, bilgisayarlarımızda bu yönde bir tespitin var olduğu yazılmıştır.
Nazlı Ilıcak'ın gazetede yer alan yazısı üzerine Derneğimiz tarafından Istanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na, halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek, soruşturmanın gizliliğini ihlal etmek iddiası ile şikayette bulunulmuş, Nazlı Ilıcak aleyhine Türk Ceza Kanunu'nun 285/2. Maddesi uyarınca üç yıla kadar hapsi istemiyle dava açılmıştır. Derneğimiz, Atatürk ilke ve devrimleri ışığında çağdaş eğitim yoluyla çağdaş insan hedefi dışında bir hedefi olmayan yasal bir dernektir. Bugüne kadar öğrenimini sağladığı on binlerce çocuğa yüz binler katmak dışında amacı yoktur. Izi kalsın amaçlı ahlaka ve insani değerlere aykırı karalamalar, toplumun gözbebeği, saygın ve güvenilir bir kurum olan derneğimizi etkilemeyecektir. Hiçbir doğruluk payı olmamasına rağmen yazılarında ve televizyon programlarında bu utanç verici ithamları tekrar eden Nazlı Ilıcak'ı Derneğimize karşı duyduğu kinin nedenini açıklamaya davet eder, Derneğimiz, yöneticilerimiz, üyelerimiz, bağışçılarımız ve öğrencilerimiz tarafından aleyhinde hukuki ve cezai yollara başvurulacağını bildiririz."
KAYNAK:www.gazetetrakya.com

“Amacım, tekelleşmeyi ortadan kaldırmak”

Araştırmacı- Yazar Nazif Karaçam, 11 yıldır sürdürdüğü grup ve dernek başkanlığı görevini artık başka arkadaşların yapmalarına olanak sağlamak için KIRKSEDER’den istifa ettiğini, kısacası tekelleşmeyi ortadan kaldırmayı amaçladığını vurguladı.
Karaçam açıklamalarına şu cümlelerle başladı;
“KIRKSEDER’in kuruluşundan bu yana önemli bir olumsuzluk yaşanmadı. Derneğin tüzüğünde de yer aldığı gibi, Dernek olarak sadece edebiyatı şiirden ibaret öngörmemiş, kültürel ve sanatsal etkinlikler yapmayı, faaliyetler organize etmeyi hedeflemiştik. Ancak bugüne kadar bu alanda “şiir dinletisi” dışında fazla bir kültürel etkinlik yapmak mümkün olmadı.
Bu durumun en büyük sebebi de, edebiyatın; romanı, öyküsü, şiiri, fıkrası, makalesi, mizahı gibi özellikleriyle bir bütün olarak ele alınmamasından kaynaklanıyor. Bunu yapma imkanı bulamadık. Sonuçta bu bir kadro işi. Dernek üyelerinin bu tür etkinliklere yatkın olması gerektiğini düşünüyorum. Bu anlamda Dernek Başkan Yardımcısı Münür Saygın, benim en büyük destekçimdi. O bu konuda becerikli, istekli ve heyecanlıydı. Ancak Saygın, bir kaç arkadaşımızla yaşadığı gerginlikten ötürü dernekten ayrılma kararı aldı. Eğer ayrılmasaydı belki ben bugün onun yanında Başkan yardımcılığı yapabilirdim. Sonuç olarak bundan sonraki dönemde derneğin içinde üye olarak yerimi alacağım.”
“Kültür derneklerinin çoğalması için, kültür insanlarının çoğalması gerekir”
Kırklareli’nde kültürel derneklerinin çoğalması için, kültür insanlarının çoğalması gerektiğini belirten Karaçam; “Kültür sahibi olarak toplumu olumlu yönlere götürmek kolay bir iş değildir. Kültür insanlarının, topluma verebilecekleri bir şeyler varsa, bunun kendileri için önemli bir görev olduğunu düşünerek aynı düşüncede insanlarla biraraya gelip bizim gibi dernekleşebilir ve hukuki zeminde toplumu aydınlatma doğrultusunda çalışmalar yapabilirler. Ancak Türkiye’de insanlar birarada yaşamalarına rağmen, toplumsal konuların bilincinde değiller. Hala bireysel yaşamaktayız. Özellikle aydınların topluma karşı sorumlu oldukları bilgisinden uzaktayız maalesef. Dolayısıyla aydın dediğimiz insanların toplumu etkileyecek faaliyetler içinde olduklarını görmek pek mümkün olmuyor. 87 yıllık Cumhuriyet döneminde birçok okumuş insanlar yetiştirdik. Özellikle Kırklareli’de gerek eğitim, gerek kültür alanında çok seçkin insanlar yetiştirildi. Ancak bu yeterli değildir. Söz konusu aydın insanlarımız, yetiştikleri yeri ateş böceği kadar aydınlatabiliyorlarsa, ışıklarını oraya götürmeleri gerekmektedir. Zaman içinde bunun da gerçekleşeceğini umuyorum” dedi.
“Aramızda dernek başkanlığı
yapacak arkadaşlar var”
Nazif Karaçam dernek başkanlığından istifa gerekçesini ise şöyle açıkladı; “Derneğin kültürel faaliyetlerinin kısır olması bir yana, istifamın asıl sebebi; 11 yıldır sürdürdüğüm grup ve dernek başkanlığı görevini artık başka arkadaşların yapmalarına olanak sağlamaktır. Tekelleşmeyi kaldırmak istiyorum. Üstelik bu görevi layıkıyla yapacak arkadaşlar da aramızda bulunmaktadır. Ayrıca yaşımın da ilerlediğini, özel işlerimin giderek ağırlaştığını belirtmek istiyorum. Önadım Gazetesi’nde günlük, Tekirdağ Yeni İnan gazetesinde haftalık olarak yazılarımı okuyucularla paylaşmayı sürdürüyorum. Yine “Yöre” dergisinde araştırma yazıları yazıyorum. Ve 11 yıldan beri hasta, 5 yıldan beri ise bitkisel hayatta olan eşime bakıyorum.”
“Derneğimiz Kırklareli’de bir ilktir”
Karaçam derneğin bundan sonraki süreci hakkında ise şunları kaydetti; “Derneğin Yönetim Kurulu kendi içinde yedekleri ile birlikte bütünlüğünü koruyacaktır. Önümüzde ki günlerde arkadaşlar biraraya gelecek ve bir durum değerlendirmesi yapacaklar. Derneğimiz Kırklareli tarihinde bu isimle faaliyet gösteren ilk dernektir. Derneğin faaliyet alanları geniş, konuları da zengindir. Dolayısıyla Kırklareli’nin böyle bir derneğe ihtiyacı var. KIRKSEDER’in kurucu üyelerinden biri olarak dernek ile olan ilişkim hiç bir zaman kesilmeyecek. Ayrıca aylık şiir dinletilerimizde beş veya on dakika boyunca edebiyat sohbetleri yapmayı düşünüyorum.”
“Araştırma yapılmadan
Kırklareli tanıtılamaz”Araştırmacı-Yazar Nazif Karaçam, söyleşimizin sonunda yeni kitap çalışmasından da bahsetti. Karaçam; “ Tamamlamak üzere olduğumu kitap “Kırklareli’ni Geçmişten Geleceğe Taşıyanlar” adı ile raflardaki yerini alacak. Kitabımda ilimizin entellektüel düzeyde yetiştirdiği, hemen her meslekte başarılı, iz bırakmış, bizim insalarımızı anlattım. Bu alanda Kırklareli’de kültürel bir boşluk olduğunu düşünüyorum. Bu vesileyle bir takım resmi ve özel kurumlar ile kişilerin derin bir araştırma yapmadan Kırklareli’ni tanıtmaya kalkışmalarını doğru bulmuyorum” dedi.
KAYNAK:www.gazetetrakya.com

