***Hoşgeldiniz!!! Trakyadaki en güncel ve en kaliteli haberler için; www.trakyahaberci.com...

25 Haziran 2009 Perşembe

5 Gündür Sokakta Yatan Yaşlı Adam Yardım Bekliyor


Çorlu`da 5 günden bu yana parklarda yatıp kalktığını söyleyen ve çevre sakinlerinin yardımları ile hayata tutunmaya çalışan yaşlı adam yetkililerden yardım istedi.

Kız kardeşinin kendisini kapı dışarı ettiğini iddia ede yaşlı adam sadece üzerinin örtülmesini, kendisine kalacak bir yer bulunmasını istedi.
56 yaşındaki Alaattin Bağbaşı, 5 günde bu yana Çorlu`da sokaklarda gezdiğini, parklarda yattığını belirterek yetkililerin kendisine el uzatmasını istedi. R.E., isimli kardeşinin Marmara Ereğlisi`nde ikamet ettiğini ancak eniştesinin baskısı ile kendisini evden attığını iddia eden Alaattin Bağbaşı; Kız kardeşimin 5 çocuğu var. Eniştemin baskısı ile evden kovuldum. Altımı pislettiğim gerekçesi ile beni kovdular ama öyle bir şey yok. Yeşil kartım vardı, kız kardeşim aldı ve bana vermiyor, kullanamıyorum. Bir süre önce felç oldum, Edirne`de bir süre tedavi gördüm. Şimdi yürümekte zorlanıyorum, onun dışında hiçbir sorunum yokdedi.
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında yardım aldığını da sözlerine ekleyen Bağbaşı; Kız kardeşime bununla ilgili vekalet verdim. Parayı kendisi alıyor, ne kadar aldığını bilmiyorum bana hiç vermiyor iddiasında bulundu.
Alaattin Bağbaşı`nın durumuna tanıklık eden çevre sakinleri ise Bağbaşı`nı kız kardeşinin bulunduğu ilçeye giden servislere bindirerek gönderdiklerini ama her defasında geri gönderildiğini söylediler.

KAYNAK.ÇORLU AVRUPA YAKASI GAZETESİ

VATANDAŞTAN DUYURU

KAMUOYUNA DUYURULUR

Bizler gazeteci olarak her olaya saygı duyarız. Bizler kadar okuyucularında söz hakkı vardır. Bende www.trakyahaberci.com sitesi sahibi olarak vatandaşların sorunlarına yer vermeye gayret ediyorum. Geçtiğimiz günlerde Emeklilik işlemleri ile sorunu olan vatandaşın sorunlarına yer verdim. Bu günde bu vatandaşımızın sorunlarına yer veriyorum. Sorunları olan Dertleri olan vatandaşlara sitem açık. Kamu oyunu ilgilendiren tüm haber soru ve yorumlara dertlerinize sorunlarınıza açığım.
RECEP KARAGÖZ www.trakyahaberci.com ve www.trakyaspor.com siteleri sorumlusu
İŞTE SİZE VATANDAŞTAN GELEN MEKTUP NOKTSINA VİRGÜLÜNE DOKUNMADAN YAZIYORUM YORUM SİZLERİN SİZLERDENDE HABER,YORUM BEKLİYORUM
15.06.2009 tarihinde Tekirdağ / Barbaros ışıklı kavşağında bir trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza yapan aracın içinde ben de vardım. Aracımız karşıdan karşıya geçmekte olan B. Ş.isimli bayan yaralanmıştır. Yaralanan bayanın eşi M. Ş. yerel gazetenin sahibi olarak trafik kazası olayını ulusal basına göndererek yayınlamasına sebep olmuştur. Haber çeşitli basın organlarında çarpıtılmış şekliyle yayınlanmış ve aracın sahibi olarak ben bu yayınlar sonucunda mağdur duruma düşürülmüş durumdayım. Çalıştığım kamu idaresinde de zor durumda kalmış bulunuyorum.

Trafik kazasıyla ilgili çıkan haberlerin tümü gerçek dışı olup aslı şöyledir: Kamuoyuna duyururum. Saygılarımla.

Recep Karaküçük

Kaza yanıltıcı bir haberle ulusal ve yerel basında şöyle yer almıştır:

“Alkollü canavar çarptı, çarpıldı” başlıklı yazıda “Tekirdağ’da kırmızı ışıkta geçen sürücü, yaya geçidinden karşıya geçmek isteyen 32 yaşındaki kadına çarparak bacaklarının kırılmasına neden oldu. Telaşa kapılan trafik canavarı, otomobili bırakarak kaçmaya çalışırken duvardan düşerek bacağını kırdı. Kazadan sonra panikleyen sürücü E.I. ve aracın Sahibi Recep Karaküçük otomobili bırakarak kaçmaya başladı…”

Kırmızı ışık ihlali iddiası

Haberde, “kırmızı ışıkta geçti” denilmektedir. Hâlbuki öyle bir geçiş yoktur ve Barbaros ışıklı kavşağına varmaya daha 50 metre mesafede iken olayın vuku bulduğu trafik raporunda tespit olunmuştur.

Yaya kaldırımdan geçerken çarptığımız iddiası:

Haberde, “Yaya kaldırımdan geçerken çarptığımız” denilmektedir. Bu da yanlıştır. Çünkü polis kayıtlarında tespit olunduğu üzere olay mahallinde yaya geçidi yoktur.

Otomobili bırakarak kaçtı iddiası

Haberde, “ Otomobili bırakarak kaçtı” denilmektedir. İddia yanlıştır. Kaçma fiili yoktur, bilakis, yolu açmak amacıyla aracımı kaza mahallinin 20 metre ilerisine sağ tarafa park ettim. Hemen araçtan inip yaralı bayanın yanına giderek 155’i aradım ve olayı bildirdim. Olay yeri kalabalıklaştığından saldırıya uğrarım endişesiyle oradan uzaklaşmak zorunda kaldım. Aracı kullanan arkadaşım (E.I) panikleyerek yakında bulunan duvardan aşağı atladı ve topuğunu kırdı.

Olayın gerçekleştiği an
Yolun sağ tarafından birkaç kişilik gurup yaya olarak karşıya geçmek üzereydi. Arkalarından bir bayan aniden kontrolsüz bir biçimde karşıya geçmek için yola fırladı, aracı durduracak mesafe kalmamıştı ve kaza meydana geldi.


Sonuç olarak:
Haberde belirtildiği gibi kırmızı ışık ihlali, yaya kaldırımında çarpma ve olay yerinden kaçma girişimi yoktur. Yaralı bayanın eşi yerelde neşredilen bir gazetenin sahibi olduğundan çevresini kullanarak gerçek dışı beyanatlarda bulunmuştur.
Şahsıma yapılan suçlamaların hiç birisi doğru değildir. Kişilik haklarım gereği gerekli makamlara müracaat ederek kamu nezdinde adımın aklanmasını, haberi yapanlar hakkında da ayrıca yasal haklarımı kullanarak suç duyurusunda bulunacağımı beyan ederim

Keşan Belediyesi kandil nedeniyle lokma dağıttı




Keşan Belediye Başkanlığı Beraat Kandili nedeniyle lokma dağıttı.
Tekel Meydanı’nda dün saat 15.00’ten itibaren Keşan Belediyesi Sosyal Hizmet Merkezi’ne ait araçta pişirilen lokmalar Kandil nedeniyle vatandaşlara dağıtıldı.
Kandil nedeniyle yaklaşık 2000 lokma dağıtıldı.
Vatandaşlar kandil nedeniyle lokma dağıtılmasından dolayı Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan’a teşekkür ettiler.


HABER VE FOTO:GÜLAY KARAGÖZ

BABAESKİ ÖĞRETMENEVİ’NE ERKEK KUAFÖR SALONU AÇILDI…


Kırklareli’nin Babaeski İlçesi’nde, Öğretmenevi’ne, Bayan Kuaför Salonu’nda sonra, Erkek Kuaför Salonu da açılarak hizmete girdi.
İlçe Merkezinde, eğitim, konaklama, toplantı, kültürel etkinlikler, eğitim amaçlı gezi, sosyal ve moral ihtiyaçların karşılanması ile ilgili hizmetler veren Öğretmenevi, alt katta ki lokalinde yeni çağdaş ve modern erkek kuaför salonunu üyelerinin hizmetine açtı.
Öğretmenevi’nde, ferah ortamı hiçbir detaydan kaçınılmamış dizaynı ile hem tıraşlar keyifli hem de beklemek eziyet olmaktan çıkacağını belirten 20 yıllık tecrübesi ile hizmete başlayan Sezer Candan, yeni açılan salonda, Türkiye’de ilk ve tek sağlıklı bir tıraş için Hepatit-B, Hepatit-C ve ALDS hastalık risklerine karşı tek tıraşlık jilet ve havlu kullanılmakta olduğu söyledi.
Candan, Öğretmenevi Erkek Kuaför Salonunda ayni zamanda; saç-sakal tıraş ve tasarımı, saç yıkama, çocuk tıraşı, sir ağda, klasik vücut masajı, manikür ve cilt bakımı ve masajı hizmetlerinin verildiğini kaydetti.

HABER VE FOTO:METİN KARAKUŞ

MURAT SEVGİ(KÖŞE YAZISI)

SİNEMA:
Kasaba ile “KENT” arasındaki bir-iki fark!

Murat SEVGİ
mental@um.turkcell.com.tr

SİNEMA

Kültür yozlaşması diyoruz. Ama tam ortasında oturduğumuz için yaşanan çöküşü ne yazık ki fark edemiyoruz. Popüler kültürün düşük seviyeli talepleri ve maddi çıkarların ön plana çıkması en önemli iki etken. Aslında bu ikili bir kısır döngünün zincirleme sebep ve sonuçlarını kendi içinde taşıyor.

Eğitimsiz ve ekonomisiz toplulukların bu vasıfsız durumları bazıları için büyük rant kapısı haline gelmiş durumda. Bu rant, tatlı karlar peşindeki birçok girişimciyi harekete geçiriyor. -Bunlara da ne kadar girişimci denirse! Tefecilik yada fırsatçılık gibi bir durum aslında bunların yaptığı.- Aylak ve parasız bir hale gelen insanların da başka bir çaresi kalmıyor. Üç kuruşa, beş kuruşa ıvır zıvır satan mağaza müsveddelerini gezmek tek sosyal faaliyetleri! (Ayrıca; “İŞ ADAMI” olarak, ülkemizi Çin malı çer-çöple doldurmayı kendilerine meslek edinen üzerine bir de para kazananları da tebrik etmek istiyorum.)

Kitapevleri, sinemalar, sanat galerileri, ve tiyatro salonları sadece tabelaları ile biliniyor. Toplumun büyük bir kesimi kapılarından içeri girmiyor. Bunun için haklı sebepleri olduğunu düşünüyorlar. En acısı ise mazeretleri hep aynı: “Ekonomik sorunlar!”

Kalabalıklaşma ile şehirleşme arasındaki farkın farkında olmayan yöneticiler, yönettikleri çarpıklığa şehir deyip dursun. Her gün, gerçek bir şehirden bir adım daha uzaklaşıyoruz.

Trakya’nın küçük bir kasabası olan Çorlu; 70’li yılların sonuna kadar nüfusundaki tek etken değiştirici olarak memur atamaları ve özellikle de sınırları içinde bulunan askeri birlikleri görmüş. Bugün 30’lu yaşlarında olanlar; 9000 ve 14.100 gibi nüfus değerlerini hatırlıyor.

İşte o tarihlerde nüfusumuz birkaç köyü geçmezken!
Bir ucundan diğerine 10-15 dakika da yürünebilirken!
Herkesin birbirini tanıyacağı kadar küçük bir kasaba iken!
(Yeni Çorlu’lular pek bilmez. Çevrelerinde varsa büyüklerine bir sorsunlar.)

