***Hoşgeldiniz!!! Trakyadaki en güncel ve en kaliteli haberler için; www.trakyahaberci.com...

19 Kasım 2009 Perşembe

AYTÜL AKAL GÜRSOYLAR KOLEJİNDE










Öğrencilerin sosyal ve bireysel gelişimlerine destek veren, onların, toplumsal duyarlılık, spor, sanat ve edebiyat alanlarında bilinçlenmelerini sağlamak için sürekli projeler geliştiren Özel GÜRSOYLAR KOLEJİ, Dünya Çocuk Kitapları Haftası dolayısıyla çocuk kitapları yazarı Aytül AKAL’ı öğrencileriyle buluşturdu.
İsveç’in en önemli yazarlarından Astrid Lindgren adına her yıl verilen ve dünyanın en büyük hatıra ödülü olan ALMA Onur Ödülü 2010 yılı Türkiye adayı Aytül AKAL, Gürsoylar Kolejinde çocuklarla bir dizi söyleşi gerçekleştirdi ve kitaplarını imzaladı. 18 Aralık 2009 Çarşamba günü Gürsoylar Koleji tiyatro salonunda gerçekleştirilen söyleşide, öğrenciler için yaş gruplarına göre iki oturum yapıldı. İlk olarak okul öncesi,1. ve 2. sınıf öğrencilerinin katıldığı oturumda, AKAL öğrencilere yazma serüvenine nasıl başladığını, ilk yazdığı kitabı neden ve hangi duygularla yazdığını anlatarak ilk kitabını canlandırma şeklinde öğrencilere aktardı. Drama eşliğinde masalı dinleyen öğrenciler, dikkatlerini bir an olsun yazardan ayırmadan, masalı yaşıyormuşçasına heyecanlandılar. Kitapların okuyucuya hissettirdiği duygulardan, kitap okumak ya da dinlemek için çocukların yardım isteyebileceği kişilerden örnekler veren Aytül AKAL, çocukların anne ve babalarıyla dışarıya çıktıklarında mutlaka kitapçıya uğramaları için ısrar etmelerini istedi.
İkinci oturumda büyük yaş grubuyla bir söyleşi gerçekleştiren AKAL, öğrencilere kitapların ve okumanın gerekliliği hakkında bilgiler verdikten sonra, küçük yaşlardan itibaren kitaplarını okumuş öğrencilerden gelen soruları yanıtladı ve kitapları üzerine konuştu. Yazarın, masal ve hikayelerindeki kahramanları nasıl oluşturulduğunu, olayların gerçek olup olmadığını merak eden öğrenciler, yazarı dikkatle dinlediler. Daha sonra hikaye ve şiirlerinden örnekler okuyan AKAL, son olarak çocuklar için kitaplarını imzaladı.
Söyleşi sonunda Özel Gürsoylar Koleji Anı Defterini imzalayan yazar, çocuklarla hatıra fotoğrafı çektirdi.
Özel Gürsoylar Koleji
Kurumsal İletişim Birimi
Aytül AKAL kimdir?
Çocuklarla yaptığı edebiyat söyleşileri ve hazırladığı nitelikli edebiyat eserleriyle topluma okur kazandırmayı amaçlayan Aytül AKAL, 1998-2003 yılları arasında beş yıl boyunca Cumhuriyet Kitap Eki'nde haftalık "Çocuklar İçin Kitaplar" sayfasını hazırlayarak, çocuk kitapları hakkında tanıtım ve eleştiriler yazdı; yazar, çizer ve çevirmenlerle röportajlar yaptı. Çocuk yazını alanında gerçekleşen sempozyumlarda bildiriler sundu; üniversitelerde konferanslar verdi. Öykü ve masalları Türkçe ders kitaplarında yer aldı.
1973'den beri yayın hayatında olan Akal'ın, 2-15 yaş arası çocuklar için 100'e yakın kitabı yayımlandı. Gençler ve yetişkinler için öyküleri 1998'de"Beni Bırakma Hayat" ve 2001'de "İki Ucu Yolculuk" başlıklarıyla Bilgi Yayınevi'nde, 2008'de ise yenilenerek Uçanbalık Yayınları tarafından yayımlandı. 2006'da, okullarda giderek artan şiddete karşı, çocuklarda duyarlılık geliştirmek amacıyla Hani Her Şey Oyundu projesini hazırladı, derleme kurulundaki 8 arkadaşıyla birlikte gönüllü çalışarak projeyi 11 ile ulaştırdı. Bu alandaki çalışmaları halen sürüyor. 2008'de "Yol Boyunca Renkler" projesini hazırladı ve 23 Nisan 2009 Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramında çocuklara armağan edilmesi önerisiyle TBBM'ye sundu. TBBM tarafından onaylanan proje için çalışmalar halen sürmekte.
Çocuk Müzeleri Araştırma ve Kültür Derneği (Ankara) ve Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği kurucu üyesi olan AKAL’ın, yabancı dillerde basılmış birçok kitabı bulunmaktadır.
'ALMA Onur Ödülü' nedir?
İyi yazın çocuğa dünyada bir yer verir
Aytül Akal, İsveç'in en önemli yazarlarından olan Astrid Lindgren adına, en iyi çağdaş çocuk ve genç yazınını mükâfatlandırmak için her yıl düzenlenen dünyanın en büyük hatıra ödülü, 2010 yılı Türkiye adayı seçildi.
Aynı ödül için, TEGV (Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı) ise ülkemizi temsilen kurumsal aday oldu...
2010 yılı adayları arasında çeşitli ülkelerden 170 yazar, ressam ve kurum bulunmaktadır.
Ödüller, Mart 2010 tarihinde açıklanacaktır
_______________________________________________________________________

TEKİRDAĞ MİLLET VEKİLİ NALCIDAN AHŞAP BİNALARLA İLGİLİ SORU ÖNERGESİ

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul GÜNAY tarafından yazılı olarak cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim.
Saygılarımla. 21.10.2009
Kemalettin NALCI
Tekirdağ Milletvekili
Sorular :
1. Tekirdağ’da tarihi birinci sınıf sit bölgelerinde bulunan ahşap yapılar kaderlerine terk edilerek birer birer yıkılmaktadır. Anıtlar kurulunda tescilli bu tarihi binaların yıkılmasını engelleyerek Tekirdağ’ımıza tekrar kazandırılması için bir çalışma planlanmakta mıdır?
2. Bahsedilen evler, Tarihi Eserleri Koruma Anıtlar Kurulu’nun kontrolünde midir? Kontrolünde ise neden herhangi bir müdahale gerçekleştirilmemektedir?
3. Tekirdağ Nushetiye Sokak Numara 9’da bulunan ve yıkılmak üzere olan bina için herhangi bir girişimde bulunulmuş mudur?