Aşırı yağıştan yollar kapandı

Edirne'de etkili olan sağanak yağmur nedeniyle Oğulpaşa Deresi'nin yatağından çıkarak taşması sonucu, Edirne- Kırklareli yolu ulaşıma kapandı. Tunca Nehri’nin taşması sonucu da Değirmenyeni Köyü'ndeki bazı evleri su bastı. Polis Meriç Nehri kenarındaki işyeri sahiplerini uyarmaya başladı, 40 haneli Değirmenyeni köyü sular altında kaldı. İzmir-Çanakkale kara yolunun Küçükkaya mevkisindeki aşırı yağış nedeniyle sabah saatlerinde trafiğe kapanan yolda, Karayolları ekiplerinin yaptığı su tahliye ve temizleme çalışmalarının ardından ulaşım tek şeritten sağlanmaya başlandı.
EDİRNE
Trakya selle boğuşuyar. Edirne’de etkili olan sağanak yağış sonrası debisi 201 metreküp saniyeye ulaşan Tunca Nehri taştı. Nehir kenarındaki 120 haneli Değirmenyeni Köyü sular altında kalırken, 8 ev suya gömüldü. Evlerin bazıları çatılarına kadar suyun içinde kaldı. DSİ 11'inci Bölge Müdürlüğü ekipleri ise çok sayıda iş makinesi ile köye gelerek geceden bu yana aralıksız çalıştı ve döktükleri kumla taşkın suyunun önünü kesmeye çalıştı. Ancak buna rağmen evler sular altında kaldı. Taşkın suyunun dışarı atılması için bazı setler patlatıldı.
MERİÇ ALARM VERDİ
Edirne ve Bulgaristan’daki aşırı yağışlar sonrası Meriç Nehri’nin de debisi hızla arttı. 24 saat önce 846 metreküp saniye olan debi oranı 136 metreküp artarak 982 metreküp saniyeye ulaştı. Bu da taşkın riskini artırdı. Valilik tarafından oluşturulan kriz merkezi kararı ile polis ekipleri Meriç ve Tunca nehri kıyılarındaki işletmeleri can ve mal güvenliklerini korumaları için uyardı. Polis ayrıca nehir suyunun yayıldığı bölgeyi güvenlik şeridi ile kapattı.
EDİRNE-KIRKLARELİ YOLU KAPALI
Yoğun yağmur yağışı nedeniyle Oğulpaşa Deresi’nin yatağından çıkarak taşması sonucu Edirne-Kırklareli yolu sabah saat 07.00’da ulaşıma kapandı. Edirne ve Kırklareli’ne gidecek vatandaşlar Süloğlu üzerinden gitmeleri konusunda uyarılıyor.
TEKİRDAĞ
Tekirdağ'da ise dün akşam saatlerinde etkili olmaya başlayan yağışlar nedeniyle sel ve su baskınları meydana geldi. Gece saat 03.00 sıralarında Altınova Mahallesi'nde logarların taşması sonucu 100’e yakın ev ve işyerini su bastı.
KAYNAK:OLAY HABER

13 Şubat 2010 Cumartesi

Ev basıp bir kişiyi öldüren sanığa 15 yıl

Tekirdağ iline bağlı Çorlu’da 10 Ağustos 2009 tarihinde komşusu 48 yaşındaki İdris Tan’ ın kendisini dövmesi sonucu tüfekle evini basıp öldüren sanık, E. Ç 15 yıl hapis cezasına çaptırıldı.
Çorlu Ağır ceza mahkemesinde yargılanması devam eden E.Ç tutuklu bulunduğu Pınarhisar kapalı cezaevinden geniş güvenlik önlemleri altında karar duruşmasına getirildi.
Mahkemeye sanık avukatı ile olayda ölen Tan’ın ailesi ve yakınları katıldılar.Heyet sanık E.Ç duruşmanın sonuna geldiğini belirterek,hakkında karar verileceği için, savunmasını yapmasını istedi. E. Ç savunmasında verilecek karara saygı duyacağını söyledi.Mahkeme heyeti sanık hakkında önce müebbet hapis cezası verdi.Mahkemelerdeki iyi halinden ve tahrik uygulaması sonucu,sanık E. Ç 15 yıl hapis cezasına çaptırıldı. Heyetin kendisine verdiği karar sonrasında salondan çıkartılan. E. Ç tekrar tutuklu bulunduğu Pınarhisar kapalı cezaevine gönderildi.

Malkarada duble yol çöktü...

TOPRAK KAYMASI SONUCU KARAYOLU YARILDI, YOLDAN GEÇEN 2 ARAÇ YAN YATTI. ŞANS ESERİ KAZALARDA ÖLEN VE YARALANAN OLMADI
Bölgede son günlerde etkili olan aşırı yağışlar nedeniyle Malkara – Tekirdağ Karayolunun 20.nci kilometresinde Ahievren köyü ile Yörük köyü sapağı arasında kalan mevkideki duble yol, 12 şubat Cuma günü saat 09.30 sularında toprak kayması nedeniyle kısmen çöktü ve asfalt yarıldı.
Heyelan nedeniyle yolda seyreden Kemal Gazioğlu (43) yönetimindeki 34 DP 5495 plakalı Megan marka otomobil ile Arif Ocak (21) yönetimindeki 34 TE 6331 plakalı kapalı kasa Ford kamyonet kısa süreli aralıklarla yoldan çıkarak yan yatıp sürüklendi.
Mucize eseri her iki araçta da bulunan 5 kişi kazaları hafif sıyrıklarla atlattı. Ne olduklarını anlayamadıklarını ifade eden otomobilin içindeki yolculardan Hüseyin Er, “Bizler pazarcılık yapıyoruz. Sabah saat 07.00’de tezgâhımızı açmak üzere yola çıktık. Yolun göçtüğünü ve ayrıldığını fark edemedik. Göçüğe girdiğimizde şoför Arif direksiyon hakimiyetini kaybetti ve aracımız yan yattı. Hepimiz çok korktuk” dedi.
Yoldaki çökme nedeniyle trafik bir süre aksadı. Karayolları ekipleri çöken ve birbirinden ayrılan yolda hemen çöküntüyü doldurma işlemleri ile asfalt serme çalışması yaptı.
Yapılan çalışmaların ardından ulaşımdaki sıkıntı giderildi. Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.
KAYNAK:ÇORLU DEVRİM GAZETESİ