Çorlu’nun tam ALTI tane sineması var! (DI.!)
“DI” diyorum hepsi hikaye oldu. -Geçmiş zamanın hikayesi...-
Çünkü hepsinin yerinde yeller esiyor...
Ölümcül bir ebola salgını oldu ve tümü öldü!
Yahu bina ölür mü? Demeyin. Vallahi öldü!
Gülmeyin! Ağlanacak halimize... Bir de siz gülmeyin!

Belki gizli bir el tümünün yıkılmasını emretti. Tümü yıkıldı...
Belki de Beyoğlu, İstiklal caddesinden birileri kıskandı...
Bunlar 30-40 yıl sonra bizi sollar... Yeşilçam sokağını da Çorlu’ya taşırlar.. Böyle giderse sinemaların galaları Çorlu’da yapılır. Bunlar 60’larda 70’lerde böyleyse 2000’lerde Hollywood’u da geçerler. Vakit erkenken şu Çorlu’luları durdurun! Diye emretti herhalde!

Nereden nereye...
Çorlu 10 kat, 100 kat büyüdü diyenlere ithaf olunur.

İnanmayanlar için sayalım:

· Şimdi Cumhuriyet Meydanında, Kılıçoğlu iş merkezinin olduğu yerde SİNEMA VAR! (DI)
· Şimdi Megalit pasajının olduğu yerde SİNEMA VAR! (DI)
· Şimdi Cumhuriyet Meydanında, Vakıf pasajının olduğu yerde SİNEMA VAR! (DI)
· Şimdi Ersözler pasajının olduğu yerde SİNEMA VAR! (DI)
· Şimdi Atatürk Meydanında -bazı geri zekalıların dediği şekliyle heykel meydanında- apartmanların işgal ettiği bir alanda SİNEMA VAR! (DI)
· Şimdi Fatih Camisinin bulunduğu meydanda Tonguçlar binasında SİNEMA VAR! (DI)

Böyle sıralanmış sinemaları sayınca; bunlar Beyoğlu’nda, İstiklal caddesinde değil!

Çorlu’da, Omurtak Caddesinde!

Hey gidi günler. Hey!

(Burada bahsedilen salonlar 20-30 kişilik ufak-tefek salonlar değil. Sakın ha!, öyle sanmayın! 500-600 kişilik büyük mekanlar bunlar... Şimdi 20 koltuklu salonlara da sinema diyorlar ya. Bunu belirtmek istedim. Zamane sinemaları ile karıştırmayalım diye...)

Bunların dışında beş adet tiyatro sahnesi de cabası...
Benim aklım almıyor.
Alan varsa söylesin.
10-15 bin kişiyken bunlar var.

Sonra ne oldu da!?
Dilim varmıyor..

Hep sevgi ile kalın.

Murat SEVGİ

Küçük Ezgi'nin büyük sevgisi“Hiç bir Vali yerinizi tutamaz


Valiler Kararnamesi ile Aydın Valiliği görevine atanan Kırklareli valisiHüseyin Avni Coş’a, Kırklareli vatandaşları tarafından veda ziyaretleri sürüyor.

Kırklareli halkından 7’den 77’ye herkesin, makamında ziyaret ettiği Vali Coş’u son olarak, yaşı küçük ama Vali Coş’a olan karşılıksız sevgisi çok büyük Ayşe Ezgi Çilli tarafından yapıldı.

Vali Coş’un Aydın Valiliği görevine atanmasından son derece üzüntülü olduğunu, Kırklareli’nden ayrılmasını istemediğini dile getiren Hamdi Helvacı İlköğretim Okulu öğrencisi Ayşe Ezgi, 24 Haziran Çarşamba günü Vali Hüseyin Avni Coş’a veda ziyaretinde bulundu.

Babası Bahadır Çilli ile birlikte Vali Coş’a veda etmek için ziyarette bulunan küçük Ezgi, Vali Coş’a hüzün dolu gözlerle çiçek hediye etti.

Vali Coş’un Kırklareli’nden gideceği için çok üzüntülü olduğunu dile getiren Ayşe Ezgi Çilli; “Sayın Valim ben sizi çok seviyorum. Ne olur Kırklareli’nden gitmeyin. Hiçbir Vali sizin yerinizi tutamaz.” diyerek buğulu gözlerle duygularını ifade etti.

Vali Coş da, küçük Ezgi’nin kendisinde çok ayrı yeri olduğunu, Ezgi’yi hiç unutmayacağını, Aydın’a gitse dahi yine görüşeceklerini, Ezgi’yi de her zaman Aydın’a beklediğini belirtti. Vali Coş, daha sonra Ezgi’ye kendisini hatırlaması ve okuldaki başarılarından dolayı hediye verdi.

24 Haziran 2009 Çarşamba

STRATEJİK PLAN KONUSUNDA BİLGİLENDİRME TOPLANTISI YAPILDI


Tekirdağ Belediyesi, gelecek yılların planlanmasının en iyi şekilde yapılabilmesi için stratejik plan bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi.
Belediye Başkanı Op. Dr. Adem Dalgıç başta olmak üzere, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, daire müdürleri ve ilgili personelin katıldığı toplantıda açıklamalarda bulunan Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Yönetim Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Hamza Ateş, belediyelerde stratejik planın önemine değinerek, gelecek yıllar için şimdiden çalışmanın gerekliliğini vurguladı. Doç. Dr. Ateş, stratejik plan nasıl yapılır, vizyon, misyon ve proje üretimi konularında da ayrıntılı açıklamalarda bulundu. Toplantı karşılıklı görüş alışverişinde bulunulmasının ardından sona erdi. Belediye Başkanı Op. Dr. Adem Dalgıç, stratejinin her anlamda önemli bir oldu haline geldiğini belirterek, “Biz de Tekirdağ Belediyesi olarak stratejik plan konusuna büyük önem veriyoruz. Geleceğin Tekirdağ’ını inşa etmek için şimdiden çalışmalara başladık” dedi.

VELİMEŞE BELEDİYESİNDEN YENİ EVLİ ÇİFTLERİN NİKAH FOTOĞRAFI HEDİYE


Tekirdağ iline bağlı Çorlu ilçesinin Velimeşe Belde Belediye BaşkanıRasim YÜKSEL yeni evli çiftlerin en mutlu anı olan evlenme törenlerinde nikah sırasında çekilen en güzel fotoğrafını anında çerçeveletip yeni çifte nikah bitiminde armağan ediyor.

Regaip Kandili Kutlanacak


Üç ayların ilki olan Recep ayının ilk Cuma gecesi de, "Regaip Kandili" olarak kutlanacak.
Diyanet İşleri Başkanlığı, Recep, Şaban ve Ramazan aylarını barındıran üç ayları, gündelik hayatın tek düzeliğinden çıkıp, bu dönemi sosyal barışın ve huzurun bir vesilesi sayarak, karşılıklı sevgi ve hoşgörüyle karşılayacakları, kendi inanç ve değerlerini yaşama ve yaşatmayı öğrenecek bir süreç olarak nitelendirdi.
Üç ayların, insanlığa karşı görev ve sorumluluklarımızı hatırlatması gerektiğine işaret eden Diyanet İşleri Başkanlığı, ülkemizde tarihten bugüne üç aylar sevgisinin canlı kaldığını, tarihte olduğu gibi bugün de toplumun üç aylar geldiğinde hayatına olumlu anlamda yeni bir istikamet verdiğini ifade etti.
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, bu dönemin insanın günahlarından tövbe edip temizlenmesi için de bir fırsat olduğu kaydedildi. Açıklamada, insanların hayatlarında adeta otokontrol sisteminin kurulmasına yardımcı olan üç aylar ve kandillerin, dünyevi meşguliyetlerden sıyrılıp, insanların yaratılış gayesini düşünmesi için son derece değerli fırsatlar olduğunu vurgulandı.
Miraç, Berat kandilleri ile Kadir gecesi ve Ramazan bayramı gibi Müslümanlar için tövbe etmenin, affın, manevi arınmanın ve kendini yenilemenin habercisi olan üç ayların müjdecisi Regaip Kandili, üç ayların ilk cuması olan 25 Haziran Perşembe gecesi kutlanacak.

Çöp rezaleti


Lüleburgaz’da Edirne bayırı mevkiinde kurulu Karayolları asfalt şantiyesi yolu son günlerde adeta Lüleburgaz’ın ikinci çöplüğü olmuş durumda bulunuyor.Yaklaşık 30 metre bir alana gelişi güzel atılan çöpler her geçen gün çoğalmasından dolayı gazetemizi telefonla arayan vatandaşlar buranın bir an önce Lüleburgaz Belediyesi tarafından temizlenmesi ve yolun koruma altında bulundurulmasını isteyerek şunları söyledi:“Lüleburgaz her geçen gün büyüyor. Edirne bayırı mevki civarında bulunan yolların geneli sürücüler tarafından sık kullanılıyor. Ancak özellikle Karayolları asfalt şantiyesinin yan tarafında bulunan yola gelişi güzel atılan çöpler Lüleburgaz’a hiç yakışmıyor. Lüleburgaz Belediyesi’nin bir an önce bu çöpleri temizlemesini talep ediyoruz. Aksi halde söz konusu yol Lüleburgaz’ın ikinci çöplüğü olur.”

KAYNAK:LÜLEBURGAZ GÖRÜNÜM GAZETESİ

GÜNEKAB Meclisi Toplandı…







Güney Edirne Katı Atık Birliği (GÜNEKAB) Meclisi (24.06.2009) Tarihinde toplandı.
Saat 15.00’te Keşan Belediye Meclis Toplantı Salonu’nda Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan başkanlığında toplanan mecliste, Özcan GÜNEKAB’la ilgili olarak Ankara’da yaptığı ziyaret hakkında birlik üyelerine bilgi verdi.
Toplantıda ayrıca projeyle ilgili bir sunum da gerçekleştirildi. Özcan, bundan böyle yakın bir süreçte ayrışıma dönük çöp kutularının kullanılacağını da vurguladı.



HABER VE FOTO:ERDAL AKSOY

Mehmet Özcan, Festival Programını açıkladı…


Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan’da 27 Temmuz 2009 2 Ağustos 2009 tarihleri arasında gerçekleşecek Keşan 7.Kültür ve Turizm Festivali programı ile ilgili olarak yaptığı açıklamada festival programınınkesinleştiğini belirtti.
Özcan, “Festivale sanatçı olarak ; Suzan Kardeş, Ayşe Engin Aslanca, Ceza ve Sıla katılacaklar. Ayrıca yazarlarla imza günü de düzenlenecek. Festivalimizin en iyi şekilde geçmesi için çalışmalarımıza şimdiden başladık.Keşanlılara iyi bir festival sunmak için uğraşıyoruz”dedi.
Keşan 7.Kültür ve Turizm Festivali’nin programı da şöyle ;

7. ULUSLAR ARASI KEŞAN KÜLTÜR VE TURİZM FESTİVALİ PROGRAMI
27 Temmuz-02 Ağustos 2009
27 TEMMUZ 2009 PAZARTESİ

Saat 12.00: KEŞAN BELEDİYESİ 1. FOTOĞRAF YARIŞMASI
SERGİ AÇILIŞI
“DÖRT MEVSİM KEŞAN VE SAROS”

YER: Ortopedik Engelliler Derneği Çocuk Parkı

Saat 18.45: BULGAR RESSAMLARIN RESİM SERGİSİ AÇILIŞI

YER: Mehmet Gemici Cennet Bahçesi

Saat 19.00 : YABANCI HALK OYUNLARI GÖSTERİLERİ
Endonezya
İspanya
Makedonya

Saat 19.15 BULGARİSTAN DİMİTROVGRAD FOTOĞRAF SERGİSİ
AÇILIŞI

YER: Mehmet Gemici Cennet Bahçesi

Saat 20.30: YABANCI HALKOYUNU GÖSTERİLERİ
Yunanistan
Ukrayna
Karadağ
KKTC

Saat 21.30 YEREL GRUP KONSERİ
Grup G&G

Saat 22.00 Oya Project


Saat 22.30 BULGARİSTAN DİMİTROVGRAD CAZ EKİBİ

YER: Mehmet Gemici Cennet Bahçesi



28 TEMMUZ SALI

Saat 11.00-17.00 KEŞAN BELEDİYESİ ULUSLARARASI SATRANÇ
TURNUVASI

YER: Köşk Düğün Salonu

Saat : 16.00 Beach Volley Turnuvası Başlangıcı
YER : Erikli Sahili Keşan Belediyesi Sosyal Tesisleri