BUĞDAYDA KALİTE VE ÜRETİM POLİTİKALARIKONULU PANEL DÜZENLENDİ














Tekirdağ Valiliği,Tarım İl Müdürlüğü,Namık Kemal Üniversitesi ve Tekirdağ Ticaret Borsası Başkanlığınca 18 KASIM 2009 Çarşamba günü, Üretici ve üretici örgütleri, Un sanayicileri, tohum sektörü,araştırmacılar ve akademisyenlerin katılımı ile “BUĞDAYDA KALİTE VE ÜRETİM POLİTİKALARI” konulu panel Tekirdağ Valisi Zübeyir KEMELEK’in teşrifleriyle gerçekleştirildi.
Tekirdağ Valisi Açılış Konuşmalarında; “Ülkemizde 2008 yılı verilerine göre 80.900.000 Dekar alanda buğday ekilişi yapılmakta olup 17.782.000 ton buğday üretilmektedir. Türkiye’nin dekara buğday verim ortalaması 239 kg/da.dır. İlimizde 2008 yılı verilerine göre 1.847.450 dekar alanda buğday ekilmekte olup 1.079.342,5 ton buğday üretilmektedir. Dekara verimimiz 584 kg/da.’dır.Bu da Ülke buğday üretiminin %6’nı gerçekleştiren Tekirdağ buğday üretimindeki önemini ortaya koymaktadır.Panelin hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür eder,İlimimiz ve Ülkemiz tarımına faydalı olmasını dilerim” dedi
Tarım İl Müdürümüz Sayın Haydar SOYKAN yaptığı konuşmada; “Tekirdağ ilinin 4 milyon dekar alanda tarım yaptığını,bu alanın 2 milyon dekar alanında 1 milyon ton‘dan fazla buğday üretildiğini ve Tekirdağ çiftçisinin tarımsal mekanizasyon ve üretim teknikleri yönünden gelişmiş ülkeler seviyesindedir” dedi.
Namık Kemal Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Nizamettin ŞENKÖYLÜ’nün oturum Başkanlığında yapılan panelde;
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Tarımsal Üretimi Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Sayın Talat ŞENTÜRK “Bölgeye uygun çeşitler ve üretim Politikaları” nı, Doruk Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Hasip GENCER “Tarladan sofraya kalite zinciri” ni , Tohumcular Fedarasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Kamil Cenk SARAÇOĞLU “Serin İklim tahılları tohumculuğunun günümüz tohum ticaretindeki yeri ve önemi“ni, Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Feyzullah SÜGÜR “ Buday üretiminde kalitenin yeri ve önemi”ni, Prof.Dr.Orhan DAĞLIOĞLU “Gıda sektörü açısında buğday kalitesi”ni, Yrd. Doç.Dr.Okan GAYTANCIOĞLU “ Türkiye’de Buğday’da uygulanan tarım politikaları”nı, Trakya Tarımsal Arş.Ens.Müdürü Dr.Necmi BEŞER “ TTAE Müdürlüğü’nün Buğday araştırma ve tohum üretim çalışmalar”ını, NKÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Ahmet ÇITIR “Buğday hastalık ve zararlılarını ürün kalitesine etkisi”ni ve Tekirdağ Ziraat Odası Başkanı Şerif BAYKUT ta “Çiftçi gözüyle ekimden pazara buğday üretimi” konulu sunumları yaptılar. Daha sonra panelistler tarafında katılımcıların soruları cevaplandırılarak proğram tamamlanmıştır.
Buğday ile ilgili her sektörün yoğun ilgi gösterdiği panelin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekür eder,üreticimize bereketli ve kaliteli ürünler dileriz.

Zekai Tunca ve Ayşe Engin Arslanca’dan Keşan Belediyesi’ne ziyaret


Keşan Belediyesi’nin Kurtuluş Balosu’na katılmak üzereKeşana gelen Zekai Tunca ile Keşanlı sanatçı Ayşe Engin Arslanca Keşan Belediyesi’ni ziyaret etti.
Saat 17.00 sıralarında belediyeye gelen Tunca ve Arslanca burada Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan ve Keşan Belediye Başkan Yardımcısı Cemil Kılavuz ile görüştü.
Özcan ve Kılavuz, Keşan’ın Kurtuluş Balosu için Keşan’a gelen sanatçıların ziyaretinden memnunluk duyduğunu belirterek “Böyle önemli sanatçıları balomuzda görmekten mutluluk duyuyoruz. Ayşe Engin Arslanca’ nın katkısıyla Sayın Zekai Tunca’yı balomuzda ağırlayacağız. Kendilerine sonsuz teşekkür ederiz” dedi.
Tunca ve Arslanca’ da, Keşan’ın Kurtuluş Balosu’na katılmaktan büyük onur duyduklarını belirterek “Bizleri buraya davet eden Keşan Belediye Başkanımız Mehmet Özcan2a teşekkür ederiz” şeklinde konuştular.
HABER VE FOTO:RECEP KARAGÖZ

18 Kasım 2009 Çarşamba

Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Yöneticileri, Hayrabolu Ticaret ve Sanayi Odasını Ziyaret Etti...

Tekirdağ iline bağlı Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Özlem Yemişçi,Meclis Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri,Hayrabolu Ticaret ve Sanayi Odasını ziyaret etti. Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Özlem Yemişçi,Trakya’daki odalarımızı ziyarete çıktık, nezaket ve tanışma amaçlı olarak bu ziyaretlerimizi gerçekleştirdiklerini belirterek,”Yeni bir başlangıç yapmakistedik. Bu ziyaret tanışma amaçlı ama bundan sonra da devam edecektir. Hep birlikte bu toplantılara devam edersek iletişimin daha kuvvetli ve birbirimize daha yararlı olacağımıza inanıyorum” şeklinde konuştu. Sohbet şeklinde geçen görüşmede,aynı zamanda Türkiye’nin ilk bayan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı olan Özlem Yemişçi,”Bayan olduğum için beklentiler de daha fazla.Tabii ki bu göreve seçildiğimden dolayı büyük bir mutluluk duyuyorum. Ekipmanımız çok güçlü,birçok yenilikler yapacağız.”dedi. Hayrabolu Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Salih Özkan,Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Özlem Yemişçi ile yönetim kurulu üyelerinin yaptıkları bu ziyaretten son derece memnun kaldıklarını belirtti. Daha sonra misafir Oda yöneticileri Hayrabolu Ticaret Borsasınıda ziyaret etti.
KAYNAK:HAYRABOLUNUN SESİ GAZETESİ