N.K.Ü. Bilim Adamları Muratlıda Buğdayda Kalite ve Üretim Sorunları panelinde buluştu

Trakya çiftçisini çok yakından ilgilendiren, buğday ürünü ile ilgili olarak çok önemli bir panel önceki gün Tekirdağ/Muratlı Meslek Yüksek Okulu Kültür Merkezi salonunda büyük bir katılımla gerçekleşti.
Panelin konusu “BUĞDAY’da KALİTE ve ÜRETİM SORUNLARI”. Böyle anlamlı panelin düzenlenmesini Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Muratlı Meslek Yüksek Okulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, Muratlı Ziraat Odası Başkanı Ertuğrul Sezer ve Önder Çiftçi Danışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Özyurt el ele vererek sağladılar.
Panele Muratlı Kaymakamı Yakup Tat, Muratlı Belediye Başkanı Nebi Tepe, Tekirdağ İl Tarım Müdür vekili Hüseyin Kantar, Ziraat Mühendisleri Odası Tekirdağ Şube Başkanı Dr.Cemal Polat, Muratlı merkez ve köylerinden çiftçiler, muhtarlar, Tekirdağ Ziraat Fakültesinden, Prof. Dr. İ.Hakkı İnan, Prof. Dr. Ahmet Çıtır, Prof.Dr. Orhan Dağlıoğlu, Prof. Dr. İsmet Başer katıldılar.
Panel saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı.
İlk açış konuşmasını Önder Çiftçi Danışmanlık Derneği Başkanı İbrahim Özyurt yaptı.
Özyurt, “Muratlı’da gerçekleştireceğimiz bu anlamlı panele katılarak destek veren sizlere teşekkür ederim. Buğday ürünü bugün yeryüzünde en çok ekilen ve tüketilen bir tahıl ürünüdür. Bundan tahmini dokuz bin yıl önce yakın doğuda yabani bir bitkiden üretilen Buğday ürününün dünyada yaklaşık otuz bin değişik çeşitleri vardır.
Tabloya baktığımızda sürekli artış gösteren dünya nüfusu, dünya üretimi ve bölgeler arasında artan ticaret bu ürünü dünya ekonomisinin en önemlisi haline getirmiştir. Dünya da yaşanan küresel ısınma, çölleşme, bilinçsiz yapılaşma, düzensiz sanayileşme, işlenebilir tarım topraklarını gün geçtikçe azaltmaktadır. Bu gün bu panel de buğday bitkisi her boyutu ile değerli bilim adamlarınca anlatılacak ve bizlerde bilgilerimizi arttırarak, buğday ürününün üretimine olumlu katkı yapacağız.
Hedefimiz üreticinin kaliteli buğday yetiştirip iyi kazanç elde etmesidir. Önder çiftçi derneği olarak bölgemizde seminer, panel toplantı ve tarla günleri düzenleyerek üyelerimizin ve çiftçimizin bilinçlenmesine katkı yapmaktayız . Bugün Buğday’ın ekimi, ilaçlanması, gübreleme, hastalıkları, toprağın işlenmesi ve buğday hasadı ve pazarlanması konuları el alınacaktır” dedi.
Muratlı/Meslek Yüksek Okulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, “Bu gün sizlerle böyle bir anlamlı panelde buluşmaktan mutluyum. Çünkü bakıyorum salonumuz siz çiftçi ve üreticilerle dolmuş bu şu demektir. Demekki buğday’da sorun var. O zaman o sorunları bugün tek tek ele alacağız. Konuşmacılara dinlediğimizde yenilikleri ve yapılması neler olduğunu da öğrenmiş olacağız” dedi.
Muratlı/Belediye Başkanı Nebi Tepe, “İlçemizde anlamlı bir panel yapılmış olması ve bu panele çiftçilerin, üreticilerin, muhtarların katılmış olması çok iyi bir olaydır. Misafirlere hoş geldin diyorum. Bugün artık dünyada buğday’da petrolden kadar önemli ve stratejik bir üründür. Hatta gün gelecek ve buğday petrolün önüne geçecek gibi ciddi iddialar var. Dünya nüfusu hızla artıyor. Gördüğünüz gibi bazı dünya ülkelerindeki açlık korkulacak boyutlardadır. Şimdi hep birlikte buğday konusu ile ilgili olarak değerli hocalarımızı dinleyeceğiz. Meşhur bir ata sözü vardır. “ Buğday’la koyun gerisi oyun”
Tekirdağ İl Tarım Müdür vekili Hüseyin Kantar, “Türkiye tarım topraklarında Tekirdağ ilin ayrı bir önemi vardır. Tekirdağ’da işlenen tarım arazi % 61, Muratlı’da ise bu rakam % 80’dir. Türkiye genelinde işletmelerde tarım yapılan arazi ortalama 60 dekar iken Tekirdağ’da bu rakam 129 dekar ve Muratlı’da ise 158 dekardır. Türkiye buğdayının yirmi de birini Tekirdağ tek başına üretiyor. Çünkü buğday ürünü için iklim şartları ve toprağın yapısı ile çiftçiliğin bilinçli olarak yapılması buğday üretimindeki verimi arttırıyor. Buğday üretiminde olduğu gibi buğday ürünü pazarlanmasında Tekirdağ ili müsaittir. Limanlar, karayolu, demiryolu ve un sanayi kapasitesi yüksektir. Hasat mevsimi 400 bin ton buğday pazara arz ediliyor.” Dedi.
Muratlı Kaymakamı Yakup Tat yaptığı konuşmada, “bu gün çiftçilerimiz,muhtarlarımız katılım gösterdiler. Paneli düzenleyenlere ve panele katılanlara hoş geldin diyorum. Trakya’da buğday üretiminde Muratlı ilçemizin ayrı bir önemi vardır. Çünkü 170 bin dekarlık alanda ekim yapılıyor.Yıllık ortalama 90 bin ton üretim var. Dekardaki verim ise 450-650 Kg arasında çok iyi durumdadır. Çiftçimize mazot, gübre,tohum alımlarında ve toprak tahlil destekleri veriliyor. Üretilen ürünün kaliteli olması şarttır. Artık Dünya’da tam anlamı ile buğday stratejik ürün olmuştur. Türkiye’de Konya ovasından sonra en çok tarım yapılan yer Trakya topraklarıdır.Bölgemiz tahil ambarıdır. Ne yazıkki sizinde bildiğiniz gibi tarım toprakları sanayi tarafından işgal edilmekte, işgal edilemeyen topraklarda sanayi tarafından zehirlenmektedir. Bu topraklarımıza iyi sahip çıkarsak gelecek kuşaklara tarım yapılabilir yani açıkça yaşanabilir bir ülke bırakmış oluruz” dedi.
PANEL BAŞKANLIĞINI PROF. DR. İ. HAKKI İNAN YAPTI
Açılış konuşmalarından sonra panele geçildi. Bu anlamlı panele Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. İ.Hakkı İnan başkanlık etti.
Başkan İnan, “Arkadaşlar dünya’ da ve ülkemizde tarım-çiftçilik önemlidir. Dünya’da olduğu gibi ülkemizde de üretim yapan tarım sektörü-çiftçi hükümetlerce yeterince desteklenmelidir. Çiftçi küstürülmemeli, aksi halde tarım yapılan topaklar da üretim yapan nüfus azalır. Tarım ürünlerinde dışa bağımlı hale gelirsek o zaman felaket başlar. Ülkemiz tarım ürünü ihraç eden ülke durumundan eğer tedbirler ciddi alınmazsa tarım ürünü ithal eder hale gelirsek o zaman tam bir felaket yaşanır. Çünkü nüfus artıyor. İnsanımız sağlıklı beklenmek için tarım ürününe ihtiyaç vardır. Çiftçiler üreticiler birlik olmalıdır. Birlikte mücadele elde etmek yasal hakların alınmasını kolaylaştıracaktır. Dünya’daki ülkelerde tarım ve çiftçiler önemlidir. Çiftçiler kurduğu kooperatif oda ve dernekler örnek mücadele veren demokratik kitle kuruluşlarının başında gelir. Ben bölgede yaşayan bir bilim olarak, sizlerin üretim yaparken ne sıkıntılar çektiğinizi ve ürününüzü değer fiyatından satamadığınızı bilenlerdenim. Bu gün diğer bilim adamı arkadaşlarımız sizlere çok faydalı bilgiler verecektir” dedi.
PROF.DR. ORHAN DAĞLIOĞLU, “BUĞDAY KALİTELİ OLMALIKİ İYİ FİYATTAN ALICI BULSUN”
“Gıda sektörü açısından buğdayda kaliteyi etkileyen faktörler” konusunda Prof. Dr. Orhan Dağlıoğlu sunumunu yaparken, “Ülkemizde baktığımızda yılda yaklaşık 20 milyon ton buğday ürünü üretimi oluyor. Ama kalitede yıllara göre dalgalanmalar oluyor. Şunu bilmemiz gerek,buğday kalitesi hem çiftçilerce ve hem de buğday alıcıları için önemlidir. Çünkü kaliteli buğday’dan kaliteli un elde ediliyor. Kaliteyi etkileyen faktörler ise iklim, toprak özellikleri ve genetik yapısı ve buğdaydaki gluten kalitesi önem arz eder. Ekim zamanı toprağın hazırlanması,ekim,gübreleme,ilaçlama buna bağlı faktörlerdir.