Saat 18.30 HALKOYUNU GÖSTERİLERİ
İspanya
Endonezya
Bakırköy Ezgi Folklor Araştırma Derneği (BEFAD)

Yer: Şehitlik Parkı

Saat 18.30 HALKOYUNU GÖSTERİLERİ
Yunanistan
Makedonya
Keşan Halk Eğitim Merkezi

Yer: Atatürk Parkı

Saat 18.30 HALKOYUNU GÖSTERİLERİ
Ukrayna
Karadağ
KKTC

Yer: Rasim Ergene Parkı

Saat 20.30 HALKOYUNU GÖSTERİLERİ
Endonezya
İspanya
Ukrayna
Lalacık
Saat 22.00 YEREL GRUP KONSERİ
Hepatit
Saat 22.30 YEREL GRUP KONSERİ
Rutubet
Saat 23.00 YEREL GRUP KONSERİ
Frekans

YER: Mehmet Gemici Cennet Bahçesi




29 TEMMUZ ÇARŞAMBA

Saat 10.00-16.00 KEŞAN BELEDİYESİ ULUSLARARASI SATRANÇ
TURNUVASI

YER: Köşk Düğün Salonu

Saat 17.00 KEŞANSPOR SPOR-BULGARİSTAN DİMİTROVGRAD
KARŞILAŞMASI

Yer: Keşan Atatürk Stadı

Saat 21.00 YEREL GRUP KONSERİ
Gökhan Uyan ve Arkadaşları
Saat 21.30 YEREL GRUP KONSER
Grup Fosil
Saat 22.00 KEŞAN BELEDİYESİ THM KOROSU
Saat 22.30 YEREL GRUP KONSERİ
Kaos

YER: Mehmet Gemici Cennet Bahçesi


Saat 19.30 ERİKLİ KORTEJ
Saat 20.00 ERİKLİ’DE HALKOYUNLARI GÖSTERİSİ
İspanya
Endonezya
Ukrayna
Yunanistan
Karadağ
Makedonya
KKTC
BEFAD

YER : Keşan Belediyesi Tesisleri-KOLİBA

Saat 22.30 BULGARİSTAN DİMİTROVGRAD BELEDİYESİ CAZ
GRUBU

30 TEMMUZ PERŞEMBE

Saat 10.00-16.00 KEŞAN BELEDİYESİ ULUSLARARASI SATRANÇ
TURNUVASI

YER: Köşk Düğün Salonu

Saat 17.00 ANAFARTALAR-BULGARİSTAN DİMİTROVGRAD
KARŞILAŞMASI

YER: Keşan Atatürk Stadı

Saat 21.00 YEREL GRUP KONSERİ
Aheste
Saat 21.30 Roman Halk Dansları

Saat 22.00 YEREL GRUP KONSERİ
Kriminals

Saat 22.30 Batı Trakya Müzisyenleri Yardımlaşma ve Dayanışma
Derneği Saz Orkestrası

YER: Mehmet Gemici Cennet Bahçesi

Saat 19.30 YAYLA KORTEJ
Saat 20.00 YAYLA’DA HALKOYUNLARI GÖSTERİSİ
Yunanistan
KKTC
Karadağ
Ukrayna
İspanya
Makedonya
BEFAD
Endonezya
Yer: Yayla Park

Saat 22.30 BULGARİSTAN DİMİTROVGRAD BELEDİYESİ CAZ
GRUBU

31 TEMMUZ CUMA

Saat 15.30 KEŞAN BELEDİYESİ ULUSLARARASI SATRANÇ
TURNUVASI ÖDÜL TÖRENİ

YER : Köşk Düğün Salonu

Saat 17.00 KORTEJ YÜRÜYÜŞÜ

Yer : Şehitlik Parkı Önü

Saat 17.30 AÇILIŞ TÖRENİ
Çelenk Sunumu-Saygı Duruşu-İstiklal Marşı
Belediye Başkanı Mehmet Özcan’ın Açılış Konuşması

Saat 17.45 HALKOYUNLARI GÖSTERİLERİ
Keşan Halk Eğitim Merkezi
Endonezya
İspanya

Yer: Cumhuriyet Meydanı Atatürk Anıtı

Saat 19.00 STANTLARIN AÇILIŞI
Saat 19.15 KEŞAN BELEDİYESİ EL SANATLARI SERGİ AÇILIŞI
Saat 19.30 KOKTEYL
Saat 19.30 YEREL GRUP KONSERİ
Estona
Saat 20.15 Keşan Müzisyenler Müzik Folklor Sanat ve Kültür
Derneği Saz Orkestrası

Yer: Mehmet Gemici Cennet Bahçesi

Saat 21.00 HALKOYUNLARI GÖSTERİSİ
Makedonya
İspanya

Saat 21.30 KONSER
Ayşe Engin ASLANCA
(KEŞAN İNCE SAZ ORKESTRASI EŞLİĞİNDE)

Saat 22.30 KONSER
SUZAN KARDEŞ

Havai Fişek Gösterisi
Yer: Festival Alanı


01 AĞUSTOS CUMARTESİ

Saat 14.00 ŞİİR VE STAND-UP YARIŞMASI FİNALİ

Yer: Keşan Kültür Merkezi

Saat 17.00 YAZARLAR İMZA GÜNÜ
Cüneyt ÜLSEVER- Yalçın BAYER- Cezmi ERSÖZ
Yer: Keşan Ortopedik Engelliler Derneği Çocuk Parkı

Saat 18.30 YABANCI HALKOYUNLARI GÖSTERİSİ

Ukrayna
Karadağ
KKTC

Yer: Şehitlik Parkı

Saat : 18.30 YABANCI HALK OYUNLARI GÖSTERİLERİ

Endonezya
BEFAD
Ukrayna

Yer : Atatürk Parkı


Saat : 18.30 YABANCI HALK OYUNLARI GÖSTERİLERİ

İspanya
Makedonya

Yer : Rasim Ergene Parkı

Saat 18.30 YARIŞMALAR
Çuval
Kaşıksız Yoğurt Yeme
Halat

Saat 19.00 SATIR ET GÖSTERİSİ

Yer: Mehmet Gemici Cennet Bahçesi


Saat 20.30 YABANCI HALKOYUNLARI GÖSTERİSİ
Ukrayna
KKTC
Saat 21.00 ŞİİR VE STAND-UP YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENLERİ
Saat 21.15 ŞİİR VE MÜZİK DİNLETİSİ
Ataol Behramoğlu- Haluk Çetin
Saat 22.30 KONSER
CEZA

Yer: Festival Alanı







02 AĞUSTOS PAZAR

Saat 16.00 PLAJ VOLEYBOLU FİNALİ

Yer: Erikli Keşan Belediyesi Sosyal Tesisleri

Saat 18.00 HALI SAHA FUTBOL TURNUVASI FİNALİ


Yer: Keşanspor Halı Sahası

Saat 20.30 YABANCI HALKOYUNLARI GÖSTERİSİ
Yunanistan
Karadağ
Endonezya

Saat 21.15 BULGARİSTAN DİMİTROVGRAD BELEDİYESİ CAZ
GRUBU

Saat 22.30 SILA

Havai Fişek Gösterisi

Yer: Festival Alanı

HABER:ERDAL AKSOY

Festivalde görev alacak gönüllülerle toplantı yapıldı…







27 Temmuz-2 Ağustos 2009 tarihleri arasında düzenlenecek olan Keşan 7.Kültür ve Turizm Festivali’nde gönüllü olarak görev alacaklarla dün (24.06.2009) bir toplantı düzenlendi.
Saat 14.00’te Keşan Belediye Meclis Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya Keşan Belediye Meclis Üyesi Serdar Dinçer, Keşan Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Ayşegül Arslan Aydın, Keşan Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Sorumlusu Erdoğan Demir ile festivalde görev almak isteyen 42 gönüllü katıldı.
Toplantıda konuşan Ayşegül Arslan Aydın, bu festivalde gönüllü gençlerin çok önemli bir yer tuttuğunu belirterek “ Festivalimize katılan yabancı ekipler ve diğer etkinliklerde görev alarak onlarla ilgilenmeniz çok önemli. Bu festival Keşan’ın festivali bu yüzden bu festivale herkes katkı vermelidir. Sizlerin de yıllardan beri verdiğiniz desteğe teşekkür ederiz” dedi.
Daha sonra gruplarda ve diğer etkinliklerde görev alacaklar belirlendi. Gönüllülerle daha sonra bir toplantı yapılacağı da açıklandı.
Keşan 7.Kültür ve Turizm festivali’ne CIOFF’un (Dünmya Folklor Festivalleri Birliği) girişimleri ile İspanya, Endonezya, Makedonya, Ukrayna,Yunanistan, KKTC ve Karadağ’dan ekipler katılacak.



HABER VE FOTO:RAMADAN KARAGÖZ

Keşan Belediyesi fırın denetimlerini sürdürüyor.




Keşan Belediyesi Zabıta Müdürlüğü’nden Arif Güler, Çetin Şahin, İlçe Tarım Müdürlüğü’nden Talih Esencan ve Sağlık Grup Başkanlığı’ndan Kadir Arabacı’dan oluşan denetleme ekibi (24.06.2009)tarihinde şehir merkezinde bulunan fırınların ruhsatları ile çalışanların sağlık karneleri ve ekmek gramajları denetlendi. Dünkü denetimler sonunda, 4 fırına tutanak tutuldu. Denetimlere aralıksız devam edileceği belirtildi
HABER VE FOTO:RECEP KARAGÖZ

23 Haziran 2009 Salı

Bu yıl sünnet var, şölen yok


Çerkezköy Belediyesi tarafından hiçbir sosyal güvencesi olmayan ve maddi durumu kötü olan ailelerin çocukları sünnet ettirilecek. SÜNNET KAYITLARI BAŞLADI Belediye tarafından yaptırılacak olan ücretsiz sünnet için kayıtların Pazartesi günü başladığını belirten Çerkezköy Belediye Başkan Yardımcısı Gökhan İnce, çocuklarını sünnet ettirecek olan ailelerin ikametgah ve sosyal güvencesi olmadığını gösteren belgeler ile Belediye Sağlık İşleri Müdürlüğü’ne başvurabileceklerini söyledi. 3 Temmuz mesai bitimine kadar sünnet kayıtlarının devam edeceğini belirten Gökhan İnce, “Başvuru tarihleri içerisinde bize müracaat edecek olan dar gelirli ve ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarının sünnetlerini hijyenik ve steril ortamda ücretsiz yapacağız. Sünnetler Çerkezköy Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Ali Çolak tarafından yapılacak. Çerkezköy halkından istediğimiz gerçekten ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarının sünnet olmalarının sağlanması” diye konuştu. SON GÜN 3 TEMMUZ Geçtiğimiz yıllarda da her yıl yaklaşık 100-130 çocuğu sünnet ettirdiklerini ve bu yıl da yaklaşık 130 çocuğa ulaşmayı hedeflediklerini ifade eden Gökhan İnce, 3 Temmuz’da kayıtların sona ermesinin ardından 6 Temmuz’da da kesimlere başlanacağını ve kesimlerin Temmuz sonuna kadar devam edeceğini söyledi. ŞÖLEN YAPILMAYACAK Çerkezköy Belediye Başkan Yardımcısı Gökhan İnce, geçtiğimiz yıllarda sünnet edilen çocuklar için yapılan sünnet şölenlerinin aksine bu yıl bir şölen yapılmayacağını, sadece kesimlerin yapılacağını belirtti.