Malkarada arıcılık gelişiyor


İLÇEDE ARI KOLONİ SAYISI 4301E YÜKSELDİ
Tekirdağ iline bağlı Malkara ilçesinde arıcılık gelişiyor
İLÇEDE ARI KOLONİ SAYISI 4301’E YÜKSELDİ
Arıcılık, küçük sermaye ve az masrafla, fazla işgücü gerektirmeden ve diğer tarımsal faaliyetleri de aksatmadan yapılabilen, aynı zamanda az topraklı çiftçilerin gelir düzeylerinin artmasını sağlayan bir tarım iş koludur.
Tekirdağ Arıcılar Birliği Malkara Temsilcisi Nevzat Arıcan yaptığı açıklamada; Son yıllarda ilçede arıcılığın hızla geliştiğini ve bunun da her yıl yapılan arı koloni sayımlarından anlaşıldığını söyledi.
Malkara’daki doğa koşulları ve bitki örtüsünün yanı sıra ayçiçeği ekiliş alanlarının da çok fazla olmasından, arıcılık için son derece elverişli olduğunu ifade eden Arıcan, bu yıl ilçe merkezi ve köylerindeki 53 arıcıda 4301 koloni tespit edildiğini belirterek, geçtiğimiz yıl 3366 olan koloni sayısında 2009 yılında yaklaşık % 30 artış görülmektedir” dedi.
Arıcılar Birliği İlçe Temsilcisi Nevzat Arıcan, 2008 yılında kovan başına 5 TL olan destekleme priminin, bu yıl 20 TL olması için Türkiye genelindeki Arıcılar Birliklerince Tarım Bakanlığına yazılı olarak başvuruda bulunduklarını ve 2009 yılı Arı koloni hak ediş belgesinin 26 Ekim – 10 Kasım 2009 tarihleri arasında Birlik Temsilciliğinde askıya çıkarıldığını bildirdi.

MİLYONER DEDEYE EVLİLİK OYUNU

TV'deki çöpçatanlık programına katılan Özer, kendinden 30 yaş küçük Tunca ile evlenince ortalık karıştı.
Kendisine bakacak bir hayat arkadaşı bulmak ümidiyle katıldığı çöpçatan programının ardından kendisinden 30 yaş küçük Meliha Tunca ile evlenen 85 yaşındaki Sadık Kadir Özer'in 1 milyon TL'lik malvarlığı paylaşılamıyor. Sabah Gazetesi'nde Mesut Altun imzası ile yayınlanan habere göre, Özer'in bir daire ve arsa karşılığında 'Ölünceye kadar bakma' sözleşmesi yaparak Meliha Tunca ile evlenmesi, eşi ile kızını birbirine düşürdü. Evliliğe karşı çıkan üvey kızı Kudret Zeytun, Başbakan Erdoğan'a "Babam evlilik çetesinin ağına düştü" diye mektup yazdı ve açtığı davayla babasına ait gayrimenkullere satış tedbiri koydurdu. Baba Özer ise iddiaya göre eşinin yönlendirmesiyle ölen eşine ait olan ve damadının kullandığı iki dükkânın satılması için dava açtı. Yaklaşık bir buçuk yıldır süren davalarda karar, Özer'in akıl sağlığının yerinde olup olmadığı yolunda hastanenin yarın yapılacak kontrolün ardından vereceği rapora kaldı.
MALKARA'DA ONLARCA DOLANDIRICILIK VAKASI

Tekirdağ Malkara ilçesinde geçtiğimiz iki yıl içinde 'evlilik oyunu' ile onlarca yaşlının dolandırıldığı ortaya çıkmıştı. Özellikle İstanbul ve çevre illerden gelen kadınların, tarla zengini olan yalnız yaşayan yaşlıları bulup evlendiği, üzerlerine ev ve tarla tapusu aldıktan sonra boşandığı belirlenmişti. İlçede bu şekilde 80'e yakın kişinin dolandırıldığı öne sürülüyor.

Şenol Goncagül e Geçmiş olsun

Kısa zamanda zatürreye dönüşen ağır grip nedeni ile 25 Ekim 2009 tarihinden beri rahatsız olan, Lüleburgaz Devlet Hastanesi’nde gördüğü ilk tedavinin ardından, Özel Medikent Hastanesi’nde ikinci kez tedavi altına alınan gazeteci Şenol Goncagül yeniden taburcu olarak, evine çıktı.Bizde meslektaşımız Şenol Goncagül e geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