Dünya’da buğday deyince bilindiği gibi buğdayın ülkemizde anayurdu Anadolu’dur. İncelenen 68 çeşit buğday türünün Şanlıurfa (Göbeklitepe) kaynaklı olduğu ortaya çıkmıştır.
Kanada’ nın 1969 yılına kadar durum buğdayı üretme kapasitesi 500 bin ton’un altında iken, değişik yeni bir buğday türü bulunarak bu Kana’da da geliştirilerek yetiştirilmeye başlayınca üretim ve verim arttı. Beş yıl içinde buğday üretiminde beş milyona çıkıldı.
Durum buğdayı makarnalık üç buğday çeşidi vardır. Ülkemizde Ekmeklik-Makarnalık-Bulgur için buğday çeşitleri bulunuyor. Buğday üretiminde artık alımlar yapılırken hektolitre ölçümü yapılıyor. Bu baz kabul edilerek buğday’da kalitede 73 hektolitrenin altına düşülmemiz şarttır. Kimyasal teknolojik kriterler, pişirme testleri, gluten miktarı önemli hale geldi.
Trakya’da Tekirdağ ili çapında buğday tarımını örnek şekilde yapan çiftçiler ve çiftlikler vardır. Bir ata sözü vardır.” Darı unundan baklava ve ceviz ağacından oklava süne zararlısı buğdaydaki glutene musallat oluyor. Buda ürüne en büyük zararı veriyor. Hal böyleyken dünya tablosuna baktığımızda, Kazakistan’dan sonra en çok Türkiye un ihraç eden ülke konumundadır.” Dedi.
PROF.DR.AHMET ÇITIR,” HER KIYMETLİ CANLININ DÜŞMANI VARDIR”
Namık Kemal Üniversitesi Dekanı Prof.Dr. Ahmet Çıtır, “Buğday hastalık ve zararlarının ürün kalitesine etkileri” konusunda konuştu.Prof. Çıtır, “ Türkiye’yi buğday kendine mekan seçmiştir.Ama her kıymetli canlının düşmanı vardır. Buğday hastalıklarına bir göz atalım, Pas-Sürme-Külleme gibi hastalıkları buğdayın gelişmesine ve üründeki kalitenin azalmasına etken olur. Yabani otla mücadele önem teşkil eder. Trakya’daki buğday ekim alanlarında Sürme-Rastık, Kök,Yaprak hastalıkları göze çarpıyor. Trakya topraklarında ekim yapılırken münavebeli ekime dikkat etmeliyiz. Üçlü münavebeli ekim artık şart olmuştur. Baktığımızda anıza yapılan ekimlerde buğday’daki hastalıkları büyütüyor. Topraklarda zaman zaman ayçiçeği,kanola ve yem bezelyesi bitkilerin ekimi de şarttır. Çiftçiler tarım başta olmak üzere buğday üretimi ile ilgili bilgi sahibi olmak istediklerinde Namık Kemal Üniversitesi Ziraat fakültesi olarak yardımcı oluruz.” dedi.
PROF.DR.İSMET BAŞER, BUĞDAY’DA KALİTEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLERİ ANLATTI
Panel’de Tekirdağ NKÜ’den Prof.Dr. İsmet Başer, Trakya ve Tekirdağ çiftçisinin en önemli ürettiği ürün olan Buğdayda kaliteyi etkileyen faktörleri anlattı.
“ Arkadaşlar buğday’da kalite dendiği zaman akla para gelmelidir. Çünkü kaliteli buğday iyi para demektir. Ürün alıcıları sağlıklı buğday almak ister. Kaliteli buğday için de toprak özellikleri, iklim özellikleri, tohumluk başta gelir. Birde ekim yaparken sık sık tohum değiştirilmemelidir. İklim koşullarında toprakta tohum çok etkileniyor.Topraklarda organik madde eksikliği var. Ürünün gelişim zamanı gübre ve ilaçlama önemlidir. Mutlaka bölgede hastalıklara dayanıklı tohum türleri ile ekim yapmak şarttır.”
MURATLI MESLEK YÜKSEK OKUL MÜDÜRÜ YRD. DOÇ. DR. OKAN
GAYTANCIOĞLU,“TÜRKİYE” de BUĞDAYDA TARIM POLİTİKALARI”
Panelde son konuşmayı ev sahibi olarak, Muratlı Meslek Yüksek Okulu Müdürü ve NKÜ Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr.Okan Gaytancıoğlu, “Türkiye’de Buğday Üretiminde Sorun var mı? Evet var. Türkiye 2000’lerde buğday üretimi önemli miktarda arttırmasına rağmen buğdayda kendine ancak yeterlidir. Ancak bu kendine yeterlilik, un sanayinin ihtiyacı olan buğdayın ithalatının yapılmasına engel değildir. Türkiye aynı zamanda buğday ihraç eden bir ülke olduğu için birçok farklı rejim ve strateji uygulayarak buğday ithal etmektedir.
Türkiye 2008 yılında 3.7 milyon ton buğday ithalatına 1,5 milyar dolar ödenmiştir.Üretim politikaları: Buğday üretimi ülkemizin hemen her bölgesinde yapılmakta olup 1980 ler den sonra buğday ekim alanlarında önemli bir değişiklik olmamış, ekim alanları 9-10 milyon hektar civarında değişmiştir.
Buğday üretimi iklim koşullarına bağlı olarak dalgalanmalar göstermiş,2008’de 1995 yılındaki değere düşerek 18 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. Ancak bazı yıllar gerek kötü hava koşullarından gerekse süne zararlısından dolayı buğday kalitesi buğday üretiminin önemli bir artış göstermeyerek 18.5 milyon ton olacağı tahmin edilmektedir. 1990-2008 arası buğday üretiminin %1 ile %26’sı TMO tarafından satın alınmıştır. Bu yıllarda TMO alımları ortalama %11.6 civarlarında olmuştur.
Enflasyonun etkisi ile üretici eline geçen buğday fiyatları 2004’e kadar artış göstermiştir. Ancak bu fiyat artışları çoğu yıllar enflasyonun altında gerçekleşmiştir. Ama özellikle 2005 yılında üreticinin eline geçen fiyatlar neredeyse erimiştir.
2007-2008 yıllarında fiyatlar reel olarak önemli artışlar göstermişse de üretim miktarının azalması fiyatların yüksek açıklanmasının nedeni olarak gösterilebilir. 2008 ‘de emanete alım sistemi benimsenerek fiyat açıklanmıştır.
IMF ile dünya bankasının belirli dönemler baskılarına rağmen 2004 ve 2005 yıllarında hem yüksek fiyatlarla müdahale alım yapılmış hem de yüksek miktarlarda ürün satın alınmıştır. 2007-2008 yıllarında ise alım miktarının yaklaşık % 0.5 ‘i ile 1’i arasında çok düşük oranlarda alımlar yapılmıştır. Bunun en önemli nedeni buğdayın özel firmalarca satın alınmasıdır.
Birde bütçeden tarıma ayrılan destekler giderek azalmış ve azalmaktadır.
Tarım kesimi aslında sessiz çoğunluktur. Sahipsizdirler. Toprağa küstürülmek istenmektedirler. Türkiye tarımında 1980’li yıllarla tarım ürünleri ithalatı ile çöküş başlamıştır. TMO’ nun,tarımsal KİT’ lerin kooperatif birliklerinin piyasaya müdahale güçleri azaltılmıştır.
Kriz dönemlerinde üreten sektörlere devletçe daha fazla kaynak ayrılması gerekirken Türkiye tarım bütçesinde indire gidilmiştir.
Devletçe ayrılan 5.4 milyar TL kaynağa karşın ziraat bankası 4.8 milyar TL,Tarım Kredi Kooperatifleri 1.7 milyar TL, Öçel bankalar ise 4 milyar TL kredi kullandırmışlardır.
Ziraat bankası ve Tarım Kredi kooperatifleri devlet destekli kredi kullandırdığı halde sektörün ihtiyacını giderememiş,çiftçilerimiz yüksek faiz oranları ile kredi kullandıran özel bankalara yönelmiştir.
Ayrıca, Türk çiftçisinin dünyanın en pahalı mazotunu ve gübresini kullandığı ve ağır girdi maliyetleri altında ezildiği ve bu nedenle üretim yapamaz duruma geldiği de açık bir gerçektir. Sorunları çiftçilerimiz birleşerek çözmek zorundadır” dedi.
Panelin sonunda panelistlere salonda bulunan izleyiciler Buğday,tarım ve fiyat politikaları ile ilgili olarak çeşitli sorular sorarak cevaplarını aldılar
KAYNAK.ÇORLU DEVRİM GAZETESİ