KAYNAK:ÇERKEZKÖY HABER GAZETESİ

"Meriç Köprümüzü Kırkpınar'a hazır hale getireceğiz




Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi, 1847 yılında Sultan Abdülmecit tarafından Meriç Nehri'nin üzerine yaptırılan Tarihi Meriç Köprüsü'nü ışıklandırarak Kırkpınar'a hazır hale getireceklerini söyledi. Sedefçi, yaptığı açıklamada, Edirne'nin Osmanlı İmparatorluğu'ndan kalma tarihi ve kültürel değerleriyle, bugün halen çekici bir kent olma özelliğini sürdürdüğünü söyledi. Edirne Belediyesi olarak Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşlerini izlememek için kente gelen yerli ve yabancı turistleri en iyi şekilde ağırlayacaklarını anlatan Sedefçi, Tarihi Meriç Köprüsü'nü de ışıklandırarak kentte güzel görüntüler oluşturacaklarını bildirdi. Edirne'de tarihi köprülerin aydınlatılması konusunda bazı sıkıntılar çektiklerini ifade eden Sedefçi, şunları söyledi: “Edirne'de başından beri köprülerin aydınlatılması konusunda sıkıntı yaşadık. Aslında bu konuda en az kusuru olan kurum belediyedir. Köprünün onarımı yapılırken kablonun köprünün içinden geçirilmesi gerekiyordu. Elektrik kabloları içeriden geçmeyince köprüye elektrik verilemedi. Bizde bazı çalışmalar yaptık. 162 yıldır tarihe tanıklık eden Meriç Köprüsü'nü ışıklandırarak Kırkpınar'a hazır hale getireceğiz. Görevliler şu anda çalışmaları sürdürüyor. Özel aydınlatma sistemleri kullanarak suyun içinden aydınlatma yapılacak” dedi. Sedefçi, güzel görüntüler oluşturmak amacıyla Meriç Nehri'ne 2 adet fıskiye de yapılacağını bildirdi. Meriç Köprüsü'nün yapımı 1842 yılında Sultan Abdülmecit döneminde başlamış ve beş yılda tamamlanmıştır. Köprü 12 kemerli olup, güzel bir görüntüsü vardır. Gün batımının en güzel izlenebildiği noktalardan olduğu söylenir.

Başkan Sedefçi Ankara ziyaretlerini değerlendirdi



Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi, bu yıl 648.’si düzenlenecek Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin final güreşinin yapılacağı 5 Temmuz'da, bir aksilik olmaması durumunda, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, DP Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay Kırkpınar'a geleceğini bildirdi. Sedefçi, belediye meclis salonunda yaptığı basın toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Edirne ziyareti, devlet erkanının Kırkpınar'a davet edilmesi ve Kırkpınar Haftası programlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Kapıkule ve Hamzabeyli sınır kapılarının açılışı için Edirne'ye gelen Başbakan Erdoğan'la görüşme fırsatı yakaladığını ifade eden Sedefçi, şunları kaydetti: “Başbakanımız Kapıkule'nin açılışına şeref verdiler. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la valilikte görüşme fırsatımız olmadı. Ancak Kapıkule'ye gidişte otobüste görüşme fırsatı yakaladım. Makedonya Kulesi'nin çevresinin açılması konusunu tekrar gündeme getirdim. Bu konuda desteğini talep ettim. Meriç Köprüsü'nün araçtan arındırılıp yaya yolu olarak kullanılması projemizi de bildirdim. Kırkpınar'a davet ettim, ancak aldığım izlenim Başbakan Erdoğan Kırkpınar'a katılmayacak gibi” dedi.

KIRKPINAR DAVETLERİ

648. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'ne başta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül olmak üzere pek çok kişiyi davet etmek üzere Edirne Valisi Mustafa Büyük başkanlığındaki heyetle Ankara'ya gittiklerini anımsatan Sedefçi, şöyle devam etti: “Kırkpınar'a davet için Ankara'da bazı görüşmelerimiz oldu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü valimiz Mustafa Büyük, Kırkpınar Ağası Seyfettin Selim ve Güreş Federasyonu Başkanı Osman Aşkın Bak'la birlikte ziyaret ettik. Kendisinin Kırkpınar'a gelecek olması bizleri çok sevindirdi. TBMM Başkanı Köksal Toptan'ı ziyaretimizde Edirne Sarayı'na katkılarından dolayı şükranlarımızı sunduk. 5 Temmuz'da yurt dışında olduklarından Kırkpınar'a katılamayacaklarını söylediler” dedi. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve Demokrat Parti Lideri Hüsamettin Cindoruk'un bir değişiklik olmaması halinde Kırkpınar'a katılacaklarını bildirdiklerini ifade eden Sedefçi, şöyle konuştu: “Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'la görüştük, bir aksilik olmaması halinde Kırkpınar'a katılacaklarını belirttiler. Demokrat Parti Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk'la görüştük, 9. Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel'i davet ettik, CHP lideri Deniz Baykal'la görüştük. Demirel, Cindoruk ve Baykal Kırkpınar'a sabahtan gelecekler. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yle görüştüğümde belediye başkanlığım döneminde hiç MHP Genel Başkanı'nın Kırkpınar'a katılmadığını ilettim. Bahçeli, bir yanıt vermedi ama aldığım izlenim katılmayacağı yönünde” diye konuştu. Sedefçi, ayrıca Bulgaristan Cumhurbaşkanı Georgi Pirvanov ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Derviş Eroğlu'nu da 648. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'ni izlemeleri için davet ettiklerini bildirdi.

KORTEJE KATILIMI ARTIRMAK İÇİN SAATİ İLERİ ALINDI

Kırkpınar Haftası'yla ilgili bir aksiliğin olmadığını, ancak organizasyonu yapan şirketle belediye ilişkilerinin olumsuz olduğunu ifade eden Sedefçi, şöyle konuştu: “Kırkpınar'da her şey doğal seyrinde gidiyor. Sanatçılar belli, günler belli. Organizasyonu yapan şirketle ilişkimiz olumsuz gidiyor. Organizasyon şirketi bu sene komik işler yapmaya başladı. Kırkpınar'a yakışmayan sanatçılar önerdi bize, biz de istemedik. Kendisi (konser yapacağım) diyor bizi bağlamaz. Bizim istediğimiz sanatçıları getirmedi. Şartnameye uymadıkları için kendilerine dava açacağız. Şartname, getirilecek sanatçılar için belediye ile birlikte karar verilir diyor. Mahkeme kararıyla tespit ettirip, 150 bin liralık teminat mektubuna el konulmasını talep edeceğiz. Kırkpınar'a yakışmayacak bir olayı istemiyoruz” dedi. Kırkpınar Haftası kortejinin geçmiş yıllara göre daha ileri bir saate alındığını bildiren belediye başkanı Sedefçi, “Korteji 19.00'a aldık. Hava daha serin ve kalabalık olur diye. Kortejin ardından Saraçlar Caddesi'nde konserler olacak. Funda Arar, Kutsi gibi sanatçılarla anlaştık. Çeşitli yerel gruplar da konser verecek ve halk dansları gösterileri olacak” dedi.

Trakya çiftçisinin kanola endişesi


Tekirdağ Ziraat Odası Başkanı Şerif Baykut, geçen yıl kilosu 900- 950 lira olan kanolanın bu yıl 500-550 liraya düşmesinin beklendiğini ifade ederek, çiftçinin zarar etmemesi için kanolanın kilosunun en az 700 lira olması gerektiğini söyledi.

Son yıllarda Trakya’da ayçiçeğinin yerini alan alternatif bitki kanolayla ilgili çiftçilerin endişesi sürüyor. Trakyalı çiftçiler yurt dışından alınan kanola nedeniyle yurt içi alım fiyatının düşürüleceğini düşünüyor. Kanola alım fiyatının biran önce açıklanmasını isteyen çiftçiler, prim fiyatlarının da çiftçiyi memnun edecek düzeyde olması gerektiğini belirtti.

KANOLA ENAZ 700 LİRA OLMALI

Buğday hasadı başladığını belirten Tekirdağ Ziraat Odası Başkanı Şerif Baykut, Buğday fiyatlarının önümüzdeki günlerde belli olacağını söyledi. Trakya’da 15 gün sonra kanola, 1,5 ay sonra da ayçiçeği hasadı başlayacağı bilgisini veren Baykut, “Türkiye’de dünya ülkelerine bakıldığında maalesef kanola fiyatları çok düşük. Geçen sene 900-950 olan kanola fiyatlarının bu sene 500-550 liraya düşmesi bekleniyor. Yurt dışından Türkiye’ye kanola getirmenin maliyeti yaklaşık 730 lirayı buluyor. Buda demek oluyor ki yurt içinde alınacak kanolanın 700 liranın altında olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu yıl kanolada verim iyi gözüküyor. En azından buğday ve arpadan alamadığımız verimi kanoladan alırız.” dedi.

DESTEKLEME PRİMİ ÇİFTÇİYİ MENMUN ETSİN

Trakya’da kanola ekiminin yaygınlaşması nedeniyle ayçiçeğin ekim alanında yüzde 5 azalma yaşandığını belirten Baykut, ekim alanında azalma olduğu gibi bu yıl verim de azalma beklediklerini aktardı. Yağlı bitkilere ihtiyacı olan Türkiye’nin bu ürünlere daha fazla prim vermesi gerektiğinin altını çizen Baykut, “Pamuğa prim açıklandı fakat henüz kanola ve ayçiçeğine prim açıklanmadı. Bir an önce bu primin yüksek düzeyde açıklanması gerekir ki çiftçimiz bir nebze olsun rahatlasın.” dedi.

KAYNAK:TRAKYA GAZETESİ

Çocuklar Bahşiş İçin Ölüme Atlıyor


Çorlu`da yaz mevsiminin gelmesi ile birlikte yoğunlaşan düğünlerde, çocukların düğün arabalarından bahşiş alma çabası tehlikeyi de beraberinde getiriyor.

Gelenek haline gelen düğün konvoyları mahalle aralarında korna çalarak hem gürültü kirliliğine sebep oluyor, hem de küçük yaştaki çocukları bahşiş hevesine sokarak kazalara davetiye çıkarıyor. Düğün sahipleri en güzel günlerinde tatsız bir durumla karşılaşmaktan endişelenirken, bütün uyarılara rağmen çocuklar ölüme meydan okurcasına araçların önüne geçmeye devam ediyor. Çocuklar bahşiş almak için özellikle kırmızı ışıkta zorunlu olarak duran gelin arabasını tercih ediyor. Bahşiş için yollarda koşan, yolda seyreden diğer araçlara aldırmadan düğün arabalarının peşinden giden çocukların ölümle burun buruna gelmesinden endişe duyduklarını belirten düğün sahipleri; Çocuklarımızın mutluluğunu kutlarken, başka çocukları üzmek istemiyoruz. Ancak konvoyların önüne atlayan çocuklar bizleri endişelendiriyor. Çocukların aileleri tarafından uyarılması gerekir. Konvoyların kırmızı ışıkta durmasından faydalanan çocuklar, gelin arabasının etrafını sarıyor, başka bir yönden gelecek bir aracın çarpması durumunda belki hatasını hayatı ile ödeyecek şeklinde konuştular. Şimdiye kadar önemli bir tatsız durumun yaşanmadığı Çorlu`da diğer illerde meydana gelen ve ölümle sonuçlanan üzücü durumların yaşanmaması için Emniyet Müdürlüğü ekiplerinden gerekli tedbirlerin alınmasını isteyen düğün sahipleri, özellikle hafta sonları düğünlerin yoğun olduğunu belirterek, hafta sonlarında kavşaklarda bahşiş toplamak isteyen çocukların kırmızı ışıkta duran konvoyları tehlikeye düşürmelerinin engellenmesini isteyerek; Düğünlerden önce ve sonra oluşan konvoylarda klakson çalınmasıyla oluşan gürültüyü engelleyen emniyet ekiplerinin bir an önce kavşaklardaki kırmızı ışıkta duran gelin arabalarından bahşiş almak isteyen çocuklara karşıda duyarlı olmalarını istiyoruz diye konuştular.