DEDEOĞLU, ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ EĞİTİM ÇALIŞTAYI SONUÇ BİLDİRGESİNİ AÇIKLADI


Haber: Metin KARAKUŞ
Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Yönetim Kurulu Üyesi ve Trakya Bölge Sorumlusu Hakan Dedeoğlu, ADD adına, Antalya İli Kemer İlçesi’nde gerçekleşen “Atatürkçü Düşünce Derneği Eğitim Çalıştayı” toplantı sonuç bildirgesini açıkladı.
Dedeoğlu, kamuoyuna “Ulusun Dikkatine” başlıklı yazılı sonuç bildirgesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin kanla, irfanla, devrimle kurulmuş bir ulus devleti olduğunu belirterek, şunları kaydetti.
“Bu yıl 86. yılını kutladığımız Cumhuriyet, tarihinin en zorlu dönemini yaşamaktadır. Dünya uluslarının baş düşmanı emperyalizm ve onun dâhili ve harici işbirlikçileri Sevr Antlaşması’nı yeniden dayatarak ülkemizi bölmeye çalışmaktadırlar. Ülkemizi bölme çalışmaları, çeşitli Açılımlardan Bölge Kalkınma Ajanslarına, AB Raporları’ndan Ergenekon tertibine kadar açılıp genişlemektedir. Asimetrik harekâtın ve psikolojik savaşın lojistik destek kıtaları ise işbirlikçi medyanın televizyon kanalları, radyoları ve gazeteleridir. Türkiye’yi açık işgale cesaret edemeyen ABD ve AB emperyalistleri, beyinleri işgal ederek kendilerine yer etmekte Cumhuriyet devrimi ve kazanımlarını birer birer ortadan kaldırmaya çalışmaktadırlar. Bunun son örneği ülkemizi bölünmeye götürecek olan sözde “Açılım” sürecidir. Bu topraklarda yaşayan yurttaşlarımızın talebi olmayan, sinsice ve ustaca hazırlanan bu “Açılım paketi” ABD ve AB emperyalizminin bir planıdır. Bölgemizde dağılma tehdidi altında bulunan devletlerin antiemperyalist bir duruş ortaya koymasını, sömürge olmaktan kurtulmanın ve bağımsız devlet olmanın temel koşulu olarak görüyoruz. Buna en güzel örnek Mustafa Kemal ATATÜRK’ün yıllar önce büyük bir öngörü ile oluşturduğu Sadabat ve Balkan Paktlarıdır. Kısaca, emperyalist ABD ve AB’nin Büyük Ortadoğu Projesi (B.O.P.) ve ulus devletimizi parçalama planı “açılım” adı altında dayatılmaktadır. Cumhuriyet devrimimiz; dil, tarih, yurt ve kültür birliği temelinde gerçekleşmiştir. Bunun sonucu olarak da Mustafa Kemal ATATÜRK, “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir” tanımı ile yurttaşlık temelinde bir ulus devlet inşa etmiştir. Ulus devletimizin temel direklerinden dil birliğini parçalama çalışmaları Tevhidi Tedrisat (Eğitim Öğretim Birliği) Yasası’nın delinmesi ile başlamış ve “anadilde eğitim” talepleri ile artarak devam etmektedir. Bu nedenle eğitim kurumlarında “ana dilde eğitim” istemek ulus devletimizi ortadan kaldıracak bölücü bir girişimdir. Devrimle kurulan ulus devletlerin içerisinde ayrı ayrı uluslar, ayrı ayrı halklar olmaz. Tek ulus, tek devlet, tek bayrak vardır. Bunu en güzel ifadesi ise Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “Ne mutlu Türküm diyene” sözüdür. Emperyalizmin dâhili işbirlikçilerinden biri de gericiliktir. Şunu önemle vurgulamalıyız ki irtica ile mücadele Cumhuriyetin tüm kurumlarının asli görevidir.
Sonuç olarak: Emperyalizmin dâhili ve harici işbirlikçilerinin her türlü tertip ve dayatmalarına karşı Türk ulusunun “Tam bağımsız Türkiye” sevdası bizim en büyük güvencemizdir. Dün emperyalizmi ve işbirlikçilerini denize döken Türk ulusunun bağımsızlık ezberini hiçbir tertip bozamaz… Türkiye Cumhuriyeti Edirne’den Ardahan’a, Sinop’tan Antalya’ya bölünmez bir bütündür… Lozan Antlaşması’yla ortadan kaldırılan Sevr’in yeniden uygulanmasına kesinlikle izin verilmeyecektir. Ülkemizde ve dünyada mevcut ve çıkacak sorunların çözümüne “Atatürkçü Düşünce Sistemi” her zaman ışık tutacak ve ülkemizi düzlüğe çıkaracaktır. Hangi etnik kökenden gelirsek gelelim, hangi inançtan olursak olalım, eşit yurttaşlar olarak birlik ve bütünlük içinde yaşama kararlılığımız dosta düşmana bir kez daha ilan ediyoruz. Bugün gelinen noktada Yüksek Yargı’nın, Cumhuriyet Başsavcısı’nın ve yargıçların dinlenmesi, iktidarın eylemlerini sorgulayan yargıçların ihracının talep edilmesi ülkemizdeki kuvvetler ayrılığı ilkesini yok etmektedir. Bu da iktidarın açık faşizme doğru yol aldığının açık göstergesidir. Atatürkçüler, Cumhuriyetçiler ve demokrasi güçleri bu gidişe seyirci kalamazlar. Bu noktada bize düşen görev, demokrasi güçlerini en geniş cephede birleştirerek bu saldırıları def etmektir. Her türlü olumsuzluğa rağmen YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ, LAİK TÜRKİYE CUMHURİYETİ diyoruz.”

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH)

KOAH akciğerin zararlı gaz ve partiküllere karşı anormal yangı yanıtı sonucu ortaya çıkan tıkayıcı ve ilerleyici bir akciğer hastalığıdır. Nefes verme sırasında havayollarında ortaya çıkan çökme ve aşırı balgam havayollarında daralmaya neden olarak hava akım hızını azaltmakta ve bu olay sürekli olarak şiddetini arttırarak hastanın yaşam kalitesinde bozulmaya yol açmaktadır. Bu tanımdan da anlaşıldığı gibi KOAH'ta havayollarında meydana gelen değişikler geri dönüşümsüzdür ve sürekli ilerleyici karakter göstermektedir.
Tüm dünyada ciddi bir ölüm nedeni olan bu hastalık yüzünden her yıl yaklaşık 2,5 milyon kişi yaşamını yitirmektedir. Bu hastalığın 2020 yılında küresel yük açısından ilk 5. sıraya yerleşeceği düşünülmektedir. Ülkemizde ise yaklaşık 2,5-3 milyon KOAH hastası olduğu tahmin edilmektedir.
Bu hastalığın görülme sıklığı çevresel ve kişiye bağlı etmenlere bağlı olarak artabilir. Çevresel etmenler arasında sigara içimi, mesleksel toz ve kimyasallar, hava kirliliği, enfeksiyonlar ve sosyo – ekonomik etmenler yer alırken; kişiye bağlı etmenler arasında genetik yatkınlık, hava yolu aşırı duyarlılığı ve akciğer gelişimini etkileyen etmenler yer almaktadır.
Aktif sigara kullanımı, KOAH için bilinen en önemli risk faktörüdür. Sigara içenlerde KOAH gelişme riski içmeyenlere göre 10-25 kat daha fazladır. Aktif sigara içenlerin sigarayı bıraktıklarında solunum fonksiyon testlerindeki yıllık kayıp hızı, sigara içmeye devam edenlere göre ileri derecede azalmaktadır. Sigarayı bırakma yaşı ne kadar erken olursa solunum fonksiyon testlerindeki bozulma hızı o derecede yavaşlamaktadır.
Mesleksel maruziyet de KOAH için önemli risk faktörüdür. Havalandırması kötü, korunma önlemlerinn uygulanmadığı dumanlı ve tozlu işyerlerinde çalışanlarda KOAH gelişimi için normal nüfusa göre daha yüksek risk taşımaktadırlar.
Hastalığın ilk belirtileri öksürük ve balgam çıkarmadır. KOAH hastalarının büyük çoğunluğu aynı zamanda sigara tiryakisi olduğundan öksürük ve balgam yakınması başlangıçta hasta tarafından sigaradan oluyor düşüncesi ile önemsenmez. Oysa bu dönemde hastalığa tanı konulması hastanın geleceği açısından son derece önemlidir. Erken dönemde sigaranın bırakılması ile hastalık belirtileri gerileyebilir ve hastalık gelişimi durabilir. Öksürük genellikle sabahları daha fazla ve arka arkayadır. KOAH'ın çok ilerlediği kişilerde vücudun aldığı oksijen miktarındaki azalmaya bağlı olarak yetersiz kanlanma ve bunun sonucu kalp yetmezliği görülebilir.
KOAH'nın tedavisi 4 başlıkta incelenebilir. Bunlar, hastalığın tanısı ve derecesinin değerlendirilmesi, sigaranın bıraktırılması ve diğer risk faktörlerinin azaltılması, durağan dönemdeki tedavi ve akut atak dönemlerindeki tedavi olarak sıralanabilir.
Bugün KOAH tedavisinde kullanılan pek çok çeşit ilaç piyasada bulunmakla beraber bu ilaçların hiçbiri hastalığı tamamen ortadan kaldıramaz ve hiçbir ilaç SİGARANIN BIRAKILMASI KADAR HASTALIĞIN İLERLEMESİNİ YAVAŞLATICI ETKİ GÖSTEREMEZ.
Akciğer sağlığınız ve KOAH’tan uzak bir yaşam sürebilmeniz için;
1.Sigarayı bırakın.
2. Doktorunuzla görüşün. Eğer önerilmişse ilaçlarınızı doktorun söylediği şekilde kullanın.
3. Nefes alıp vermeniz kötüleştiğinde, hemen hastaneye veya doktorunuza gidin. Gelecekteki problemler için şimdiden plan yapın. İhtiyacınız olacak şeylerin hepsini bir yere koyun, böylece çabuk hareket edebilirsiniz.
4. Evin havasını temiz tutun. Nefes alıp vermenizi zorlaştıran duman ve buharlardan uzak
5. Vücudunuzu dinç tutun. Solunum egzersizlerini öğrenin.
6. Düzenli olarak yürüyüş ve egzersiz yapın.
7.Sağlıklı gıdalar yiyin. Sağlıklı bir kiloya gelin.