Tekirdağ'da Ev Ve İşyerlerini Su Bastı

Tekirdağ'da gece boyunca etkili olan sağanak yağış nedeniyle Altınova Mahallesi'nde onlarca ev ve işyeri sular altına kaldı.Tekirdağ'da gece yarısı başlayan olan sağanak yağış bazı mahallelerde hayatı olumsuz etkiledi. Sabaha kadar aralıklarla süren sağanak yağış nedeniyle çok sayıda ev ve işyerini su bastı. Özellikle Altınova Mahallesi'nde etkili olan su baskınlarından yaklaşık 100 ev ve işyeri zarar gördü. Sabahın erken saatlerinden itibaren su baskınlarının etkili olduğu Altınova Mahallesi Dağıstanlı, Ardalı Sokak üzerinde belediye ekipleri temizlik çalışması başlattı. Baskının yaşandığı ev ve işyerinden vidanjörler ilesular çekilmeye başladı. Ardalı Sokak üzerindeki vatandaşlar etkili yağışların ardından evlerini ve işyerini sürekli olarak su bastığını söyledi. Şimdiye kadar hiçbir yetkilinin bu duruma çözüm bulamadığını ifade eden Habibe Oluğ, "Gece 03.00'dan beri yağmur yağıyor. Evlere giremedik. 3 senedir böyle su basıyor. 3 senedir su içinde yaşıyoruz. Ne gelen var ne de giden" dedi.Su baskınlarından en çok Mustafa Dağıstanlı Sokak üzerinde bulunan Billur Sitesi etkilendi. Mahallenin üst kesimlerinden akan sular sitenin duvarlarını yıktı. Site içerisindeki 6 blok su taşkınları sonucu zarar gördü. Kalorifer dairelerini su basması sonucu 8 ton kömür kullanılmaz hale geldi. Sitelerin asansörleri de sudan zarar gördüğü için devre dışı kaldı. Ardalı Sokak üzerinde bulunan ev ve işyerleri de su baskınlarında nasibini aldı. Tekirdağ Belediyesi mahallede su tahliyesi işlemlerine başladı. Pompalar aracılığı ile biriken sular tahliye edildi. Baskınlardan etkilenen Altınova Mahallesi'nde vatandaşlar korkudan evlerine giremedi. Sabaha kadar ayakta bekleyen vatandaşlar günün ağarması ile birlikte temizlik çalışmasına başladı.Gece yarısı polis ekiplerinin kendilerini uyardığını anlatan Billur Sitesi yöneticisi Cengiz Özcan ise, site kenarından geçen yolun yükseldiğini söyledi. Sitelerinin bu nedenle alçakta kaldığını anlatan Özcan, biriken suların siteyi bastığını söyledi. Site yöneticisi Özcan, "Gece 03.30 sıralarında polis arkadaşlar yönetici olarak beni kaldırdı. Siteyi su bastığını söyledi. Biz de vatandaşlarımızı uyardık. Gece yarısından beri ayaktayız. Zararımız büyük 7-8 ton kömürümüz telef olmuş durumda. Sitemizdeki 6bloğunu su bastı. Kazanlarımız ve asansörlerimiz çalışmıyor. Bahçe duvarlarımız yıkılmış vaziyette. Binaların altındaki iş yerlerimiz su altında. Yetkililerden ilgi ve alaka bekliyoruz. Yardım istediğimiz kurumlar arasında oynatılıyoruz" şeklinde konuştu.
KAYNAK.TEKİRDAĞ HABERLERİ