HABER VE FOTO:ÇORLU AVRUPAYAKASI GAZETESİ

Çorlu Belediyesi Park Bahçeler Müdürü Erkan Tosun;“1 Milyon Adet Mevsimlik Çiçek Üretiyoruz


Çorlu Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Ziraat Yüksek Mühendisi Erkan Tosun, her yıl kendi bünyelerinde toplam 1 milyon adet mevsimlik çiçek ürettiklerini ve park bahçelerin ihtiyacını karşılamak amacıyla tahta masa üretimine bu yıl başlandığını söyledi.
Çorlu Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Ziraat Yüksek Mühendisi Erkan Tosun yaptığı açıklamada, “her yıl toplam 1 milyon adet mevsimlik çiçek üretiyoruz. Bu çiçekleri Çorlu’nun güzelleştirilmesi için kullanıyoruz. Ayrıca kendi bünyemizde bu yıl kurduğumuz marangoz atölyesinde belediyemizin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tahta masa ve oturak imalatına başladık.” dedi. Ziraat Yüksek Mühendisi Tosun, açıklamasında Park ve Bahçeler Müdürlüğü olarak yapılan çalışmalardan bahsederek, “Otogar kavşağındaki toprağın dolgu ve bitkilendirilmesi yapıldı. Havuzlar, Yeşiltepe, Muhittin, Hatip ve Zafer Mahallelerindeki park alanlarına tuğla bank yapıldı. Çorlu’da bulunan okullarımızın bahçelerindeki düzenlemeler yapıldı. Bazı mahallelerimizdeki park alanlarına yaklaşık 3 bin metrekare rulo çim serildi. Çim olan alanlarda da gübreleme çalışmaları tamamlandı. Çorlu Huzurevi, hastane ve camilerimizin bahçelerinde de bakım ve çim biçme çalışmalarımız hala aralıksız olarak ekiplerimiz tarafından devam ediyor. Çorlu Jandarma Bölük Komutanlığı’nın bahçesine 3500 metrekarelik futbol sahası yapıldı. Buraya rulo çim döşendi ve sulama sistemi de kuruldu. İlçemizin değişik yerlerinde bulunan çocuk oyun alanlarındaki oyuncakların rutin bakım, onarım ve değişimleri de devam ediyor.” dedi.
KENDİMİZE VE PİYASAYA TAHTA OTURAK VE MASA İMALATI YAPIYORUZ
Çorlu Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Ziraat Yüksek Mühendisi Erkan Tosun açıklamalarında tahta oturak ve masa imalatına bu yıl başladıklarının altını çizdi. Tosun, park ve bahçeler müdürlüğü bünyesinde kurulan marangoz atölyesinde yapılan tahta masa üretimi hakkında da şunları söyledi; “Çorlu Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğümüz bünyesinde kurduğumuz marangoz atölyesinde, tahta oturak ve masa imalatı yapmaya başladık. Burada, ayda ortalama 200 adet masa üretimi yapmayı planlıyoruz. Yaptığımız tahta masaları, belediyemize ait park ve bahçelerde kullandığımız gibi özel kurumlara da istendiği takdirde imalat yaparak satabiliriz. Piyasada, yaklaşık olarak 100 TL ye satılan bu masa ve oturakları, biz 55 TL ye imal ediyoruz. Şimdiye kadar herhangi bir kuruma satışımız olmadı ama istenildiğinde yapabiliriz.”
BELEDİYE BAŞKANI ÜNAL BAYSAN; “PARK BAHÇELER MÜDÜRLÜĞÜMÜZ TAM GAZ ÜRETİM YAPIYOR
Çorlu Belediye Başkanı Ünal Baysan’ da yapılan çalışmalar ile ilgili açıklamalarda bulundu. Baysan şunları kaydetti; “belediyemize ait park ve bahçeler müdürlüğümüz tam gaz çalışmalarını arttırarak devam ediyor. Şehrimizin değişik yerlerindeki park, bahçe, mesire alanı ve halka açık yerlerde yeşillendirme ve güzelleştirme çalışmaları yapıyoruz. 45 dönüm arazi üzerinde kurulan park ve bahçeler müdürlüğümüz ayrıca 60 dönüm de rulo çim üretim alanında faaliyet gösteriyor.” dedi.
HABER VE FOTO:Erdal ÖZCAN

VATANDAŞ SORUYOR.YETKİLİLERDEN CEVAP BEKLİYOR


16.03.1962 Hatay /Yayladağı doğumluyum. 01.03.1983-2.11.1984 tarihleri arasında askerlik görevimi yaptım. 08.11.1984 tarihinde Ankara merkezli STFA Enerji Telekomünikasyon A.Ş’de çalışmaya başladım. Aralıksız bir şekilde 30.11.1997 tarihine kadar çalıştım. Görev yerim şantiyeler olduğu için, nerede çalışıyorsam sigorta primlerim o bölgedeki SSK müdürlüğüne yatırılıyordu. 1984 yılında STFA’ya giriş yaparken daha önceden sigortalı çalışıp çalışmadığım sorulduğunda, ben çalışmadığımı söyledim. Ama bana SSK müdürlüğünden daha önce sigortalı çalıştığımın; hatta sigorta numaramın 12 446 897 olduğunu bildiren bir yazı geldi. Ben de bu numarayı kendi numaram bilip ondan sonra çalışmış olduğum bütün firmalara bu numarayı vererek primlerimin bu numaraya yatırılmasını istedim. 10.02.1998-05.04.1999 tarihleri arasında İstanbul’da Maktaş A.Ş’de (İş yeri no:71035843) çalışmaya başladım. Bu firmaya da bana verilen 12 446 897 SSK numaramı verdim. SSK primlerim bu numaraya yatırıldı. 01.05.1999-20.10.2002 tarihleri arasında Çorlu Özel Dört-D Sağlık Hizmetleri’nde (İşyeri no:11013066) ve 21.10.2002-24.10.2007 tarihleri arasında unvan değişikliği ile onun devamı olan Çorlu Özel Dört-D Millet Sağlık Hizmetleri Ltd. Şirketi’nde (İşyeri no:11012105) çalıştım. Şirket kapanana kadar (24.10.2007) primlerim düzenli olarak yukarıda belirttiğim SSK numarasına yatırıldı.
11 Mart 2008 tarihinde emeklilik dilekçemi SSK Tekirdağ Müdürlüğü’ne verdim. Görevli memur, bana dosyamın karışık olduğunu, onlara verdiğim SSK numarasının başkasının adına kayıtlı olduğunu, benim ise 370 günlük prim ödemem olduğunu, bunun da emekli olmaya yetmediğini söyledi. Benim dosyam İskenderun SSK Müdürlüğü’nden istendiğinde bu numaranın başka bir Mustafa Yılmaz’a ait olduğu iddia edilerek (ki iddia ettikleri kişinin doğum tarihi dışındaki tüm kimlik bilgileri ve iş kayıtları benim bilgilerimle bire bir aynıdır. Bu da aslında yalnızca doğum tarihinde bir yazım hatası yapıldığını, aslında böyle birinin olmadığını, dolayısıyla farklı birine ait dedikleri SSK numarasındaki primlerin de bana ait olduğunu göstermektedir.) bana yeni bir numara verilmiş(3101200503939)tir. İskenderun’da yazları çalıştığım firmalardan adıma yatan primler de yeni verilen numaraya eklenip Tekirdağ SSK Müdürlüğü’ne gönderilmiş. İskenderun SSK Müdürlüğü’ne yeniden bir yazı yazdım ve benim olan fakat başkasının adına kayıtlı olduğunu iddia ettikleri 12.446.897 SSK numarasında kalan günlerimin yeni verilen numaraya aktarılmasını istedim. İskenderun SSK Müdürlüğü, hiçbir işlem yapmadan, TC kimlik numaram ile yeni verilen SSK numaramı yazıp, bundan sonrasının Tekirdağ SSK Müdürlüğü’nün işi olduğunu belirten bir yazıyı Tekirdağ SSK Müdürlüğü’ne geri gönderdi. Tekirdağ SSK Müdürlüğü’ndeki memur, işe giriş bilgilerimi bulup, dosyamı Ankara SSK Tescil Daire Başkanlığı’na gönderdi. Bu sayede yeni verilen numaraya bazı günlerimin girişleri yapıldı. Fakat hala benim adıma yatmış SSK primlerimin büyük çoğunluğu diğer numaradaydı. Diğer numarada kalan primlerimin yeni numarama aktarımının yapılması için Ankara’ya bir yazı daha yazıldı. Ancak hiçbir sonuç alınamadı. Manisa, İstanbul/Kadıköy, İstanbul/Bakırköy, Burdur, Hatay/İskenderun, Tekirdağ/Çorlu’daki bana ait olan 3187 günlük primlerim, Tekirdağ SSK Müdürlüğü’ndeki evraklarım bulunamadığı için, hala yeni verilen numaraya aktarılmamış, eski numarada kalmıştır.
Mart 2008’de SSK’nın internet sitesine girip ne zaman emekli olacağımı sorguladığımda “emekli olabilirsiniz” yanıtını aldım. Bunun üzerine 11.03.2008 tarihinde Tekirdağ SSK Müdürlüğü’ne emeklilik dilekçemi verdim. Dilekçem kabul edildi ve işlemlere başlandı. Uzun yıllar alın teri dökerek hak ettiğim emekliliğimin gerçekleşmesi ve yasal hakkım olan emekli aylığımın bağlanabilmesi için tam 14 ay sabırla bekledim. Bu süre zarfında ülkemizdeki ve dünyadaki ekonomik krizin de etkisiyle, bakmakla yükümlü olduğum üç çocuğum (biri üniversitede okuyor) ve eşimle maddi anlamda çok zor günler geçirdik. 14 ay sonra, 25.05.2009 tarihinde arandım. Ben mutlu haberi beklerken, dilekçemi 5 gün erken verdiğimi, bu durumda emeklilik için gereken yaşı doldurmamış olduğumu ve yeni bir dilekçe vermezsem emekli olamayacağımı söylediler. Bilgiye erişmenin bu denli kolay olduğu internet çağında prim sıkıntımın hala düzeltilmemiş olmaması bir yana emeklilik dilekçemdeki tarihsel karışıklığın 14 ay sonra fark edilmiş olması da son derece düşündürücü. Ben de daha fazla mağdur olmamak ve sağlık hizmetlerinden faydalanmak için 26.05.2009 tarihli yeni bir dilekçe verdim. Emeklilik işlemlerini başlattılar ve emekli maaş tahsis numaramı bana gönderdiler. 14 aylık mağduriyetimin ve prim konusunda yaşadığım karmaşanın maddi karşılığı olarak 14 aylık birikmiş emekli maaşımı alacağımı umarken, yalnızca bir aylık maaşımın hesabıma yattığını gördüm. Vatandaşın devlete olan görev ve sorumluluklarının yanında, sosyal bir devlet olan benim devletimin de vatandaşına karşı görev ve sorumlulukları vardır. Ben bu mağduriyetimin giderilmesi ve hakkım olan birikmiş emekli maaşımı almak için hakkımı hukukî yollardan aramaya kararlıyım.