17 Kasım 2009 Salı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer Kırklareli'ne Geldi



Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Kırklareli Kasım Ayı Geliştirilmiş İl Danışma Toplantısında AK Parti Kırklareli İl, İlçe ve Belde Teşkilatlarına “Demokratik Açılım” konusunda doğru bilgilendirmek amacıyla Kırklareli’ne geldi.
Bilgilendirme Toplantısı için 15 Kasım Pazar günü Kırklareli’ne gelen Bakan Dinçer’i toplantı öncesi Kırklareli Valisi Cengiz Aydoğdu Polis Evinde karşılandı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Polis Evinde Kırklareli Valisi Cengiz Aydoğdu, Edirne Valisi Mustafa Büyük, Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Mustafa Aykaç, Bayrampaşa Belediye Başkanı Hüseyin Bürge ile görüştü.
Bakan Dinçer daha sonra Halk Eğitim Merkezi ASO Müdürlüğü’nde düzenlenen Kırklareli Kasım Ayı Geliştirilmiş İl Danışma Toplantısına katılmak üzere Polis Evi’nden ayrıldı.

EKMEKÇİZADE KERVANSARAYINDA SIRA GECESİ DÜZENLENDİ.


II. Uluslararası Kültür-El Sanatları ve Hediyelik Eşya Fuarı çeşitli etkinliklerle devam ediyor. Edirne'nin tarihi mekânlarından biri olan Ekmekçizade Kervansarayı'nda sahne alan Şanlıurfa Sıra Gecesi ekibi Edirnelileri müzik ziyafeti yaşattı. Şanlıurfa İli Kültür Eğitim Sanat ve Araştırma Vakfı (ŞURKAV) standının yer aldığı tarihi Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı'nda Ali GENCEBAY ve arkadaşlarından oluşan sıra gecesi ekibi sahne aldı. Sıra gecesi ekibinin yoğurduğu çiğ köfte ise büyük bir ilgiyle izlendi. Düzenlenen Sıra Gecesine Edirne Valisi Mustafa BÜYÜK başta olmak üzere salonu dolduran kalabalık eşlik etti. Müzik ziyafetinin sonuna doğru hazır hale getirilen çiğköfte protokol ve vatandaşlara ikram edildi.

UNESCO DÜNYA MİRASI ADAYI EDİRNE SELİMİYE CAMİİ VE KÜLLİYESİ TANITIMI TOPLANTISI DÜZENLENDİ


Edirne Ticaret ve Sanayi Odası toplantı salonunda Unesco Dünya Mirası Adayı Edirne Selimiye Camii ve Külliyesi Tanıtımı toplantısı düzenlendi. Toplantıya Edirne Valisi Mustafa BÜYÜK başta olmak üzere Edirne Belediye Başkan Vekili Namık Kemal DÖLENEKEN, Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Selami HATİPOĞLU, Trakya Üniversitesi Rektörü Prf. Dr. Enver DURAN ve komşu ülke temsilcileri katıldı. Toplantıda konuşma yapan Vali Büyük Selimiye Caminin ve Külliyesinin Türkiye açısından ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayarak bu eserin dünya mirasına kazandırılması için gerekli çalışmaların daha hassasiyetli bir şekilde yapılması gerektiğini söyledi.