HAK VE EŞİTLİK PARTİSİNDEN TOPLANTILAR DEVAM EDİYOR

Osman PAMUKOĞLU liderliğinde, halk tarafından, 4 Eylül 2008 tarihinde kurulan HAK VE EŞİTLİK PARTİSİ’nin (HEPAR) Çorlu İlçe Başkanlığı’nca düzenlenen bilgilendirme toplantısının bu haftaki durağı, Yakuplu Köyü’ydü. Çorlu İlçe Başkanlığı’na mensup üyelerin 11 kişilik katılımıyla gerçekleşen toplantıya, Yakuplu Köy Sakinleri yoğun ilgi gösterdiler ve toplantı çok samimi bir ortamda gerçekleşti.
“Bizler siyaset yapmak zorunda olduğumuz için siyaset yapıyoruz zira bu vatanın ve bu milletin artık kendi öz evlatlarına ihtiyacı vardır.” diyerek söze başlayan İlçe Başkanı Hakan DEMİRKILIÇ yaklaşık 1 saat boyunca vatandaşlara HAK VE EŞİTLİK PARTİSİ’ni ve neden halkın siyasetin içinde bulunması gerektiğini anlattı.
Hakan DEMİRKILIÇ konuşmasına şöyle devam etti:
Mustafa Kemal’in vefatından bu güne kadar insanlar siyaset yaptılar ve Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde dahi “politikacı” kelimesinin karşılığında “karşısındakilerin duygularını okşayarak kişisel çıkar sağlayan kimseler” açıklaması yer aldı. Biz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün izinde yürümeye çalışan Türk Milleti olarak bu yola baş koymak zorundayız. Bu yol uzun, dik, taşlı ve dikenli bir yoldur ancak “Yiğit’in altında at tökezlemez!” Allah, hak arayanların ve doğruların daima yanındadır. Evet, doğrudur ki birilerinin parası, adamı, gücü olabilir; bizlerin de akılları ve yürekleri var! Mücadele edeceğiz, daha çok çalışan kazanacak.
Vatandaşların Kürt Açılımı ile ilgili sorular yöneltmesi üzerine, DEMİRKILIÇ şunu belirtti. “PKK görevini tamamlamıştır. Bir zamanlar vatandaşlarımızın akıllarına bile gelemeyecek düşünceler şu anda açılım diye önümüze gelmiştir. PKK’nın yıllık geliri 700 milyar TL’dir bu para nereden gelmektedir? Terör Sorunu çok mühim bir mesele değildir. Yeter ki hükümetler milli duruş gösterebilsinler. Bu iş öyle kameralar önünde “One Minute” deyip, tiyatro oynamaya benzemez. Mert olan, gizli kapılar arkasında da dik duruş gösterir. Osman PAMUKOĞLU’nun asıl ilgilendiği konular, istihdam ve işsizlik sorunları ile 72 yıldır halledilemeyen eğitim sorunudur. PKK 365 gün içinde ülkenin gündeminden silinecek, dağlar eşkıyadan, şehirler de çete ve mafya bozuntularından temizlenecektir. Halk, onurlu yaşayacak, Devlet’imizin de başı dik olacaktır.”
Konuşmanın belli bir bölümünü de İstanbul’da 7 Aralık 2009 tarihinde şehit edilen, 17 yaşındaki lise öğrencisi Serap ESER’e ayıran DEMİRKILIÇ şöyle konuştu: “Bu çocuk bizlerin de çocuğu olabilirdi. Serap Eser'in Anne ve Babası'nın yerinde bizler de olabilirdik. Bu kızcağız bizim de evladımız sayılmaz mı? Bu topraklarda yaşayan herkesin başına gelen felaketten hepimiz sorumlu değil miyiz? İlla kendi başımıza da mı gelmeli? Arkadaşlar Uykulardan Uyansınlar!”
Dinleyiciler arasındaki Muzaffer DÖNMEZ’in, “Çocuğun anlattıklarının hepsi doğru. Bizler yanınızdayız. Devam edin.” demesi üzerine teşekkür eden İlçe Sekreteri Tuncay BİLTEKİN, “Muzaffer Amca, artık dürüst insanların namussuzlardan daha cesaretli olmalarının vaktidir” dedi.
Vatandaşların yoğun ilgisi ve samimiyetiyle karşılaşan HAK VE EŞİTLİK mensupları, konuşma bitiminde vatandaşlarla avluda sohbet ettiler. Vatandaşlarla çok çabuk kaynaşan Partililer, “Biz Halk’ız”, inancını bir kez daha yaşamış oldular.
Birçok kişinin üye olmak istemesi üzerine vatandaşlar İlçe Başkanlığı’na davet edildiler. HEPAR üyeleri, mümkün en kısa zamanda Yakuplu Köyü’nü tekrar ziyaret edeceklerini ve vatandaşların da kendilerini, Çorlu’da her zaman ziyaret edebileceklerini belirterek Köy’den ayrıldılar.

Yeni Parti Çorlu İlçe Teşkilatı Açılışını Gerçekleştirdi



Yeni Parti Çorlu İlçe Başkanı Göktürk Hoşses; Amacımız Korkunun Krallığını Yıkmak
Ergenekon Davasından tutuklu bulunan Gazeteci Tuncay Özkan’ın Genel Başkanı olduğu Yeni Parti’nin Çorlu İlçe Teşkilatı resmi açılışını gerçekleştirdi.
Açılış dolayısıyla partililer Heykel Meydanında ki Atatürk büstüne çelenk koyarlarken, Yeni Parti Çorlu İlçe Başkanı Göktürk Hoşses yaptığı basın açıklamasında şunları belirtti;
Değerli Çorlulular, Yeni Parti Atatürk’ün kurduğu laik, demokratik, sosyal hukuk devletini Atatürk’ün yol gösterici ilkeleri doğrultusunda Türkiye’nin bölünmez bütünlüğüne, gücüne ve geleceğine inanan insan kaynaklarının önünü açarak çağdaş, akılcı ve dürüst bir siyaset amacı gütmektedir. Yeni Parti barışın ve dayanışmanın ruhunu taşır. Türkiye’nin aydınlık yüzü olmak, hukukun üstünlüğünü savunmak, korkunun krallığını yıkmak, Vatan namus ve ahde için yılmadan yorulmadan Türkiye’ye hizmet etmek için Yeni Parti Çorlu İlçe Teşkilatını kurduk. Hedefimizi Genel Başkanımız Sn. Tuncay Özkan belirledi. “Memleketimizdeki her evin penceresinden Atatürk’ün aydınlığı taşana kadar mücadeleye devam edeceğiz”
Yeni Parti ulusalcı ve tam bağımsızlıkçıdır, özgürlükçüdür, yurttaşlık bilincine inanır, yenilenmecidir, devrimcidir, devlet aygıtının yenilenmesini savunur. Bu ilkeler doğrultusunda bizi çok yorucu çalışmalar bekliyor. Görev ve sorumluluklarımızın bilincindeyiz. Bu kuruluşta emeği geçen, başta Genel Merkezimize, Tekirdağ İl Başkanlığımıza, Çorlu İlçe ve belde teşkilatlarında görev alan tüm üyelerimize teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bundan sonraki çalışmalarımızda başarılar diliyoruz. Hepimize hayırlı oldun. dedi.
İlçe Başkanı Göktürk Hoşses’in ardından söz alan Yeni Parti Genel Başkan Vekili Ruşen Özmen ise yılmadan ve usanmadan çalışmaya devam edeceklerini belirterek parti mensuplarına başarılar diledi. Çelenk koyma törenine Yeni Parti’nin Edirne, Tekirdağ, Çanakkale ve Lüleburgaz örgütleri de katıldılar. Çelenk töreninden sonra Doğanlar İş Merkezinde bulunan parti binasında partililere kokteyl verildi