ADRES: Mustafa YILMAZ
Reşadiye mah Şinasi Kurşun Cad
Akyıldız Apt No:102/10 ÇORLU/TEKİRDAĞTel: 0.532.386 69 97

Alpullu festivale kitlendi


Kırklareli ilinin Babaeski ilçesine bağlı Alpulu Beldesi’nde 25-27 Haziran 2009 tarihlerinde yapılacak olan Alpulu Belediyesi 6. Geleneksel Kültür ve Müzik Festivali’nin hazırlıkları tamamlandı.25 Haziran 2009 Perşembe günü başlayacak olan festivalin açılışı Grup İstasyon ve Arif Şentürk yapacak.26 Haziran 2009 Cuma günü saat 14.30’da ise festivalin resmi açılışı gerçekleştirilecek. Belediye Barış Parkı’nda gerçekleştirilecek olan açılışın ardından sergi ve stantlar gezilecek. Gece ise Edirne Belediyesi Türk Halk Müziği Topluluğu ve Edirne Devlet Türk Müziği Topluluğu konser verecek.27 Haziran 2009 Cumartesi günü saat 21.00’de Lüleburgaz’dan Güliz Mert ve Roman Dans Topluluğu ile Pelin Eren ve Murat Başaran birer konser verecek.26 Haziran 2009 tarihinde gerçekleştirilecek olan konserin T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla olduğunu belirten Alpulu Belediye Başkanı Ahmet Durgun, “Bu yıl 6.’sını düzenlediğimiz festivalimizi her yıl coşkumuzu biraz daha arttırarak kutluyoruz. Festivalimize tüm Trakya halkı davetlidir” dedi.

KAYNAK:LÜLEBURGAZ GÖRÜNÜM GAZETESİ

ÇORLU TSO BAŞKANI ÖZLEM YEMİŞÇİ ÇORLU HUZUREVİ MÜDÜRÜ VEBÜYÜKLERİMİZİ AĞIRLADI




Çorlu Huzurevi Müdürü İskender ÇAĞLAYAN ve huzurevinde yaşayan Büyüklerimiz; 23 Haziran 2009 Salı günü Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı ve TOBB Ticaret ve Sanayi Odaları Konsey Başkan Yardımcısı Özlem YEMİŞÇİ’yi ziyaret ettiler.

Çorlu Huzurevi Müdürü İskender ÇAĞLAYAN ve büyüklerimiz, Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Özlem YEMİŞÇİ’ye görevinde başarılar dileyerek; bir hanım başkan ile tanışmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdiler.

Çorlu Huzurevi Müdürü İskender ÇAĞLAYAN’nın, Çorlu Huzurevi hakkında verdiği bilgileri dinleyen Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı ve TOBB Ticaret ve Sanayi Odaları Konsey Başkan Yardımcısı Özlem YEMİŞÇİ, “Hiç kimse bir gün yaşlanacağını aklından çıkarmamalıdır. Hepimiz gün gelecek yaşlanacağız. Umarım hiçbirimiz; sevgiden, saygıdan mahrum bırakılmayız” diyerek; samimiyet içinde geçen ziyarette büyüklerimizi dinledi.
HABER VE FOTO:GÜLAY KARAGÖZ

22 Haziran 2009 Pazartesi

VELİKÖY ÇOK PROGRAMLI LİSESİ MEZUNİYET TÖRENİ GERÇEKLEŞTİ







VELİKÖY ÇOK PROGRAMLI LİSESİNDEN DÖRT YILLIK EĞİTİM ALAN ÖĞRENCİLER MEZUN OLDU. DİPLOMA TÖRENİ VELİKÖY ÇOK PROGRAMLI LİSESİ BAHCESİNDE GERÇEKLEŞTİ.
Tekirdağ iline bağlı Çerkezköy ilçesinin Veliköy Beldesinde bulunan Veliköy çok Programlı Lisesinden 55 öğrencinin mezun oldu. Bu yıl mezuniyet töreni okul bahcesinde düzenlenen törenle öğrencilere diplomaları verildi.
Yapılan diploma töreninde konuşma yapan Okul Müdürü Muzaffer ARSLAN ve Belediye BaşkanıHanifi BELİNDİR geleceğimiz olan siz gençler, bizleri her kulvarda en iyi şekilde temsil edeceğinize inanıyorum diyerek,mezun olan öğrencilere gelecek hayatlarında başarı temennisinde bulundular
Öğrenciler daha sonra keplerini havaya fırlatarak büyük sevinç gösterisinde bulundular,müzik eşliğinde göbek attılar.

HAYRABOLU ÇÖPLÜĞÜNDE YAZLIK ÖNLEMLER


Tekirdağ iline bağlı Hayraboluilçe Belediyesi Malkara Caddesi güzergâhında bulunan şehir çöplüğünde yazlık önlemler aldı. . . . Belediye Başkanı Hasan İrtem yaptığı yazılı açıklamada, yaz mevsiminde yangın olayların çoğalma yaşanıldığını belirterek, özellikle tarım bölgesi olan ilçemizde biraz daha duyarlılıklar gösterilmesini isteyerek, vatandaşlardan ilçe dışarısına gelişi güzel çöp atılmamasını özellikle de yanıcı artıkların şehir çöplüğüne atılmamasını istedi. . . . Belediye Başkanı İrtem;” Şehir çöplüğümüz belediyemiz araçlarıyla güvenli hale getirmek için bir çalışma yaptık. Dağınık vaziyette bulunan çöpler paletli kepçe ile toplanarak etrafında güvenli bir alan oluşturuldu. Ancak bazen bilgimiz dışında buraya yanıcı artık çöpler atılarak çöplük yangını çıkmasına neden olmakta. Bu da etrafta bulunan ekili tarlalara kıvılcımların hava yoluyla düşmesi sonucu tarla yangınları olabiliyor. Biz belediye olarak yaz döneminde çöplüğümüzde olası bir yangına karşı sürekli olarak güvenlik tedbirlerini alıyoruz.” Dedi. . .

HAYRABOLU BELEDİYESİ ESİNTİ PARK YENİLENİYOR


Tekirdağ iline bağlı Hayrabolu ilçesi Belediye Başkanlığı ilçenin en eski parklarından olan Alpullu caddesindeki parkta yenileme çalışması başlattı. . . . Belediye Başkanı Hasan İrtem yaptığı açıklamada, ilçenin en eski parklarından olan Esinti parkta revizyon çalışması başlattıklarını belirterek;” İlçemizde yaz akşamları insanlarımızın açık havada sohbetler edeceği, çay içebileceği güzel ve nezih ortamlar oluşturmak istiyoruz. Bu nedenle ilçemizin en eski parklarından olan Esinti parkta bir çalışma başlattık. Parkımızı yeniden revizyon ediyoruz. Bununla ilgili olarak projemiz çiziliyor. Bu çalışmalar kapsamında modern anlamda bir park tasarlıyoruz. Bu nedenle parkımızın zeminini komple söktük. Projemiz sonuçlandıktan sonra parkımızın yapımına başlayacağız, en kısa sürede de tamamlayarak halkımızın kullanımına sunacağız. ” Dedi. . . . Belediye Başkanı İrtem, park düzenlemelerine devam edeceklerini belirterek, ilçe de vatandaşların çıkabileceği aile parklarının sayısını artırmayı düşündüklerini kaydetti.

Vali Coş'tan Adliye ve Belediyeye veda ziyareti




Resmi Gazetede yayınlanan son valiler kararnamesi ile Aydın Valiliği görevine atanan Kırklareli Valisi Hüseyin Avni Coş, Kırklareli’nde veda ziyaretlerine devam ediyor.

İl Merkezinden ilçelere, beldelerden köylere, vatandaşlardan esnafına kadar Kırklareli’ne arz-ı veda eden Vali Hüseyin Avni Coş, son olarak Kırklareli Adliyesi ve Kırklareli Belediyesine Arz-ı Veda da bulundu.

İlk olarak Cumhuriyet Başsavcısı Esat Semerci ve Ağır Ceza Reisi Hayri Uzel’i makamlarında ziyaret eden Vali Coş, Adliye personeli ile de vedalaştı.

Vali Hüseyin Avni Coş, daha sonra Kırklareli Belediyesine geçerek Başkan Çağlayan’ı makamında ziyaret etti.

Kırklareli Belediyesinin ve personelinin Valilik görevi süresince göstermiş olduğu teveccüh, uyumlu çalışımı ve saygılarından dolayı teşekkür eden Vali Coş, Kırklareli’nin ve Kırklareli halkının kendisinde ayrı bir yeri olduğunu, Kırklareli’ni hiçbir zaman unutmayacağını ifade etti.

Başkan Çağlayan da, Vali Hüseyin Avni Coş’un Kırklareli’ne yapmış olduğu hizmetlerinden dolayı, özellikle Organize Sanayi Bölgesi, Duble Yol Çalışmaları, Kırklareli Üniversitesi gibi büyük yatırımlar için Kırklareli halkı adına minnet ve şükranlarını ifade etti.

Başkan Çağlayan ve Belediye Personeli Kırklareli Belediyesine Arz-ı Vedada bulunan Vali Hüseyin Avni Coş’u kapıda karşılayıp, kapıya kadar uğurlayarak minnet ve şükranlarını da gösterdi.