Tekirdağ ili Ferhadanlı Köyü Kalkınma Kooperatifi Süt Evi hizmete Açıldı




Süt Evinin açılışı Tekirdağ Vali Yardımcısı Bekir Sıtkı Kocakundakçı, Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar, Danone Tikveşli Genel Müdürü Okay Eğdirici, davetliler ve köy halkının katılımıyla gerçekleştirildi.
Sütüme Sağlık, Köyüme Destek- projesi çerçevesinde Ferhadanlı Köyünde açılan Süt Evi, küçük ölçekli süt üreticilerinin başlıca sorunlarını gidermek ve böylece daha kaliteli ve verimli üretim yapmalarının yolunu açmak adına son derece önemli bir fonksiyonu üstleniyor. Proje sayesinde, süt kalitesiyle birlikte süt üreticisinin maddi kazancının arttırılması, sağım işinde ağırlıklı çalışan kadınların sosyal hayatının iyileştirilmesi ve tüketicilerin kaliteli süte erişiminin kolaylaştırması hedefleniyor.
Ferhadanlı Köyü Süt Evinin açılışında konuşan Danone Tikveşli Genel Müdürü Okay Eğdirici konuşmasında; Tarım ve Köyişleri Bakanlığı nın -Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı- kapsamında sağlanan hibe programı ve Türkiye nin en köklü ve güvenilir kurumlarından Ziraat Bankası nın kredi finansmanı ile gerçekleştirilen projenin uzun vadeli amacının küçük ölçekli üreticileri bir araya getirerek üreticilerin bütün hayvanlarını tek bir çiftlik çatısı altında toplamasını sağlamak, böylece dünyada yaygın olan köy çiftlikleri uygulamasını yerleştirmek olduğunu söyledi. Danone Tikveşli Genel Müdürü Eğdirici, Danone süt alım ekibinin bu modeli uygulamak isteyen kooperatiflere proje hazırlama ve başvuru süreçlerinde danışmanlık desteği vererek Tarım Bakanlığı nın kırsal kalkınma hibe programlarından faydalanmasına destek olduğunu ifade etti. Projenin faydalarına değinen Eğdirici; -Sütüme Sağlık, Köyüme Destek- projemiz kapsamında açılan Süt Evlerin öncelikli faydası, üreticimizin elde ettiği sütün kalitesini artırmaktır. Merkezi Yem Ünitesi sayesinde hayvan yeminin kaliteli ve ideal içerikte olması garanti altına alınıyor ve böylelikle süt kalitesi artıyor. Merkezi Sağım ünitesindeki veteriner aracılığıyla ineklerin sağlık kontrolleri ve tedavileri yapılıyor, hayvan sağlığı artırılıyor ve kalıntı içermeyen süt üretilmesi sağlanıyor. Merkezi Soğutma Sistemi sayesinde de sütte zararlı bakteri ve somatik hücre oluşumu engellenerek kalite yükseliyor. Proje sayesinde süt üreticisinin maddi kazancını kademeli olarak en az yüzde 25 oranında artırmayı hedeflediklerini açıklayan Eğdirici, "Teknik görevliler liderliğinde köylümüzün kendi yemini üretebilmesini sağlıyoruz ve böylece yem maliyetleri yüzde 20 azalıyor. Üreticinin sahip olduğu inek başına aldığı süt miktarı olarak açıkladığımız verimlilik, Süt Evler sayesinde ineklerin sağım, sağlık kontrolü ve yem kalitesi arttığı için, yüzde 100 artıyor. Süt Evi ile artan süt kalitesi için Danone köylümüze kalite primi veriyor. Yem maliyetinin düşmesi ve verimliliğin artması sayesinde süt üreticimizin geliri artmış oluyor, dedi. Projenin sosyal boyutuna da dikkat çeken Genel Müdür Okay Eğdirici; sağım işinde etkin olarak çalışan kadınların sosyal yaşamlarını iyileştirmeyi ve süt üreticiliğini gençler için cazip bir iş alanı haline getirerek köyden kente göçü azaltmaya destek olmayı hedeflediklerini belirtti. -örneğin; 5 ineği bulunan bir üreticimiz günde 3 saatini sağıma ayırmaktadır. Köy Sağım Merkezlerindeki teknolojik altyapı sayesinde bu süre çok azalmış olup 10 dakikada 24 inek sağılabilmektedir. Böylece kadınlarımız eskiden sağım için ayırmak zorunda oldukları zamanı şimdi çocukları ile veya diğer sosyal aktıviteler ile geçirebilmektedirler- dedi.
Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar da açılış töreninde yaptığı konuşmasında; Ziraat Bankasının 146 yıldır Türk tarımına destek olduğunu belirterek, -Bankamız, 146 yıldır Türk tarımını finanse etmekte, dün olduğu gibi bugün de gelecekte de finanse etmeye devam edecektir.- dedi. Haftada 139 milyon TL.lik tarımsal kredi kullandırma hacmine sahip olduklarını ifade eden Çağlar, amaçlarının Türk tarımının en büyük sorunu olan ölçek ekonomisine ulaşmak olduğunu belirtti. Ziraat Bankası Genel Müdürü Çağlar, Ziraat Bankası olarak sadece tarımı desteklemekle kalmayıp, çiftçilerin sorunlarıyla da yakından ilgilendiklerini söyledi.
Tarım İl Müdürü Haydar Soykan da törende yaptığı konuşmada, açılışı gerçekleşen Süt Evinin hayırlı uğurlu olması temennisinde bulundu. Konuşmaların ardından projenin Dev bir süt bardağı eşliğinde gerçekleşen açılış yapıldı.
Projenin simgesi olan dev bardak ile ilgili olarak açıklama yapan Danone Tikveşli Genel Müdürü Okay Eğdirici; bu bardak, -Sütüme Sağlık Köyüme Destek- projemizin verimliliğini ifade ediyor. Sektörümüzde verimliliğin, Ziraat Bankası nın, Namık Kemal Üniversitesi ve Tarım Bakanlığımızın da değerli katkıları ile günbegün artacağına ve bu bardak gibi devleşeceğine inanıyoruz, dedi.