HABER VE FOTO:FARUK YIS

Ehliyetsiz Baba Kaza Yaptı Karısı ve Bebeği Öldü

Tekirdağ iline bağlı Çorlu’da meydana gelen kazada hasta ziyaretinden dönen Güneş ailesinin içinde bulunduğu otomobil kontrolden çıkarak bir evin bahçesine girdi. Kazada anne Fatma Güneş ile 2 yaşındaki bebeği Kader hayatını kaybetti. Baba Çetin Güneş ise otomobilden ağır yaralı olarak çıkarıldı ve Özel Çorlu Şifa Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.
Edinilen bilgilere göre kaza Çorlu – Edirne D–100 Karayolu Vakıflar Köyü mevkiinde meydana geldi. Çetin Güneş (32) eşi Fatma (30) ve 2 yaşındaki kızı Kader ile birlikte bir yakınından emanet aldığı arabayla Edirne Tıp Fakültesi’nde yatan ve bu sabah taburcu olan hastalarını ziyarete gitti.
Hasta ziyareti dönüşü direksiyonuna geçtiği 59 FT 827 plakalı otomobille Çorlu’ya doğru yola koyulan ailenin içinde bulunduğu araç, Vakıflar Köyü mevkii
nde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak bir evin bahçesine uçtu. Yan yatan otomobilde bulunan anne Fatma ile kızı Kader Güneş olay yerinde can verirken baba Çetin Güneş ise yaralı olarak kurtarıldı.
Çorlu İlçe Jandarma Komutanlığı Olay Yeri İnceleme ekipleri olay yerinde inceleme yaptı. Baba Çetin Güneş’in ehliyetsiz olarak direksiyona geçtiği ve otomobilin de hasta ziyaretine gitmek için emanet olarak alınmış otomobil olduğu kaydedildi.
Kazayla ilgili soruşturma sürdürülüyor
HABER VE FOTO:TARIK YIS

ÇORLUDA YOLLAR YAMALANIYOR

Tekirdağ iline bağlı Çorlu ilçesinde Hava muhalefetinden dolayı bozulan yollar Çorlu Belediyesi ekipleri tarafından geceli gündüzlü çalışma yamalanıyor.. Yağan yağmur ve kar nedeniyle bozulan yollar Belediyenin ekiplerince tamiri ve tadilatı yapılarak bir nebzede olsa düzeltilmeye çalışılıyor.
Çorlu ilçesinde Reşadiye, Muhittin, Şeyhsinan, Kazimiye mahallelerinde ana arter bulunan cadde ve sokaklarda oluşan bozukluklar tadilat yapılarak kullanılır hale getiriliyor. Yamama ve tüvenen malzemelerinin yanında kaplama parke taşlarla, kalker kırma taş malzemesi kullanılarak bozulan yolların tamir çalışmaları yapılıyor.
Omurtak caddesi, Atatürk Bulvarı, Kumyol Caddesi, Mustafa Kemal Caddesi, Güney Caddesi, Atatkent ana caddelerinin tamiri kaplama, Kalker taş malzemesi kullanılarak yollara bakım yapılmaktadır.

Çorlu TSO Basın ile Buluştu

Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası (Çorlu TSO) Basın ile istişare kahvaltı organizasyonu 13 Şubat 2010 Cumartesi günü Mevlana’da gerçekleştirildi.Çorlu TSO Meclis Başkanı İhsan ERİK, Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Ticaret ve Sanayi Odaları Konsey Başkan Yardımcısı Özlem YEMİŞÇİ, Meclis Başkan Yardımcısı Necati YILDIZ, Meclis Katip Üyesi İsmail BİLİCAN, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet AĞU ve Yönetim Kurulu Üyesi Serkan ERÇİLİ tarafından ağırlanan Basın Mensuplarından Devrim Gazetesi Haber Müdürü Erdal Özcan, Danışman T. Gazetesi Temsilcisi Erdoğan SERT, Tüketici Haber Gazetesi Temsilcisi Hacı Hurma, Trakya Hedef Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Faruk YIS, Tarık YIS, Ekin Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Tuğberk ERDEM, Rahmi TAŞKIN, Trakya Gündem Gazetesi Abdurrahim YILDIRIM, Avrupa Yakası Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ozan TURAN, Muhabir Zaim ERKEN, Levent SİLİSTRE, İhlas Haber Ajansı Muhabiri Serdar ŞAHİN, Çorlu Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Göksel GÜRSOY, Aheste Dergisi Hakan ABAY, Haber Türk Gazetesi Nilgün, TAŞKIN, Anadolu Ajans Muhabiri Coşkun BOZYEL katıldı. 2009 yılını değerlendiren ve 2010 yılı projeleri ve hedefleri hakkında bilgiler veren Çorlu TSO Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Ticaret ve Sanayi Odaları Konsey Başkan Yardımcısı Özlem YEMİŞÇİ, Basın Mensuplarının sorularını cevaplandırdı.