Topçu Baba etkinlikleri bayram havasında geçti


Kırklareli ilinin Kofçaz İlçesine bağlı Topçular Köyü’nde 1997 yılından bu yana kutlanan Topçu Baba’yı Anma etkinliklerinin bu yıl 13.sü yapıldı. Kırklareli Topçu Baba’yı Anma Kültür ve Sanat Derneği tarafından 20 Haziran Cumartesi günü Topçular Köyü’nde yer alan Topçu Baba türbesi yakınlarındaki koruda düzenlenen etkinliğe yurdun dört bir yanından binlerce alevi- bektaşi dergahı katıldı.
148 kuzu ve koyun 13 oğlak ve 1 Dana’nın kurban edildiği bu görkemli etkinlikte AKP Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam, CHP Milletvekili Turgut Dibek, Kırklareli Belediye Başkanı Cavit Çağlayan, AKP Il Başkanı Yurdaer Ulus, CHP Il Başkanı Ihsan Kazan, Il Genell Meclisi Üyeleri Aydın Karakoç, Hasan Dağ, Alevi Bektaşi Dernek Başkanı Ali Kenanoğlu da yerlerini aldı.
Kesilen kuzu, koyun, dana ve oğlakların pişirilmesi için yapılan görev dağılımı ise görülmeye değerdi. Alevi- Bektaşi mensuplarının yanı sıra gelen misafirler de ellerine bıçakları alıp etlerin parçalanıp yemeğe hazır olmasında yardımcı olmaya çalıştılar. Çok iyi bir şekilde yapılan organizasyon ile sabahın erken saatlerinden itibaren kaynayan et kazanları gelen etkinlik müdavimlerini doyurmaya yetti.
Açılış gülbenkinin çekilmesi ve saygı duruşu ile başlayan program, Topçu Baba’yı Anma Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Hasan Cihan’ın konuşması ile devam etti. Başkan Cihan’ın konuşmasının ardından Edirne Ozan Ağacı şairi şiir okudu. Şiirin okunması ile sahneye Şair- Ozan Hasan Öztürk ve Topçu Baba Canları Korosu davet edildi. Hasan Öztürk’ün sazından çıkan nağmelerle birlikte koro halinde okunan türküler beğeni topladı.
Yapılan gösterilerin ardından Türkiye Alevi- Bektaşi Derneği Başkan Yardımcısı Ali Kenanaoğlu yaptığı konuşmasında; ”Dostluğun sevginin barışın kardeşliğin olduğu yerde söz biter sazlar türküler değişler şiirler olur denir, bizim sözümüz bitmiyor. Her yerde söylenecek çok sözümüz var. Çok doluyuz, demek ki bu ozanımızın saydığı değerlerde bir eksiklik var. Bu eksiklik alevi Bektaşi toplumundan kaynaklı bir eksiklik değil.Bu eksiklik bize duyulan kardeşlikten kaynaklı bir eksiklik. Biz Alevi Bektaşi toplumu olarak üvey kardeş muamelesi görmüşüz ve görmeye devam ediyoruz. Biz toprağımızı milletimizi vatanımızı sınırlarımızı seviyoruz ve saygımızı eksik etmiyoruz. Onu korumak için ve onun birliği varlığı için her türlü imkanı olanağı seferber ediyoruz ve canımızı da veriyoruz. Fakat bu topraklarda, bu sınırlarda Alevi Bektaşi toplumu üvey kardeş olarak görülmeye devam ediyor. Bu günlerde devlet hükümet kanadıyla çeşitli açılımlar ve çalıştaylar meydana getiriliyor.
Değerli dostlar 3- 4 Haziran tarihinde Ankara’da yapılan devlet bakanı öncülüğünde yapılan çalıştayda bende 35 kişi arasında ki katılımcılardan birisiydim. Burada biz devletin hükümetin bir ezberini bozduk. O gün şöyle düşünmüşlerdi. Alevi Bektaşi toplumunun Edirne’den Kars’a kadar Ordu’dan Antalya’ya kadar her taraftan değişik düşünceleri olan ve Alevi Bektaşiler’in sorunları ile ilgili değişik önerileri ve görüşleri olan 35 inanç önderi kurum temsilcisini bir araya getirdiler. Burada bizlere şöyle bir görüş belirttiler.
Efendim bir sürü Alevi Bektaşi kurumu var. Bir sürü ocak var. Bir sürü dede var. Bir sürü baba var. Kimin ne dediğini ne bilelim ya da her biri başka bir şey istiyor. O gün gördük ki hepimiz başka bir şey istemiyoruz. Orda hepimiz hep birlikte bir ağız birliğine varmışçasına üstelikte hepimiz önceden kendi aramızda konuşmadan istişare etmeden 5 konuda ortaklaşa maddelerde bileştik. Birleşemediğimiz hususlar çok az oldu. 2 maddey, de konuşuruz bunları aramızda dedik. Döndük Sayın Bakan’a; “Sayın Bakanım biz beş maddede uzlaştık. Buyurun gelin bundan sonra çözüm sizdedir. Biz artık bunlar farklı sesler söylüyorlar bunların her biri farklı şeylerler, söylüyorlar, gibi gerekçeleri ortadan kaldırdık. Ezberi bozduk.
Neydi bu beş madde cem evleri yasal olarak ibadethane statüsüne alınsın, Madımak Hoteli müze olsun, anıtsal bir eser olsun, alevi köylerine yapılan zorla camii uygulamasına son verilsin, camilerdeki duran imamlarda geri çekilsin, alevi Bektaşi dergahları sahiplerine teslim edilsin, bunları dile getirdik. Bu maddelerde bütün katılımcılar hemfikir oldu ve döndük devletimizin temsilcisine bunları yerine getirmenizi bir an önce bekliyoruz dedik. Uzlaşamadığımız konularda vardı çok basit iki madde idi. Bunlar hakkında istişarelerimiz görüşlerimiz kendi aramızda devam edecek. Bu arada Alevi Bektaşi federasyonuna balkanlardaki Bektaşi babalarından bir mektup gelmiş idi. Bu mektupta şu diyordu. Imza toplamışlar, babalarımız kendi aralarında hep birlikte ve diyorlar ki; “Bu iş gönül işidir. Bu yol gönül yoludur. Bu iş parayla pulla olmaz. Biz devletten maaş istemiyoruz. Biz devletin memuru olmak istemiyoruz.
Biz yolumuzu yordamımızı gönülce yerine getirmek istiyoruz. Bu işe para girerse yol bozulur.” Bizde babalarımızın talebini alevi Bektaşi federasyonu olarak o çalıştayda sahiplendik ve onların taleplerini orda söyledik. Tutanaklara geçirttik. Alevi Bektaşi toplumu olarak çalıştayda bir Bektaşi babamız şunu söylemişti. “Alevlik ve Bektaşilik etle tırnak gibidir.” Tarihin çeşitli dönemlerinde çeşitli farklılıklar olmuş olsada günümüzde bu yol artık bir nokta da birleşmiş ve aynı yola hizmet eden duruma gelmiştir.
Bu nedenle Anadolu alevliği ile balkanlarda ki Trakya’daki Bektaşiliği etle tırnak gibi görüyoruz. Bu nedenle federasyonumuzun ismi Alevi Bektaşi federasyonudur. Bektaşi babalarımızın da taleplerini taleplerimiz olarak sahipleniyoruz. Her platformda o talepleride dile getiriyoruz. Sevgili canlar çalıştay yapıldı hükümet bizi dinledi. Notlarını aldı. Uzlaştığımız konuları yazdı. Nedir bundan sonra beklediğimiz bundan sonra beklediğimiz bu sorunların samimiyet ile çözülmesidir. Artık bizden yana bir engel kalmamıştır. Farklı ayrı fikir yoktur.
Bundan sonra samimiyet hükümet kanadındadır. Bizim yetkililerimizde hükümetin temsilcilerindedir. Bundan sonra samimiyetlerini biz test edeceğiz. Biz göreceğiz. Samimilerse bu adımı atmalarını bekleyeceğiz. Takip edeceğiz. Eğer yerine getirilmez ise 9 kasım 2008 de ankaraya 150.000 kişi olark yürüdük. 150.000 kişi ile Ankara sıhıye meydanında dolduk taştık. Sesimizi haykırdık tüm Türkiye ve tüm dünya ya tüm uluslar arası ajanslar flaş haber olarak geçti. Bu kitleyi şimdi biz samimiyetimizi ifade ettik eğer karşılğında bir samimiyet bulamaz isek bu sefer yüzbinler ile değil milyonlar ile toplanacağız milyonlar ile cevap vereceğiz.” diye konuştu.
Kenanoğlu’nun konuşmasının ardından 13 yıldan bu yana her yıl Topçubaba etkinliklerinde yerini alan Hasan Usta Aşık davet edildi. Epey yaşlı olmasına rağmen bağlaması ile kalabalık alanı inleten Hasan usta büyük alkış aldı. Hasan Usta’nın muhteşem performansının tamamlanması ile Ozan Mehmet Budak sahne aldı. Budak da söyleyip çaldığı birbirinden güzel eser ile sahneden alkışlar arasında ayrıldı. Daha sonra Mehmet Tiryaki Baba ve Kılavuzlu Köyü Semah ekibi sahne aldı. Kılavuzlu Köyü Semah ekibinin ardından Silivri Semah ekibi de gösteri yaptı. Program son olarak Hasan Öztürk ve Topçu Baba semah ekibinin muhteşem gösterisi ile sona erdi.
Etkinliklere katılan binlerce alevi- bektaşi mensubu Topçubaba türbesine giderek dualar etti. Etkinlik boyunca türbe ve çevresi bir an olsun boş kalmadı. Etkinlik programının ardından kesilen kurban etleri ile birlikte yapılan pilav binlerce katılımcıya dağıtıldı. Etkinlik nedeni ile çevrede geniş güvenlik önlemleri alınırken, yolların toz kaldırmaması için itfaiy aracı da rutin aralıklarla yolları ısladı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen Alevi- Bektaşi mensuplarının katılımı ile gerçekleşen 13. Topçubaba Etkinlikleri renkli görüntülere sahne oldu.

KAYNAK:www.gazetetrakya.com

Stand fiyatları belirlendi…

27 Temmuz-2 Ağustos 2009 tarihleri arasında düzenlenecek olan 7.Keşan Kültür ve Turizm Festivali’nde açılacak olan stand fiyatları belirlendi.
Keşan Belediye Encümeni toplantısında stand ücretleri 400 TL ile 1000 TL arasında belirlendi.
27 Temmuz ve 2 Ağustos tarihleri arasında 1 hafta süreyle açık kalacak standlardan kiralamak isteyenlerin Keşan Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’ne başvurmaları istendi.

Tunalı Ailesinin Bebek SevinciGüneş Bebek Güneş Gibi Doğdu




Çorlu Belediyesi Avukatı Tolga Tunalı baba oldu. Geçtiğimiz hafta doğum yapan eşi Nazife Tunalı 3.900 gr bir bebek sahibi oldular.
Belediye Avukatı Tolga Tunalı baba olmanın sevinicini tüm ailesi ile birlikte yaşadı. Tunalı bebeğe Nadire Güneş adını verdi. Tolga ve Nazife çifti bebek sevincini doyasıya yaşayarak mutlu evliliklerinin fidanı olan Nadire Güneş bebek olacak diyerek sevinçlerini dile getirdiler. Tunalı’ Nadire Güneş Bebek evimize ve ailemize bir Güneş gibi doğdu. Işığımız olacak çok sevinçli ve mutluyuz.’
HABER VE FOTO:RAMADAN KARAGÖZ

ÇİSAD ÜYELRİ AİLELERİ İLE BİR ARADA PİKNİK YAPTILAR











ÇİSAD üyeleri aileleri ile birlikte 21.06.2009 Pazar günü biraraya geldiler ve yoğun iş temposundan uzaklaşarak Babalar Gününü hep birlikte bir piknik organizasyonu ile kutladılar.

Pikniğe ÇİSAD Başkanı Dr. Kemal KAVUT, ÇİSAD Başkan Yardımcısı Rahmi YAVUZ, Yönetim Kurulu Üyesi ve Saymanı Yaşar YILMAZ, Yönetim Kurulu Üyesi A.Nadir YÖRÜK ve ÇİSAD üyesi işadamları ve Ç.T.S.O Meclis Başkanı Burhan SEZER eşleri ve çocukları ile birlikte iş stresinden uzak PAŞAKÖY-KAVAKLI mevkiinde Şelale Köprübaşı Restoran da piknik yaparak keyifli bir gün geçirdiler.
45 kişinin katıldığı piknikte, sıcak ve samimi bir atmosferde dinlenme fırsatı bulan ÇİSAD üyeleri ve aileleri okulların tatil olması ile birlikte kaynaşarak eğlendiler.

ÇİSAD Başkanı Dr. Kemal KAVUT;
Katılımları ile bu güzel atmosferin oluşmasını sağlayan tüm ÇİSAD üyelerine ve ailelerine teşekkür etti. Yaz dönemi içerinde bu tip etkinlikleri gerçekleştireceklerini belirten KAVUT, iş ve sosyal yaşamın birlikte denge içerisinde yürütülmesinin gereğine işaret etti.




HABER VE FOTO:GÜLAY KARAGÖZ

Fotoğraf Yarışması TFSF Sitesi’nde…

Keşan Belediyesi tarafından 7.Keşan Kültür ve Turizm Festivali etkinlikleri çerçevesinde düzenlenecek olan “ Dört Mevsim Keşan ve Saros” konulu 1.Fotoğraf Yarışması Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu’nun sitesinde yer aldı.
Federasyonu’nun www.tfsf.org adlı internet sitesinin ulusal yarışmalar bölümüne girildiğinde Keşan Belediyesi’nin 1.Fotoğraf Yarışması Şartnamesi ile Yarışma Afişi yer alıyor.
Bilindiği gibi Keşan Belediyesi tarafından düzenlenen bu yarışmaya katılacakların eserlerini 15 Temmuz 2998 Çarşamba günü mesai bitimine kadar Keşan Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’ne ulaştırmaları gerektiği açıklanmıştı.

BİLGİSAYAR VE SUÇ:Suç işlemenin en kolay yolu!

Türk insanı, 1960’lı yılların sonlarına kadar, bugün herkesin bildiği bir kelimeyi duymadan yaşadı. Onlar için bir eksiklik değildi...

Güneşin hayatı tekrar canlandırmaya başladığı ılık bahar günlerden birinde, Türkiye, yakın geleceğine damgasını vuracak bir kelimeyi ilk defa duydu. Kelimenin ifade ettiği alet biliniyordu. Az da olsa bilen birileri vardı. Ama Türkleşmemişti.