KASAİD basınla buluştu


Tekirdağ iline bağlı Çorlu’da topluma faydalı sivil toplum kuruluşlarının içinde yer alan KASAİD (Kadının Sosyal Hayatını Araştırma ve İnceleme derneği) 1. yılını Ulu önder Atatürk’ü anarak kutladı.
Orıon OKAFE’ de toplanan dernek yönetimi ve üyeleri bu arada basınlada bir araya geldi.
Yakın bir zamanda yine ORİON’ da kermes açmışlardı. Dernek üye sayılarını arttırmak için de KASAİD bir çalışma başlattı. Bilindiği üzere KASAİD Prof.Dr. Afet İnan tarafından 1953’te kurulmuştu. Orıon’da kahvaltılı toplantıda konuşan dernek başkanı Feray Karagöz,”Haklarımız konusunda Ulu Önder M. Kemal ATATÜRK büyük bir savaş vermiştir.Çünkü Ulu Önderimiz kadın ve erkeğin eşit olduğuna inanmış ve haklarımız üzerine şöyle demiştir.
"Kadınlarımız bundan sonra haremlere kapatılmayacak, gizlenmeyecek, yüzlerini örtmeyeceklerdir. Çünkü bu tüm ülkenin daha çok acılar çekmesine neden olacaktır. Türk kadınları ulusal bağımsızlığımız için savaş boyunca cesaretle dövüşmüşlerdir.
Bugün onlar özgür olmalı, eğitim olanaklarından yararlanmalı, erkeklerimizinkine eşit bir düzeye çıkarılmalıdır."
İşte bu sözü söyledikten sonra 1930 yılında kadınlarımıza belediye meclislerinde seçme ve seçilme hakları veren yasa yürürlüğe girmiştir.
Bu yasalara göre kadın – erkek arasında eşitlik vardır. Peki yasalarda var olan bu hak acaba hayatımızın içerisinde ne kadar mevcuttu. Ya da yaşamakta mıydı?
Erkek çocuklarına gösterilen özveri kız çocuklarına gösterilmiyor. Erkek çocukları sokaklarda istediği şekilde oynarken, kız çocukları evlerinde bebekleriyle evcilik oyunu oynamaya zorlanılıyor. Malum ileriki zamanlarda anne olup, erkek evlat verecek ocağa. İşte bu sebepledir ki, küçük yaşta adeta annelik stajı görüyor.
Bu saçma girişimin sebebi kadının eğitimsizliğidir. Aslında en büyük etkenlerden biri, kadınların bir araya gelip, haklarını savunmamasıdır ki, günümüz koşullarında bu girişimsizlik güç yitirmektedir.
Kırsal kesimlerde kadınlarımız eğitimsiz bırakılmış, kız çocukların okuma olanakları ellerinden alınmış, erken evlendirilerek bilinçsiz bir aile oluşturmanın yükünü ülkenin omuzlarına yüklemiştir. “ dedi.
Çünkü ileriki kuşaklar, geçmişini sorgulayıp, gerilemenin sitemiyle, ninelerimiz, dedelerimiz ne kadar da cahilmiş diyerek, Türkiye Cumhuriyetinin Seçme Seçilme Hakkının üzerine kara bir yazgı bağlayacaktır.
Yarınımızın bugünümüzden daha güzel olması adına, bir bütün olup haklarımızı savunalım. Hatta savunmakla kalmayıp, girişimlerimizi yoğunlaştırarak, yeni yeni alanlar üretelim.
Üretelim ki, gelecek kuşak torunlarımızın iftiharı olalım.
Bu amaçla kız çocuklarımızın eğitime ulaşması adına , birey olarak sosyal sorumluluğumuzun bilinci içinde kız çocuklarımıza eğitim vermek için detesk olmaya çağırıyoruz sizleri.
Yaşadığımız bölgede, bizlerin daha çağdaş seviyeye ulaşmasının tek teminatı gerideki kızlarımızın eğitim görmesidir. Bu amaçla kurulduğundan bu güne, kadının sosyal hayatta daha aktif yer almasına çaba sarf eden derneğimizin bu projede sizlerle birlikte olmaya, sizin gücünüze ihtiyacımız var.
Ben ve dernek üyesi arkadaşlarım sizleri aramızda görmekten onur ve mutluluk duyduk. Yüreklerinize sağlık. dedi
KAYNAK:ÇORLU DEVRİM GAZETESİ

Lüleburgaz Deresi’ni temizleme çalışmaları sürüyor

TEMA Vakfı Lüleburgaz temsilciliğinin girişimleri sonucu Devlet Su İşleri Edirne Bölge Müdürlüğü tarafından sürdürülen Lüleburgaz deresini temizleme çalışmaları bir kepçe ve bir dozer aracılığıyla yaklaşık bir aydan beri sürdürülü-yor.Taşköprünün altından başlayan temizleme çalışmaları 75.Yıl sahasını geçti. Temizleme çalışmaları, Tugay Komutanlığına kadar devam edecek.Lüleburgaz deresini ıslah çalışmalarının ay sonuna kadar tamamlanacağı kaydedildi.
KAYNAK:LÜLEBURGAZ HÜR FİKİR GAZETESİ

Silahı bırakıp dağdan indiler

Tekirdağ Valiliği Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve basına kapalı olarak gerçekleştirilen AK Parti Genişletilmiş İl Toplantısı’nın ardından Tekirdağ Valisi Zübeyir Kemelek'e nezaket ziyaretinde bulunan Aksu, burada gazetecilerin de sorularını yanıtladı.
Aksu, ‘Demokratik Açılım’ sürecini, 72 milyon insana en iyi ve en doğru şekilde anlatabilmek için yola çıktıklarını ve bu açılımla iki şeyi hedeflediklerini belirtti.
Aksu şöyle konuştu, “Birinci hedefimiz terörü minimize etmektir. İkincisi ise demokrasimizin standardını yükseltmek, temel hak ve özgürlük alanlarını genişletmek, mülkün temeli dediğimiz adaleti yaygınlaştırmaktır. Biz bu hedeflerle yola çıktık.”
13 Kasımda Meclis’te tarihi bir gün yaşandığını söyleyen Aksu, konuyu Meclis'e taşımadan önce CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve MHP Genel Bakanı Devlet Bahçeli ile görüşmek istediklerini, ancak bu isteklerini gerçekleştiremediklerini ifade etti.
-BANA NE DİYEMEZDİK-
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bütün sorunların çözüldüğü nokta olduğunu, Atatürk'ün de Meclis'i kurarken buna işaret ettiğini belirten AKP Genel Başkan Yardımcısı Aksu, sözlerini şöyle sürdürdü; “Biz de ülkenin bu önemli sorununu, milli birlik ve beraberlik, kardeşlik projesini Meclisimize getirdik, etraflıca görüştük. Bütün yurdu dolaşarak bu projeyi anlatacağız. Öbür taraftan da toplantılar yapıp uygulamaya koyacağız. İçişleri bakanımız bu süreci çok iyi idare etmektedir. Yapılacak, üzerinde çalışılmakta olan çok iş var. Bunlar gerçekten demokrasimizin standardını yükseltecek, özgürlük alanlarını genişletecek çalışmalar. Kısa sürede bunlar da tanımlanıp kanun haline getirilecek olan varsa karar haline getirilip Meclisten geçirilecek, başbakanlık emirleriyle yürürlüğe sokulacak olanlar varsa veya yönetmeliklerle uygulanacak durumlar varsa yönetmeliği çıkarıp uygulamaya konulacak. Biz samimi ve gururla yola çıktık. Ülkemizin bu birikmiş sorunlarına 'bana ne' diyemezdik.”
-TASVİP ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL-
Habur'da yaşanan görüntüleri tasvip etmelerinin mümkün olmadığını altını çizen Aksu sözlerini şöyle noktaladı; “Bunu Başbakanımız da o gün üstüne basa basa ifade etti. O manzarayı kabul etmemiz mümkün değil. O manzara bir daha tekrarlanmayacak. Kimsenin aziz milletimizi rencide etmeye hakkı yok. Olay önemliydi. Dağdan silahını bırakıp gelmeleri ve evine geri dönmesi önemli bir olaydı. Ancak bunu kimsenin istismar etmeye, şova dönüştürmeye, bu olay üzerinden siyasi rant etmeye hakkı yok. Hukuka uygun bir şekilde yine geri dönüş olabilir. Çünkü, 'Demokratik Açılım' sürecinin en önemli olayı silahın bırakılıp dağdan inilmesidir.”
KAYNAK:TRAKYA GAZETESİ