BABAESKİ HALKI PAZAR ALIŞVERİŞİNİ DAHA KEYİFLİ YAPIYOR

Haber: Metin KARAKUŞ-Erdoğan AYAŞLI
Babaeski İlçesi’nde yer alan 1’inci sınıf panel kalıp kullanılan “Modern Kapalı Pazar” alanı bugün 400 pazarcı esnafına iş olanağı sağlıyor.
ARGRUP Şirketler topluluğu adına bir açıklama yapan Eyüp Özbahçeci, Babaeski halkının artık Modern Kapalı Pazar yerinden alışverişini daha keyifli bir şekilde yaptığını belirtti.
Özbahçeci, bugün Kapalı Pazar yerinde, Babaeski halkına ve çevre köylerine, Hal Dükkânları, Soğuk Hava Depoları, Kafeteryası, 40 Tonluk Kantarı ve WC’ leri hijyenik koşullarda en iyi hizmeti vermeye çalıştıklarını belirterek, şunları söyledi;
“Şirketler topluluğumuz ARGRUP, olarak Pazar alanının ve hal projesinin temelini atıp inşasını tamamlayıp Babaeski’mize kazandırmakla faydalı iş yaptığımız kanaatindeyim. En azından Pazar esnafımızı çadır kurma zahmet ve eziyetinden kurtarmış olduk. Aileler, kendi ailemde dâhil olmak üzere Pazar alışverişini daha keyifli şekilde yapmaktadırlar. Belki de yüzyıl hizmet verecek bir tesisi Babaeski’ye kazandırdık, bunun için de gururluyuz. Mali anlamda büyük zarar gördüysek te Babaeski’mize helal olsun. Dünyadaki küresel krizin ülkemize olumsuz etkilerine rağmen elimizi taşın altına koyarak Pazar projesini gerçekleştirdik. Kapalı Pazar alanı şahsi kanaatimce insanlığa da bir hizmettir. Mahalle aralarında yağmurda, çamurda çevre esnafına yaşam alanı bırakmayarak kurulan Pazar tezgâhları dünya 2010 görüntülerine yakışmamaktaydı. Pazar esnafı ve esnaf arkadaşlardan bu konuyla ilgili birçok teşekkür almaktayız. Yapılan kapalı Pazar alışveriş alanlarının kullanılışlı ve modern bir tesis olduğu kanaatindeyiz. Babaeski, coğrafi konum olarak Trakya’ nın en orta yerinde bulunmaktadır. Trakya’nın en rahat hal ihtiyacını giderebileceği ulaşımı en kolay yerindedir. Hal dükkânları hal esnafının ihtiyacını karşılayabilecek alana sahip modern bir kompleks’tir. Komplekste soğuk hava depoları ve kantar mevcuttur. Hal kompleks’i kullanım alanı olarak ihtiyaca uygun düzenlenmiştir. Mesela zeminden 1,5 metre yüksekte olup, taşıma esnasında taşıyıcıya kolaylık sağlamaktadır. Fok lifle de taşıma yapılabilmektedir. Dükkân içerisinden araç içine rahatlıkla geçilebilmektedir. Hal esnafı Babaeski merkezden sıkıntı yaşamamaktadır. Şehir merkezine büyük aracın girmesi sorun olmaktaydı, azda olsa gürültü olmaktaydı, bu durumdan aileler şikâyetçiydi, modern şehir düzenlemesinde sanayi, tekstil ve hal toplu şekilde ayrı alanlarda olmak zorundadır. Babaeski hal binasının mevzuata göre ikinci bir hal kompleks’i 50 Km uzağına kurulabilmektedir. Bu da Babaeski deki hal kompleks’ini değerli kılmaktadır. Kırklareli İli ve Lüleburgaz İlçesinden daha hızlı davranarak hal kompleks’ini oluşturmamız bizim için büyük avantaj olmuştur. Bugün mesafe hesabına göre Kırklareli İli ve Lüleburgaz İlçesi’nde hal açma durumu daha zayıftır.”

Tekirdağ'a Yeni Devlet Hastanesi

TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Tekirdağ Milletvekili Ziyaeddin Akbulut, Tekirdağ'a 400 yataklı yeni bir devlet hastanesi yapılacağını bildirdi.

Akbulut, uzun zamandır düşünülen hastane projesinin gündeme alındığını belirtti. Şu anda yer konusuyla ilgiyi Tekirdağ Valiliği ve Sağlık Bakanlığı arasında görüşmelerin devam ettiğini ifade eden Akbulut, ''Muratlı Caddesi civarında Sağlık Bakanlığı'nın uygun göreceği bir yerde bu hizmet gerçekleştirilecek'' dedi. Şu anki devlet hastanesinin 7-8 tane ayrı bloklardan meydana geldiğini ve çok eski olduğunu anlatan Akbulut, şunları kaydetti: ''Bu nedenle çok da iyi hizmet verilemiyor. Bir deprem olduğunda devlet hastanemizin çok eski olmasından dolayı endişelerimiz var. Bu nedenle 7-8 binadan meydana gelen bu kompleksten kurtulup yeni bir devlet hastanesine ihtiyaç olduğu ortaya çıktı. Tekirdağ ili olarak biz burada belediye başkanlığını kaybetmiş olmakla hizmetlerimize ara vermiyoruz. Kesinlikle biz burada vatandaşımızın 9-10 ay önce yaptığı tercihe saygılıyız. Ama Tekirdağ'a gerek 58. 59 ve 60. hükümetler, gerekse Ahmet Aygün ve arkasındaki AK Parti'nin gücüyle önemli hizmetler yapıldı. Sonuçta vatandaşımız böyle bir tercihte bulundu. Biz vatandaşımıza kızmadık, kırılmadık. Neden seçmediniz diye sitem etmeye hakkımız da yok. Hizmetlerimiz bundan sonra da devam edecek.''

TEKİRDAĞ BELEDİYESİNDEN HİZMET İÇİ EĞİTİM SEMİNERİ

Tekirdağ Belediyesi Hukuk işleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Aile ve Miras Hukuku’ adlı hizmet içi Eğitim semineri Tekirdağ Belediyesi Meclis Salonunda yapıldı. Seminere konuşmacı olarak katılan Avukatlar Pınar Güner ve Nesrin Avcı belediye personeline Aile ve Miras Hukuku hakkında bilgiler verdiler. Hizmet içi eğitim seminerlerinin büyük yararı olduğunu belirten Tekirdağ Belediye Başkanı Op.Dr Adem Dalgıç seminerlerin bundan sonra da devam edeceğini söyledi.

TEKİRDAĞ EMİT FUARINDA YERİNİ ALDI

Tekirdağ Belediyesi, turizm dünyasının önde gelen fuarlarından olan EMITT 2010 (Doğu Akdeniz Uluslar arası Turizm ve Seyahat Fuarı)’na katıldı. Açılışını Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın yaptığı ve Tekirdağ Belediye Başkanı Op.Dr. Adem Dalgıç , başkan yardımcıları Haldun Güler ile Mehmet Özen’in de katıldığı fuar 11-14 Şubat 2010 tarihlerinde Tüyap Beylik düzü Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştiriliyor. 14. EMITT 2010 Fuarı’nda Tekirdağ Belediyesi olarak Tekirdağ’ı temsil ettiklerini belirten Belediye Başkan Yardımcısı Haldun Güler, “55 Bin Metrekare alanda 10 salonda 60 ülkeden toplam 3500 katılımcının buluştuğu fuara hem Tekirdağ Turizmci ve İşadamları Derneği (TTİB)’ne katkı sağlamak hem de Tekirdağ’ı tanıtmak amacıyla katılıyoruz. Tekirdağ’ımızı gerek turizm profesyonellerine gerekse de tatilcilere en iyi şekilde tanıtmak için her türlü broşür, katalog, kartpostal ve kültürel ürünlerle fuarda yerimizi aldık” dedi. Başkan Dalgıç başkan yardımcılarıyla beraber stantları gezerek bilgiler aldı.
sağ üst köşede yer alan Önceki kayıtlar'a tıklayarak geçmiş haberlere ulaşabilirsiniz...