Genç bir bilim insanı, ileri görüşlü bir mühendis bu aletin isim babalığını yapma şansını eline geçirdi. Amerikalı “Computer”`e Türkçe bir isim bulmuştu. İlk defa birileri: “Bilgisayar” kelimesini ondan duydu. Bu bilim adamı, ismini verdiği dünyasının duayeni, ilk bilgisayar bölümünün kurucusu Prof. Dr. Aydın KÖKSAL’dan başkası değildi. (Hürriyet gazetesinin 5 Mart 2006 Tarihinde yayınlanan “İK” ekinde Umut ERDEM imzası ile yayınlanan söyleşide Aydın hocanın bir çoğumuzun bilmediği sayısız özelliği su yüzüne çıktı.)

Aynı yıllarda yıllarda birkaç genç Massachusetts Institute of Technology (MIT) adlı üniversitede o yıllarda daha henüz icat edilmiş olan ısı kontrollü cam odalarda kilitli kalan devasa Bilgisayarlara merak sardı.

Yapay zeka ortamında kendilerini gösteren gençler için Hekırlık (hacking) başta korkulan bir sıfat değildi. Fakat sınırları zorlayan bu grup, amaçlarını saptırınca elektronik dahiliğe doğru yola çıktılar.

Hack kelimesi ilk defa işlemleri daha hızlı yapabilmek için kullanılan programlama kısa-yollarına deniyordu. Ama bazı zeki Hekırlar o kadar ileri gitmişlerdi ki. Bu programlar, orijinallerini dahi geride bırakabiliyordu.

Daha sonra sırada Telefon Hacker’ları vardı. “Phreak” diye adlandırılan bu yöntem sayesinde, telefon üzerinde saatlerce bedava görüşme yapılabiliyordu.

Bunu yapmaları için telefon şebeklerine sızmaları şarttı, John Draper, bunu yaparken elinde sadece bir oyuncak vardı!

Cap-n-Crunch adlı mısır gevreğinden çıkan bu oyuncağın 2600 hertz tonda ses çıkardığını keşfeden Vietnam gazisi John Draper’ın yapması gereken tek şey, bunu telefonun alıcısına üflemekti. Daha sonra “Blue Box” adlı cihazla sınırları zorlaması üzerine tutuklanarak ceza evine kaldırıldı.

Ayrıca bugün Apple olarak bildiğimiz, bilgisayar pazarının devlerinden biri olan firmanın kurucusu da o yıllarda mavi-kutu blue box üretimine yardım eden Steve Wozniak ve Steve Jobs adlı iki kolej öğrencisi idi!

Fakat bir sorun vardı. Bu teknoloji dahileri olarak adlandırılan Hackerlar nerede buluşacaklardı. Buna bir cevap olarak Chicago’lu iki genç, Randy Seuss ve Ward Christianseni, hekırların birbirleri ile iletişim kurmaları, bilgilerini paylaşmaları için BBS (Bulletin Board System - İlan Tahtası Sistemi)’Yi kurdular (1978). BBS günümüzde de çalışmakta.

Hekırların birbirleri ile bulaşmaları kaçınılmayacak bir sonuç doğurmuştu; grup kurma. ABD’de Legion of Doom (LOD, Kıyamet Lejyonu) UCF (United Cracked Force) ve Almanya’da CCC (Chaos Computer Club (Kaos Bilgisayar Klubü) )adları ile ilk tanınan bu gruplar arasındaki rekabet, 1981 yıllarında IBM firmasının çıkardığı ilk kişisel bilgisayar ile daha da kızıştı.

Fakat 80’lerin sonuna doğru ABD’de CERT (Computer Emergency Response Team) adlı acil müdahale ekibi, hekırların verdiği zararları araştırmaya başlamıştı bile...

Kendilerini Online-Çete (Siber-çete) olarak tanıtan bu gruplardan LOD’da ise 1984’lere doğru bir iç karışıklık meydana gelmişti. Grup üyelerinden Phiber Optik adlı gencin klüpten atılması üzerine iş öç almaya vurdu.

Kendi çevresini toplayıp 1989 yılında faaliyete başlayan MOD (Masters Of Deception), yaklaşık iki yıl boyunca, LOD ile online savaşlar verdi. Birbirlerine üstünlüklerini kabul ettirmeye çalışan grup üyeleri, işi bir hayli abartınca FBI olaya el attı ve Phiber ve grubunu tutukladı.

Ülkemizde olduğu gibi dünyanın önde gelen teknoloji devleri (ülkeler) de yeni çıkan durumlar karşısında yavaş kalıyor. Bu yavaş ve yetersiz tepkinin temel nedeni: plansız ve programsız gelişen yaşam şekilleri. 1983 yılında yayımlanan War Games adlı filmde Matthew Broderick (Hollywood yıldızı), yalnızca oyun oynamak için girmeye çalıştığı üretici firmadan yanlışlıkla ordunun nükleer savaş simülasyonu sistemine giriyordu. Aynı yıl, 414 olarak bilinen grup, ABD’nin nükleer silahlarının geliştirildiği ulusal laboratuarın bilgisayarlarına sızmıştı bile.

1984 yılında, devletin karşı çıkmamasını avantaj olarak bilen bir çok grup, hekır dergileri basmaya başladı...

Tüm bunlara bir nokta koymak isteyen yetkililer, Devlet’in de online düzeneğe gelmesini mazeret göstererek, 1986’da “FCFAA Yasası (Federal Computer Fraud and Abuse Act (Federal Bilgisayar Sahtekarlığı ve Kötüye Kullanma))” adı altında bir yasa çıkardı. Tüm bu yasa açıkça belirtiyordu ki; Hackerlık büyük bir suçtu! Tabii belirli bir yaş sınırı vardı.

1988 yılında ise ilk WORM (solucan) ortaya çıktı. Cornell Üniversitesi öğrencisi Robert T. Morris tarafından ArpaNET (Advanced Research Projects Agency Network. İnternet ağı konusunda ilk çalışmalar yapılırken o ağa verilen isim. Bugunkü internetin temeli.) üzerinde kendi kendini eşlemeye başladı. Fakat devamlı çoğalan WORM’un Morris’in kontrolünden çıkması üzerine, ağa bağlı 6000 bilgisayarı etkiledi. Bunun üzerine okulundan atılan Morris, mahkeme tarafından 10.000$ para cezasına çarptırıldı.

Ayrıca ilk online casusluk; Amerika’daki bazı Hekırların ABD’deki kamu ve özel sektör sistemlerine sızarak, işletim sistemlerinin kaynak kodunu SSCB’nin KGB’sine satması suçuydu.


*
* *


İlerleyen yıllar, hekırlığın tehlikesini de gözler önüne seriyordu. Bu vakaları kökten bitirmek isteyen FBI ve hükümet 17 ülkede yapılan baskınlarda çok sayıda hekır yakaladı. Serbest bırakılma karşılığı birbirlerini ispiyonlayan hekırlar bu olaylardan sonra birbirlerine karşıda cephe aldılar. Bu operasyona hükümet Sundevil operasyonu demiştir. Ayrıca bu operasyonda LOD grubunun da yakalanması, siber-çete’leri ürkütmeye başladı.

1988 yılı Aralık ayında akademik networkler üzerinde mail hesaplarına müdahale eden ilk istem dışı işlem ortaya çıktı.

Bu tebrik maili alıcı tarafından okunduğunda alıcının listesindeki hesaplara kendini gönderiyordu. Virüs tarihinde ilk network virüsü bu “Noel” kutlaması mesajıdır.

1989 yılında UNIX sistemleri üzerinde güvenlik açıkları olduğu resmen üretici firmalar tarafından kamu oyu ile paylaşılmak zorunda kalındı. Üreticilerin ürünleri hakkında sorumluluk taşımaları böylece başladı.

1992 yılına gelindiğinde ülkemizde de birer ikişer virüsler yazılmaya başlandı. En etkili virüslerden biri, 1993 yılının 24 Ocağından sonra ortaya çıkan Mumcu virüsüdür.

Dönemin önemli bilişim yayınlarından biri olan PC World Dergisine göre: “Özellikle İstanbul Teknik Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesinde tüm bilgisayar ağlarına bulaşan ve yayılmaya başlayan virüs hızla yayılmıştır.” Daha sonraki yıllarda DOS işletim sisteminin bırakılması, yeni çıkan sistemin teknolojisini öğrenmenin nispeten güç olması ve sıradan programcılar ile yapılamaması, anti-virüs yazılımcılığının gelişmesinde büyük bir engel oluşturmuştur.

Bu süreçler yaşanırken ülkemiz, büyük bir fırsatı da elinden kaçırmış ve yazılım sektöründe kullanıcı olma kaderine iyice gömülmüştür.

1994 yılında ise hekırlığın en büyük kaçakçılıklarından biri yapıldı. Rusyalı Vladimir Levin adlı gencin, CitiBank’ın sistemine girerek, 10 Milyon dolardan fazla parayı çaldığı söylenmeye başladı. Banka bunu kabul etmedi.

Suçsuz olduğu söylendiği halde Levin 1995 yılında Interpol tarafından Heatrow Havaalanında yakalandı. Böylece CitiBank çalınmayan(!) parasını eksik de olsa geri almış oldu.

Ayrca o yıllarda Hekırların sayılarının artması ile beraber, The Condor takma ismiyle bugünün ve tarihin en büyük hekırlarından olan Kevin David Mitnick yakalandı. Fakat daha sonra Kevin Poulsen’in telefon hatlarına girmekle suçlanması üzerine, ortadan kaybolarak, adaletten saklanabileceğini sandı!

1995 yılında tekrar yakalandı. Bu sefer FBI’ın suçlamaların büyüktü. Tam tamına 20 bin kredi kartı çalmakla suçlanıyordu. Daha sonra çalınmış cep telefonları ile bir vukuatı oldu. Ama olayı yargılayacak bir yasa yoktu. Devlet sistemi ve hukuk yeni bir durum ile karşı karşıya kalmıştı. Mitnick kendisini yargılayanların dayanak olarak ele alabileceği bir yasa olmamasına karşın tam dört yıl hapis yattı.

Çaresiz kalan devlet, bu sihirbaz karşısında aciz kalmıştı. Başa çıkamadığı için aforoz etilmiş bir ucube gibi davranılıyordu. Tutuklu olarak kaldığı süre içinde, ne telefon, ne bilgisayar kullanmasına izin verildi. (ABD hapishanelerinde bizdeki gibi telefon yasağı ve benzer sınırlamalar yok. Telefon etmek tutuklunun haklarının arasında var.)

Bu olay insanların kafasında bazı soru işaretleri bıraktı: “Mitnick FBI ajanımıydı?”, “Hükümet adına mı çalışıyordu?”.

Tüm bu olaylar, Hekırların gözünü korkutmaya yetmişti. O zamandan şimdiye kadar da Mitnick’den başka, bu düzeyde aktif bir hekır çıkmadı.

Tabii AOL (American On Line) ‘nin Heklenmesi, DNS saldırısı gibi bazı olaylar da olmadı değil, fakat ne bu olaylar ne de bu olayları gerçekleştirenler; eskisi kadar ilgi görmedi. Ancak bir gerçek daha var ki; Başka hiçbir hacker, Mitnick gibi benimsenmemişti... Suçluydu, sempati duyulacak bir şey yapmıyordu.... Aynı Amerikan vahşi batısında hızlı silah çeken silahşorlar gibi “yetenek” sahibiydi. Toplum için tehlikeli bir deneyimdi.

Ayrıca kendisine The Mentor adını veren bir hekırın yayınlamış olduğu makalelerden birinde şöyle bir tanımlama geçiyor:

- “Suçum merakımdan geliyor.. Ben bir hekır’ım ve bu da benim manifestom. Beni engelleyebilirsiniz, ama hepimizi durduramazsınız...”

Aldous Huxley’i şöyle demiştir:

- “İyi bir hekır’san, ismini herkes bilir. Ama büyük bir hekır’san kimse kim olduğunu bilmez.”

Hep sevgi ile kalın.


Murat SEVGİ
mental@um.turkcell.com.tr
sağ üst köşede yer alan Önceki kayıtlar'a tıklayarak geçmiş haberlere ulaşabilirsiniz...