Kredi Kartı dolandırıcılarına büyük darbe


Örgütlü olarak banka ve kredi kartı dolandırıcılığı yaptıkları iddiasıyla Kırklareli, Adana, Tekirdağ, Giresun ve İstanbul'da eş zamanlı düzenlenen operasyonda 10 kişi gözaltına alındı. Kırklareli İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Lüleburgaz İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ilçede yaşanan Kredi Kartı Dolandırıcılığının aydınlatılması için bir süre önce çalışma başlattı. Ekipler, yaptıkları çalışmalarda örgütlü olarak banka ve kredi kartı dolandırıcılığı yapan bir suç şebekesini tespit etti. Lüleburgaz Cumhuriyet Savcılığı ile koordineli çalışan polis ekipleri, 3 ay süren planlı çalışma sonucu, özel düzenekler yoluyla vatandaşların Banka ve Kredi Kartlarını ele geçirerek hesaplarını boşalttıkları ve haksız kazanç elde eden suç örgütüne yönelik Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesi başta olmak üzere, Adana, Tekirdağ, Giresun, İstanbul ve ilçelerinde eş zamanlı operasyon düzenledi. Ekiplerin 11 ayrı noktaya yaptıkları operasyonda ''Örgüt Faaliyeti İçerisinde Kredi Kartı Dolandırıcılığını Yapmak'' suçundan çetenin elebaşı olduğu iddia edilen E.G ile C.A, S.B, A.K.N, M.A, S.K, S.S, G.B, A.Ö ile D.O. gözaltına alındı. Zanlıların üzerlerinde, evlerinde ve iş yerlerinde yapılan aramada 65 Metal ve Plastik ATM Düzeneği, 4 Kart Sıkıştırma Aparatı ve Düzeneği, 7 ATM Kartı Giriş Ağzı Düzeneği ve banka kartı sıkıştırmada kullanılan kontör kartı, 7 banka kartı ve benzin istasyonu puan kartı, 5 adet sahte sürücü belgesi, basın kartı ve nüfus cüzdanı, 1 tabanca ele geçirildi. Polis ekiplerinin, olayla ilgili 2 kişiyi de aradığı öğrenildi. Olayla ilgili olan 2 kişinin ise başka bir suçtan cezaevinde olduğu bildirildi. Lüleburgaz'a getirilen zanlılar, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

KAYNAK:YEŞİLYURT GAZETESİ

Yağmur Yağmadı Ama Onlar Sel Mağduru Oldular Hıdırağa mahallesi sular altında






Tekirdağ iline bağlı Çorlu ilçesinin Hıdırağa mahallesi tekke sokaktaki vatandaşlar sabah yataklarından kalktıklarında gördükleri manzara ile kendilerini dışarı attılar. Mahallenin orta yerinde patlayan su borusu 1 saat içinde mahalleye ve etrafta bulunan yer evlerinin içine girdi.
Kömürlükleri su ile taşan vatandaş Çorlu Belediyesine sitemde bulundu, ilk defa değil ikinci defa böyle bir su baskınına mağdur kaldıklarını belirten mahalle sakinleri, akşam yataklarımızda uyurken bu boru patlasaydı daha büyük felaketler olacaktı dedi.
Evlerine kadar giren çamurlu su yüzünden halılarının, kömürlüklerinin battığını, bertaraf olduklarını belirten vatandaş, Çorlu Belediyesi mahallemize asfalt atarak gözümüzü boyadı alt tabakada ki su borusunda oluşan sorunu çözmeden yeni asfalt attı, patlayan bu su borusuyla yeni asfaltta bir işe yaramadı dediler.
Ayrıca vatandaşlar, sabahın erken saatlerinde patlayan su borusundan akan tonlarca suyun evlerine gelecek su faturalarına yansıyacaklarını, akan boş suyun parasının kendi ceplerinden çıkacaklarını belirtti. Tamir bakım işlemi gerçekleşirken su vanası kapansa boş yere tonlarca su akmayacaktı dediler.
Çocuklarını kucaklarına alıp evlerinden çıkan vatandaşlar, sabah patlayan su borusunu erken fark ederek Çorlu Belediyesi su işlerine haber veren mahalle sakinleri, akşam yataklarımızda uyurken bu durum oluşsaydı evlerde daha çok hasarımız oluşacaktı dediler.
Patlayan su borusu Hıdırağa mahallesini tamamıyla dere yatağına döndürdü, evlerinden çıkıp bakkala ekmek almaya giden mahalle sakinleri, oluşan büyük göletlerden geçerken bir hayli zorlandılar, paçalarını sıvayarak bakkala giden mahalleli, düştüğümüz şu duruma bak diyerek sitemde bulundular.
HABER VE FOTO:SAMET AKSOY

Çorlu Otogarında Çukurlar Kapatılıyor Sırada Çevre Düzenlemesi Var



Tekirdağ iline bağlı Çorlu ilçesindeki Otogarda bulunan çukurlu bozuk yolları yeni asfaltla dolduran Çorlu Belediyesi, otogara yeni düzenlemeler yapılacağını belirtti. Daha çok yeşilliğe önem verilecek olan otogarda çevre düzenlemesi ön planda tutulacağı belirtildi.
Çorlu otogarında bulunan otobüs sahipleri araçlarını otogarda yıkamaları sonucu ıslak sularının asfaltta birikmesiyle oluşturdukları çukurları kapatan Çorlu Belediyesi bu konuda otobüs firması sahiplerinin ve şoförlerinin biraz daha dikkatli olmaları gerektiğini belirttiler.
İşçisiyle ve iş araçlarıyla tam gün Çorlu otogarında asfaltlama çalışmalarında bulunan personel, daha öncede sağlık mahallesini ve hıdırağa mahallelerini asfaltlamıştık, şimdide otogarın daha güzel olabilmesi için çukurlu bozuk yolları kapatıyoruz dediler.
HABER VE FOTO:SAMET AKSOY
sağ üst köşede yer alan Önceki kayıtlar'a tıklayarak geçmiş haberlere ulaşabilirsiniz...